Gözaltında veya Kolluk Tarafından Kötü Muameleye Uğrayan Kişi Nasıl Şikâyet Eder?
Son mevzuat kontrolü: Hazırlayan: Av. Gülşah MutluDayanak: TCK 86, 94, 96 ve 256; CMK 158; Yakalama, Gözaltına Alma ve İfade Alma Yönetmeliği m. 9
Polis ya da jandarma, kanunun tanıdığı yetkiler çerçevesinde yakalama yapabilir ve gerektiğinde ölçülü güç kullanabilir. Bu yetkinin sınırı aşıldığında, örneğin gözaltında darp, hakaret içeren aşağılama ya da gereksiz ve aşırı güç kullanımı yaşandığında, kişi bir suçun mağduru konumuna gelir. Böyle bir deneyimden sonra korku, öfke ve şikâyetin işe yarayıp yaramayacağına dair tereddüt hissetmek anlaşılır bir durumdur. Hukuk düzeni, kamu görevlilerinin işlediği iddia edilen suçlar için de mağdura başvuru yolları tanır ve bu yolların bir kısmı zamanla daha sıkı güvencelere bağlanmıştır.
Bu yazıda kolluk görevlilerinin kötü muamelesinin hangi suçları oluşturabileceğini, gözaltından çıkarken ve sonrasında ilk saatlerde neler yapmanız gerektiğini, sağlık raporunun önemini ve şikâyetin nereye yapılacağını anlatıyoruz. Soruşturma izni gerekip gerekmediği, delillerin nasıl korunacağı, baro desteği ve ceza soruşturması dışında kalan başvuru yolları da mağdur ve yakınlarının bakış açısıyla, adım adım ele alınıyor. Amaç, sakin ve bilinçli bir şekilde hareket etmenize yardımcı olmaktır. Yakınınız gözaltındayken bu tür bir muameleye uğradığını düşünüyorsanız, aynı adımlar onun adına atılacak başvurular için de yol gösterir.
Bir bakışta
- Dayanak
- TCK 86, 94, 96 ve 256; CMK 158; Yakalama Yönetmeliği m. 9
- Kimler başvurur
- Kötü muameleye uğrayan kişi, yakınları ve avukatı
- Nereye
- Cumhuriyet başsavcılığı; disiplin yönü için Kolluk Gözetim Komisyonu
- Süre
- Resen soruşturulur; işkence suçunda zamanaşımı işlemez
Bu yazıda neler var?
- Kolluk görevlisinin kötü muamelesi hangi suçları oluşturabilir?
- Gözaltındaki sağlık kontrolü neden bu kadar önemlidir?
- Gözaltından çıktıktan sonra ilk saatlerde neler yapılmalı?
- Şikâyet nereye ve nasıl yapılır?
- Kolluk görevlisi için soruşturma izni gerekir mi?
- Deliller nasıl korunur, nelere dikkat edilmeli?
- Ceza soruşturması dışında hangi başvuru yolları vardır?
- Baro desteği ve davaya katılma nasıl sağlanır?
- Kolluk şiddeti sonrası 6 adımlık zaman planı: rapor, delil ve başvuru
- Kolluk Şiddeti Şikâyeti Hakkında Merak Edilenler
Kolluk görevlisinin kötü muamelesi hangi suçları oluşturabilir?
Kolluk görevlisinin bir kişiye yönelik hukuka aykırı güç kullanımı, olayın ağırlığına göre farklı suçlar kapsamında değerlendirilir. TCK 94’te düzenlenen işkence suçu, kamu görevlisinin bir kişiye insan onuruyla bağdaşmayan ve bedensel ya da ruhsal acı çekmesine, algılama veya irade yeteneğinin etkilenmesine ya da aşağılanmasına yol açan davranışlarını kapsar ve üç yıldan on iki yıla kadar hapis cezası öngörür. Suç kadına karşı işlendiğinde cezanın alt sınırı beş yıldan az olamaz. Çocuğa ya da gebe kadına karşı işlenmesi ağırlaştırıcı neden sayılır.
