Yargıtay CGK 2026: Jandarmaya "Hainsiniz" Demek Hakaret mi, Kaba Söz mü?

Yargıtay CGK 2026: Jandarmaya “Hainsiniz” Demek Hakaret mi, Kaba Söz mü?

Son kontrol: Hazırlayan: Av. Gülşah MutluKaynak: Yargıtay Karar Arama ve mevzuat.gov.tr

Hakaret eleştiri sınırı yargıtay kararı olarak 2026’nın en dikkat çekici metni, Ceza Genel Kurulunun jandarma görevlilerine “hainsiniz” diyen bir hükümlü hakkında verdiği karardır. Hastanede muayene sırası beklerken, kendisini ilgilendirmeyen bir gerginliğin ortasında kalan sanık bu sözü söylemiş, üç yargı mercii de bunu kamu görevlisine hakaret saymıştı.

Genel Kurul 25.02.2026 tarihinde oy birliğiyle tersini söyledi: somut bir olgu isnadı içermeyen, anlık ve tek seferlik bu söz kaba bir hitaptır, hakaret değildir. Kararın değeri, kamu görevlisine yöneltilen sert sözlerin hangi ölçütlerle tartılacağını madde madde sıralamasında. Bu yazıda olayı, Genel Kurulun gerekçesini ve benzer bir suçlamayla karşılaşan biri için anlamını ele alıyoruz.

Kararın künyesi

Mahkeme
Yargıtay Ceza Genel Kurulu
Esas / Karar
2025/87 E., 2026/115 K.
Karar tarihi
25.02.2026
Konu
Kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret (TCK 125/3-a), kaba söz ve ifade özgürlüğü sınırı
Sonuç
Bozma (Başsavcılık itirazı kabul edildi, onama kararı kaldırıldı)
Bu yazıda neler var?
  1. Olay ve suçlama: hastanede söylenen tek kelime
  2. Asliye ceza, istinaf ve Daire ne karar verdi?
  3. Genel Kurul hakaret ile eleştiri arasındaki sınırı nasıl çizdi?
  4. Hakaret eleştiri sınırı yargıtay kararı hangi hükümlere dayanıyor?
  5. Hakaret eleştiri sınırı yargıtay kararı kimler için önemli?
  6. Kamu Görevlisine Hakaret Hakkında Merak Edilenler

Olay ve suçlama: hastanede söylenen tek kelime

Olay tarihinde başka bir suçtan hükümlü olan sanık, sağlık kontrolü için hastaneye götürülüyor ve muayene bekleme odasında tutuluyor. Aynı odadaki başka bir hükümlü, nöbetçi jandarma personelinden sigara istiyor. Talebi kabul edilmeyince elindeki su şişesini yere atarak tepki gösteriyor.

Bu sırada sanık, görevli jandarmaları kastederek “Bunlar hain, boş ver” ve “Siz hepiniz hainsiniz!” diyor. Jandarma personeli şikâyetçi oluyor ve sanık hakkında kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçundan dava açılıyor. Sözlerin söylendiği, yargılamanın hiçbir aşamasında tartışma konusu olmadı; tartışma sözlerin suç oluşturup oluşturmadığı üzerindeydi.

Hakaret eleştiri sınırı yargıtay kararı özeti: Ceza Genel Kurulu hainsiniz sözünü kaba hitap saydı
Kararın özeti: "Hainsiniz" sözü ve CGK

Asliye ceza, istinaf ve Daire ne karar verdi?

Batman 1. Asliye Ceza Mahkemesi 20.03.2018 tarihinde sanığı TCK 125/1 ve 125/3-a uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezasıyla cezalandırdı. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesi 16.12.2019 tarihinde istinaf başvurusunu esastan reddetti. Yargıtay 4. Ceza Dairesi de 15.10.2024 tarihinde hükmü oy çokluğuyla onadı.

