Suça Sürüklenen Çocuk: Yaşa göre Ceza Sorumluluğu ve 7593 ile Artan Cezalar (TCK 31)
Son mevzuat kontrolü: Hazırlayan: Av. Gülşah MutluDayanak: mevzuat.gov.tr ve Resmî Gazete
Suça sürüklenen çocuk, kanunda suç olarak tanımlanan bir fiili işlediği ileri sürüldüğü için hakkında soruşturma ya da kovuşturma yürütülen, on sekiz yaşını doldurmamış kişi için yıllarca kullanılan addır. 18 Ağustos 2026’da yürürlüğe giren 7593 sayılı Kanun bu adı mevzuattan çıkardı; metinlerde artık “adli süreçteki çocuk” yazıyor. Değişiklik yalnızca bir sözcük tercihi değil. Aynı Kanun, ceza sorumluluğu bulunan çocuklara verilebilecek hapis cezalarının tavanını da yükseltti.
Aşağıda çocuğun hangi yaşta ve hangi ölçüde sorumlu tutulduğunu, 7593 öncesi ve sonrası ceza sınırlarını, suç tarihinin neden belirleyici olduğunu ve gözaltından infaza kadar tanınan güvenceleri ele alıyoruz. Koruyucu ve destekleyici tedbirlerin ayrıntısı için Çocuk Koruma Kanunu yazımıza bakabilirsiniz.
Bir bakışta
- Yaş eşikleri
- 12 yaş altı ceza yok; 12–15 yaş algılama yeteneğine göre; 15–18 yaş indirimli ceza
- Son değişiklik
- 7593 sayılı Kanun, yürürlük 18.08.2026
- Eski tarihli fiil
- Daha hafif olan eski sınırlar uygulanır (TCK m.7/2)
- Görevli mahkeme
- Çocuk mahkemesi veya çocuk ağır ceza mahkemesi
- Müdafi
- Çocuk istemese de görevlendirilir (CMK m.150/2)
Bu yazıda neler var?
- Suça sürüklenen çocuk kimdir, kanun neden “adli süreçteki çocuk” diyor?
- Çocuklarda ceza sorumluluğu hangi yaşta başlar?
- 7593 ile suça sürüklenen çocuk cezaları ne kadar arttı?
- Suç tarihi 18 Ağustos 2026’dan önceyse hangi ceza uygulanır?
- Yeni dördüncü fıkra hangi durumlarda indirimi kaldırabilir?
- Gözaltından ifadeye kadar çocuğa hangi güvenceler tanınır?
- Suça sürüklenen çocuk tutuklanabilir mi?
- Çocuk mahkemesinde yargılama ve infaz nasıl işler?
- Suça sürüklenen çocuk hakkında merak edilenler
Suça sürüklenen çocuk kimdir, kanun neden “adli süreçteki çocuk” diyor?
5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu (ÇKK) m.3, erken yaşta ergin olsa bile on sekiz yaşını tamamlamamış herkesi çocuk sayar ve iki grup ayırır: korunma ihtiyacı olan çocuk ile hakkında suç isnadı bulunan çocuk. İkinci grubun adı 7593’ün 15. maddesiyle değişti. ÇKK’nın ilgili maddelerinde, CMK m.253’teki uzlaştırma hükmünde ve Sosyal Hizmetler Kanunu’nda “suça sürüklenen” sözcükleri yerine “adli süreçteki” ifadesi kullanılıyor.
Yeni terim, çocuğun henüz bir isnatla karşı karşıya olduğunu, hakkında verilmiş bir mahkûmiyet bulunmadığını vurgular. Tanımın içeriği ise aynı kaldı; hukuki sonuçlar bakımından iki ifade arasında fark yoktur. Eski tarihli kararlarda, dilekçe örneklerinde ve kaynaklarda suça sürüklenen çocuk ifadesiyle karşılaşmaya bir süre daha devam edeceksiniz.
Bu grupta yer alan bir çocuk aynı zamanda mağdur da olabilir. Yetişkinler tarafından hırsızlığa ya da madde taşımaya yönlendirilen bir çocuk, hem adli süreçteki çocuk hem de korunma ihtiyacı olan çocuktur. Kanun bu ihtimali gözetir: kolluk, çocuğu suça azmettirdiğinden veya istismar ettiğinden şüphelendiği yakınlarına bilgi vermez (ÇKK m.31/2).
Çocuklarda ceza sorumluluğu hangi yaşta başlar?
