Kasten öldürme davasında maktul yakınlarının hakları: katılma, vekil, bilgi alma
Son mevzuat kontrolü: Hazırlayan: Av. Gülşah MutluDayanak: CMK 234, 237, 239 ve 260, TCK 81 ve 82
Bir yakını kasten öldürülen aile, ağır bir kaybın ortasında kendini çoğu zaman tanımadığı bir adli sürecin içinde bulur. Savcılık ifadeye çağırır, otopsi yapılır, dosya numaraları ve duruşma tarihleri birbirini izler. Bu dönemde aileler en çok neyi hangi sırayla yapacaklarını, kimden bilgi alacaklarını ve yargılamada nasıl temsil edileceklerini merak eder. Kanun, maktulün yakınlarına soruşturmanın ilk gününden kararın kesinleşmesine kadar kullanılabilecek bir dizi hak tanır ve bu hakların yakınlara anlatılmasını da zorunlu tutar.
Bu yazıda, kasten öldürme dosyasında maktul yakınlarının hangi sıfatla yer aldığını, soruşturma ve kovuşturma aşamalarında hangi talepleri ileri sürebileceklerini, baro tarafından ücretsiz vekil görevlendirilmesinin nasıl istendiğini ve verilen kararlara karşı hangi yolların açık olduğunu anlatıyoruz. Maktul, öldürülen kişiyi ifade eder. Amacımız, ailenin sürece hazırlıklı girmesine ve haklarını zamanında kullanmasına yardımcı olacak sade bir yol haritası sunmaktır. Yazıdaki bilgiler, yakınların sorularını sırayla cevaplayacak biçimde düzenlenmiştir.
Bir bakışta
- Dayanak
- CMK 234, 237, 239 ve 260; TCK 81 ve 82
- Kimler başvurur
- Maktulün eşi, çocukları, anne ve babası, kardeşleri gibi suçtan zarar gören yakınları
- Nereye
- Cumhuriyet başsavcılığı, ağır ceza mahkemesi, Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlüğü
- Süre
- Davaya katılma, ilk derece mahkemesinde hüküm verilinceye kadar
Bu yazıda neler var?
- Maktul yakınları ceza dosyasında hangi sıfatla yer alır?
- Soruşturma aşamasında yakınların hakları nelerdir?
- Baro tarafından ücretsiz vekil nasıl istenir?
- Davaya katılma ne zaman ve nasıl yapılır?
- Dosya ve duruşmalar hakkında nasıl bilgi alınır?
- Verilen kararlara karşı hangi yollar açıktır?
- Yakınların ifadesi alınırken nelere dikkat edilir?
- Psikososyal destek ve tazminat için nereye başvurulur?
- Maktul yakını olarak 6 temel hakkı kullanmak için başvuru adımları
- Maktul Yakını Hakları Hakkında Merak Edilenler
Maktul yakınları ceza dosyasında hangi sıfatla yer alır?
Ceza muhakemesinde suçun doğrudan hedef aldığı kişi mağdurdur. Kasten öldürmede mağdur hayatını kaybettiği için, suçtan doğrudan zarar gören yakınları dosyada “suçtan zarar gören” sıfatıyla yer alır. Uygulamada maktulün eşi, çocukları, anne ve babası ile kardeşleri bu kapsamda değerlendirilerek şikâyetçi olabilir ve davaya katılma talebinde bulunabilir. Yakınların her biri ayrı ayrı katılma talebinde bulunabilir ve ortak ya da ayrı vekillerle temsil edilebilir. Yakınlık derecesine göre uygulamada farklı değerlendirmeler yapılabildiği için, talebin gerekçesini açıkça yazmak yararlıdır.
Kasten öldürme (TCK 81) ve nitelikli hâlleri (TCK 82) şikâyete bağlı suçlardan sayılmaz; savcılık olayı öğrendiği anda soruşturmayı kendiliğinden başlatır. Bu suçlar uzlaştırma kapsamı dışında kalır ve yakınların şikâyetten vazgeçmesi davayı sona erdirmez. Suçun unsurları ve ceza miktarları hakkında genel bilgiyi TCK 81 kasten öldürme yazımızda bulabilirsiniz. Yakınların burada üstlendiği rol, suçun aydınlatılmasına katkı sunmak ve haklarını kullanarak yargılamayı yakından izlemektir.

Soruşturma aşamasında yakınların hakları nelerdir?
