Doktor Hatası (Tıbbi Uygulama Hatası) İçin Ceza Şikâyeti Nasıl Yapılır?
Son mevzuat kontrolü: Hazırlayan: Av. Gülşah MutluDayanak: TCK 85 ve 89; 3359 sayılı Kanun ek madde 18; 4483 sayılı Kanun
Bir tedavi, ameliyat veya doğum sürecinde beklenmedik bir zarar ortaya çıktığında hasta ve yakınları çoğu zaman neyin yanlış gittiğini anlamaya çalışır. Tıbbi uygulama hatası, halk arasında doktor hatası ya da malpraktis olarak bilinen durum, sağlık meslek mensubunun tıbbın kabul gören kurallarına ve gerekli özene aykırı davranması sonucu hastanın zarar görmesidir. Bu tür olaylarda ceza şikâyeti mümkündür; ancak sağlık çalışanları hakkında yürütülen soruşturmalarda, diğer dosyalardan farklı olarak özel bir izin süreci uygulanır.
Bu yazıda tıbbi uygulama hatasının hangi durumda suç oluşturabileceğini, şikâyetin nereye ve hangi sürede yapılacağını, Sağlık Bakanlığı Mesleki Sorumluluk Kurulunun soruşturma izni sürecini ve izin verilmezse şikâyetçinin hangi sürede itiraz edebileceğini anlatıyoruz. Ayrıca hangi tıbbi kayıtların toplanması gerektiğini, bilirkişi raporlarının nasıl değerlendirildiğini, hastanın hayatını kaybetmesi hâlinde ailenin haklarını ve ceza şikâyetinin tazminat başvurularından nasıl ayrıştığını sade bir dille ele alıyoruz.
Bir bakışta
- Dayanak
- TCK 85 ve 89; 3359 sayılı Kanun ek madde 18; 4483 sayılı Kanun
- Kimler başvurur
- Zarar gören hasta, yasal temsilcisi; ölüm hâlinde yakınları
- Nereye
- Cumhuriyet başsavcılığı; izin kararına itiraz Ankara Bölge İdare Mahkemesi
- Süre
- Şikâyete bağlı hâllerde 6 ay; izin vermeme kararına itirazda tebliğden itibaren 10 gün
Bu yazıda neler var?
- Tıbbi uygulama hatası hangi durumda suç oluşturur?
- Şikâyet nereye yapılır, süre ne kadar?
- Sağlık çalışanları için soruşturma izni süreci nasıl işler?
- Soruşturma izni verilmezse şikâyetçi ne yapabilir?
- Şikâyetten önce hangi tıbbi kayıtlar toplanmalı?
- Bilirkişi incelemesi ve Adli Tıp raporu nasıl değerlendirilir?
- Hasta hayatını kaybettiyse aile neler yapabilir?
- Ceza şikâyeti tazminat ve idari başvurulardan nasıl ayrışır?
- Doktor hatası şüphesinde 6 adımlık başvuru planı
- Doktor Hatası İçin Ceza Şikâyeti Hakkında Merak Edilenler
Tıbbi uygulama hatası hangi durumda suç oluşturur?
Sağlık meslek mensupları tedavi sırasında tıbbın kabul gören standartlarına uygun davranmak ve gerekli özeni göstermekle yükümlüdür. Bu yükümlülüğe aykırı bir davranış nedeniyle hasta yaralanır veya hayatını kaybederse, olay ceza hukukunda taksirli suç olarak değerlendirilebilir. Hasta zarar görmüşse taksirle yaralama (TCK 89), hayatını kaybetmişse taksirle öldürme (TCK 85) suçları gündeme gelir. Yanlış teşhis, geç müdahale, yanlış ilaç uygulanması, ameliyatta yabancı cisim unutulması veya yetersiz takip, şikâyete konu olabilecek durumlara örnektir.
Her olumsuz sonuç bir hata anlamına gelmez. Tıpta komplikasyon, tüm özen gösterilse bile ortaya çıkabilen ve önceden bilinen istenmeyen sonuç olarak tanımlanır. Hatanın komplikasyondan ayrılması teknik bir değerlendirme gerektirir ve bu ayrımı çoğunlukla bilirkişi raporu belirler. Hastanın tedavi öncesinde riskler hakkında yeterince bilgilendirilip bilgilendirilmediği, yani aydınlatılmış onam alınıp alınmadığı da değerlendirmede önem taşır. Onam formunun içeriği ve hastaya ne zaman imzalatıldığı dosyada incelenebilir.

