Yargıtay 2026: Tehdit Davasında Hüküm Kesinleşmeden Şikâyetten Vazgeçilirse Dava Düşer mi?
Son kontrol: Hazırlayan: Av. Gülşah MutluKaynak: Yargıtay Karar Arama ve mevzuat.gov.tr
Hüküm verildikten sonra gelen şikâyetten vazgeçmenin davayı düşürüp düşürmeyeceği, 10.02.2026 tarihli bir tehdit suçu yargıtay kararının merkezindeki sorudur. Yargıtay 4. Ceza Dairesi, hüküm kesinleşmeden yapılan vazgeçmenin dikkate alınması gerektiğini söyledi ve mahkûmiyeti kanun yararına bozarak davayı kendisi düşürdü.
Karar küçük bir usul meselesi gibi görünse de sonuçları büyük. Tehdidin her türü şikâyete bağlı değil; hangi sözün hangi fıkraya girdiği, vazgeçmenin işe yarayıp yaramayacağını belirliyor. Üstelik 7550 sayılı Kanun 2025’te TCK 106’nın cezalarını değiştirdi. Aşağıda kararı, tehdit türleri arasındaki farkı ve güncel kanun metnini birlikte ele alıyoruz.
Kararın künyesi
- Mahkeme
- Yargıtay 4. Ceza Dairesi
- Esas / Karar
- 2025/11114 E., 2026/2954 K.
- Karar tarihi
- 10.02.2026
- Konu
- Şikâyete bağlı tehdit (TCK 106/1 üçüncü cümle) ve hakarette hüküm kesinleşmeden şikâyetten vazgeçme (TCK 73/4)
- Sonuç
- Kanun yararına bozma; kamu davalarının düşmesi
Bu yazıda neler var?
- Olay ve suçlama: hakaret ve “sair kötülük” tehdidi
- Asliye ceza mahkemesi nasıl karar verdi, vazgeçme neden dikkate alınmadı?
- Tehdit suçu yargıtay kararı: Daire vazgeçmeyi nasıl değerlendirdi?
- Tehdit suçunda cezalar ve 7550 değişikliği nedir?
- Tehdit suçu yargıtay kararı okur için ne anlama geliyor?
- Tehdit ve Şikâyetten Vazgeçme Hakkında Merak Edilenler
Olay ve suçlama: hakaret ve “sair kötülük” tehdidi
Sanık, katılana yönelik tek bir eylemle hem hakaret hem de tehdit suçlarından yargılandı. Kararda sözlerin içeriğine yer verilmiyor; ancak tehdit, TCK 106/1’in üçüncü cümlesi kapsamında değerlendirilmiş. Bu cümle, kişiyi malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından veya “sair bir kötülük” edeceğinden bahisle tehdit etmeyi düzenler ve kovuşturmayı mağdurun şikâyetine bağlar.
Hayata, vücut veya cinsel dokunulmazlığa yönelik tehdit ise aynı fıkranın ilk cümlesinde yer alır ve şikâyete bağlı değildir. Bu ayrım, olayın geri kalanını anlamak için belirleyici. Sanığın eylemi şikâyete bağlı kısma girdiği için, katılanın iradesi davanın kaderini doğrudan etkileyebiliyordu.

Asliye ceza mahkemesi nasıl karar verdi, vazgeçme neden dikkate alınmadı?
Amasya 3. Asliye Ceza Mahkemesi davayı basit yargılama usulüyle, duruşma açmadan yürüttü. 24.12.2024 tarihli kararıyla sanığı hakaret ve tehdit suçlarından, TCK 43/1 ve 62/1 de uygulanarak adli para cezalarıyla cezalandırdı. Hüküm sanığa 17.01.2025’te tebliğ edildi.
Katılan vekili 31.01.2025 tarihli dilekçeyle sanık hakkındaki şikâyetlerden vazgeçtiklerini bildirdi. Kararda, bu dilekçeye rağmen mahkemenin düşme kararı vermediği, hükmün bu hâliyle kesinleştiği anlaşılıyor. Olay istinaf veya temyiz aşamasından geçmediği için Adalet Bakanlığı, CMK 309 uyarınca kanun yararına bozma yoluna başvurdu; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı da istemi Daireye gönderdi.