Daha hafif görünen olaylarda TCK 96’daki eziyet suçu, kasten yaralama suçu ya da TCK 256’da düzenlenen zor kullanma yetkisine ilişkin sınırın aşılması gündeme gelir. TCK 256’ya göre zor kullanma yetkisine sahip kamu görevlisi görevinin gerektirdiği ölçünün dışında kuvvet kullanırsa, kasten yaralama hükümlerine göre cezalandırılır. Kamu görevlisinin nüfuzunu kötüye kullanarak işlediği yaralama da kanunda ağırlaştırıcı neden olarak düzenlenmiştir. Hangi suçun oluştuğunu savcılık ve mahkeme belirler; sizin için önemli olan, yaşadıklarınızı ayrıntılı ve doğru biçimde anlatmaktır.
| Olası fiil | Değerlendirilebileceği suç | Not |
|---|---|---|
| İnsan onuruyla bağdaşmayan, acı veren muamele | İşkence (TCK 94) | Zamanaşımı işlemez |
| Acı veren veya aşağılayıcı davranış | Eziyet (TCK 96) | Resen soruşturulur |
| Görevin gerektirdiğinden fazla güç | Sınırın aşılması (TCK 256) | Kasten yaralama hükümleri uygulanır |
| Darp ve yaralama | Kasten yaralama (TCK 86) | Nüfuzun kötüye kullanılması ağırlaştırır |

Gözaltındaki sağlık kontrolü neden bu kadar önemlidir?
Yakalama, Gözaltına Alma ve İfade Alma Yönetmeliğinin 9. maddesine göre gözaltına alınacak ya da zor kullanılarak yakalanan kişi hekim kontrolünden geçirilir ve sağlık durumu belirlenir. Yer değişikliği, gözaltı süresinin uzatılması, serbest bırakılma veya adli mercilere sevk öncesinde de sağlık durumu hekim raporuyla tespit edilir. Muayene adli tıp kurumunda ya da resmi sağlık kuruluşlarında, hekim ile hasta arasında ve yalnız yapılır. Hekim güvenlik gerekçesiyle kolluk gözetimi isteyebilir, ancak bu durum belgelenir. Talep halinde müdafi muayenede hazır bulunabilir.
Yönetmelik, hekimin işkence veya kötü muamele bulgusuna rastlaması halinde bunu derhal Cumhuriyet savcısına bildirmesini öngörür. Kadınların muayenesi talep ve imkân halinde kadın hekim tarafından yapılır. Bu nedenle muayene sırasında yaşadıklarınızı, ağrıyan bölgeleri ve görünmeyen yaralanmaları açıkça söylemeniz büyük önem taşır. Hekim yalnızca gördüğünü yazabilir; sizin anlattıklarınız da raporun ve sonraki soruşturmanın temelini oluşturur. Giriş raporunun bir nüshasının gözaltına alınan kişiye verilmesi de yönetmelikte düzenlenmiştir.
Gözaltından çıktıktan sonra ilk saatlerde neler yapılmalı?
Kötü muamelenin bedende bıraktığı izler zamanla kaybolabilir, kamera kayıtları belirli süre sonra silinebilir ve tanıkların hatırladıkları ayrıntılar azalabilir. Bu nedenle ilk saatlerde atacağınız adımlar, ileride soruşturmanın sağlıklı yürümesini doğrudan etkiler. Gözaltı çıkış raporunda bulgularınız eksik yazıldıysa vakit kaybetmeden başka bir resmi sağlık kuruluşuna başvurarak muayene olmanız ve adli rapor istemeniz yararlı olur. Yaralanma belgelerinin nasıl alınacağını darp raporu yazımızda ayrıntılı olarak anlattık. Muayene olduğunuz sağlık kuruluşunun adını ve saatini de not edin.
- Sağlık kontrolü yaptırın. Resmi bir sağlık kuruluşunda muayene olun ve adli rapor isteyin.
- Fotoğraf çekin. Morluk ve yaraları tarih bilgisi görünecek biçimde, birkaç gün arayla fotoğraflayın.