Şikâyet nereye yapılır, süre ne kadar?
Ceza şikâyeti, olayın meydana geldiği yerdeki Cumhuriyet başsavcılığına dilekçeyle ya da doğrudan ifade verilerek yapılır. Şikâyet kolluk birimlerine de yapılabilir; kolluk bu şikâyeti savcılığa iletir. Taksirle yaralama suçu kural olarak şikâyete bağlıdır ve şikâyet hakkı fiilin ve failin öğrenildiği günden itibaren altı ay içinde kullanılmalıdır. Taksirle öldürme ise şikâyete bağlı olmadığından savcılık olayı öğrendiğinde soruşturmayı kendiliğinden yürütür. Bununla birlikte ailenin şikâyetçi olduğunu bildirmesi, sürece aktif katılım bakımından yararlıdır.
| Sonuç | Suç | Şikâyet |
|---|---|---|
| Hastanın yaralanması veya sağlığının bozulması | Taksirle yaralama (TCK 89) | Kural olarak gerekli, 6 ay içinde |
| Bilinçli taksirle ağır yaralanma | Taksirle yaralama (TCK 89) | Aranmaz |
| Hastanın ölümü | Taksirle öldürme (TCK 85) | Aranmaz, savcılık kendiliğinden yürütür |
Altı aylık sürenin başlangıcı, zarar görenin hem zararı hem de zarara yol açan kişiyi öğrendiği andır. Tıbbi olaylarda zararın bir hatadan kaynaklandığı bazen ancak başka bir hastanede yapılan kontrolde anlaşılabilir. Yine de süreyi tartışmaya açmamak için şüphe oluştuğunda gecikmeden başvurmak en sağlıklı yoldur. Şikâyet dilekçesinde tedavinin yapıldığı kurum, tarihler, bilinen sağlık çalışanlarının adları ve oluşan zarar kısaca ve kronolojik olarak anlatılmalıdır.
Sağlık çalışanları için soruşturma izni süreci nasıl işler?
7406 sayılı Kanunla 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanununa eklenen ek 18. madde, sağlık meslek mensupları için özel bir soruşturma usulü öngörür. Bu madde; kamu veya özel sağlık kurum ve kuruluşları ile vakıf üniversitelerinde çalışan hekim, diş hekimi ve diğer sağlık meslek mensuplarını kapsar. Muayene, teşhis ve tedaviye ilişkin tıbbi işlem ve uygulamalardan doğan olaylarda soruşturma yapılabilmesi için Sağlık Bakanlığı bünyesindeki Mesleki Sorumluluk Kurulunun soruşturma izni gerekir. Kamu görevlileri için uygulanan bu sistemi soruşturma izni yazımızda genel olarak anlattık.
Şikâyet savcılığa ulaştığında savcılık, kaybolma ihtimali bulunan delilleri tespit eder ve dosyayı izin için Kurula gönderir. Kurul, ön incelemeyi kendisi yapabilir veya il sağlık müdürlüğü gibi birimleri görevlendirebilir. Ön incelemede sağlık çalışanının ve şikâyetçinin ifadeleri alınabilir, belgeler toplanır ve bir rapor hazırlanır. Kurul, ön inceleme dâhil olmak üzere suçu öğrendiği tarihten itibaren altmış gün içinde karar verir; zorunlu hâllerde bu süre bir kez ve en fazla otuz gün uzatılabilir. Kurul kararının gerekçeli olması zorunludur.

Soruşturma izni verilmezse şikâyetçi ne yapabilir?
Mesleki Sorumluluk Kurulunun kararları idari nitelik taşır ve bu kararlara karşı idari yargıda itiraz yolu açıktır. Kurul soruşturma izni vermezse, Cumhuriyet başsavcılığı veya şikâyetçi bu karara itiraz edebilir. İtiraz, kararın tebliğinden itibaren on gün içinde Ankara Bölge İdare Mahkemesine yapılır. Süre oldukça kısa olduğu için karar tebliğ edildiği anda tarih not edilmeli ve itiraz dilekçesi gecikmeden hazırlanmalıdır. İzin verilirse bu kez soruşturulan sağlık çalışanı karara itiraz edebilir.
- Tebliğ tarihini kaydedin. On günlük süre izin vermeme kararının tebliğiyle başlar.
- Gerekçeyi inceleyin. Kurulun hangi rapora ve tespitlere dayandığını belirleyin.
- Eksikleri listeleyin. Değerlendirilmeyen tıbbi kayıt ve tanıkları not edin.