Tehdit suçu yargıtay kararı: Daire vazgeçmeyi nasıl değerlendirdi?
Daire önce kanun metinlerini sıraladı: hakaret TCK 131/1 uyarınca, “sair kötülük” tehdidi de TCK 106/1 üçüncü cümle uyarınca şikâyete bağlıdır. TCK 73/4’e göre şikâyete bağlı suçlarda suçtan zarar görenin vazgeçmesi davayı düşürür; hükmün kesinleşmesinden sonraki vazgeçme ise yalnızca cezanın infazına engel olmaz. CMK 223/8 de düşme sebebi varsa düşme kararı verilmesini emreder.
şikayetten vazgeçmenin karar kesinleşinceye kadar mümkün bulunması, kararının sanığa 17.01.2025 tarihinde tebliğ edilmesi, şikayetçi vekilinin 31.01.2025 tarihli dilekçe ile sanık hakkındaki şikayetlerinden vazgeçtiklerini bildirmesi karşısında; şikayetten vazgeçme tarihinde kararın henüz kesinleşmediği ve düşme kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
Vazgeçmenin sonuç doğurması için sanığın buna karşı çıkmaması gerekir (TCK 73/6). Daire bu noktayı da kontrol etti: sanık, kanun yararına bozma talebine ilişkin dilekçesinde düşme talebinin yerinde olduğunu bildirmişti. Bu nedenle vazgeçmeyi kabul etmiş sayıldı.
Sonuçta Daire, istemi kabul edip hükmü CMK 309/3 uyarınca bozdu. Hukuka aykırılığın giderilmesi yeniden yargılama gerektirmediğinden 309/4-d’ye dayanarak kamu davalarının düşmesine kendisi karar verdi ve yargılama giderini Hazine üzerinde bıraktı.
Destek almak isterseniz: Dosyanız ceza dosyası ile ilgiliyse ilk iş, sürelerin ve elinizdeki belgelerin doğru okunmasıdır. Tebligatı, tutanakları ve varsa yazışmaları bir araya getirerek görüşmeye gelirseniz, hangi yolların açık olduğunu birlikte değerlendirebiliriz. Ayrıntılar için büronun iletişim bilgileri.
Tehdit suçunda cezalar ve 7550 değişikliği nedir?
TCK 106/1 ilk cümle, kişiyi kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit etmeyi altı aydan iki yıla kadar hapisle cezalandırır. 7406 sayılı Kanunla eklenen ikinci cümleye göre suç kadına karşı işlenirse alt sınır dokuz aydan az olamaz. Üçüncü cümledeki malvarlığı veya sair kötülük tehdidinde ceza, şikâyet üzerine, iki aydan altı aya kadar hapis veya adli paradır.
106/2; silahla, kişinin kendini tanınmayacak hâle koymasıyla, imzasız mektupla veya özel işaretlerle, birden fazla kişiyle birlikte ya da suç örgütlerinin korkutucu gücünden yararlanılarak işlenen tehdidi iki yıldan yedi yıla kadar hapisle cezalandırır. 106/3’e göre tehdit amacıyla kasten öldürme, yaralama veya mala zarar verme işlenirse bu suçlardan ayrıca ceza verilir.
04.06.2025’te yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun iki değişiklik yaptı: üçüncü cümleye “iki aydan” alt sınırı eklendi, 106/2’deki üst sınır beş yıldan yedi yıla çıkarıldı. Değişiklik aleyhe olduğu için bu tarihten önce işlenen tehditlerde TCK 7/2 uyarınca eski, lehe metin uygulanır. İncelenen dosyadaki hüküm 2024 tarihli olduğundan değişiklikten etkilenmedi.