- Kıyafetleri saklayın. Yırtılmış ya da kanlı giysileri yıkamadan bir poşette koruyun.
- Not alın. Saatleri, yerleri, görevlilerin görünüşünü, araç ve birim bilgilerini yazın.
- Tanıkları belirleyin. Olayı gören kişilerin adını ve iletişim bilgisini kaydedin.
- Savcılığa başvurun. Şikâyetinizi gecikmeden Cumhuriyet başsavcılığına iletin.

Şikâyet nereye ve nasıl yapılır?
CMK 158’e göre suç duyurusu ve şikâyet Cumhuriyet başsavcılığına veya kolluk makamlarına yapılabilir. Kolluk görevlilerine yönelik iddialarda başvurunun doğrudan savcılığa yapılması, dosyanın baştan itibaren bağımsız bir merci tarafından ele alınmasına yardımcı olur. Kanun, kamu görevinin yürütülmesiyle bağlantılı olarak işlendiği iddia edilen suçlarda ilgili kurum idaresine yapılan başvuruların da gecikmeksizin başsavcılığa gönderileceğini düzenler. Adliyeye sevk edildiyseniz, savcı veya hâkim karşısında yaşadıklarınızı anlatmanız ve bunun tutanağa geçirilmesini istemeniz de önemli bir başlangıçtır.
Şikâyet dilekçenizde olayın tarihini, saatini ve yerini, görevlilerin bulunduğu birimi, varsa isim, sicil veya araç bilgilerini, yaşadığınız muameleyi ve sonuçlarını sırasıyla anlatın. Sağlık raporlarını, fotoğrafları ve tanık bilgilerini dilekçeye ekleyin. Görevlilerin kimliğini bilmemeniz başvurunuza engel oluşturmaz; savcılık görev çizelgeleri ve kayıtlar üzerinden kimlik tespiti yapabilir. Bu suçlar resen soruşturulduğu için altı aylık şikâyet süresi uygulanmaz, ancak delillerin korunması için erken başvuru büyük fark yaratır.
Kolluk görevlisi için soruşturma izni gerekir mi?
Memurlar ve diğer kamu görevlilerinin görevleri sebebiyle işledikleri suçlarda, 4483 sayılı Kanun uyarınca soruşturma başlatılması kural olarak idari makamın iznine bağlıdır. Ancak bu Kanun, işkence ve kötü muamele suçlarına ilişkin soruşturmaları açıkça kapsam dışında bırakır. Bu nedenle işkence ve kötü muamele iddialarında savcılık, idari izin beklemeden doğrudan soruşturma yapar. Görevi kötüye kullanma gibi farklı nitelikteki suçlamalarda ise izin usulü gündeme gelebilir. İzin sürecinin işleyişini kamu görevlilerinin yargılanması yazımızda anlattık.
İşkence suçu bakımından bir başka önemli güvence zamanaşımıyla ilgilidir. 6459 sayılı Kanunla 2013 yılında TCK 94’e eklenen hükme göre bu suçtan dolayı zamanaşımı işlemez. Yani yürürlükten sonra işlenen işkence fiillerinde, aradan uzun yıllar geçse de soruşturma ve kovuşturma imkânı ortadan kalkmaz. Eziyet ve kasten yaralama gibi diğer suçlarda ise genel zamanaşımı kuralları uygulanır. Bu fark, olayın hangi suç kapsamında değerlendirileceğinin mağdur açısından neden önem taşıdığını gösterir. Dilekçenizde yaşadıklarınızı abartmadan ama eksiksiz anlatmanız, doğru nitelendirmenin yapılmasına katkı sağlar.

Deliller nasıl korunur, nelere dikkat edilmeli?
Kolluk binaları, nezarethaneler, karakol girişleri ve çevredeki işyerleri çoğu zaman kamera ile izlenir. Bu kayıtlar belirli süre sonra üzerine yazılarak silinebildiği için, şikâyet dilekçenizde ilgili kameraların kayıtlarının korunmasını ve dosyaya getirtilmesini açıkça talep etmeniz önemlidir. Kayıtların delil değeri ve talep biçimi için kamera kaydı yazımıza bakabilirsiniz. Telefonunuzda olaya ait görüntü veya ses kaydı varsa, orijinal dosyayı silmeden ve düzenlemeden saklayın; kopyasını güvenli bir ortama alın.
