Yargıtay CGK 2026: Müdafi Atanmadan Yapılan Duruşma İstinafta Bozma Sebebi mi?

Yargıtay CGK 2026: Müdafi Atanmadan Yapılan Duruşma İstinafta Bozma Sebebi mi?

Son kontrol: Hazırlayan: Av. Gülşah MutluKaynak: Yargıtay Karar Arama ve mevzuat.gov.tr

Sanık avukatsız yargılandıysa ve suç zorunlu müdafilik kapsamındaysa, istinaf mahkemesi hükmü bozup dosyayı ilk derece mahkemesine geri gönderebilir mi? 22 Nisan 2026 tarihli zorunlu müdafi yargıtay kararı bu soruya “evet” cevabı veriyor. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, müdafisiz geçen bir duruşmanın hukuka kesin aykırılık oluşturduğunu ve bölge adliye mahkemesinin bu nedenle bozma yetkisinin bulunduğunu kabul etti.

Kararın önemi iki katmanlı. Birincisi, alt sınırı beş yılı aşan suçlarda sanığa istemi olmasa da avukat atanması gerektiği bir kez daha vurgulanıyor. İkincisi, 25.12.2025’te yürürlüğe giren 7571 sayılı Kanun’un istinaf mahkemesinin bozma yetkisinde yaptığı değişiklikten önce verilmiş kararların nasıl değerlendirileceği netleşiyor. Aşağıda dosyanın izlediği yolu ve Genel Kurulun gerekçesini anlatıyoruz.

Kararın künyesi

Mahkeme
Yargıtay Ceza Genel Kurulu
Esas / Karar
2025/656 E., 2026/246 K.
Karar tarihi
22.04.2026
Konu
Zorunlu müdafi atanmadan yapılan yargılama; bölge adliye mahkemesinin CMK m.280/1-e uyarınca bozma yetkisi; kesin nitelikteki hükmün temyizi
Sonuç
Başsavcılık itirazı kabul edildi; Özel Dairenin bozma kararı kaldırıldı (oy çokluğu)
Bu yazıda neler var?
  1. Olay ve suçlama: gece vakti hırsızlık ve konuta girme
  2. İlk derece mahkemesi ve istinaf ne karar verdi?
  3. Yargıtay 2. Ceza Dairesi neden bozdu?
  4. Ceza Genel Kurulu zorunlu müdafi konusunda ne dedi?
  5. 7571 sayılı Kanun’dan sonra ne değişti?
  6. Kesin hükümler için temyiz yolu açık mı?
  7. Zorunlu müdafi yargıtay kararı okur için ne anlama geliyor?
  8. Zorunlu müdafi yargıtay kararı hakkında merak edilenler

Olay ve suçlama: gece vakti hırsızlık ve konuta girme

Manisa Cumhuriyet Başsavcılığı 26.02.2019 tarihli iddianameyle sanık hakkında gece vakti nitelikli hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından dava açtı. Suçlama TCK m.142/2-h, m.143 ve m.116/4’e dayanıyordu. Kararda olayın ayrıntılarına pek girilmiyor; tartışma tamamen usule ilişkin.

Belirleyici nokta cezanın alt sınırı. TCK m.142/2 beş yıldan on yıla kadar hapis öngörüyor, m.143 ise gece işlenen hırsızlıkta cezanın yarı oranında artırılmasını emrediyor. Bu artırım uygulanınca alt sınır beş yılı aşıyor. CMK m.150/3 tam da bu durumda, sanık istemese bile ona bir müdafi görevlendirilmesini zorunlu kılıyor. Dosyada ise ilk derece yargılaması boyunca sanığa müdafi atanmamıştı.

İlk derece mahkemesi ve istinaf ne karar verdi?

Manisa 3. Asliye Ceza Mahkemesi 02.01.2020’de sanığı hırsızlıktan 7 yıl 6 ay, konut dokunulmazlığının ihlalinden 1 yıl hapisle cezalandırdı. Sanığın istinafı üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesi 31.03.2021’de hükmü bozdu. Gerekçesi açıktı: Suçun alt sınırı gözetilerek CMK m.150/3 uyarınca müdafi atanmalıydı, atanmadan yargılamaya devam edilmesi m.280/1-e’ye aykırıydı.

