Ceza Davasında İstinaf Rehberi: Tebliğden Sonra 2 Hafta, Dilekçe ve Bölge Adliye Süreci

Ceza Davasında İstinaf Rehberi: Tebliğden Sonra 2 Hafta, Dilekçe ve Bölge Adliye Süreci

Gözden geçirme: Hazırlayan: Av. Gülşah MutluDayanak: mevzuat.gov.tr ve Resmî Gazete

Ceza davası sonunda verilen karardan memnun değilseniz, istinaf size dosyanın bir üst mahkemede hem olay hem hukuk yönünden yeniden ele alınmasını isteme imkânı verir. Bu imkân, iki haftalık bir süreye ve birkaç şekil kuralına bağlıdır. Aşağıda süreyi, başvurabilecek kişileri, kesin sayılan hükümleri ve dosyanın bölge adliye mahkemesinde izleyeceği yolu bir kontrol listesi mantığıyla sıraladık.

Bir bakışta

Süre
Gerekçeli karar size tebliğ edildikten sonra iki hafta
Başvuru yeri
Hükmü veren ilk derece mahkemesi
İnceleme yeri
Bölge adliye mahkemesi ceza dairesi
Kesin hükümler
15.000 TL dahil adli para cezası gibi CMK m. 272/3 hâlleri
Bu yazıda neler var?
  1. İstinaf ceza yargılamasında neyi yeniden açar?
  2. İki haftalık süre ne zaman başlar, nasıl kaybedilir?
  3. Kimler başvurabilir? Katılanın ve suçtan zarar görenin yeri
  4. Hangi hükümler bölge adliye mahkemesine taşınamaz?
  5. İstinaf dilekçesi nasıl hazırlanır?
  6. Dosya bölge adliyeye ulaşınca hangi kararlar çıkabilir?
  7. Karar ağırlaşabilir mi, diğer sanıklar etkilenir mi?
  8. Bölge adliye kararından sonra temyiz ne zaman açıktır?
  9. İstinaf Başvurusunda Merak Edilenler

İstinaf ceza yargılamasında neyi yeniden açar?

Temyizden farklı olarak bu kanun yolunda üst mahkeme yalnızca hukuki hatalara bakmaz. Delillerin değerlendirilmesi yerinde mi, tanık beyanları doğru anlaşılmış mı, eksik araştırma var mı; bunların hepsi yeniden incelenebilir. Gerekirse bölge adliye mahkemesi duruşma açar, tanık dinler, keşif yapar ve ilk derece mahkemesinin hükmünü kaldırarak kendisi yeni bir hüküm kurar.

İlk derece mahkemelerinin hükümleri kural olarak bu incelemeye açıktır. On beş yıl veya daha uzun hapis cezası içeren kararları ise kimse başvurmasa bile bölge adliye mahkemesince kendiliğinden incelenir. Hükümden önce verilip hükmün temelini oluşturan ya da kendine özgü bir itiraz yolu bulunmayan ara kararlar da, hükümle birlikte üst mahkemenin önüne getirilebilir.

İki haftalık süre ne zaman başlar, nasıl kaybedilir?

Süre, hükmün duruşmada açıklandığı gün değil, gerekçeli hükmün size tebliğ edildiği gün başlar ve iki hafta sürer. Tebliğe bağlı bu yeni sistem, 1 Haziran 2024’ten itibaren verilen kararlara uygulanır; daha önceki kararlarda eski kural, yani hükmün açıklanmasından itibaren yedi günlük süre uygulanır. Hükmün tarihine bakmadan süre hesaplamak, başvurunun süresinde olup olmadığı konusunda yanılgıya yol açabilir.

Hafta olarak belirlenen süre, tebliğ gününe isim olarak karşılık gelen gün mesai saati bitiminde dolar (CMK m. 39/2). Diyelim ki gerekçeli karar 3 Mart 2026 Salı günü tebliğ edildi; istinaf için son gün 17 Mart 2026 Salı, mesai bitimidir. Son gün resmî tatile denk gelirse süre tatilin ertesi günü biter. İstinaf dilekçesini son güne bırakmak, tebligat tarihinde yapılabilecek küçük bir hesap hatasını telafi edilemez hâle getirir.