Onama kararına katılmayan Daire üyesi, kamu görevlilerinin eleştiriye sıradan vatandaştan daha fazla katlanması gerektiğini ve sözün görevliye duyulan güveni sarsacak nitelikte olmadığını yazdı. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı da aynı yönde itiraz etti: söz aşağılayıcı veya müstehcen değildi, sanığın odağında olmadığı bir tartışmanın yarattığı olumsuz psikolojiyle aniden söylenmişti. Daire itirazı yerinde görmeyince dosya CMK 308 uyarınca Genel Kurula gitti.

Genel Kurul hakaret ile eleştiri arasındaki sınırı nasıl çizdi?

Genel Kurul önce çerçeveyi kurdu. Hakaretin cezalandırılmasıyla korunan değer kişinin onur, şeref ve saygınlığıdır. Bir sözün tahkir edici olup olmadığı zamana, yere ve duruma göre değişir; ölçü, bireyin özel duyarlılığı değil toplumdaki ortalama anlayıştır. Bu yüzden basit bir saygısızlık hakaret sayılmaz. Tipe uyan bir söz bile, ifade özgürlüğü kapsamında kalıyorsa TCK 26/1’deki hakkın kullanılması nedeniyle hukuka uygun hâle gelebilir.

Ardından Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarından derlenen ölçütleri sıraladı. Buna göre müdahalenin demokratik toplumda zorunlu olup olmadığı tartılırken şu sorulara bakılmalıdır:

  1. Kim söyledi? Sözün sahibinin konumu ve olaydaki rolü.
  2. Kime söylendi? Muhatap kamu görevlisi, siyasetçi veya özel kişi olabilir.
  3. Olgu mu, değer yargısı mı? Olgu isnadı ispat edilebilir, değer yargısı ispat edilemez ama asgari bir olgusal temel ister.
  4. Muhatap cevap verebilir mi? Etkili yolla karşılık verme imkânı değerlendirilir.
  5. Kamuya katkısı var mı? Kamuoyunu bilgilendirme ve güncel bir tartışmaya katkı değeri tartılır.
  6. Caydırıcı etki doğar mı? Cezanın ifade özgürlüğü üzerindeki etkisi ve sözün kişinin kendini ifade etmesine katkısı dikkate alınır.

Genel Kurul, kamusal yetki kullanan görevlilerin hoşgörü marjının sivillerden geniş olması gerektiğini vurguladı. Görevin fail üzerinde yarattığı etkiyle fevri biçimde verilen tepkilerin çoğu zaman insani bir zaafın ürünü olduğunu belirtti. Bununla birlikte küfür, iftira ve onur kırıcı isnatların bu korumadan yararlanamayacağını da açıkça yazdı.

süreklilik arz etmeyen, somut bir olgu isnadı içermeyen ve fevren söylenen sözlerin; demokratik toplum düzeninden beklenen hoşgörü kapsamında tolere edilmesi mümkün, ifade özgürlüğünün sınırları içerisinde kalan kaba hitap veya nezaket dışı davranış olarak nitelendirilmesi gerekmektedir.

Somut olayda sanık, doğrudan tarafı olmadığı bir anlaşmazlıkta, tanımadığı görevlilere, gergin bir ortamın etkisiyle tek bir söz söylemişti. Genel Kurul bunu onur kırma kastından çok içinde bulunulan olumsuz ruh hâlinin dışavurumu saydı ve hakaretin kanuni unsurlarının oluşmadığına karar verdi. Basit yargılama usulüne ilişkin ikinci uyuşmazlık, bu sonuç karşısında incelenmedi.

Pratik bir adım: Elinizdeki evrakı tarih sırasına koyun ve ceza dosyası ile ilgili sorularınızı not edin. Büroyla yapacağınız ilk görüşmede bu liste, dosyanın kısa sürede değerlendirilmesini sağlar. Randevu ve adres için büronun iletişim bilgileri sayfasına göz atabilirsiniz.