Sağlık bulguları soruşturmanın merkezinde yer alır. Savcılık, yaralanmanın niteliğini, oluş zamanını ve olayla bağlantısını belirlemek için Adli Tıp Kurumundan rapor isteyebilir. Ruhsal etkiler de değerlendirmeye alınabilir; uyku sorunu, kaygı ya da korku gibi belirtileri muayenede anlatmanız bu açıdan yararlıdır. Raporun içeriğine itiraz etmek isterseniz izlenecek yolu adli tıp raporu yazımızda anlattık. Fiziksel iz kalmaması, yaşadıklarınızın gerçekleşmediği anlamına gelmez; tanık beyanları ve diğer kayıtlar da birlikte değerlendirilir.
Dikkat: Olay anına ait görüntüleri sosyal medyada paylaşmadan önce bir avukata danışın. Paylaşım, görüntüde yer alan üçüncü kişilerin kişisel verilerini ve soruşturmanın gizliliğini etkileyebilir. Orijinal dosyayı ise hiçbir şekilde düzenlemeyin, kırpmayın ya da filtre uygulamayın; savcılığa ve mahkemeye orijinal kayıt ile birlikte, nerede ve ne zaman çekildiğini anlatan kısa bir açıklama sunun. Kaydı çeken kişinin adını ve iletişim bilgisini de not edin.
Ceza soruşturması dışında hangi başvuru yolları vardır?
6713 sayılı Kanunla İçişleri Bakanlığı bünyesinde kurulan Kolluk Gözetim Komisyonu, emniyet, jandarma ve sahil güvenlik personelinin disiplin cezası gerektiren eylem ve davranışlarıyla ilgili ihbar ve şikâyetleri ele alır. Komisyon, şikâyet üzerine ya da kendiliğinden öğrendiği olaylarda disiplin soruşturması açılmasını isteyebilir. Bu yol, ceza soruşturmasına paralel olarak işleyebilir; ancak cezai sorumluluk için savcılığa başvuru ayrıca gerekir. Disiplin yolu, görevlinin meslekteki durumunu ilgilendiren sonuçlar doğurabilir. Başvurunuzda olayın tarihini, yerini ve ilgili birimi belirtmeniz, komisyonun olayı incelemesini kolaylaştırır.
Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu, ulusal önleme mekanizması görevi kapsamında nezarethaneler ve benzeri yerlerde özgürlüğünden yoksun bırakılan kişilerin başvurularını alır. Başvuru elektronik ortamda, posta yoluyla ya da valilik ve kaymakamlıklar aracılığıyla yapılabilir ve ücret alınmaz. Yargıya taşınmış konular bakımından kurumun ön inceleme yaptığını da bilmek gerekir. İç hukuk yolları tüketildikten sonra Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru imkânı da bulunur ve bu başvuru, yolların tüketildiği tarihten itibaren otuz gün içinde yapılır.
Baro desteği ve davaya katılma nasıl sağlanır?
CMK 234’e göre kadına karşı işlenen kasten yaralama, işkence veya eziyet suçlarında vekili bulunmayan mağdur, baro tarafından avukat görevlendirilmesini isteyebilir. Mağdur on sekiz yaşından küçükse istem aranmaksızın avukat görevlendirilir. Bu kapsamın dışında kalan mağdurlar ekonomik durumları yetersizse baroların adli yardım bürolarına başvurabilir; ayrıntılar adli yardım yazımızda yer alır. Avukat, dosyayı inceleyerek eksik delillerin toplanmasını isteyebilir ve sizi ifade ile yüzleşme gibi işlemlerde destekleyebilir. Ayrıca soruşturmanın hangi aşamada olduğunu düzenli olarak takip ederek size bilgi verir.