Adli tatil (20 Temmuz–31 Ağustos) içine denk gelen süreler işlemez; tatil bittiğinde süre üç gün uzatılmış sayılır. Tutuklu sanık, dilekçesini veya beyanını bulunduğu kurumun müdürüne ya da zabıt kâtibine verebilir; bu işlem tutanağa bağlandığı anda süre kesilmiş sayılır. Hüküm yokluğunuzda verildiyse eski hâle getirme istemi ayrı bir yoldur; bu istemin süresi içinde istinaf süresi de işlemeye devam eder, iki talebi birlikte yapmak gerekir.

Dikkat: Süresi geçtikten sonra yapılan başvuruyu hükmü veren mahkeme bir kararla reddeder. Ret kararı size tebliğ edildikten sonraki iki hafta içinde, konunun bölge adliye mahkemesince karara bağlanmasını talep edebilirsiniz; bu talep cezanın infazını durdurmaz.

Kimler başvurabilir? Katılanın ve suçtan zarar görenin yeri

Cumhuriyet savcısı, sanık ve katılan sıfatını almış kişi kanun yoluna başvurabilir. Mağdur ya da suçtan zarar gören, davaya katılma talebinde bulunmuş ama bu talebi reddedilmiş veya hiç karara bağlanmamışsa, ya da katılan sıfatını alabilecek şekilde suçtan zarar görmüşse, o da başvuru hakkına sahiptir. Savcı sanık lehine de başvurabilir. Avukat ise müvekkilinin açık iradesine aykırı olmamak kaydıyla başvuru yapar.

Mağdur açısından önemli bir ayrıntı vardır: üst mahkeme aşamasında ilk kez katılma talebinde bulunulamaz. İlk derece mahkemesinde ileri sürülüp reddedilen ya da karara bağlanmayan katılma talebi ise başvuru dilekçesinde açıkça belirtilirse incelenir. Diyelim ki bir işyeri sahibi, hırsızlık davasında duruşmaya hiç gelmedi ve katılma talebinde bulunmadı; sanık beraat etti. Bu kişinin kararı üst mahkemeye taşıması güçleşir. Bu nedenle katılma talebini hüküm verilmeden önce yapmak gerekir.

Hangi hükümler bölge adliye mahkemesine taşınamaz?

CMK m. 272/3 üç grup hükmü kesin sayar. Hapisten çevrilenler hariç olmak üzere, sonuçta belirlenen 15.000 TL dahil adli para cezasına mahkûmiyet; kanunda üst sınırı beş yüz günü geçmeyen adli para cezası öngörülen suçlardan verilen beraat hükümleri ve kanunlarda açıkça kesin olduğu yazılan hükümler. Bu hükümler tekerrüre esas alınmaz.

Parasal eşik 2024’te değişti: 7499 sayılı Kanun öncesinde bu rakam üç bin liraydı. Hapis cezasından çevrilmiş bir adli para cezası, tutarı ne olursa olsun bu sınırın dışında kalır; yani üst mahkemeye taşınabilir. Kesin hükmün ne olduğunu gerekçeli kararın son kısmındaki kanun yolu açıklamasından da kontrol edebilirsiniz; bu açıklama sizi bağlamaz ama yol göstericidir.

Ceza davasında istinaf başvurusunun hükümden bölge adliye mahkemesi kararına kadar altı aşaması
Hükümden Bölge Adliye Kararına Altı Durak

Karar vermeden önce: Bu tür dosyalarda, özellikle istinaf başvurusu ile ilgili süreçlerde, atılan tek bir yanlış adım süre kaybına yol açabilir. İfade vermeden, bir teklifi kabul etmeden ya da bir kararı itirazsız bırakmadan önce belgelerinizi bir avukatla gözden geçirmek size uygun seçeneği netleştirir. Bize ulaşmak için büronun iletişim bilgileri yeterlidir.

İstinaf dilekçesi nasıl hazırlanır?

Başvuru, hükmü veren mahkemeye verilen bir dilekçeyle ya da zabıt kâtibine yapılan ve tutanağa geçirilen bir beyanla yapılır; beyan tutanağı hâkime onaylatılır. Sanık, katılan ve başvuru hakkı bulunan zarar gören açısından nedenlerin yazılmamış olması incelemeye engel değildir. Buna rağmen itirazlarınızı somut göstermek, üst mahkemenin dikkatini doğru noktaya çeker. Savcının ise nedenleri gerekçeleriyle göstermesi zorunludur.