Soruşturma, savcılığın delil topladığı ve dava açılıp açılmayacağına karar verdiği evredir. CMK 234’e göre bu evrede yakınlar, delillerin toplanmasını isteyebilir, soruşturmanın gizlilik ve amacını bozmamak koşuluyla savcılıktan belge örneği talep edebilir ve vekilleri aracılığıyla soruşturma belgelerini ve elkonulan eşyayı inceletebilir. Savcılığın kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı itiraz hakkı da bu listede yer alır. Bu hakların yakınlara anlatılması ve tutanağa yazılması kanunen zorunludur.
- Olay yeri, kamera kaydı ve tanık beyanları gibi delillerin toplanmasını isteme
- Savcılıktan belge örneği talep etme
- Vekil aracılığıyla dosyayı ve elkonulan eşyayı inceletme
- Baro tarafından vekil görevlendirilmesini isteme
Ölümün nedenini ve şeklini belirleyen otopsi raporu, dosyanın temel belgelerinden biridir. Raporun içeriğini ve itiraz imkânlarını otopsi raporu yazımızda anlattık. Soruşturmanın amacının tehlikeye düşeceği durumlarda, mahkeme kararıyla dosyaya erişim kısıtlanabilir. Bu durumda vekiliniz bazı belgeleri bir süre göremeyebilir; kısıtlama kaldırıldığında inceleme hakkı yeniden işler. Yakınların bu aşamada bildikleri her bilgiyi savcılığa iletmeleri soruşturmaya katkı sağlar. Örneğin maktulün olaydan önce aldığı tehditler veya yaşadığı anlaşmazlıklar, soruşturmanın yönünü belirleyebilir.
Baro tarafından ücretsiz vekil nasıl istenir?
CMK 234 ve 239, vekili bulunmayan mağdur veya suçtan zarar gören için, alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlarda baro tarafından avukat görevlendirilmesini isteme hakkı tanır. Kasten öldürme bu ölçütü karşılar. Bu nedenle maktul yakınları, ödeme gücüne bakılmaksızın, istemleri hâlinde barodan vekil talep edebilir. Talep, ifade sırasında savcılığa veya duruşmada mahkemeye sözlü ya da yazılı olarak bildirilebilir; savcılık veya mahkeme durumu baroya iletir ve baro bir avukat görevlendirir.
Bu hak hem soruşturma hem kovuşturma aşamasında kullanılabilir. Yakınlar arasında on sekiz yaşından küçük bir çocuk varsa ya da yakınlardan biri sağır, dilsiz veya kendini ifade edemeyecek derecede engelli ise ve vekili bulunmuyorsa, istem aranmaksızın vekil görevlendirilir. Kendi seçtiği avukatla çalışmak isteyen aileler de bunu her aşamada yapabilir. Görevlendirilen avukatın iletişim bilgilerini almak ve ilk görüşmede dosyadaki önemli tarihleri birlikte not etmek, süreci daha düzenli takip etmenizi sağlar.
Pratikte: İlk ifadenizde baro tarafından vekil görevlendirilmesini istediğinizi açıkça söyleyin ve bu talebin tutanağa yazıldığını kontrol edin. Talebiniz tutanakta yer almıyorsa, savcılığa kısa bir dilekçe vererek isteğinizi yazılı hâle getirebilirsiniz. Ücret ve masraf konularında ayrıca destek gerekiyorsa adli yardım imkânlarını da değerlendirebilirsiniz. Görevlendirilen avukatla ilk görüşmede dosya numarasını, savcılığın adını ve ifade tarihlerini paylaşmanız, avukatın dosyaya hızla hâkim olmasını sağlar.

Davaya katılma ne zaman ve nasıl yapılır?
Savcılık iddianame düzenleyip mahkeme bunu kabul ettiğinde kovuşturma evresi başlar. Kasten öldürme davaları ağır ceza mahkemesinde görülür. CMK 237’ye göre suçtan zarar görenler, ilk derece mahkemesindeki kovuşturmanın her aşamasında hüküm verilinceye kadar şikâyetçi olduklarını bildirerek kamu davasına katılabilir. Kanun yolu aşamasında ilk kez katılma talebinde bulunulamaz. Bu nedenle katılma talebinin ilk duruşmada ya da önceden verilecek bir dilekçeyle yapılması, sonraki hakların güvence altına alınması bakımından önem taşır. Katılmanın genel kurallarını davaya katılma yazımızda ayrıca ele aldık.