Hakaret eleştiri sınırı yargıtay kararı hangi hükümlere dayanıyor?

TCK 125/1 hakareti, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek somut bir fiil veya olgu isnadı ya da sövme olarak tanımlar ve üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası öngörür. 125/3-a’ya göre suç kamu görevlisine görevinden dolayı işlenirse cezanın alt sınırı bir yıldan az olamaz. TCK 131/1 bu hâli şikâyet şartının dışında tutar; yani görevlinin şikâyetten vazgeçmesi davayı düşürmez.

Hukuka uygunluk tarafında TCK 26/1 devreye girer: hakkını kullanan kimseye ceza verilmez. Genel Kurul ifade özgürlüğünü bu hakkın kaynağı olarak Anayasa 26, İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi 19 ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi 10. maddeleriyle birlikte değerlendirdi. Usul yönünden Başsavcılık itirazı CMK 308’e dayanıyor.

Söz türü Kararda nasıl değerlendirildi?
Sövme veya küfür İfade özgürlüğü koruması dışında
Somut olgu isnadı Delil veya ispat aranır
Temelsiz değer yargısı Koruma dışında kalabilir
Fevri, tek seferlik kaba söz Kaba hitap, hakaret değil
Göreve yönelik sert eleştiri Hoşgörü marjı daha geniş
Ceza Genel Kurulunun ifade özgürlüğü ve hakaret dengesinde kullandığı ölçütler
CGK’nın saydığı değerlendirme ölçütleri

Hakaret eleştiri sınırı yargıtay kararı kimler için önemli?

Karar en çok polis, jandarma, sağlık çalışanı veya başka bir kamu görevlisiyle gergin bir anı yaşayıp “görevliye hakaret” suçlamasıyla karşılaşanları ilgilendiriyor. Genel Kurul her sert sözü suç saymadığını gösterdi; ancak bu, küfür veya aşağılayıcı sıfatlar için bir kapı açmıyor. Ayrım, sözün niteliğine ve söylendiği bağlama göre yapılıyor. Söz ve yazıyla işlenen suçlarda yargılamanın genel işleyişi basın ve ifade suçları sayfasında özetleniyor.

Savunma yapılırken sözün tam olarak ne olduğu, kime ve hangi ortamda söylendiği, tekrarlanıp tekrarlanmadığı ve bir olgu isnadı içerip içermediği dosyaya net biçimde yansıtılmalı. Kolluk tutanağındaki ifadelerin doğruluğu da ayrıca tartışılabilir; tanık beyanları ve varsa kamera kayıtları bu noktada önem kazanır. Sözün bir görevin yapılmasına tepki olarak mı, yoksa görevle ilgisiz kişisel bir öfkeyle mi söylendiği de 125/3-a’nın uygulanıp uygulanmayacağını etkiler. Kamu görevlisine karşı gerginlik çoğu zaman direnme suçlamasıyla birlikte gelir; bu suçun ayrı unsurları için görevi yaptırmamak için direnme rehberine bakabilirsiniz.

Aynı çizgi 4. Ceza Dairesinin 30.03.2026 tarihli, 2023/16447 E., 2026/5901 K. sayılı kararında da görülüyor. Daire orada, bir avukata yöneltilen sözlerin kaba söz niteliğinde olduğunu ve hakaretin unsurlarının oluşmadığını kabul etti. Hakaretin genel çerçevesi şerefe karşı suçlar yazısında, beraat kararının sonuçları ise beraat kararı yazısında anlatılıyor.

Dikkat: Bu dosyayı Genel Kurula taşıyan Başsavcılık itirazını düzenleyen CMK 308, 7589 sayılı Kanunla değişti ve 31.07.2026’da yürürlüğe girdi. Yeni metinde itiraz, dosyanın Başsavcılığa teslim edildiği tarihten itibaren üç ay içinde yapılabiliyor; sanık lehine itirazda süre aranmıyor. İtiraz istemini sanık, katılan ve suçtan zarar gören de yapabiliyor. Ayrıca 125/3-a’daki hâl önödeme kapsamı dışında, hakaret de uzlaştırma dışında kalıyor.