  1. Tebliğ tarihini tespit edin. Gerekçeli kararın size ulaştığı günü belgeleyin; iki hafta sonraki aynı günü takviminize son gün olarak işleyin.
  2. Kesin hüküm kontrolü yapın. Kararın CMK m. 272/3 kapsamında olup olmadığına bakın.
  3. Kısa bir süre tutum dilekçesi verin. Süre daralmışsa önce başvuruyu yapıp ayrıntılı gerekçeyi ek dilekçeyle sunmayı değerlendirin.
  4. İtirazları sıralayın. Delil değerlendirmesi, dinlenmeyen tanık, suç vasfı, ceza miktarı ve indirimler gibi başlıkları ayrı ayrı yazın.
  5. Talebi netleştirin. Beraat, daha az ceza, duruşma açılması veya bozma gibi somut bir sonuç isteyin.
  6. Karşı tarafın dilekçesini izleyin. Size tebliğ edilen başvuruya iki hafta içinde yazılı cevap verebilirsiniz.

Pratikte: Dosyada uzlaştırma veya önödeme yapılması gerekirken atlanmışsa bunu dilekçede ayrıca belirtin. Bölge adliye mahkemesi bu durumda hükmü bozup dosyayı ilk derece mahkemesine gönderebilir. Uzlaştırmanın kapsamı için uzlaşma yazımıza bakabilirsiniz.

Dosya bölge adliyeye ulaşınca hangi kararlar çıkabilir?

Dilekçe karşı tarafa tebliğ edilir, cevap süresi dolunca dosya bölge adliye mahkemesine gider ve oradaki ceza dairelerinden görevli olanına dağıtılır. Hangi bölge adliye mahkemesinin yetkili olduğunu yargı çevresi yazımızda bulabilirsiniz. Daire önce ön inceleme yapar: süre, yetki ve başvuru hakkı yönünden eksiklik varsa başvuruyu reddeder ya da dosyayı yetkili daireye yollar; bu kararlar itiraza tabidir.

Dairenin tespiti Verilen karar
Usul ve esas yönünden hata yok, deliller yeterli değerlendirilmiş Başvurunun esastan reddi
Yeniden yargılama gerektirmeyen, düzeltilebilir hata Hatayı düzelterek esastan ret
CMK m. 289’daki mutlak bozma sebeplerinden biri Hükmün bozulması ve dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesi
Soruşturma şartı eksik, önödeme veya uzlaştırma uygulanmamış Bozma ve gönderme
Diğer durumlar Duruşma açılır; sonunda başvuru reddedilir ya da hüküm kaldırılıp yeniden kurulur

Duruşmaya çağrılan sanık, müdafi, katılan veya vekili gelmezse duruşma yokluklarında tamamlanabilir. Ancak ilk derece mahkemesinin verdiğinden daha ağır bir ceza verilecekse sanığın mutlaka dinlenmesi gerekir. Bölge adliye mahkemesinin kararlarına karşı direnme yoktur; itiraz ve temyize ilişkin hükümler ise saklıdır.

Bölge adliye mahkemesi ceza dairesinin istinaf incelemesi sonunda verebileceği karar türleri tablosu
Bölge Adliye Ceza Dairesinin Verebileceği Kararlar

Karar ağırlaşabilir mi, diğer sanıklar etkilenir mi?

Üst mahkemeye yalnızca sanık lehine başvurulmuşsa, yeniden verilen hüküm önceki cezadan daha ağır olamaz. Bu güvence, başvuruyu savcı ya da katılan da yapmışsa işlemez. Kısacası sanık açısından risk, karşı tarafın da başvurup başvurmadığına göre değişir; cevap dilekçesi bu nedenle önemlidir.

Daire, verdiği karar sanık lehineyse ve aynı hüküm başvurmayan diğer sanıklara da uygulanabiliyorsa, onlar da başvurmuş gibi bu karardan yararlanır. Örneğin suç vasfının daha hafif bir suça dönüştürülmesi, aynı fiile iştirak eden ama süreyi kaçıran sanığın da lehine sonuç doğurabilir.

Bölge adliye kararından sonra temyiz ne zaman açıktır?