| Sıfat | Kimdir? | Başlıca sonucu |
|---|---|---|
| Suçtan zarar gören | Suçtan doğrudan zarar gören yakın | Şikâyetçi olarak dinlenir, CMK 234 haklarını kullanır |
| Katılan | Katılma talebi kabul edilen yakın | Yargılamanın tarafı olur, kanun yollarına başvurabilir |
| Katılan vekili | Ailenin seçtiği veya baronun görevlendirdiği avukat | Dosyayı inceler, delil ve beyan sunar |
Katılan sıfatı kazanan yakın, duruşmalarda soru sorma, delil sunma, tanıkların çağrılmasını isteme ve sanığın savunmasına karşı beyanda bulunma imkânı elde eder. Örneğin sanık haksız tahrik iddiasında bulunursa, katılan vekili bu iddiaya karşı olayın gerçek akışını gösteren delilleri sunabilir. Katılma talebinin reddedilmesi hâlinde de bu konudaki itirazlar kanun yolu aşamasında ileri sürülebilir. Katılan sıfatı, ailenin yargılama boyunca yalnızca izleyici olarak kalmasının önüne geçer ve sürecin aktif bir tarafı olmasını sağlar.
Dosya ve duruşmalar hakkında nasıl bilgi alınır?
Kovuşturma aşamasında CMK 234, suçtan zarar görene duruşmadan haberdar edilme, tutanak ve belgelerden örnek isteme ve tanıkların davetini isteme hakları tanır. Duruşma tarihleri genellikle tebligatla bildirilir; ancak adres değişikliği veya tebligat gecikmesi gibi nedenlerle bilgi akışı aksayabilir. Bu yüzden güncel adresinizi ve telefonunuzu savcılık ve mahkeme dosyasına bildirmeniz, önemli bir duruşmayı kaçırmamanız için temel bir adımdır. Vekiliniz varsa tebligatların büyük kısmı ona yapılır ve dosyadaki gelişmeleri sizin adınıza izler.
Dosyanın genel durumu e-Devlet ve UYAP Vatandaş Portalı üzerinden de takip edilebilir; bu kanallarda duruşma tarihleri ve dosyanın bulunduğu aşama hakkında bilgi yer alır. Adliyelerde bulunan Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlükleri ise yakınlara sürecin işleyişi hakkında bilgi verir, adliyeye geliş ve duruşma günlerinde yönlendirme yapar ve gerektiğinde psikososyal destek için ilgili birimlere ulaşmalarına yardımcı olur. Bu birimlerde sosyal çalışmacı ve psikolog gibi meslek mensupları görev yapar.

Verilen kararlara karşı hangi yollar açıktır?
Soruşturma sonunda savcılık kovuşturmaya yer olmadığına karar verirse, yakınlar bu karara karşı tebliğden itibaren iki hafta içinde sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. Bu sürenin kaçırılmaması önemlidir; itirazın nasıl yazılacağını takipsizlik kararına itiraz yazımızda anlattık. Kovuşturma aşamasında ise hâkim ve mahkeme kararlarına karşı kanunun öngördüğü hâllerde itiraz yoluna başvurulabilir. Katılan vekilinin, örneğin bir tahliye kararına karşı itiraz edip etmeyeceği, dosyanın özelliklerine göre değerlendirilir.
Davayı sonuçlandıran hükme karşı istinaf ve temyiz yolları, CMK 234 uyarınca davaya katılmış olma koşuluyla kullanılabilir. CMK 260 ayrıca, katılma talebi reddedilmiş veya hakkında karar verilmemiş olan ve katılan olma niteliği bulunan suçtan zarar görenin de kanun yollarına başvurabileceğini öngörür. Kanun yolu süreleri kısa olduğu ve kararın açıklanması ya da tebliğiyle işlemeye başladığı için, hüküm açıklandığı gün vekilinizle görüşmeniz gerekir. İstinaf sürecinin işleyişini ceza muhakemesinde istinaf yazımızda ayrıntılı biçimde bulabilirsiniz.
Yakınların ifadesi alınırken nelere dikkat edilir?
Maktul yakınları soruşturmada çoğu zaman hem suçtan zarar gören hem de tanık olarak dinlenir. İfade sırasında haklarınızın size anlatılması ve bu durumun tutanağa yazılması gerekir. Olayın öncesine ve sonrasına ilişkin bildiklerinizi, duyduklarınızla gördüklerinizi ayırarak anlatmanız ifadenin değerini artırır. Hatırlamadığınız ayrıntılar için tahminde bulunmak yerine bunu açıkça söylemek daha sağlıklıdır. İfade tutanağını imzalamadan önce okumanız ve eksik ya da yanlış yazılan bir bölüm varsa düzeltilmesini istemeniz önemlidir.
