Yaşlı istismarı: yakınınız ihmal ya da kötü muameleye uğruyorsa ne yapmalı?

Yaşlı veya engelli yakınınız ihmal ya da kötü muameleye uğruyorsa ne yapmalısınız?

Son mevzuat kontrolü: Hazırlayan: Av. Gülşah MutluDayanak: TCK 86, 96, 97, 232 ve 167, 6284 sayılı Kanun, CMK 234

Bakıma muhtaç bir anne ya da babanın üzerinde açıklanamayan morluklar, engelli bir kardeşin günlerce yıkanmadan bırakılması, emekli maaşının bir yakın tarafından habersizce çekilmesi. Yaşlı ve engelli kişilere yönelik ihmal ve kötü muamele çoğu zaman evin dört duvarı arasında ya da bir bakım kurumunda, sessizce yaşanır. Mağdur kendini ifade etmekte zorlanabilir, bağımlı olduğu kişiden çekinebilir veya yaşadıklarını adlandıramayabilir. Bu nedenle durumu fark eden yakınların atacağı adımlar, mağdurun korunmasında belirleyici bir rol oynar.

Bu yazıda, yaşlı veya engelli bir kişiye yönelik hangi davranışların Türk Ceza Kanunu’na (TCK) göre suç oluşturduğunu, bakım ihmalinin ne zaman terk suçuna dönüştüğünü, aile içi şiddette 6284 sayılı Kanunun sunduğu koruma tedbirlerini, maddi istismarda dikkat edilmesi gereken özel kuralları ve şikâyet ile ihbarın nasıl yapılacağını anlatıyoruz. Amacımız, yakınınızın güvenliğini sağlarken hukuki haklarını da korumanıza yardımcı olacak sade bir yol haritası sunmaktır.

Bir bakışta

Dayanak
TCK 86, 96, 97, 232 ve 167; 6284 sayılı Kanun; CMK 234
Kimler başvurur
Mağdurun kendisi, yakınları ve durumu fark eden herkes
Nereye
Cumhuriyet başsavcılığı, kolluk, ŞÖNİM, ALO 183, Aile ve Sosyal Hizmetler il müdürlüğü
Süre
Şikâyete bağlı suçlarda öğrenmeden itibaren 6 ay; acil durumda hemen 112
Bu yazıda neler var?
  1. Yaşlı veya engelli kişiye yönelik hangi davranışlar suç oluşturur?
  2. Bakım ihmali ne zaman terk suçuna dönüşür?
  3. Aile içinde şiddet varsa hangi koruma tedbirleri uygulanır?
  4. Maddi istismarda hangi özel kurallar geçerlidir?
  5. Bakım kurumunda veya bakıcı tarafından istismar olursa ne yapılır?
  6. Şikâyet ve ihbar nasıl yapılır, kimler başvurabilir?
  7. Engelli veya yaşlı mağdurun ifadesi alınırken hangi güvenceler vardır?
  8. Yaşlı istismarı şüphesinde yakınlar için 5 adımlık başvuru planı
  9. Yaşlı İstismarı Suçu Hakkında Merak Edilenler

Yaşlı veya engelli kişiye yönelik hangi davranışlar suç oluşturur?

Kanunda “yaşlı istismarı” adıyla tek bir suç tanımı bulunmaz; yaşanan olayın niteliğine göre farklı suç tipleri devreye girer. Önemli olan, mağdurun yaşı, hastalığı veya engelliliği nedeniyle kendini savunamayacak durumda olmasının birçok suçta cezayı artıran bir hâl olarak düzenlenmiş olmasıdır. Örneğin kasten yaralama suçunun beden veya ruh bakımından kendini savunamayacak durumdaki kişiye karşı işlenmesi, şikâyet aranmaksızın daha ağır cezayı gerektirir. Aşağıdaki tablo, sık karşılaşılan durumları ve gündeme gelebilecek suçları özetler.