Dava açılırsa davaya katılarak taraf sıfatı kazanabilir, duruşmalarda soru sorabilir ve karara karşı kanun yollarına başvurabilirsiniz. Savcılık kovuşturmaya yer olmadığı kararı verirse, karara karşı süresi içinde sulh ceza hâkimliğine itiraz etme hakkınız vardır. Bu tür dosyalarda itirazın gerekçesinde, toplanmayan kamera kayıtlarını, dinlenmeyen tanıkları ya da alınmayan raporları açıkça göstermek önemlidir. İtiraz süreci için takipsizlik kararına itiraz yazımıza bakabilirsiniz. Kararın size tebliğ edildiği tarihi not etmek, kısa itiraz süresini kaçırmamanızı sağlar.
Kolluk şiddeti sonrası 6 adımlık zaman planı: rapor, delil ve başvuru
Bu bölüm, yazıda anlatılan hakları ve başvuru yollarını zamana göre sıralar: gözaltı sırasında, çıkıştan sonraki ilk gün, ilk hafta ve sonraki aylarda neyin yapılacağını gösterir. Kolluk şiddeti yaşayan kişi ya da gözaltındaki yakını için endişe eden aile, adımları bir kontrol listesi gibi kullanabilir. Her adımda yanınızda bulunması gereken belgeler, not edilecek bilgiler ve izlenecek tarihler yer alır. Amaç, delillerin kaybolmadan toplanması ve başvurunun sağlam bir dosyayla yapılmasıdır. Adımları tek başınıza atmakta zorlanırsanız güvendiğiniz bir yakınınızdan yardım isteyebilirsiniz.
- Gözaltında muayenede her şeyi anlatın. Gözaltına alınırken, yer değiştirirken ve serbest bırakılmadan önce hekim kontrolü yapılır. Muayenede ağrıyan bölgeleri, görünmeyen yaralanmaları ve bunların nasıl oluştuğunu açıkça söyleyin. Muayene hekimle yalnız yapılır; kadınsanız talep ve imkân hâlinde kadın hekim muayene eder. Odada görevli bulunduysa bunu sonradan dilekçede belirtmek üzere aklınızda tutun. Hekim kötü muamele bulgusuna rastlarsa bunu savcıya bildirir. Giriş raporunun bir nüshası size verilir, bu belgeyi saklayın. Talep hâlinde müdafi de muayenede hazır bulunabilir.
- Çıkışın ardından ikinci bir adli rapor alın. Serbest kaldıktan sonra, özellikle çıkış raporunda bulgularınız eksik yazıldıysa, vakit kaybetmeden bir resmi sağlık kuruluşuna başvurun ve adli rapor isteyin. Hastanenin adını, muayene saatini ve raporun tarihini not edin. Morluk ve yaraları tarih bilgisi görünecek biçimde fotoğraflayın ve bunu birkaç gün arayla tekrarlayın, çünkü izlerin rengi ve boyutu zamanla değişir. Yırtılmış ya da kanlı kıyafetleri yıkamadan bir poşette saklayın. Uyku sorunu, kaygı ya da korku gibi ruhsal etkileri de muayenede anlatın.
- İlk gün içinde ayrıntılı bir olay notu yazın. Hafızadaki ayrıntılar zamanla azaldığı için olayı ilk gün içinde yazıya dökün. Saatleri, yerleri, görevlilerin bulunduğu birimi ve görünüşlerini, varsa isim ya da sicil bilgilerini, araç plakasını ve size söylenen sözleri sırasıyla yazın. Olayı gören kişilerin, birlikte gözaltına alınanların ve sizi almaya gelen yakınlarınızın adlarını ve telefon numaralarını ekleyin. Görevlilerin kimliğini bilmemeniz başvurunuza engel oluşturmaz; bu ayrıntılar, savcılığın görev çizelgeleri ve kayıtlar üzerinden kimlik tespiti yapmasına yardımcı olur.
