Yargıtay CGK: Cinsel İstismarda Mağdur Beyanı Ne Zaman Yeterli, Ne Zaman Soyut Kalır?
Son kontrol: Hazırlayan: Av. Gülşah MutluKaynak: Yargıtay Karar Arama ve mevzuat.gov.tr
Tanığı olmayan, iz bırakmayan bir eylemde mahkeme kime ve neye inanacak? Cinsel istismar mağdur beyanı yargıtay kararı arayanların asıl merak ettiği soru budur. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 10 Aralık 2025’te verdiği kararında bu soruya bir dosya üzerinden cevap verdi: Mağdurun anlatımı tek başına değil, alındığı ortam, zamanla nasıl değiştiği ve dosyadaki diğer bilgilerle birlikte tartılır.
Karar, mahkûmiyeti bozdu. Ama bunu “mağdurun sözü yetmez” diyerek yapmadı. Genel Kurul, somut dosyada beyanın alınış biçimini, şikâyetçi yakının sonradan geri adım atmasını ve uzman görüşünü birlikte değerlendirdi, şüphenin giderilemediği sonucuna vardı. Aşağıda kararı, aynı dönemde 9. Ceza Dairesinin verdiği ve birbirine zıt sonuçlara ulaşan iki kararla birlikte anlatıyoruz. Olay anlatımı, mağdurun kimliğini koruyacak ölçüde genel tutulmuştur.
Kararın künyesi
- Mahkeme
- Yargıtay Ceza Genel Kurulu
- Esas / Karar
- 2022/113 E., 2025/568 K.
- Karar tarihi
- 10.12.2025
- Konu
- Çocuğun cinsel istismarı iddiasında mağdur beyanının güvenilirliği ve sübut
- Sonuç
- Bozma (direnme hükmü, suçun sabit olmadığı gerekçesiyle bozuldu; oy çokluğu)
Bu yazıda neler var?
- Olay ve suçlama: aile içindeki bir şikâyet
- İlk derece mahkemesi ve bölge adliye mahkemesi ne karar verdi?
- Cinsel istismar mağdur beyanı yargıtay kararı: Genel Kurulun gerekçesi
- Mağdur beyanı tek başına mahkûmiyete yeter mi?
- Kararın dayandığı kanun hükümleri nelerdir?
- Bu karar mağdurlar, aileler ve sanıklar için ne anlama geliyor?
- Cinsel istismar mağdur beyanı yargıtay kararı hakkında sık sorulanlar
Olay ve suçlama: aile içindeki bir şikâyet
Dosya, aile içindeki şiddet olaylarının ardından yapılan bir şikâyetle başlıyor. Şikâyetçi yakın, kolluğa sığındığı gün sanığın küçük yaştaki mağdur çocuğa cinsel istismarda bulunduğunu da ileri sürüyor. Aynı gün mağdurun beyanı, bir uzman ve avukat eşliğinde kolluk ortamında alınıyor. Sanık hakkında TCK 103 kapsamında çocuğun cinsel istismarı suçundan dava açılıyor.
Adli tıp muayenesinde istismarı düşündürecek bir bulgu saptanmıyor. Rapor, dokunma düzeyindeki olaylarda bulgu çıkmayabileceğini ve olayın adli tahkikatla desteklenmesi gerektiğini ayrıca not ediyor. Bu not önemli: bulgu yokluğu tek başına olayın yaşanmadığını göstermez. Kararın asıl tartışması da tıbbi rapor üzerinden değil, beyanlar üzerinden yürüyor.
Yargılama sırasında tablo değişiyor. Şikâyetçi yakın ve soruşturmada onu destekleyen tanıklar, duruşmada önceki anlatımlarından döndüklerini, sanığın alkol alıp aileye şiddet uygulaması nedeniyle onu bir süre uzaklaştırmak için bu suçlamayı yaptıklarını söylüyor. Mağdur da duruşmada önceki anlatımını kabul etmiyor. Sanık, aile içinde şiddet uyguladığını kabul ediyor, cinsel istismar iddiasını ise her aşamada reddediyor.