Dosya ilk derece mahkemesine döndü. Mahkeme bozmaya uyup yeniden yargıladı ve 14.07.2021’de aynı cezaları verdi. Bu kez sanığın müdafii istinafa başvurdu; Bölge Adliye Mahkemesi 06.10.2021’de yargılama giderleri yönünden düzeltme yaparak başvuruyu esastan reddetti. Konut dokunulmazlığına ilişkin hüküm kesin sayıldığı için 01.11.2021 tarihli ek kararla bu kısma yönelik temyiz istemi reddedildi.

Yargıtay 2. Ceza Dairesi neden bozdu?

Temyiz incelemesini yapan Yargıtay 2. Ceza Dairesi 14.05.2025’te hükmü bozdu, ancak sanık lehine bir gerekçeyle değil. Daireye göre istinaf mahkemesinin ilk bozma kararı, kanunda sınırlı olarak sayılan bozma sebepleri arasında yer almıyordu. İstinaf mahkemesi dosyayı geri göndermek yerine CMK m.280/1-g uyarınca duruşma açıp eksikliği kendisi gidermeliydi.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı bu karara itiraz etti. Başsavcılığa göre zorunlu müdafiin hiç atanmaması ile atanan müdafiin duruşmada bulunmaması arasında fark yoktu; her ikisi de CMK m.188/1’e ve m.289/1-e’ye aykırıydı. Daire itirazı 14.10.2025’te yerinde görmedi ve dosya Ceza Genel Kuruluna gönderildi.

Ceza Genel Kurulu zorunlu müdafi konusunda ne dedi?

Genel Kurul önce istinaf mahkemesinin bozma yetkisinin sınırlarını hatırlattı. Karar tarihinde yürürlükte olan CMK m.280/1-e, istinaf mahkemesine m.289’daki kesin hukuka aykırılıklardan yalnızca (g) ve (h) bentleri dışındakiler için bozma yetkisi tanıyordu. Yani gerekçe yokluğu ya da savunma hakkının kısıtlanması bozma sebebi değildi; ancak kanunen hazır bulunması gereken kişilerin yokluğunda duruşma yapılması, (e) bendi olarak, bu yetkinin içindeydi.

Ardından CMK m.188/1’e dayanan kilit tespiti yaptı: Kanunun zorunlu müdafiliği kabul ettiği hâllerde müdafiin duruşmada bulunması şarttır; bu şart, mantıken önce bir müdafiin görevlendirilmesini gerektirir. Kurulun ifadesiyle:

“Zorunlu müdafiin yokluğunda duruşma yapılması CMK’nın 289/1-e bendi kapsamında mutlak surette hukuka aykırılık teşkil eder. Bölge adliye mahkemesi de bu durumda, istinafa konu ilk derece mahkemesi hükmünü sair yönlerini incelemeksizin aynı Kanun’un 280/1-e bendi gereğince bozabilir.”

Kurul ayrıca CMK m.150/3’teki “cezanın alt sınırı” ifadesinin, uygulanması zorunlu nitelikli hâlleri de kapsadığının uygulamada yerleşik olduğunu belirtti. Gece vakti artırımı zorunlu olduğundan bu dosyada müdafi atanması şarttı. Sonuçta Başsavcılık itirazını kabul etti, 2. Ceza Dairesinin bozma kararını kaldırdı ve hırsızlık hükmünün esastan denetlenmesi için dosyayı Özel Daireye gönderdi. Üç üye, Daire kararının yerinde olduğu görüşüyle karşı oy kullandı.

Pratik bir adım: Elinizdeki evrakı tarih sırasına koyun ve ceza dosyası ile ilgili sorularınızı not edin. Büroyla yapacağınız ilk görüşmede bu liste, dosyanın kısa sürede değerlendirilmesini sağlar. Randevu ve adres için büronun iletişim bilgileri sayfasına göz atabilirsiniz.

7571 sayılı Kanun’dan sonra ne değişti?

Güncel CMK metninin dipnotlarına göre 7571 sayılı Kanun’un 25. maddesi, m.280/1-e’deki “(g) ve (h) bentleri hariç” sınırlamasını kaldırdı. Değişiklik 25.12.2025’te yürürlüğe girdi. Artık istinaf mahkemesi, gerekçesiz hüküm veya savunma hakkının kısıtlanması dahil m.289’daki bütün kesin hukuka aykırılıklar nedeniyle bozma kararı verebiliyor.