TCK m.31, çocuklarda ceza sorumluluğu için üç yaş dilimi kurar. Fiil sırasında on iki yaşını doldurmamış çocuk hakkında ceza kovuşturması yapılamaz; yalnızca çocuklara özgü güvenlik tedbirleri uygulanabilir. On iki ile on beş yaş arasında belirleyici olan, çocuğun işlediği fiilin hukuki anlamını ve sonuçlarını algılayıp algılayamadığı, davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişip gelişmediğidir. Bu yetenek yoksa ceza verilmez, tedbire hükmedilir; varsa indirimli ceza uygulanır. On beş ile on sekiz yaş arasında ise çocuk cezalandırılabilir, ancak kanuni indirimden yararlanır.
Yaş, yargılama gününe göre değil, fiilin işlendiği güne göre belirlenir. On dört yaşındayken bir fiil işleyen ve on altı yaşında hâkim karşısına çıkan çocuğa 12–15 yaş diliminin kuralları uygulanır.
12–15 yaş grubundaki değerlendirmenin dayanağı sosyal inceleme raporudur (ÇKK m.35/1). 7593 ile on beş yaşını doldurmamış her çocuk için sosyal inceleme zorunlu hâle geldi (ÇKK m.35/3); bu inceleme yapılmadan düzenlenen iddianame iade edilir (CMK m.174/1-e). Uygulamada algılama yeteneği için ayrıca adli tıp raporu da istenebilir.
Yaş, dava zamanaşımını da kısaltır. TCK m.66/2’ye göre 12–15 yaş grubunda genel sürelerin yarısı, 15–18 yaş grubunda üçte ikisi geçince kamu davası düşer. Üst sınırı beş yılı aşmayan bir suçta genel süre sekiz yıldır; bu süre 12–15 yaş için dört yıla, 15–18 yaş için beş yıl dört aya iner.

7593 ile suça sürüklenen çocuk cezaları ne kadar arttı?
7593 sayılı Kanun’un 2. maddesi TCK m.31’in ikinci ve üçüncü fıkralarındaki sayıları değiştirdi. İndirim oranları aynı kaldı: 12–15 yaş grubunda ceza yarı oranında, 15–18 yaş grubunda üçte bir oranında indirilir. Suça sürüklenen çocuk bakımından değişen, ağırlaştırılmış müebbet ve müebbet hapis yerine verilecek sürelerle her fiil için konulan üst sınırlardır.
| Yaş grubu ve suçun cezası | Fiil 18.08.2026’dan önce | Fiil 18.08.2026 veya sonrasında |
|---|---|---|
| 12–15 yaş, ağırlaştırılmış müebbet | 12–15 yıl | 13–18 yıl |
| 12–15 yaş, müebbet | 9–11 yıl | 10–12 yıl |
| 12–15 yaş, diğer suçlar | Yarı indirim, fiil başına en çok 7 yıl | Yarı indirim, fiil başına en çok 9 yıl |
| 15–18 yaş, ağırlaştırılmış müebbet | 18–24 yıl | 19–27 yıl |
| 15–18 yaş, müebbet | 12–15 yıl | 15–18 yıl |
| 15–18 yaş, diğer suçlar | Üçte bir indirim, fiil başına en çok 12 yıl | Üçte bir indirim, fiil başına en çok 15 yıl |
Tavanın ne zaman devreye girdiğini bir örnekle görelim. Yetişkin için 24 yıl hapis gerektirecek bir fiili on altı yaşında işleyen çocuğun cezası, üçte bir indirimle 16 yıla iner. Eski düzende bu ceza 12 yılla sınırlanırdı; yeni düzende sınır 15 yıldır. Yetişkin için 6 yıl gerektiren bir fiilde ise indirim sonrası ceza 4 yıldır ve tavana hiç ulaşılmaz. Bu nedenle artış, ağır suçlarda belirgin biçimde hissedilir.

Suç tarihi 18 Ağustos 2026’dan önceyse hangi ceza uygulanır?
Burada ölçü lehe kanun ilkesidir. TCK m.7/2’ye göre suçun işlendiği tarihte yürürlükte olan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanun farklıysa failin lehine olan uygulanır. 7593’ün getirdiği yüksek sınırlar suça sürüklenen çocuk aleyhinedir; bu yüzden 17 Ağustos 2026 veya öncesinde işlenen fiillerde, dava bugün açılmış ya da istinaf aşamasında olsa bile eski ve daha hafif sınırlar esas alınır. Kanun’un yürürlük maddesi (m.16) bu konuda ayrı bir geçiş hükmü öngörmüyor.