İlk derece mahkemesi ve bölge adliye mahkemesi ne karar verdi?
Ağır ceza mahkemesi sanığı mahkûm etti. Bölge adliye mahkemesi de istinaf incelemesinde hükmü kaldırıp yeniden mahkûmiyet kararı kurdu. Temyiz incelemesini yapan (kapatılan) 14. Ceza Dairesi, mağdurun soyut ve çelişkili anlatımlarına, duruşmadaki beyanlara ve tüm dosyaya bakarak mahkûmiyete yeter kesin delil bulunmadığı gerekçesiyle hükmü bozdu.
Bölge adliye mahkemesi bozmaya uymadı ve direndi. Direnme gerekçesinde eylemlerin sabit olduğunu, sarkıntılık düzeyini aştığını ve süreklilik gösterdiğini kabul etti. Dosya bu kez 9. Ceza Dairesine gitti. Daire direnmeyi yerinde görmeyince uyuşmazlık Ceza Genel Kuruluna taşındı. Genel Kurulun önündeki soru tekti: sanığa yüklenen suç sabit mi?

Cinsel istismar mağdur beyanı yargıtay kararı: Genel Kurulun gerekçesi
Genel Kurul önce kendi denetim sınırını çizdi. Delille doğrudan temas eden ve vicdani kanaate ulaşacak makam olay mahkemesidir; Yargıtay delilleri yeniden takdir etmez. Ancak kabul edilen olayın mantık kurallarına, hayat tecrübesine ve bilimsel verilere uyup uymadığını denetleyebilir. Kararın dayandığı zemin budur.
Ardından şüpheden sanık yararlanır ilkesine geçti. Genel Kurula göre mahkûmiyet, yüksek bir ihtimale değil, başka türlü oluşa imkân vermeyen kesin ispata dayanmalıdır. Delillerin bir kısmını gözetip diğerlerini dışarıda bırakarak ulaşılan kanaat yeterli değildir.
“Gerçekleşme şekli şüpheli veya tam olarak aydınlatılamamış olay ve iddialar sanığın aleyhine yorumlanarak mahkûmiyet hükmü kurulamaz.”
Somut olaya gelince, Genel Kurul mağdur beyanını üç açıdan tarttı. Birincisi alınış biçimi: Görüntü kaydı incelendiğinde, iddiayı önceden bilen kolluk görevlilerinin eylemleri tanımlayan sorular sorduğu, mağdurun cevaplarını yanındaki şikâyetçi yakına bakarak ve ona danışarak verdiği, beyanın kısa, yer yer çelişkili ve tamamen soru-cevap şeklinde ilerlediği görüldü. Bu ortamda alınan anlatım güvenilir sayılmadı.
İkincisi uzman görüşü: Yargılamada görüşü alınan psikolog bilirkişi, mağdurun kendisine öğretilmiş cümleleri tekrar ettiği kanaatini bildirdi. Genel Kurul bunu, mağdurun yönlendirmeye açık olduğunu gösteren bir veri olarak değerlendirdi. Üçüncüsü dosyanın geri kalanı: şikâyetçi yakının ve tanıkların suçlamanın şiddetten kurtulmak için yapıldığını söylemesi, bir yakının iftirayı kendisinin önerdiğini anlatması. Genel Kurul ayrıca sanık hakkında başka benzer olaylar bulunmasının, bu suçu da işlediğini göstermeyeceğini vurguladı.
Bu değerlendirme sonucunda suçun sabit olmadığına, direnme hükmünün bozulmasına karar verildi. Karar ilk müzakerede yeterli çoğunluk sağlanamadığı için ikinci müzakerede, oy çokluğuyla çıktı. Bir üye derece mahkemelerinin vicdani kanaatinin yeterli gerekçeye dayandığını, yedi üye ise suçun sabit olduğunu belirterek karşı oy kullandı. Bu dağılım, dosyanın ne kadar tartışmalı olduğunu açıkça gösteriyor.