Yaşanan durum Olası suç Not
Vurma, itme, yaralama Kasten yaralama (TCK 86) Savunamayacak kişiye karşı cezası artırılır
Sistematik acı verme, aşağılama, aç bırakma Eziyet (TCK 96) Savunamayacak kişiye karşı ağırlaştırılmış hâl
Bakım ve gözetimi bırakıp terk etme Terk (TCK 97) Koruma ve gözetim yükümlülüğü aranır
Aynı evde süregelen kötü davranış Kötü muamele (TCK 232) Aynı konutta birlikte yaşama şartı
Parasını, kartını veya mülkünü izinsiz kullanma Dolandırıcılık, güveni kötüye kullanma Yakın akrabada TCK 167 uygulanır

Bu suçların bir kısmı kendiliğinden soruşturulurken bir kısmı mağdurun şikâyetine bağlıdır. Hangi suçun oluştuğunu belirlemek savcılığın görevidir; yakınların görevi, gözlemlediklerini ve delilleri eksiksiz biçimde iletmektir. Fiziksel şiddet bulgularının belgelenmesi için darp raporu alınması, sonraki aşamalarda olayın ispatını önemli ölçüde kolaylaştırır. Darp raporu için kolluğa başvurulabileceği gibi, hastanede tedavi sırasında hekime durumun anlatılması da kayıt oluşmasını sağlar. Gerekiyorsa kemik, iç organ veya ruhsal etkiler için ayrıca adli tıp incelemesi talep edilebilir.

Yaşlı ve engelli bireylerde istismar ve ihmal belirtileri listesi
Belirtiler tek başına kesin kanıt sayılmaz, araştırılmalıdır.

Bakım ihmali ne zaman terk suçuna dönüşür?

TCK 97, yaşı veya hastalığı nedeniyle kendini idare edemeyecek durumdaki bir kişiyi, koruma ve gözetim yükümlülüğü altında olduğu hâlde kendi hâline terk eden kişiyi cezalandırır. Bu suç için failin mağdura karşı bir bakım yükümlülüğünün bulunması gerekir; bu yükümlülük aile ilişkisinden, sözleşmeden veya bir kurumdaki görevden doğabilir. Terk sonucunda mağdur hastalanır, yaralanır veya hayatını kaybederse, fail neticesi sebebiyle ağırlaşmış suç hükümlerine göre daha ağır cezayla sorumlu tutulur. Bakım yükümlülüğü bulunan kişinin bu yükümlülüğü bir başkasına devretmeden mağdurdan uzaklaşması da terk kapsamında değerlendirilebilir.

Her bakım eksikliği terk suçu sayılmaz. İlaçların düzensiz verilmesi, beslenmenin yetersiz kalması veya kişinin uzun süre yalnız bırakılması gibi durumlar, süreklilik ve ağırlık kazandığında suçun konusu olabilir. Aile hukukundan doğan bakım ve destek yükümlülüklerini yerine getirmeyerek kişiyi ağır sıkıntı içinde bırakmak da TCK 233’te ayrı bir suç olarak düzenlenmiştir. Ayrıca yaşı veya hastalığı nedeniyle kendini idare edemeyecek kişiye yardım etmeyen ya da durumu yetkililere bildirmeyen kişiler için TCK 98’deki yardım veya bildirim yükümlülüğü gündeme gelebilir.

Pratikte: İhmal şüphesi varsa, yakınınızın durumunu tarih ve saat belirterek not edin, mümkünse fotoğraflayın ve doktor kontrollerinin kayıtlarını saklayın. Hastane kayıtları, ilaç takip çizelgeleri ve komşu ya da bakıcı beyanları, ihmalin süreklilik taşıdığını göstermek açısından değerlidir. Bu belgeler savcılığın olayı doğru değerlendirmesine yardımcı olur. Bakımı üstlenen kişiyle yaptığınız yazışmaları ve bakım için yapılan ödemelerin kayıtlarını da saklamanız, yükümlülüğün kime ait olduğunu göstermek bakımından işe yarar.