Lehe kanunun belirlenmesinde uygulamada genellikle kabul edilen yöntem şudur: eski ve yeni kanunun ilgili bütün hükümleri somut olaya ayrı ayrı uygulanır, çıkan sonuçlar karşılaştırılır. İki kanundan beğenilen hükümler seçilip karma bir sonuç kurulmaz.
Dikkat: Artırılmış sınırlar ve yeni dördüncü fıkra yalnızca 18.08.2026 ve sonrasında işlenen fiillere uygulanabilir. Fiillerin bir kısmı bu tarihten önce, bir kısmı sonra gerçekleşmişse hangi hükmün uygulanacağı somut dosyada ayrıca değerlendirilir. Olay tarihini gösteren tutanak, kamera kaydı ve mesaj gibi belgelerin dosyaya eksiksiz girmesi bu yüzden önemlidir.
İnfaz tarafında kural biraz farklıdır. TCK m.7/3’e göre infaz rejimine ilişkin hükümler derhal uygulanır; hapis cezasının ertelenmesi, koşullu salıverilme ve tekerrür bunun dışındadır. Yani 7593’ün çocuk eğitimevlerine ilişkin yeni kuralları hemen uygulanırken, koşullu salıverilme hesabındaki değişiklik bakımından eski ve yeni metinden hangisinin lehe olduğu ayrıca incelenir.
Sürece yeni dahil olduysanız: Taraflardan biri olarak ceza hukuku ile ilgili bir dosyanın içindeyseniz, haklarınızı zamanında kullanmanın yolu erken bilgi almaktır. İlk görüşmede dosyanın hangi aşamada olduğunu ve önünüzdeki süreleri birlikte çıkarabiliriz; büronun iletişim bilgileri sayfada.
Yeni dördüncü fıkra hangi durumlarda indirimi kaldırabilir?
7593 ile TCK m.31’e eklenen dördüncü fıkra yalnız iki suç tipine yöneliktir: kasten öldürme (TCK m.81, 82) ile neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralamanın 87. maddenin ikinci ve dördüncü fıkralarındaki hâlleri. On beş ile on sekiz yaş arasındaki çocuk bu suçları işlemişse mahkeme, üçüncü fıkradaki indirimi uygulamayabilir. Ceza sorumluluğu bulunan 12–15 yaş grubundaki çocuk için ise ikinci fıkra yerine üçüncü fıkranın uygulanmasına karar verebilir.
Mahkemenin bu yola gidebilmesi için şu hususlardan en az birini gözetmesi gerekir: kasta dayalı kusurun ağırlığı, güdülen amaç ve saik, suçun işleniş şekli ve daha önce kasıtlı bir suçtan hapis cezasına mahkûm olma. Hüküm “uygulanmayabilir” diye yazıldığı için bir zorunluluk değil, takdir yetkisidir ve gerekçelendirilmesi beklenir.
Bu tartışmada taraflar farklı noktalara odaklanır. Hayatını kaybeden kişinin yakınları, katılan sıfatıyla işleniş biçimine ve saike ilişkin delilleri mahkemeye sunabilir. Savunma ise sosyal inceleme raporunu, çocuğun gelişim durumunu ve önceki mahkûmiyet bulunmadığını öne çıkarır. Kasten öldürme suçunun genel çerçevesi için kasten öldürme yazımıza bakabilirsiniz.
7593 aynı suçlarda ebeveyne de bakıyor: bakım yükümlülüğünün ihlali ya da ağır ihmal nedeniyle çocuk bu suçları işlerse ana veya babanın TCK m.233 uyarınca alacağı ceza şikâyet aranmaksızın yarısından iki katına kadar artırılır. Ateşli silahı özensiz saklayarak çocuğun eline geçmesine yol açmak da artık ayrı bir suçtur (6136 sayılı Kanun m.13/A).
Gözaltından ifadeye kadar çocuğa hangi güvenceler tanınır?
Suça sürüklenen çocuk, yetişkin bir şüpheliden farklı bir usule tabidir. Ankara’da çocuklara ilişkin soruşturmalar, diğer illerde olduğu gibi, Cumhuriyet başsavcılığı bünyesindeki çocuk bürosunda yürütülür (ÇKK m.29). Ailenin ilk saatlerde bilmesi gereken adımlar şunlardır:
- Bildirim. Kolluğun çocuk birimi, işleme başlar başlamaz durumu veli veya vasiye, baroya ve sosyal hizmet birimine bildirir (ÇKK m.31/2).