Sürece yeni dahil olduysanız: Taraflardan biri olarak ceza dosyası ile ilgili bir dosyanın içindeyseniz, haklarınızı zamanında kullanmanın yolu erken bilgi almaktır. İlk görüşmede dosyanın hangi aşamada olduğunu ve önünüzdeki süreleri birlikte çıkarabiliriz; büronun iletişim bilgileri sayfada.
Mağdur beyanı tek başına mahkûmiyete yeter mi?
Kararı “mağdurun sözü yetmez” diye okumak yanlış olur. Aynı dönemde 9. Ceza Dairesinin verdiği iki karar, beyanın hangi durumda yeterli, hangi durumda yetersiz sayıldığını iyi gösteriyor.
9. Ceza Dairesinin 2022/6803 E., 2026/5098 K. sayılı kararında (04.06.2026) ilk derece mahkemesi sanığı beraat ettirmiş, istinaf başvurusu da reddedilmişti. Daire bu kez beraati bozdu. Gerekçede olayın ortaya çıkış biçimi ve zamanı, mağdurun istikrarlı ve tutarlı anlatımları, bu anlatımı destekleyen bir tanık beyanı, duruşmada hazır bulunan sosyoloğun ifadesi ve mağdurun yakın akrabası olan sanığa asılsız suç yüklemesini gerektirecek bir husumetin bulunmaması birlikte sayıldı. Bir üye, beyanların aşamalarda genişlediği görüşüyle karşı oy yazdı.
9. Ceza Dairesinin 2025/10445 E., 2026/2724 K. sayılı kararında (06.04.2026) ise yön tersine döndü. Sanığın aileye şiddet uyguladığı, bu nedenle aralarında husumet bulunduğu, tanık dinlenen yakının soruşturmada mağdurun intikamla ilgili bir sözünü aktardığı bir dosyada Daire mahkûmiyeti bozdu:
“…katılan mağdurenin başkaca delille desteklenmeyen soyut beyanı dışında her türlü şüpheden uzak, yeterli ve somut delil bulunmamakla…”
Üç karar yan yana konduğunda ortak bir ölçü çıkıyor: Yargıtay bu kararlarda mağdur beyanını ne otomatik olarak yeterli ne de otomatik olarak yetersiz saydı. Belirleyici olan beyanın istikrarı, ilk anlatımın hangi ortamda ve nasıl alındığı, yönlendirme izi taşıyıp taşımadığı, beyanı dışarıdan destekleyen bir olgu bulunup bulunmadığı ve taraflar arasında suçlamayı açıklayabilecek bir husumetin varlığıydı.
Kararın dayandığı kanun hükümleri nelerdir?
TCK 103/1: Çocuğu cinsel yönden istismar eden kişi sekiz yıldan on beş yıla kadar hapis cezası alır; istismar sarkıntılık düzeyinde kalırsa ceza üç yıldan sekiz yıla kadardır. Mağdurun on iki yaşını tamamlamamış olması hâlinde alt sınırlar yükselir.
CMK 217: Hâkim kararını yalnız duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırır ve bu delilleri vicdani kanaatiyle serbestçe takdir eder. Suç, hukuka uygun elde edilmiş her türlü delille ispat edilebilir.
CMK 223/2-e: Yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması hâlinde beraat kararı verilir. Genel Kurulun bozma gerekçesi bu bende karşılık gelir.
CMK 236: Suçun etkisiyle psikolojisi bozulmuş çocuk veya mağdur, maddi gerçeğin ortaya çıkarılması için zorunlu hâller saklı kalmak üzere bir defa dinlenebilir. Dinleme sırasında psikoloji, psikiyatri, tıp veya eğitim alanında bir uzman bulundurulur. TCK 103/2 kapsamındaki suçlarda mağdur çocuğun soruşturma evresindeki beyanı, bu işe yönelik merkezlerde savcının nezaretinde uzmanlar aracılığıyla alınır ve kayda geçirilir.