Pratikte bu, 2025 ortasından önceki bir silahla tehdit olayında cezanın beş yıllık eski üst sınırla, sonraki olaylarda ise yedi yıllık yeni üst sınırla hesaplanacağı anlamına gelir. Sair kötülük tehdidinde de alt sınırın iki aya çıkması, suç tarihine göre farklı bir temel ceza doğurabilir. Bu yüzden iddianamede ve hükümde suç tarihinin doğru tespit edilmesi, cezanın hesabı kadar önemlidir.
| Tehdit türü | Ceza (güncel metin) | Şikâyet |
|---|---|---|
| Hayat, vücut, cinsel dokunulmazlık | 6 ay – 2 yıl hapis | Gerekmez |
| Aynı tehdit kadına karşı | Alt sınır 9 ay | Gerekmez |
| Malvarlığı veya sair kötülük | 2 ay – 6 ay hapis veya APC | Gerekir |
| Silahla, birden fazla kişiyle vb. | 2 – 7 yıl hapis | Gerekmez |

Silahla tehditte aleyhe değiştirme yasağı
Aynı Dairenin 16.02.2026 tarihli, 2025/12344 E., 2026/3361 K. sayılı kararı da nitelikli tehdit bakımından öğretici. Yerel mahkeme, silahla tehdit suçunda TCK 43/2 artırımını yaparken sonuç cezayı 2 yıl 6 ay yerine 1 yıl 6 ay olarak hesaplamıştı. Daire hatayı tespit etti ama aleyhe temyiz bulunmadığı için sanıkların cezasını artıramayacağını belirtti ve hükmü düzelterek onadı.
Tehdit suçu yargıtay kararı okur için ne anlama geliyor?
Şikâyetçi açısından ilk ders şu: tarafların barıştığı bir dosyada vazgeçme, hüküm kesinleşene kadar sonuç doğurabilir. Kesinleşmeden sonra verilen dilekçe ise cezanın infazını durdurmaz. Vazgeçme dilekçesini hükmün tebliğ tarihini ve itiraz ya da istinaf süresini gözeterek vermek gerekir.
Sanık açısından da önemli bir ayrıntı var: vazgeçme, onu kabul etmeyen sanığı etkilemez. Beraat bekleyen bir sanık vazgeçmeye karşı çıkabilir; kabul ettiğini açıkça bildirmesi ise düşmenin yolunu açar. Hangi tehdidin şikâyete bağlı olduğu sözün içeriğine göre belirlendiğinden, bu ayrımın iddianamede doğru yapılıp yapılmadığını da incelemek gerekir.
Tehdidin unsurları, mesajla tehdit ve cezaları için TCK 106 rehberimize, silahın niteliği gündeme geliyorsa 6136 sayılı Kanun yazısına, hakaret boyutu için şerefe karşı suçlar yazısına bakabilirsiniz.
- Tehdidin türünü belirleyin. Söz hayata veya vücuda mı, yoksa malvarlığına ya da “sair kötülüğe” mi yöneliyor?
- Şikâyet süresini gözetin. Şikâyete bağlı tehditte altı aylık süre, fiil ve failin öğrenildiği günden başlar.
- Uzlaştırma aşamasını değerlendirin. 106/1’deki tehdit, şikâyete bağlı olup olmadığına bakılmaksızın uzlaştırma kapsamındadır.
- Vazgeçmeyi zamanında bildirin. Dilekçe hüküm kesinleşmeden mahkemeye ulaşmalıdır.
- Sanığın beyanını alın. Vazgeçmenin sonuç doğurması için sanığın karşı çıkmaması gerekir.
Dikkat: CMK 253/3’e göre uzlaştırmaya tabi bir suç, kapsam dışındaki bir suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenirse uzlaşma hükümleri uygulanmaz. 7571 sayılı Kanunla (yürürlük 25.12.2025) eklenen cümleye göre ise önödeme kapsamındaki bir suçla birlikte işlenen uzlaştırma kapsamındaki suç için uzlaşma yapılır. Hakaret artık büyük ölçüde önödeme kapsamında olduğundan, hakaret ve tehdidin birlikte işlendiği dosyalarda tehdit için uzlaştırma yeniden gündeme gelebilir. Ayrıntı için uzlaştırma ve seri muhakeme sayfasına bakabilirsiniz.