Kamu görevlisine yöneltilen söz türlerinin hakaret açısından değerlendirilmesi tablosu
Söz türüne göre değerlendirme

Kamu Görevlisine Hakaret Hakkında Merak Edilenler

Polise veya jandarmaya “hain” demek suç mu?

Bu kararda suç sayılmadı. Ceza Genel Kurulu, tanımadığı görevlilere gergin bir ortamda bir kez söylenen ve somut olgu isnadı içermeyen “hainsiniz” sözünü kaba hitap olarak nitelendirdi. Sonuç sözün bağlamına bağlı; tekrarlanan, küfür içeren veya somut bir suç isnadı taşıyan sözlerde değerlendirme farklı olabilir.

Kaba söz ile hakaret arasındaki fark nedir?

Fark, sözün onur ve saygınlığı rencide edecek ağırlıkta olup olmadığıdır. Kaba söz nezaket dışı ama onur kırıcı olmayan ifadeleri kapsar. Hakaret ise somut bir fiil veya olgu isnadı ya da sövme gerektirir. Ölçü mağdurun kişisel hassasiyeti değil, toplumdaki ortalama anlayıştır.

Kamu görevlisine hakaret şikâyetten vazgeçmeyle düşer mi?

Hayır, düşmez. TCK 131/1 kamu görevlisine görevinden dolayı işlenen hakareti şikâyet şartının dışında tutar; soruşturma kendiliğinden yürür ve görevlinin vazgeçmesi davayı sona erdirmez. Bu hâl önödeme ve uzlaştırma kapsamına da girmez, bu yüzden savunmanın unsurlar üzerinde yoğunlaşması gerekir.

Olgu isnadı ile değer yargısı neden ayrılıyor?

Çünkü ikisinin ispat yükü farklıdır. Olgu isnadı doğru ya da yanlış olarak kanıtlanabilir; bunun için en azından güvenilir görünen delil istenir. Değer yargısının ispatını istemek ifade özgürlüğüne müdahale sayılabilir, ancak hiçbir olgusal temele dayanmayan değer yargısı da korunmaz.

Ceza Genel Kurulu kararı alt mahkemeleri bağlar mı?

Genel Kurul kararı ilgili dosyada bağlayıcıdır; başka dosyalar için yol gösterici niteliktedir. Savunmada ve iddiada, içtihadın yönünü gösteren bir kaynak olarak dayanak yapılabilir. Yine de her olay kendi koşullarıyla değerlendirilir ve benzer bir sözde farklı sonuç çıkabilir.

Av. Gülşah Mutlu

Yazıyı hazırlayan

Av. Gülşah Mutlu

Ankara Barosuna kayıtlı avukat (sicil 16495), Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesi 2002 mezunu. Ceza hukuku ve ceza muhakemesi alanında; soruşturma, kovuşturma ve kanun yolu aşamalarında müdafilik ve vekillik yapmaktadır.

Dosyanızla ilgili bir sorunuz mu var?

Yargıtay kararları somut olaya göre verilir; kendi dosyanızın bu karara benzeyip benzemediği belgeler üzerinden değerlendirilir. Görüşmeye iddianame, karar ve tutanaklarla gelmeniz yeterlidir.

Büro telefonu: 0 312 231 93 93 · Adres ve iletişim formu

Yargıtay kararları somut olayın özelliklerine göre verilir; benzer görünen bir dosyada farklı sonuç çıkabilir. Karar metni Yargıtay Karar Arama sisteminden alınmıştır.

Bu yazı genel bilgi vermek amacıyla hazırlanmıştır; somut bir dosya için tarihler, belgeler ve yürürlükteki mevzuat birlikte incelenmelidir.