Yakınların ifade verirken bir avukat bulundurma hakkı vardır; baro tarafından vekil görevlendirilmesini istediyseniz avukatınız ifadeye eşlik edebilir. Türkçe bilmeyen yakınlar için tercüman görevlendirilir. Ağır bir kaybın hemen ardından ifade vermek zor olabilir; kendinizi hazır hissetmiyorsanız bunu savcılığa bildirmeniz ve kısa bir ara istemeniz mümkündür. Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlüğü, bu süreçte yakınlara eşlik edilmesi konusunda da yardımcı olabilir ve ifade ortamının daha sakin olmasına katkı sunar.
Psikososyal destek ve tazminat için nereye başvurulur?
Yakınını kaybeden aile için hukuki süreç, yasın ve günlük hayatın yeniden düzenlenmesinin yanında yürür. Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlükleri, ifade ve duruşma süreçlerinde yakınlara eşlik edilmesi ve psikososyal destek imkânlarına yönlendirme konusunda yardımcı olur. Maktulün küçük çocukları varsa, bu çocukların ifadeleri ve duruşmaya katılımları bakımından özel koruyucu düzenlemeler devreye girebilir. Ailenin bu ihtiyaçlarını savcılığa ve mahkemeye bildirmesi, sürecin daha hassas yürütülmesini sağlar.
Ceza davası faili cezalandırmaya yöneliktir; yakınların maddi ve manevi zararlarının karşılanması ise genellikle ayrıca açılan tazminat davalarıyla gündeme gelir. Destekten yoksun kalma tazminatı, cenaze giderleri ve manevi tazminat gibi talepler bu kapsamdadır. Ceza dosyasında toplanan deliller ve verilen karar, tazminat davasında da önemli bir dayanak oluşturur. Bu nedenle ceza dosyasındaki belgelerin örneklerini düzenli olarak almak ve saklamak, ailenin ileride başvurabileceği diğer yollar için de yararlı olur.
Dikkat: Bazı dosyalarda aile içinde sanıkla yakınlık bağı bulunan kişiler de olabilir. Böyle durumlarda yakınların her birinin dosyadaki konumu ve tanıklıktan çekinme gibi hakları ayrı ayrı değerlendirilir. Ailenin farklı üyelerinin çıkarları ayrıştığında, her birinin kendi vekiliyle temsil edilmesi daha sağlıklı bir yol olabilir ve olası çatışmaları önler. Bu konuyu dosyanın başında vekillerle konuşmak, ilerleyen aşamalarda ortaya çıkabilecek tereddütleri ve gereksiz gerginlikleri önemli ölçüde azaltır.
Maktul yakını olarak 6 temel hakkı kullanmak için başvuru adımları
Yukarıda anlatılan haklar, zamanında ve doğru makama bildirildiğinde işe yarar. Ağır bir kaybın ardından ailenin bütün bu ayrıntıları aklında tutması zordur. Bu bölüm, kanunun tanıdığı altı temel hakkı, her birinin nasıl kullanılacağını gösteren pratik adımlarla birlikte sıralar: yanınızda hangi belge olmalı, kime ne söylenmeli, neyin not edilmesi gerekir ve hangi süre takvime işlenmeli. Aile içinde takibi üstlenecek bir kişiyi belirlemek ve bütün evrakı tek klasörde toplamak, yükün paylaşılmasını ve her hakkın zamanında kullanılmasını sağlar.
- Haklarınızı öğrenme ve tutanağa yazdırma. İlk ifadeniz sırasında savcılık, CMK 234’teki haklarınızı size anlatmak ve bunu tutanağa yazmakla yükümlüdür. İfadeye giderken kimliğinizi ve hayatını kaybeden kişiyle yakınlığınızı gösteren bir nüfus kayıt örneğini yanınızda bulundurun. Tutanağı imzalamadan önce okuyun ve haklarınızın anlatıldığına ilişkin bölümün yer aldığını kontrol edin. Dosya numarasını, ifadenizi alan savcılık bürosunun adını ve tarihi defterinize yazın. Kendinizi hazır hissetmiyorsanız kısa bir ara istemeniz de mümkündür.