Aile içinde şiddet varsa hangi koruma tedbirleri uygulanır?

Yaşlı veya engelli kişi, aynı evde yaşadığı bir aile bireyinin şiddetine maruz kalıyorsa, ceza soruşturmasının yanında 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun da devreye girer. Bu Kanun kadınların ve çocukların yanında, şiddete uğrayan veya uğrama tehlikesi bulunan tüm aile bireylerini de korur. Şiddet uygulayanın evden uzaklaştırılması, mağdura yaklaşmasının yasaklanması ve iletişim kurmasının engellenmesi gibi tedbirler, aile mahkemesi veya acil durumlarda mülki amir ve kolluk tarafından kararlaştırılabilir.

Koruma kararı için başvuru, mağdurun kendisi, yakınları veya durumu bilen herhangi bir kişi tarafından yapılabilir ve şiddetin belgelenmesi şartı aranmaz. Başvurunun nasıl yapılacağını koruma kararı başvurusu yazımızda ayrıntılı olarak anlattık. Şiddet Önleme ve İzleme Merkezleri (ŞÖNİM) ise barınma, psikososyal destek ve hukuki yönlendirme konusunda hizmet verir. Aynı konutta birlikte yaşanan kişiye karşı süregelen kötü davranışlar, TCK 232’de düzenlenen kötü muamele suçunu da oluşturabilir; bu durumda koruma tedbiri ile ceza soruşturması birlikte yürür.

Dikkat: Mağdur, bağımlı olduğu kişiden korktuğu için şikâyetçi olmak istemeyebilir. Böyle bir durumda bile koruma tedbiri talep edilebilir ve şikâyete bağlı olmayan suçlarda savcılık soruşturmayı kendiliğinden yürütür. Mağdurun bakım ihtiyacının şiddet uygulayan kişi uzaklaştırıldıktan sonra nasıl karşılanacağı da başvuruda belirtilmeli ve sosyal hizmet birimleriyle birlikte planlanmalıdır. Aksi hâlde mağdur, koruma tedbirinin ardından bakımsız kalma riskiyle karşılaşabilir; ALO 183 ve il müdürlükleri bu konuda geçici çözümler için yönlendirme yapabilir.

Yaşlı veya engelli istismarını fark eden yakınların izleyeceği adımlar
ALO 183 hattı da bildirimleri alır.

Maddi istismarda hangi özel kurallar geçerlidir?

Yaşlı veya engelli kişilerin emekli maaşının, banka kartının ya da taşınmazlarının izinsiz kullanılması sık rastlanan bir istismar biçimidir. Kişinin algılama yeteneğinin zayıflığından yararlanılarak işlenen dolandırıcılık, TCK 158’de nitelikli dolandırıcılık olarak daha ağır cezayla düzenlenmiştir. Kendisine bırakılan parayı veya malı amacı dışında kullanan kişi ise güveni kötüye kullanma suçundan sorumlu tutulabilir. Yabancı kişilerin ya da bakıcıların bu tür eylemlerinde, mağdur ve yakınları ceza soruşturmasını başlatmak için savcılığa başvurabilir. Banka hesap hareketleri, tapu kayıtları ve vekâletname örnekleri bu tür dosyalarda temel delillerdir.

Fail mağdurun yakın akrabasıysa TCK 167’deki özel kural uygulanır. Yağma hariç malvarlığına karşı suçlar, ayrılık kararı bulunmayan eş, üstsoy veya altsoy, bu derecedeki kayın hısımları, evlat edinen veya evlatlık ya da aynı evde yaşayan kardeş zararına işlenirse, ilgili akraba hakkında cezaya hükmolunmaz. Örneğin varsayımsal olarak bir oğul babasının kartıyla izinsiz para çekerse, bu eylem için ceza verilmeyebilir. Bu durumda yaşlının malvarlığını korumak için hukuk mahkemelerindeki koruyucu yollar ve bankaya yapılacak bildirimler önem kazanır. Malvarlığı suçlarının genel çerçevesini dolandırıcılık suçları yazımızda bulabilirsiniz.