Tehdit ve Şikâyetten Vazgeçme Hakkında Merak Edilenler
Tehdit suçunda şikâyetten vazgeçilirse dava düşer mi?
Tehdidin türüne bağlıdır. Malvarlığına veya “sair kötülüğe” yönelik tehdit şikâyete bağlı olduğundan, hüküm kesinleşmeden yapılan vazgeçme davayı düşürür. Hayata, vücuda veya cinsel dokunulmazlığa yönelik tehditte ya da silahla tehditte şikâyet şartı yoktur; vazgeçme davayı sona erdirmez.
Hüküm verildikten sonra şikâyetten vazgeçmek mümkün mü?
Evet, hüküm kesinleşinceye kadar mümkündür. Bu kararda hüküm tebliğ edildikten sonra, kesinleşmeden önce verilen vazgeçme dilekçesi dikkate alınmadığı için karar kanun yararına bozuldu. Kesinleşmeden sonra yapılan vazgeçme ise TCK 73/4 gereği cezanın infazına engel olmaz.
Silahla tehdidin cezası 7550 ile ne kadar oldu?
Silahla tehdidin cezası iki yıldan yedi yıla kadar hapis oldu. 7550 sayılı Kanun 04.06.2025’ten itibaren üst sınırı beş yıldan yediye çıkardı. Bu tarihten önce işlenen silahla tehditte, lehe kanun ilkesi gereği eski üst sınır olan beş yıl esas alınır.
Sanık şikâyetten vazgeçmeye itiraz edebilir mi?
Evet, edebilir. TCK 73/6’ya göre kanunda aksi yazılı olmadıkça vazgeçme onu kabul etmeyen sanığı etkilemez. Beraat edeceğine inanan bir sanık vazgeçmeyi reddedebilir ve yargılamanın sürmesini isteyebilir. Bu kararda sanık düşme talebini yerinde bulduğunu bildirdiği için vazgeçme sonuç doğurdu.
Kanun yararına bozma nedir, kim başvurabilir?
Kanun yararına bozma, istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşmiş bir karardaki hukuka aykırılığın giderilmesi yoludur. Başvuru Adalet Bakanlığı tarafından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yapılır; taraflar doğrudan başvuramaz, Bakanlığa dilekçeyle durumu bildirebilir. Bu dosyada Daire bozmayla birlikte düşme kararını da kendisi verdi.
Dayanak mevzuat ve karar
Okumaya devam edin
- Koşullu Salıverilme Hesabı: Cezanın Ne Kadarı Yatar, 7593 ile Ne Değişti?
- Denetimli Serbestlik (5275 M.105/A): Kimler Yararlanır, Yükümlülükler ve İhlalin Sonuçları
- Şerefe Karşı Suçlar Nelerdir? Hakaret Cezası, Önödeme ve Şikâyet Süresi (TCK 125)
- Konuşmaların Dinlenmesi ve Gizli Ses Kaydı Suçu (TCK 133): Cezası, Şikayet ve Uzlaşma
Yazıyı hazırlayan
Ankara Barosuna kayıtlı avukat (sicil 16495), Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesi 2002 mezunu. Ceza hukuku ve ceza muhakemesi alanında; soruşturma, kovuşturma ve kanun yolu aşamalarında müdafilik ve vekillik yapmaktadır.
Dosyanızla ilgili bir sorunuz mu var?
Yargıtay kararları somut olaya göre verilir; kendi dosyanızın bu karara benzeyip benzemediği belgeler üzerinden değerlendirilir. Görüşmeye iddianame, karar ve tutanaklarla gelmeniz yeterlidir.
Büro telefonu: 0 312 231 93 93 · Adres ve iletişim formu
Yargıtay kararları somut olayın özelliklerine göre verilir; benzer görünen bir dosyada farklı sonuç çıkabilir. Karar metni Yargıtay Karar Arama sisteminden alınmıştır.
Bu yazı genel bilgi vermek amacıyla hazırlanmıştır; somut bir dosya için tarihler, belgeler ve yürürlükteki mevzuat birlikte incelenmelidir.