Genel Kurul bu değişikliği gördü ama geriye yürütmedi. Usul kanunları derhal uygulanır; bu ilke, yapıldığı tarihte hukuka uygun olan işlemi bozmadığı gibi, hukuka aykırı bir işlemi de sonradan geçerli hâle getirmez. Bu nedenle 2021’deki bozma kararı, o tarihteki metne göre değerlendirildi. Bugün aynı olay yaşansa, istinaf mahkemesinin bozma yetkisi zaten daha geniş olacaktı.

Dikkat: 7571 sayılı Kanun’la genişleyen bozma yetkisi 25.12.2025 ve sonrasında verilen istinaf kararları için geçerli. Daha önce verilmiş bir bozma kararının hukuka uygunluğu, o kararın verildiği tarihteki CMK m.280 metnine göre incelenir.

Kesin hükümler için temyiz yolu açık mı?

Kararın ikinci uyuşmazlığı konut dokunulmazlığının ihlalinden verilen 1 yıllık hapis cezasıyla ilgiliydi. CMK m.286/2-a’ya göre ilk derece mahkemesinin verdiği beş yıl veya daha az hapis cezalarına karşı istinaf başvurusunun esastan reddi kararları temyiz edilemez. Genel Kurul, suç vasfına ilişkin ya da kesinlik sınırını aşan bir aleyhe temyiz de bulunmadığından bu hükmün temyizen incelenemeyeceğini kabul etti ve temyiz isteminin reddine dair ek kararı onadı.

Zorunlu müdafi yargıtay kararı okur için ne anlama geliyor?

Karar en çok, alt sınırı nitelikli hâl nedeniyle beş yılı aşan suçlarla yargılananları ilgilendiriyor: gece işlenen nitelikli hırsızlık bunun tipik örneği. Temel cezanın alt sınırına bakıp “zorunlu müdafilik yok” demek yanıltıcı olabilir. Zorunlu nitelikli hâl artırımı hesaba katılınca durum değişebilir. Ayrıca CMK m.150/2 uyarınca çocuklar, kendini savunamayacak derecede malul olanlar ile sağır ve dilsizler için de suçun ağırlığına bakılmaksızın müdafi atanır.

Kararın mağdur ve katılan tarafı ilgilendiren bir yönü de var. Bu dosyada suç 2019’da yargıya taşındı, ama müdafi eksikliği yüzünden hüküm istinafta bozuldu ve yargılama yıllarca uzadı. Zorunlu müdafilik bir savunma güvencesi; eksik bırakıldığında bedelini yargılamanın bütün tarafları süre kaybıyla ödüyor. Katılan vekilinin de ilk duruşmadan itibaren sanığa müdafi atanıp atanmadığını izlemesi, sonradan doğabilecek bir bozmayı önlemeye yardım eder. Zorunlu müdafi yargıtay kararı bu yüzden yalnız sanıklar için değil, dosyanın herkesi için pratik bir uyarı niteliği taşıyor.

  1. Cezanın alt sınırını hesapla. Temel ceza ile uygulanması zorunlu nitelikli hâl artırımlarını birlikte değerlendir.
  2. Müdafi atamasını kontrol et. Soruşturma ve kovuşturma evrakında baroya yazılan yazıyı ve atama kaydını ara.
  3. Duruşma tutanaklarına bak. Her oturumda müdafiin hazır olup olmadığını, yoksa mazeretinin ne olduğunu incele.
  4. Kanun yolunda ileri sür. Müdafisiz duruşmayı istinaf dilekçesinde CMK m.188/1 ve m.289/1-e’ye dayanarak açıkça belirt.
  5. Karar tarihine dikkat et. İstinaf kararının 25.12.2025’ten önce mi sonra mı verildiğine göre m.280’in hangi metninin uygulanacağını belirle.
Zorunlu müdafi yargıtay kararı özet kartı: müdafisiz duruşma istinafta bozma sebebi sayıldı
Kararın özeti: avukatsız duruşma
Aşama Karar Tarih
Manisa 3. Asliye Ceza 7 yıl 6 ay ve 1 yıl hapis 02.01.2020
İzmir BAM 21. Ceza Dairesi Müdafi atanmadığı için bozma 31.03.2021
Manisa 3. Asliye Ceza Bozmaya uyma, aynı cezalar 14.07.2021
Yargıtay 2. Ceza Dairesi BAM bozması yetkisiz sayılarak bozma 14.05.2025
Ceza Genel Kurulu İtirazın kabulü, Daire kararının kaldırılması 22.04.2026
Zorunlu müdafilik hâllerinde dosyada kontrol edilecek beş adım
Zorunlu müdafilik kontrol listesi