Bakım kurumunda veya bakıcı tarafından istismar olursa ne yapılır?

Huzurevi, bakım merkezi veya evde bakım hizmeti sunan kişiler, bakımını üstlendikleri kişiye karşı koruma ve gözetim yükümlülüğü altındadır. Bu kişilerin şiddet uygulaması, ihmal etmesi veya mağdurun malvarlığını kullanması, aile bireyleri bakımından anlatılan suçlarla aynı şekilde değerlendirilir. Kamu kurumlarında görev yapan personelin eylemlerinde kamu görevlilerine ilişkin özel soruşturma kuralları gündeme gelebilir. Özel bakım kurumlarında ise kurumun yetkilileri, personelin eylemlerini önleme ve bildirme konusundaki sorumlulukları bakımından ayrıca değerlendirilebilir.

Kurumdaki bir istismar şüphesinde, savcılığa suç duyurusunun yanında kurumun bağlı olduğu Aile ve Sosyal Hizmetler il müdürlüğüne de yazılı başvuru yapılabilir. Kurumdaki kamera kayıtlarının belirli bir süre sonra silinebileceği düşünülerek, savcılıktan bu kayıtların gecikmeden istenmesi talep edilmelidir. Kayıtların delil değerini kamera kaydı yazımızda anlattık. Yakınınızı kurumdan almak istiyorsanız, bunu yapmadan önce sağlık durumunun bir hekim tarafından belgelenmesi, sonraki süreçte önemli bir delil oluşturur ve durumun ciddiyetini ortaya koyar.

Yaşlı ve engelli istismarında durumlara göre başvuru yerleri tablosu
Birden fazla yola aynı anda başvurulabilir.

Şikâyet ve ihbar nasıl yapılır, kimler başvurabilir?

Yaşlı veya engelli bir kişiye yönelik suç şüphesini Cumhuriyet başsavcılığına, polise veya jandarmaya herkes bildirebilir. Acil bir tehlike varsa 112 Acil Çağrı Merkezi aranmalıdır. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının ALO 183 Sosyal Destek Hattı da yaşlı ve engelli bireylere yönelik ihmal ve istismar bildirimlerini alır ve ilgili birimleri harekete geçirir. Bildirimde bulunan kişinin mağdurla akrabalık bağı bulunması gerekmez; komşular, sağlık çalışanları ve bakım personeli de durumu bildirebilir.

  1. Güvenliği sağlayın. Acil tehlikede 112’yi arayın, mağdurun tedavisini sağlayın.
  2. Belgeleyin. Darp raporu, fotoğraf, hastane ve banka kayıtlarını toplayın.
  3. Bildirin. Savcılığa veya kolluğa suç duyurusunda bulunun; ALO 183’ü arayın.
  4. Koruma isteyin. Aile içi şiddette 6284 kapsamında tedbir talep edin.

Şikâyete bağlı suçlarda şikâyet hakkı mağdura aittir ve fiili ve faili öğrenmeden itibaren altı ay içinde kullanılmalıdır. Mağdurun karar verme yeteneği zayıflamışsa, kanuni temsilcisi aracılığıyla hareket edilir. Kendiliğinden soruşturulan suçlarda ise şikâyet süresi aranmaz ve savcılık bildirimi aldığı anda harekete geçer. Bu nedenle kendi işlerini göremeyecek durumdaki bir yakın için kanuni temsilci bulunup bulunmadığının kontrol edilmesi, hem şikâyet hakkının kullanılması hem de malvarlığının korunması bakımından önem taşır.

Engelli veya yaşlı mağdurun ifadesi alınırken hangi güvenceler vardır?