- Kamera ve dijital kayıtların korunmasını isteyin. Kolluk binası, nezarethane, karakol girişi ve çevredeki işyerlerine ait kamera kayıtları belirli süre sonra üzerine yazılarak silinebilir. Bu nedenle şikâyet dilekçenizde hangi kameraların, hangi tarih ve saat aralığına ait kayıtlarının korunmasını ve dosyaya getirtilmesini istediğinizi açıkça yazın. Telefonunuzda olaya ait görüntü veya ses kaydı varsa orijinal dosyayı düzenlemeden saklayın, bir kopyasını güvenli bir ortama alın ve kaydı kimin, nerede ve ne zaman çektiğini not edin. Görüntüleri paylaşmadan önce bir avukata danışın.
- Savcılığa eksiksiz bir dosyayla başvurun. Şikâyetinizi doğrudan Cumhuriyet başsavcılığına yapmanız, dosyanın baştan bağımsız bir merci tarafından ele alınmasına yardımcı olur. Dilekçenize gözaltı giriş ve çıkış raporlarını, sonradan aldığınız adli raporu, fotoğrafları, olay notunuzu ve tanık listesini ekleyin. İşkence ve kötü muamele iddialarında soruşturma için idari izin beklenmez ve altı aylık şikâyet süresi uygulanmaz; yine de erken başvuru delilleri korur. Dilekçenin kayıt bilgisini saklayın. Kadına karşı kasten yaralama, işkence veya eziyet iddialarında baro avukatı isteyebilir, diğer durumlarda adli yardım bürosuna başvurabilirsiniz.
- Dosyayı ve diğer başvuruları takip edin. Dosyanın durumunu UYAP Vatandaş Portal üzerinden ya da avukatınız aracılığıyla izleyin. Savcılık kovuşturmaya yer olmadığı kararı verirse tebliğ tarihini hemen not edin; itiraz süresi kısadır ve itirazda toplanmayan kayıtları, dinlenmeyen tanıkları açıkça göstermek önem taşır. Disiplin yönü için Kolluk Gözetim Komisyonuna, nezarethane ve benzeri yerlerdeki uygulamalar için Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumuna ayrıca başvurabilirsiniz. Her başvurunun tarihini ve kayıt numarasını ayrı ayrı saklayın. İç hukuk yolları tüketildiğinde Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru için otuz günlük süre işler.
Bu altı adım, kolluk şiddeti iddiasının ilk saatlerde toplanan rapor ve kayıtlarla desteklenmesini, ardından doğru merciye ve doğru zamanda taşınmasını hedefler. Fiziksel iz kalmasa bile tanık beyanları, kamera kayıtları ve olay notunuz birlikte değerlendirilir. İşkence suçunda zamanaşımı işlemez; buna rağmen delillerin tazeliği her dosyada belirleyicidir. Bu yüzden ilk haftayı mümkün olduğunca planlı geçirmek, soruşturmanın sağlıklı yürümesine doğrudan katkı sağlar. Yakınınız adına hareket ediyorsanız, aynı adımları onunla birlikte ve onun onayıyla izlemeniz, başvurunun güçlü bir temele dayanmasını kolaylaştırır.
Kolluk Şiddeti Şikâyeti Hakkında Merak Edilenler
Gözaltı çıkış raporunda yaralarım yazılmadıysa ne yapabilirim?
Vakit kaybetmeden başka bir resmi sağlık kuruluşuna başvurarak muayene olun ve adli rapor isteyin. Yaraları tarih bilgisi görünecek biçimde fotoğraflayın. Şikâyet dilekçenizde çıkış raporundaki eksikliği belirterek Adli Tıp Kurumunca inceleme yapılmasını talep edebilirsiniz. Yönetmelik, hekimin muayeneyi yalnız yapmasını ve kötü muamele bulgusunu savcılığa bildirmesini öngörür; muayene koşullarına ilişkin aksaklıkları da dilekçenizde anlatabilirsiniz. Örneğin muayenede kolluk görevlisinin odada hazır bulunduğunu ve bunun belgelenmediğini belirtebilirsiniz.
Görevlinin adını bilmiyorum, şikâyet edebilir miyim?