- Ayrı tutulma. Gözaltındaki çocuk kolluğun çocuk biriminde, bu birim yoksa yetişkinlerden ayrı bir yerde tutulur (m.16). Kaçma veya tehlike gibi zorunlu hâller dışında kelepçe takılamaz (m.18).
- Müdafi. Çocuğun müdafii yoksa istemi aranmadan baro aracılığıyla bir müdafi görevlendirilir (CMK m.150/2). Aile dilerse kendi seçtiği ceza avukatına da vekâlet verebilir.
- Yakın ve uzman desteği. Kolluktayken çocuğun yanında yakınlarından birinin bulunmasına imkân tanınır (m.31/3); savcılıktaki ifade sırasında sosyal çalışma görevlisi hazır bulundurulabilir (m.15/2).
- Soruşturmayı yürüten savcı. Soruşturma, çocuk bürosunda görevli Cumhuriyet savcısı tarafından bizzat yapılır (m.15/1).
Pratikte: İfade alınmadan önce çocuğun müdafiyle baş başa görüştüğünden emin olun. Okul bilgileri, varsa sağlık raporları ve çocuğun olay günü nerede olduğunu gösteren belgeler sosyal inceleme sırasında işe yarar. Gözaltı süreleri ve itiraz yolları için yakalama ve gözaltı yazımıza göz atabilirsiniz.
Suça sürüklenen çocuk tutuklanabilir mi?
Suça sürüklenen çocuk tutuklanabilir, ancak sınırlar yetişkinlere göre daha dardır. ÇKK m.21, on beş yaşını doldurmamış çocuklar hakkında üst sınırı beş yılı aşmayan hapis cezası gerektiren fiillerden dolayı tutuklama kararı verilmesini yasaklar. Ayrıca herkes için geçerli kural uyarınca yalnızca adli para cezası gerektiren suçlarda ve vücut dokunulmazlığına karşı kasten işlenenler hariç üst sınırı iki yılı aşmayan suçlarda tutuklama kararı verilemez (CMK m.100/4).
Tutuklama yerine adli kontrol öncelikli seçenektir. ÇKK m.20, CMK m.109’daki yükümlülüklere ek olarak belirlenen çevre dışına çıkmama, bazı yerlere gitmeme ve belirli kişilerle ilişki kurmama tedbirlerini sayar. Denetimli serbestlik müdürlüğünce izlenen çocuğa bu süreçte rehberlik edecek bir uzman görevlendirilir. Adli süreçteki çocuk bu tedbirlere uymazsa ya da tedbirlerden sonuç alınamazsa tutuklama gündeme gelebilir. Tutuklamanın genel şartları için tutuklama yazımıza bakabilirsiniz.
Çocuk mahkemesinde yargılama ve infaz nasıl işler?
Asliye ve sulh ceza görev alanındaki suçlarda çocuk mahkemesi, ağır ceza görev alanındaki suçlarda çocuk ağır ceza mahkemesi bakar (ÇKK m.26). Çocuk mahkemesinde duruşmaya savcı katılmaz (m.25/1). Sanık on sekiz yaşından küçükse duruşma kapalı yapılır ve hüküm de kapalı duruşmada açıklanır (CMK m.185). Adli süreçteki çocuk yetişkinlerle birlikte suç işlemişse iki dosya ayrı yürütülür; birlikte görülmesi zorunluysa birleştirme kararıyla dava genel mahkemede görülür (ÇKK m.17).
Yargılamanın cezasız biten yolları da vardır. Mağdur gerçek kişi ya da özel hukuk tüzel kişisiyse, üst sınırı üç yılı geçmeyen suçlar uzlaştırmaya elverişlidir (CMK m.253/1-c). Uzlaştırma mağdurun rızasına dayanır; mağdur teklifi kabul etmek zorunda değildir. Kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması da çocuklar için üç yıllık sürelerle uygulanır (ÇKK m.19, m.23). Süreç için ceza davalarında uzlaşma yazımız yol gösterir.
Adli süreçteki çocuk hakkında mahkûmiyet kurulursa 7593 ile gelen iki yeni kural devreye girer. Kasıtlı suçlardan toplam üç yıl veya daha az, taksirli suçlardan toplam beş yıl veya daha az hapis cezası alan çocuk hükümlü cezasını doğrudan çocuk eğitimevinde çeker (5275 sayılı Kanun m.15/4). Koşullu salıverilme hesabında ise hükümlünün on beş yaşını dolduruncaya kadar kurumda geçirdiği bir gün iki gün sayılır; kasten öldürme, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar, uyuşturucu ticareti ve örgüt kurma bu kuralın dışında tutulmuştur (m.107/5). İnfaz aşamasındaki başvurular için infaz hukuku sayfamıza bakabilirsiniz.