CMK 234’e göre mağdur sağır veya dilsiz ya da meramını ifade edemeyecek derecede engelli ise ve bir vekili bulunmuyorsa, istemi aranmaksızın kendisine baro tarafından avukat görevlendirilir. Bu kural, mağdurun sürecin başından itibaren hukuki destek almasını güvence altına alır. İşitme engelli mağdurlar için işaret dili tercümanı görevlendirilir. Yaşlı mağdurların sağlık durumu adliyeye gelmelerine engel oluyorsa, ifadenin bulunduğu yerde alınması talep edilebilir. Bu talepler savcılığa yazılı olarak bildirilebilir. Mağdurun kullandığı işitme cihazı, gözlük veya tekerlekli sandalye gibi ihtiyaçların ifade günü hazır bulundurulması da sürecin sağlıklı ilerlemesine katkı sunar.

Adliyelerde bulunan Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlükleri, özel ihtiyacı olan mağdurlara ifade ve duruşma süreçlerinde eşlik edilmesi ve sürecin anlaşılır biçimde anlatılması konusunda yardımcı olur. Mağdurun yaşadıklarını tekrar tekrar anlatmak zorunda kalmaması için ifadenin dikkatle ve tek seferde eksiksiz alınması önemlidir. Soruşturmadan sonra dava açılırsa, mağdur ve yakınları davaya katılarak yargılamada aktif rol alabilir ve kararlara karşı kanun yollarına başvurabilir. Duruşma tarihlerinin mağdurun sağlık durumu dikkate alınarak planlanması da mahkemeden talep edilebilir.

Yaşlı istismarı şüphesinde yakınlar için 5 adımlık başvuru planı

Yakınınızın üzerinde açıklanamayan bir iz gördüğünüzde ya da hesabından habersiz para çekildiğini fark ettiğinizde, ilk tepki çoğu zaman şaşkınlık ve kararsızlıktır. Bu bölüm, yukarıda anlatılan suçları, koruma tedbirlerini ve başvuru yollarını yakınların uygulayabileceği beş somut adımda toplar. Her adımda neyin yazılacağı, hangi belgenin alınacağı ve kime başvurulacağı gösterilir. Amaç, yakınınızın güvenliğini ilk sıraya koyarken delillerin kaybolmasını önlemek ve onun iradesine saygı göstererek doğru makamlara ulaşmaktır.