- Barodan ücretsiz vekil isteme. Kasten öldürme, alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektirdiği için suçtan zarar gören ve vekili bulunmayan aile üyeleri barodan avukat görevlendirilmesini isteyebilir; ödeme gücü aranmaz. Talebinizi ifadede bildirin ve tutanağa yazıldığını görün; yazılmadıysa savcılığa kısa bir dilekçe verin. Görevlendirme yapıldığında avukatın adını ve telefonunu not edin, ilk görüşmede dosya numarasını, olay tarihini ve bildiğiniz tanıkların adlarını paylaşın. Ailede on sekiz yaşından küçük bir çocuk varsa ve vekili yoksa, ona istem aranmaksızın vekil görevlendirilir.
- Delil toplanmasını isteme ve dosyayı inceletme. Olay yerindeki kameralar, maktulün olaydan önce aldığı tehditler veya yaşadığı anlaşmazlıklar gibi bildiğiniz her bilgiyi yazılı bir listeye dökün ve savcılığa dilekçeyle iletin. Kamera kayıtları belirli bir süre sonra silinebileceği için bu talebi erken yapın. Soruşturmanın gizliliğini ve amacını bozmamak koşuluyla belge örneği isteyebilir, vekiliniz aracılığıyla dosyayı ve elkonulan eşyayı inceletebilirsiniz. Dosyada kısıtlama kararı varsa, kısıtlamanın ne zaman kalktığını vekilinizle birlikte takip edin.
- Davaya katılma talebinde bulunma. Mahkeme iddianameyi kabul ettiğinde ağır ceza mahkemesine katılma dilekçesi verin ya da ilk duruşmada talebinizi bildirin. Katılma, ilk derece mahkemesinde hüküm verilinceye kadar mümkündür; kanun yolu aşamasında ilk kez katılma istenemez. Ailenin her üyesi ayrı ayrı talepte bulunabilir; dilekçede yakınlığınızı ve olaydan nasıl etkilendiğinizi kısaca yazın. Katılma kararını, verildiği duruşmanın tarihiyle birlikte defterinize işleyin, çünkü katılan sıfatı hükme karşı kanun yollarına başvurmanızı kolaylaştırır.
- Duruşmalardan haberdar olma ve dosyayı izleme. Güncel adresinizi ve telefonunuzu hem savcılık hem mahkeme dosyasına bildirin; adres değiştiğinde bunu dilekçeyle yenileyin. Duruşma tarihlerini e-Devlet ve UYAP Vatandaş Portalı üzerinden de izleyebilirsiniz. Her duruşma tarihini takvime yazın ve bir sonraki duruşmada hangi işlemin yapılacağını vekilinize sorun. Adliyeye gelmeden önce Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlüğüyle görüşerek işleyiş ve eşlik konusunda bilgi alın; sanıkla karşılaşmak istemiyorsanız bunu vekiliniz aracılığıyla mahkemeye bildirin.
- Kararlara karşı başvurma. Savcılık kovuşturmaya yer olmadığına karar verirse, tebliğden itibaren iki hafta içinde sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilirsiniz; tebliğ tarihini aynı gün not edin. Davayı sonuçlandıran hükme karşı istinaf ve temyiz yollarını katılan olarak kullanabilirsiniz; katılma talebiniz reddedilmiş ya da karara bağlanmamışsa da bu yollar açıktır. Kanun yolu süreleri kısa olduğu ve kararın açıklanması ya da tebliğiyle işlemeye başladığı için hüküm günü vekilinizle görüşün, gerekçeli kararı birlikte inceleyin ve başvuruyu dosyadaki delillere dayandırın.
Bu altı adım, maktul yakını olarak sahip olduğunuz hakları her aşamada atılacak somut işlere dönüştürür. Haklar tutanağa yazıldığında, vekil görevlendirildiğinde, katılma kararı alındığında ve süreler takvime işlendiğinde aile, yargılamanın aktif bir tarafı olarak sürece katılır. Dosyadaki belgelerin örneklerini düzenli olarak almak, ileride açılabilecek tazminat davalarında da işe yarar. Yasın ağırlığı sürerken bu işleri aile üyeleri arasında paylaşmak ve Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlüğünden destek istemek, yükün hafiflemesine katkı sunar.
Maktul Yakını Hakları Hakkında Merak Edilenler
Maktulün kardeşi de davaya katılabilir mi?