Aynı ilke Genel Kurulun başka bir dosyasında da tekrarlandı: Ceza Genel Kurulu 2025/572 E., 2026/154 K. sayılı ve 11.03.2026 tarihli kararında, yine müdafi atanmadan yürütülen bir hırsızlık yargılamasında istinaf mahkemesinin bozma yetkisini oy birliğiyle kabul etti. İki karar birlikte okunduğunda Genel Kurulun bu konuda istikrarlı bir çizgi izlediği söylenebilir.

İfade ve sorgu aşamasındaki haklar için emniyette ifade vermek yazısına, istinaf süreleri için ceza muhakemesinde istinaf yazısına, suçun kendisi için hırsızlık suçu rehberine bakabilirsiniz. Ağır ceza yargılamasının genel işleyişi ağır ceza davaları sayfasında anlatılıyor.

Zorunlu müdafi dosyasında ilk derece, istinaf, Yargıtay ve Genel Kurul kararlarının sırası
Dosyanın yargı yolculuğu

Zorunlu müdafi yargıtay kararı hakkında merak edilenler

Zorunlu müdafi hangi suçlarda atanır?

Alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlarda atanır. Bu karara göre alt sınır hesaplanırken uygulanması zorunlu nitelikli hâller de dikkate alınır. Ayrıca şüpheli veya sanık çocuksa, kendini savunamayacak derecede malulse ya da sağır ve dilsizse suçun ağırlığına bakılmaksızın müdafi görevlendirilir.

Sanık avukat istemediğini söylerse ne olur?

Zorunlu müdafilik hâllerinde sanığın istemi aranmaz. CMK m.150/3, ikinci fıkradaki usulün uygulanacağını, yani müdafiin istem olmaksızın görevlendirileceğini söyler. Sanığın avukat istememesi, müdafisiz duruşma yapılmasını hukuka uygun hâle getirmez.

Müdafi duruşmaya gelmezse yargılama durur mu?

Kural olarak durur; zorunlu müdafilik hâlinde müdafiin hazır bulunması şarttır. Ancak CMK m.188/1’e göre müdafi mazeretsiz olarak gelmez veya duruşmayı terk ederse duruşmaya devam edilebilir. CMK m.151 de böyle durumlarda derhâl başka bir müdafi görevlendirilmesini öngörür.

Müdafisiz yargılama her durumda bozma sebebi mi?

Zorunlu müdafilik bulunan dosyada müdafisiz duruşma, CMK m.289/1-e kapsamında hukuka kesin aykırılıktır. Bu karar, istinaf mahkemesinin bu nedenle bozma yapabileceğini kabul etti. Zorunlu müdafilik yoksa, örneğin alt sınır beş yılı aşmıyorsa, müdafi bulunmaması tek başına bu sonucu doğurmaz.

Av. Gülşah Mutlu

Yazıyı hazırlayan

Av. Gülşah Mutlu

Ankara Barosuna kayıtlı avukat (sicil 16495), Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesi 2002 mezunu. Ceza hukuku ve ceza muhakemesi alanında; soruşturma, kovuşturma ve kanun yolu aşamalarında müdafilik ve vekillik yapmaktadır.

Dosyanızla ilgili bir sorunuz mu var?

Yargıtay kararları somut olaya göre verilir; kendi dosyanızın bu karara benzeyip benzemediği belgeler üzerinden değerlendirilir. Görüşmeye iddianame, karar ve tutanaklarla gelmeniz yeterlidir.

Büro telefonu: 0 312 231 93 93 · Adres ve iletişim formu

Yargıtay kararları somut olayın özelliklerine göre verilir; benzer görünen bir dosyada farklı sonuç çıkabilir. Karar metni Yargıtay Karar Arama sisteminden alınmıştır.

Bu yazı genel bilgi vermek amacıyla hazırlanmıştır; somut bir dosya için tarihler, belgeler ve yürürlükteki mevzuat birlikte incelenmelidir.