  1. Güvenliği ve sağlık kontrolünü sağlayın. Acil bir tehlike varsa 112’yi arayın. Yakınınızı hastaneye götürdüğünüzde hekime gözlemlerinizi anlatın; böylece yaralanma ve beslenme durumu kayda geçer, gerekirse darp raporu düzenlenir. Kullandığı ilaçların listesini, reçetelerini ve önceki muayene kayıtlarını yanınızda götürün. Sağlık durumunun hekim tarafından belgelenmesi, ihmalin ya da şiddetin boyutunu sonradan göstermek için sağlam bir başlangıçtır. Yakınınızı bulunduğu evden veya kurumdan almanız gerekiyorsa da önce bu belgelemeyi yaptırın.
  2. Bir gözlem defteri tutun. Gördüğünüz her belirtiyi tarih ve saatle birlikte yazın: morluklar, kilo kaybı, ilaçların düzenli verilmediğini gösteren durumlar, ani korku veya içe kapanma. Yorum yerine gördüğünüzü yazın; örneğin sol kolunda iki morluk gördüm gibi somut ifadeler kullanın. Mümkünse fotoğraf çekin ve dosyaların tarih bilgisini koruyun. Yakınınızla ilgilenen kişiyle yaptığınız yazışmaları, ona yapılan ödemelerin kayıtlarını ve komşu ya da refakatçi gibi tanıkların adlarını ekleyin. Maddi kayıp şüphesinde banka hesap hareketlerini, tapu kayıtlarını ve varsa vekâletname örneklerini toplayın. Bu defter, ihmalin süreklilik taşıdığını göstermeye yardımcı olur.
  3. Durumu doğru makama bildirin. Suç şüphesini Cumhuriyet başsavcılığına, polise veya jandarmaya bildirin; başvurunuzun tarihini ve dosya numarasını not edin. ALO 183 Sosyal Destek Hattı da ihmal bildirimlerini alır ve ilgili birimleri harekete geçirir. Olay bir huzurevinde veya başka bir kurumda yaşanıyorsa, savcılığa ek olarak kurumun bağlı olduğu Aile ve Sosyal Hizmetler il müdürlüğüne yazılı başvuru yapın ve kurumdaki kamera kayıtlarının gecikmeden istenmesini savcılıktan talep edin. Kimliğinizin paylaşılmasından çekiniyorsanız bunu bildirim sırasında belirtebilirsiniz. Her başvurunun bir örneğini tarihiyle saklayın.
  4. Koruma tedbirini ve günlük ihtiyaçları birlikte planlayın. Şiddet aynı evde yaşayan bir aile bireyinden geliyorsa 6284 sayılı Kanun kapsamında evden uzaklaştırma veya yaklaşma yasağı gibi tedbirler isteyin; bu başvuru için şiddetin belgelenmesi şartı aranmaz. Başvuruda, şiddet uygulayan kişi uzaklaştırıldıktan sonra yakınınızın yemek, ilaç ve temizlik gibi günlük ihtiyaçlarını kimin karşılayacağını da yazın ve sosyal hizmet birimleriyle birlikte planlayın. Fail yakın bir akrabaysa malvarlığını korumak için bankaya bildirimde bulunun ve hukuk mahkemelerindeki koruyucu yolları değerlendirin.
  5. İfade gününü yakınınızın ihtiyaçlarına göre hazırlayın. Sağlık durumu adliyeye gelmesine engel oluyorsa, ifadenin bulunduğu yerde alınmasını savcılıktan yazılı olarak isteyin. İşitme cihazı, gözlük veya tekerlekli sandalye gibi ihtiyaçlarını ifade günü hazır bulundurun; işaret dili tercümanı gerekiyorsa bunu önceden bildirin. Meramını ifade edemeyecek, yani kendini anlatamayacak derecede engelli bir mağdura, vekili yoksa istem aranmaksızın baro tarafından avukat görevlendirilir. Şikâyete bağlı suçlarda altı aylık süreyi takvime işleyin ve kendi işlerini göremeyen bir yakın için kanuni temsilci bulunup bulunmadığını kontrol edin.

Bu beş adım, yaşlı istismarı şüphesini fark ettiğiniz andan ifade gününe kadar izlenecek yolu sade bir sıraya koyar. Güvenliği sağlamak, gözlemleri yazılı hâle getirmek, doğru makama bildirmek, koruma tedbirini günlük ihtiyaçlarla birlikte planlamak ve ifade gününü hazırlamak birbirini tamamlayan işlerdir. Birden fazla yola aynı anda başvurulabilir; bir başvurunun sonucunu beklerken diğerini ertelemek gerekmez. Yakınınızın iradesini dinleyerek ve onu her aşamada bilgilendirerek ilerlemek, sürecin onun için daha az yıpratıcı olmasını sağlar.

Yaşlı İstismarı Suçu Hakkında Merak Edilenler

Annem şikâyetçi olmak istemiyor, yine de başvurabilir miyim?

Kasten yaralamanın kendini savunamayacak kişiye karşı işlenmesi, eziyet ve terk gibi suçlarda soruşturma şikâyete bağlı tutulmaz; bu suçları siz de savcılığa bildirebilirsiniz. Ayrıca şiddeti bilen herkes durumu kolluğa, Cumhuriyet başsavcılığına veya ŞÖNİM’e bildirebilir; 6284 sayılı Kanun kapsamındaki koruma tedbiri bu bildirim üzerine yetkili makamların talebiyle ya da resen verilebilir. Annenizin çekincelerini dinlemek, güvenliğini ve bakım ihtiyacını birlikte planlamak, sürecin onun için daha az yıpratıcı olmasını sağlar. Gerekirse ŞÖNİM’den psikososyal destek de istenebilir.