CMK 234 ve 239: Çocukların cinsel istismarı suçunda vekili olmayan mağdur, baro tarafından avukat görevlendirilmesini isteyebilir; mağdur çocuksa bunun için istem de aranmaz.
Bu karar mağdurlar, aileler ve sanıklar için ne anlama geliyor?
Kararın en somut dersi ilk beyanla ilgilidir. Genel Kurul, beyanın içeriğinden önce alınış biçimine baktı: yönlendirici sorular, yakının yanında ve ona danışarak verilen cevaplar, soru-cevaba sıkışmış bir anlatım. Kanun koyucunun CMK 236’da öngördüğü uzman eşliğinde, tek seferde ve kayıt altında dinleme usulü, tam olarak bu tür riskleri azaltmak için vardır. Usule uygun alınmış bir ilk beyan, hem mağdurun sözünün değerini korur hem de sanığın savunma hakkına saygı gösterir.
Mağdur ve ailesi açısından yol şudur: Şüphe doğduğunda çocuğu tekrar tekrar sorgulamamak, ayrıntı sormaya çalışmamak ve doğrudan yetkili mercilere başvurmak. Sanık açısından ise savunmanın merkezi, beyanın ortaya çıkış biçimi, aşamalardaki değişim, varsa husumet ve beyanın dışarıdan desteklenip desteklenmediğidir. Mağdurun hayat tarzına ya da kişiliğine yönelen bir savunma, bu kararların baktığı ölçütlerle ilgili değildir.
Sürecin genel çerçevesi için çocukların cinsel istismarı ve mağdur hakları yazısına, beraat sebeplerinin ayrıntısı için beraat kararı ve kanun yolları yazısına bakabilirsiniz. Dijital kayıtların delil değeri sorulduğunda ceza davasında dijital delil rehberi yol gösterir. Cinsel suç dosyalarında izlenen usul cinsel suçlar sayfasında da özetlenmiştir.
Dikkat: Bir çocuğun istismara uğradığından şüpheleniyorsanız çocuğu sorguya çekmeyin, anlattıklarını kaydetmeye ya da tekrarlatmaya çalışmayın. Acil durumda 155 Polis veya 156 Jandarma aranabilir, KADES uygulaması kullanılabilir; ALO 183 hattı sosyal destek için başvuru noktasıdır. Beyan, uzmanların bulunduğu ortamda bir kez ve kayıt altında alınmalıdır.
- Güvenliği sağlayın. Çocuğu şüpheli kişiden uzak tutun, acil durumda kolluğu arayın.
- Ayrıntı sormayın. Çocuğun kendiliğinden söylediklerini tarih ve saatiyle kısa bir nota geçirin, yönlendirici soru sormayın.
- Başvuruyu yapın. Cumhuriyet başsavcılığına, kolluğa veya ALO 183 hattına bildirin.
- Usule uygun dinleme isteyin. Beyanın uzman eşliğinde, tek seferde ve kayıt altında alınmasını talep edin.
- Vekil görevlendirilmesini isteyin. Mağdur çocuk için baro tarafından avukat görevlendirilmesi istem aranmaksızın yapılır.
- Kararlara karşı yolları izleyin. Davaya katılan mağdur, beraat dahil kararlara karşı istinaf ve temyize başvurabilir.
| Değerlendirme ölçütü | Beyanı güçlendiren | Beyanı zayıflatan |
|---|---|---|
| İlk beyanın alınışı | Uzman eşliğinde, serbest anlatım, kayıt | Yönlendirici soru, yakına danışarak cevap |
| Aşamalardaki istikrar | Özde tutarlı anlatım | Genişleyen veya çelişen anlatım |
| Dış destek | Tanık, uzman görüşü, intikal şekli | Hiçbir olguyla desteklenmeyen soyut beyan |
| Husumet | İftirayı gerektirecek husumet yok | Suçlamayı açıklayan açık husumet |


Cinsel istismar mağdur beyanı yargıtay kararı hakkında sık sorulanlar
Tanık yoksa cinsel istismar davasında mahkûmiyet verilebilir mi?