Evet. Görevlinin kimliğini bilmemeniz başvurunuza engel oluşturmaz. Olayın tarihi, saati ve yeri, görevlilerin bulunduğu birim, araç plakası, üniforma ya da görünüşe ilişkin ayrıntılar savcılığın kimlik tespiti yapmasına yardımcı olur. Savcılık görev çizelgelerini, nezarethane kayıtlarını ve kamera görüntülerini inceleyebilir. Bu ayrıntıları olaydan hemen sonra yazmanız, hafızadaki bilgilerin kaybolmasını önler ve şikâyetinizi güçlendirir. Birlikte gözaltına alınan kişiler varsa onların tanıklığı da değerlendirilebilir.
Şikâyet için idareden soruşturma izni beklenir mi?
İşkence ve kötü muamele iddialarında beklenmez. 4483 sayılı Kanun bu suçlara ilişkin soruşturmaları kapsam dışında bıraktığı için savcılık doğrudan soruşturma yapar. Görevi kötüye kullanma gibi farklı nitelikteki suçlamalarda ise izin usulü gündeme gelebilir. Hangi usulün uygulanacağını savcılık, olayın niteliğine göre belirler. Başvurunuzu yaptıktan sonra dosyanın durumunu UYAP Vatandaş Portal üzerinden ya da avukatınız aracılığıyla takip edebilirsiniz. Dosyada uzun süre işlem yapılmazsa savcılığa yazılı bilgi talebinde bulunabilirsiniz.
Şikâyetimden vazgeçersem dosya kapanır mı?
İşkence, eziyet ve kamu görevlisinin nüfuzunu kötüye kullanarak işlediği yaralama gibi suçlar resen soruşturulur. Bu suçlarda şikâyetten vazgeçmeniz, savcılığın soruşturmaya devam etmesini engellemez. Vazgeçme düşüncesi baskı ya da korkudan kaynaklanıyorsa bunu avukatınızla veya savcılıkla paylaşmanız önemlidir. Koruma ihtiyacınız varsa güvenliğinize ilişkin tedbirlerin değerlendirilmesini de isteyebilirsiniz. Kararınızı sakin bir ortamda, haklarınızı bilerek vermeniz yerinde olur. Yaşadığınız baskıyı da savcılığa ayrıca bildirebilirsiniz.
Kolluk Gözetim Komisyonuna başvurmak ceza şikâyeti yerine geçer mi?
Bu iki yol birbirinden ayrıdır. Kolluk Gözetim Komisyonu, kolluk personelinin disiplin cezası gerektiren davranışlarına ilişkin şikâyetleri ele alır ve disiplin soruşturması açılmasını isteyebilir. Görevlinin cezai sorumluluğunun araştırılması ise Cumhuriyet başsavcılığına yapılan şikâyetle mümkün olur. İki başvuruyu birlikte yapabilirsiniz. Ceza soruşturmasında toplanan raporlar ve kayıtlar, disiplin sürecinde de önemli bir dayanak oluşturabilir. Her iki başvurunun tarihini ve kayıt numarasını ayrı ayrı saklamanız takibi kolaylaştırır.
Dayanak mevzuat ve kaynaklar
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu
- 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun
- 6713 sayılı Kolluk Gözetim Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun
- Yakalama, Gözaltına Alma ve İfade Alma Yönetmeliği (Adalet Bakanlığı)
- Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu: Başvurular
Okumaya devam edin
Yazıyı hazırlayan
Ankara Barosuna kayıtlı avukat (sicil 16495), Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesi 2002 mezunu. Ceza hukuku ve ceza muhakemesi alanında, özellikle suç mağdurları ve yakınları adına şikâyet, katılma ve kanun yolu süreçlerinde vekillik yapmaktadır.
Mağdur olarak haklarınızı birlikte değerlendirelim
Şikâyet, itiraz ve kanun yolu süreleri kısadır. Görüşmeye elinizdeki rapor, tutanak, mesaj kayıtları ve tebligatlarla gelmeniz değerlendirmeyi hızlandırır.
Büro telefonu: 0 532 714 50 45 · WhatsApp · Adres ve iletişim formu
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır, somut durum için hukuki danışmanlık alınmalıdır.