Kardeşim babamın maaşını izinsiz kullanıyor, bu suç mu?

Bu eylem dolandırıcılık veya güveni kötüye kullanma gibi malvarlığına karşı suçları gündeme getirebilir. Ancak TCK 167’ye göre bu suçlar üstsoyun zararına işlendiğinde ilgili akraba hakkında cezaya hükmolunmaz. Bu nedenle ceza yolunun sonucu sınırlı kalabilir. Babanızın malvarlığını korumak için bankaya bildirimde bulunmak ve gerekiyorsa hukuk mahkemelerindeki koruyucu yollara başvurmak daha etkili bir çözüm sunabilir. Somut durumun bir avukatla değerlendirilmesi yararlı olur.

Huzurevindeki ihmal için nereye şikâyet edebilirim?

Suç şüphesi varsa Cumhuriyet başsavcılığına veya kolluğa suç duyurusunda bulunabilirsiniz. Bunun yanında kurumun bağlı olduğu Aile ve Sosyal Hizmetler il müdürlüğüne yazılı başvuru yapabilir, ALO 183 Sosyal Destek Hattını arayabilirsiniz. Kurumdaki kamera kayıtlarının silinmeden önce savcılıkça istenmesini talep etmeniz önemlidir. Yakınınızın sağlık durumunu bir hekime belgeletmeniz de başvurunuzu güçlendirir ve ihmalin boyutunu ortaya koyar. Başvurularınızın birer örneğini tarihleriyle saklamayı unutmayın.

Engelli kardeşim için barodan avukat istenebilir mi?

CMK 234’e göre mağdur sağır veya dilsiz ya da meramını ifade edemeyecek derecede engelli ise ve bir vekili bulunmuyorsa, istemi aranmaksızın baro tarafından avukat görevlendirilir. Bu durumda ayrıca bir talepte bulunmanız gerekmez; yine de ifade sırasında bu hakkın hatırlatılması ve tutanağa yazılması yararlı olur. Kardeşinizin iletişim ihtiyaçlarını, örneğin işaret dili tercümanı gerekip gerekmediğini savcılığa önceden bildirmeniz süreci kolaylaştırır. Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlüğü de bu konuda yardımcı olabilir.

Komşumdaki yaşlının bakımsız bırakıldığını düşünüyorum, ne yapmalıyım?

Acil bir sağlık veya güvenlik tehlikesi görüyorsanız 112’yi arayın. Acil olmayan durumlarda ALO 183 Sosyal Destek Hattına bildirimde bulunabilir veya kolluğa haber verebilirsiniz. Bildirim yapmak için akraba olmanız gerekmez ve iyi niyetle yapılan bildirim sizin için bir sorumluluk doğurmaz. Gözlemlerinizi tarih ve saatleriyle not etmeniz, yetkililerin durumu değerlendirmesine yardımcı olur ve gerekirse yaşlının korunması için hızlı adım atılmasını sağlar. Kimliğinizin paylaşılmasından çekiniyorsanız, bunu bildirim sırasında belirtebilirsiniz.

Av. Gülşah Mutlu

Yazıyı hazırlayan

Av. Gülşah Mutlu

Ankara Barosuna kayıtlı avukat (sicil 16495), Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesi 2002 mezunu. Ceza hukuku ve ceza muhakemesi alanında, özellikle suç mağdurları ve yakınları adına şikâyet, katılma ve kanun yolu süreçlerinde vekillik yapmaktadır.

Mağdur olarak haklarınızı birlikte değerlendirelim

Şikâyet, itiraz ve kanun yolu süreleri kısadır. Görüşmeye elinizdeki rapor, tutanak, mesaj kayıtları ve tebligatlarla gelmeniz değerlendirmeyi hızlandırır.

Büro telefonu: 0 532 714 50 45 · WhatsApp · Adres ve iletişim formu

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır, somut durum için hukuki danışmanlık alınmalıdır.