Bozma dışındaki bölge adliye kararları kural olarak Yargıtay’a taşınabilir; temyiz süresi de gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftadır. Ancak CMK m. 286/2 önemli sınırlar koyar. Beş yıl veya daha az hapis ya da adli para cezasına ilişkin başvurunun esastan reddi, beş yılı aşmayan cezayı artırmayan kararlar, üst sınırı iki yıla kadar hapis gerektiren suçlara ilişkin kararlar, on yıl veya daha az ceza gerektiren suçlarda beraatin onaylanması ve düşme ya da ceza verilmesine yer olmadığına dair kararlar kural olarak temyiz edilemez.

Kanun bu sınırlara rağmen bazı suçlarda temyizi açık tutar; nitelikli hakaret, halkı kin ve düşmanlığa tahrik, silahlı örgüt gibi CMK m. 286/3’te sayılan suçlar bunlardandır. Beraat kararlarının etkileri için beraat kararı yazımıza, genel çerçeve için ceza muhakemesi sayfamıza bakabilirsiniz.

CMK 272/3 uyarınca bölge adliye mahkemesine taşınamayan kesin hükümler kartı
İstinafa Götürülemeyen Hükümler

İstinaf Başvurusunda Merak Edilenler

Yalnızca katılan başvurursa sanığın cezası artabilir mi?

Evet, artabilir. Aleyhe değiştirme yasağı yalnızca başvurunun sadece sanık lehine yapıldığı durumlarda işler. Katılan veya savcı da kararı üst mahkemeye taşımışsa bölge adliye mahkemesi daha ağır bir hüküm kurabilir; bu durumda sanığın dinlenmesi gerekir. Sanık, karşı tarafın dilekçesine iki hafta içinde cevap vererek görüşünü bildirebilir.

Tutukluyum, başvurumu nasıl yaparım?

Bulunduğunuz ceza infaz kurumunun müdürüne veya zabıt kâtibine yazılı dilekçe verebilir ya da sözlü beyanda bulunabilirsiniz. Beyanınız deftere kaydedilir, tutanak düzenlenir ve bir örneği size verilir. Tutanağın düzenlendiği anda kanuni süre kesilmiş sayılır; dilekçenin mahkemeye geç ulaşması hakkınızı etkilemez. Tutanağın bir örneğini saklamanız önerilir.

Karar yokluğumda verildiyse ne yapmalıyım?

Yokluğunuzda aleyhinize verilen hükme karşı eski hâle getirme isteyebilirsiniz. Ancak bu talep istinaf süresini durdurmaz; iki haftalık süre işlemeye devam eder. Bu yüzden eski hâle getirme istemiyle birlikte ayrıca üst mahkemeye başvuru talebinde de bulunmanız gerekir. Bu durumda başvuruya ilişkin işlemler, eski hâle getirme hakkında karar verilinceye kadar bekletilir.

Başvuru yapınca hüküm kesinleşmiş sayılır mı?

Hayır. Vaktinde yapılmış bir başvuru, hükmün kesinleşmesinin önünde durur. Bu nedenle mahkûmiyet hükmü, üst mahkeme incelemesi tamamlanmadan kesinleşmiş gibi infaz edilemez. Tutukluluğun devamı ise ayrı bir konudur ve üst mahkeme aşamasında da değerlendirilir; bu konuda tutuklama yazımıza bakabilirsiniz. Süresinden sonra yapılan başvuru ise bu etkiyi doğurmaz.

Av. Gülşah Mutlu

Yazıyı hazırlayan

Av. Gülşah Mutlu

Ankara Barosuna kayıtlı avukat (sicil 16495), Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesi 2002 mezunu. Ceza hukuku, uzlaştırma ve arabuluculuk süreçlerinde çalışmaktadır.

Dosyanızla ilgili bir sorunuz mu var?

Ceza ve icra işlerinde süreler kısadır. Görüşmeye gelmeden önce suç ya da tebliğ tarihini, elinizdeki tutanak ve kararları bir araya getirmeniz değerlendirmeyi kolaylaştırır.

Büro telefonu: 0 532 714 50 45 · Adres ve iletişim formu

Bu yazı genel bilgi vermek amacıyla hazırlanmıştır; somut bir dosya için suç tarihi, deliller ve yürürlükteki mevzuat birlikte incelenmelidir.