Suça sürüklenen çocuk hakkında merak edilenler
On bir yaşındaki bir çocuk suç işlerse ne olur?
Ceza verilmez ve kovuşturma yapılmaz. Fiil sırasında on iki yaşını doldurmamış çocuğun ceza sorumluluğu yoktur (TCK m.31/1). Çocuk mahkemesi hâkimi danışmanlık, eğitim veya sağlık gibi koruyucu ve destekleyici tedbirlere, 7593 ile gelen yönlendirme tedbirlerine karar verebilir. Amaç çocuğu cezalandırmak değil, onu suça iten koşulları değiştirmektir.
Fiil 16 yaşında işlendi, dava 19 yaşında görülüyor; hangi kural geçerli?
Fiilin işlendiği tarihteki yaş esas alınır. Bu durumda 15–18 yaş grubuna ait TCK m.31/3 uygulanır ve ceza üçte bir oranında indirilir. Fiil 18.08.2026’dan önce işlendiyse eski tavanlar geçerlidir. Dava zamanaşımı da bu yaş grubuna göre, genel sürenin üçte ikisi olarak hesaplanır.
Anne veya baba çocuğun ifadesinde yanında bulunabilir mi?
Kollukta bulunabilir; Kanun, çocuğun yanında yakınlarından birinin bulunmasına imkân tanınmasını öngörür (ÇKK m.31/3). Savcılıkta sosyal çalışma görevlisi hazır bulundurulabilir, duruşmada veli ve vasi hazır olabilir. Çocuğu suça azmettirdiğinden şüphelenilen yakına ise bilgi verilmez ve bu kişi sürecin dışında tutulur.
Çocuğun zarar verdiği mağdur olarak uzlaşmak zorunda mıyım?
Hayır, zorunda değilsiniz. Uzlaştırma, mağdurun ve şüphelinin serbest iradesine dayanır. Teklif size yapıldıktan sonra yedi gün içinde karar bildirmezseniz teklifi reddetmiş sayılırsınız (CMK m.253/4). Reddetmeniz hâlinde soruşturma genel hükümlere göre devam eder; zararınızın giderilmesini ayrıca talep edebilirsiniz.
7593 öncesinde verilmiş ve kesinleşmiş cezalar artırılır mı?
Hayır, artırılmaz. Aleyhe olan yeni kanun geçmişe yürümez; TCK m.7/2 yalnız failin lehine olan hükmün uygulanmasına izin verir. Kesinleşmiş bir hükümde de yeni ve daha ağır sınırlar dikkate alınmaz. Yeni kural yalnız 18.08.2026 ve sonrasında işlenen fiiller için geçerlidir.
Dayanak mevzuat
Okumaya devam edin
- Kasten Yaralama Suçu (TCK 86): 2025 Cezaları, Basit Tıbbi Müdahale, Şikâyet ve Uzlaştırma
- Çocuk Koruma Kanunu Nedir? 5395 Sayılı Kanunda Tedbirler ve 7593 Değişiklikleri
- Cinsel Taciz Suçu ve Cezası (TCK 105): Mesajla ve İşyerinde Taciz, Şikâyet Süresi
- Çocukların Cinsel İstismarı (TCK 103): Cezası, Soruşturma Süreci ve Mağdur Hakları
Yazıyı hazırlayan
Ankara Barosuna kayıtlı avukat (sicil 16495), Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesi 2002 mezunu. Ceza hukuku ve ceza muhakemesi alanında; soruşturma, kovuşturma ve kanun yolu aşamalarında müdafilik ve vekillik yapmaktadır.
Dosyanızla ilgili bir sorunuz mu var?
Aile içi şiddet ve çocukları ilgilendiren dosyalarda önce güvenlik gelir; acil durumda 112, 155, 156 ve ALO 183 hatları kullanılabilir. Hukuki değerlendirme için elinizdeki kararları ve tutanakları getirmeniz yeterlidir.
Büro telefonu: 0 312 231 93 93 · Adres ve iletişim formu
Bu yazı genel bilgi vermek amacıyla hazırlanmıştır; somut bir dosya için tarihler, belgeler ve yürürlükteki mevzuat birlikte incelenmelidir.