Uygulamada maktulün kardeşleri de suçtan doğrudan zarar gören yakınlar arasında değerlendirilerek katılma talebinde bulunabilir. Eş, çocuklar, anne ve baba ile kardeşlerin her biri ayrı ayrı talepte bulunabilir. Mahkeme, talebi değerlendirirken kişinin suçtan doğrudan etkilenip etkilenmediğine bakar. Talep dilekçesinde maktulle olan yakınlığınızı ve olaydan nasıl etkilendiğinizi kısaca belirtmeniz, değerlendirmeyi kolaylaştırır ve olası bir tereddüdü baştan giderir. Talebin reddi hâlinde bu konu kanun yolunda ayrıca ileri sürülebilir.
Barodan avukat istemek için gelir belgesi gerekir mi?
Kasten öldürme gibi alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlarda, vekili bulunmayan suçtan zarar gören istemi hâlinde baro tarafından avukat görevlendirilmesini isteyebilir. Kanundaki bu düzenleme, istem üzerine işler ve ödeme gücüne bağlı tutulmamıştır. Talebinizi ifade sırasında savcılığa ya da duruşmada mahkemeye bildirmeniz yeterlidir. Talebin tutanağa geçirildiğini kontrol etmeniz ve görevlendirilen avukatın iletişim bilgilerini almanız yararlı olur. Kendi seçtiğiniz bir avukatla çalışma imkânınız da her aşamada saklıdır.
Aile şikâyetten vazgeçerse dava düşer mi?
Kasten öldürme şikâyete bağlı bir suç olarak düzenlenmemiştir. Savcılık soruşturmayı kendiliğinden yürütür ve dava, yakınların şikâyetten vazgeçmesiyle sona ermez. Uzlaştırma da bu suçlarda uygulanmaz. Yakınların vazgeçme beyanı, yalnızca kendi katılan sıfatlarına ve taleplerine ilişkin sonuçlar doğurabilir. Bu nedenle böyle bir beyanda bulunmadan önce, sonuçlarını bir avukatla ayrıntılı olarak değerlendirmeniz ve ailenin diğer üyelerinin haklarını da düşünmeniz önemlidir. Diğer yakınların katılan sıfatı bu beyandan etkilenmez.
Duruşmaya katılmak zorunda mıyız?
Katılan sıfatı kazanan yakınların her duruşmaya bizzat gelme zorunluluğu bulunmaz; vekilleri aracılığıyla temsil edilebilirler. Ancak mahkeme bir yakını tanık olarak dinlemek için çağırırsa, bu çağrıya uyulması gerekir. Duruşma salonunda sanıkla karşılaşmak istemeyen yakınlar, bu durumu vekilleri aracılığıyla mahkemeye bildirebilir. Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlükleri de duruşma günlerinde yönlendirme ve destek konusunda yardımcı olabilir. Önemli duruşmalarda bulunmanız ise dosyayı yakından izlemenizi sağlar.
Sanığa verilen cezayı az bulursak ne yapabiliriz?
Davaya katılan yakınlar, davayı sonuçlandıran hükme karşı istinaf yoluna başvurarak cezanın miktarına, uygulanan indirimlere veya suçun niteliğine ilişkin itirazlarını bölge adliye mahkemesine taşıyabilir. Kanun yolu süreleri kısa olduğu için, hükmün açıklandığı gün vekilinizle görüşmeniz önemlidir. İstinaf sonrasında verilen karara karşı da belirli koşullarda temyiz yolu açıktır. Başvurunun gerekçeli ve dosyadaki delillere dayalı olması etkisini artırır. Başvuru öncesinde gerekçeli kararı vekilinizle birlikte incelemeniz önerilir.
Dayanak mevzuat ve kaynaklar
Okumaya devam edin
Yazıyı hazırlayan
Ankara Barosuna kayıtlı avukat (sicil 16495), Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesi 2002 mezunu. Ceza hukuku ve ceza muhakemesi alanında, özellikle suç mağdurları ve yakınları adına şikâyet, katılma ve kanun yolu süreçlerinde vekillik yapmaktadır.
Mağdur olarak haklarınızı birlikte değerlendirelim
Şikâyet, itiraz ve kanun yolu süreleri kısadır. Görüşmeye elinizdeki rapor, tutanak, mesaj kayıtları ve tebligatlarla gelmeniz değerlendirmeyi hızlandırır.
Büro telefonu: 0 532 714 50 45 · WhatsApp · Adres ve iletişim formu
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır, somut durum için hukuki danışmanlık alınmalıdır.