Evet, verilebilir. CMK 217 uyarınca hâkim delilleri serbestçe takdir eder ve tek delilin mağdur beyanı olması mahkûmiyete engel değildir. 9. Ceza Dairesinin 2026/5098 sayılı kararında olduğu gibi, istikrarlı bir anlatım ve onu destekleyen olgular bulunduğunda beraat kararı bozulabilmektedir.
Soyut beyan ne demektir?
Soyut beyan, dosyadaki başka hiçbir olgu, belge veya anlatımla desteklenmeyen iddiadır. Yargıtay bu kavramı özellikle beyanın çelişkili olduğu ya da taraflar arasında suçlamayı açıklayabilecek bir husumet bulunduğu dosyalarda kullanıyor. Bu nitelendirme her dosyada ayrıca, delillerin bütününe bakılarak yapılır.
Adli tıp raporunda bulgu olmaması beraat sebebi midir?
Tek başına değildir. Genel Kurul kararındaki raporda da dokunma düzeyindeki olaylarda bulgu görülmeyebileceği özellikle belirtilmişti. Bulgu yokluğu, diğer delillerle birlikte değerlendirilen bir veridir; olayın yaşanmadığını kendi başına kanıtlamaz.
Şikâyetçi yakının ifadesini değiştirmesi davayı bitirir mi?
Hayır. Çocuğun cinsel istismarının temel şekli şikâyete bağlı değildir; vazgeçme davayı düşürmez. Değişen ifade, mahkemenin diğer delillerle birlikte tartacağı bir veridir. Genel Kurul da sonucu yalnız bu geri dönüşe değil, beyanın alınış biçimine ve uzman görüşüne birlikte dayandırdı.
Mağdur çocuk kaç kez ifade vermek zorunda kalır?
Kanunun hedefi tek seferdir. CMK 236’ya göre suçun etkisiyle psikolojisi bozulmuş çocuk, zorunlu hâller dışında bir defa dinlenir ve yanında bir uzman bulunur. TCK 103/2 kapsamındaki suçlarda soruşturma beyanı uzman merkezlerde kayda alınır; kovuşturmada ancak zorunluluk varsa yeniden başvurulur.
Dayanak mevzuat ve karar
Okumaya devam edin
- Israrlı Takip Suçu (TCK 123/A): Cezası, Mesajla Takip, Şikâyet Süresi ve Koruma Tedbirleri
- Koruma Kararının İhlali: Zorlama Hapsi Kaç Gün, Uzaklaştırma Kararına Uymamanın Sonuçları
- Cinsel Dokunulmazlığa Karşı Suçlar Nelerdir? TCK 102–105 Cezaları ve Mağdur Hakları
- Cinsel Taciz Suçu ve Cezası (TCK 105): Mesajla ve İşyerinde Taciz, Şikâyet Süresi
Yazıyı hazırlayan
Ankara Barosuna kayıtlı avukat (sicil 16495), Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesi 2002 mezunu. Ceza hukuku ve ceza muhakemesi alanında; soruşturma, kovuşturma ve kanun yolu aşamalarında müdafilik ve vekillik yapmaktadır.
Dosyanızla ilgili bir sorunuz mu var?
Yargıtay kararları somut olaya göre verilir; kendi dosyanızın bu karara benzeyip benzemediği belgeler üzerinden değerlendirilir. Görüşmeye iddianame, karar ve tutanaklarla gelmeniz yeterlidir.
Büro telefonu: 0 312 231 93 93 · Adres ve iletişim formu
Yargıtay kararları somut olayın özelliklerine göre verilir; benzer görünen bir dosyada farklı sonuç çıkabilir. Karar metni Yargıtay Karar Arama sisteminden alınmıştır.
Bu yazı genel bilgi vermek amacıyla hazırlanmıştır; somut bir dosya için tarihler, belgeler ve yürürlükteki mevzuat birlikte incelenmelidir.