- İtirazı yapın. Dilekçeyi Ankara Bölge İdare Mahkemesine hitaben süresinde verin.
Devlet üniversitelerinde görev yapan öğretim elemanı hekimler bakımından ise ek 18. madde uygulanmaz; bu kişiler hakkında 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun soruşturma usulüne ilişkin hükümleri uygulanır. Bu nedenle şikâyet edilen hekimin hangi kurumda ve hangi statüde çalıştığının baştan belirlenmesi, hangi izin makamına ve hangi itiraz yoluna gidileceğini doğrudan etkiler. Tedavinin yapıldığı hastanenin türü ve hekimin kadro bilgisi bu tespitte yardımcı olur.
Şikâyetten önce hangi tıbbi kayıtlar toplanmalı?
Tıbbi uygulama hatası dosyalarında en önemli deliller hastanın sağlık kayıtlarıdır. Hasta, sağlık durumuyla ilgili kayıtları inceleme ve bunların örneğini alma hakkına sahiptir. Bu kapsamda hasta dosyası, epikriz raporu, ameliyat notları, anestezi kayıtları, hemşire gözlem formları, tahlil ve görüntüleme sonuçları, reçeteler ve imzalanan onam formları hastaneden yazılı başvuruyla istenebilir. Tahlil sonuçları ve bazı raporlar e-Nabız sisteminden de görüntülenebilir. Bu belgelerin şikâyet dilekçesine eklenmesi, savcılığın ve Kurulun incelemesini hızlandırır.
Pratikte: Tedavi sürecini, randevu tarihlerini, görüşülen sağlık çalışanlarının isimlerini ve size söylenenleri bir zaman çizelgesi hâlinde yazın. Varsayımsal bir örnek vermek gerekirse, ameliyat sonrası şikâyetlerini birkaç kez bildiren ancak tetkik yapılmadan taburcu edilen bir hastanın bu bildirimleri hangi gün ve kime yaptığını not etmesi, sonradan hazırlanacak bilirkişi raporunda önemli bir dayanak olabilir. Refakatçilerin adlarını ve iletişim bilgilerini de ekleyin; gerektiğinde tanık olarak dinlenebilirler.

Bilirkişi incelemesi ve Adli Tıp raporu nasıl değerlendirilir?
Tıbbi hatanın varlığı, hukukçuların tek başına değerlendirebileceği bir konu olmadığından bu dosyalarda bilirkişi incelemesi neredeyse her zaman yapılır. Savcılık veya mahkeme, çoğunlukla Adli Tıp Kurumundan ya da ilgili tıp dallarında bilgi sahibi hekimlerden oluşan bilirkişi heyetlerinden rapor ister. Raporda uygulanan tedavinin tıbbi standartlara uygun olup olmadığı, zararın bu uygulamadan kaynaklanıp kaynaklanmadığı ve kusurun kime ait olduğu değerlendirilir. Rapor hazırlanırken hasta dosyasının eksiksiz olması büyük önem taşır; eksik sayfalar veya kayıp görüntüler değerlendirmeyi doğrudan etkiler. Raporların genel özellikleri için Adli Tıp raporu yazımıza bakabilirsiniz.
Rapor eksik kayıtlara dayanıyorsa, olayla ilgili tıp dalından bir hekimin katılımı olmadan hazırlanmışsa veya dosyadaki diğer belgelerle çelişiyorsa şikâyetçi itiraz edebilir. İtirazda raporun hangi noktalarda yetersiz kaldığı somut olarak gösterilmeli ve gerekirse farklı bir heyetten yeni rapor alınması istenmelidir. Şikâyetçi ayrıca kendi seçtiği bir bilim insanından bilimsel mütalaa alarak dosyaya sunabilir. İtirazın nasıl yapılacağına ilişkin ayrıntılar bilirkişi raporuna itiraz yazımızda yer alıyor.
Hasta hayatını kaybettiyse aile neler yapabilir?
Hastanın tedavi sırasında veya sonrasında hayatını kaybetmesi hâlinde taksirle öldürme suçu gündeme gelir ve savcılık olayı kendiliğinden araştırır. Ölüm nedeninin ve tıbbi uygulamayla bağlantısının belirlenmesi için otopsi yapılması büyük önem taşır. Aile, savcılıktan otopsi yapılmasını açıkça talep edebilir. Cenaze defnedildikten sonra bazı incelemeler zorlaşabileceği için bu talebin erken dile getirilmesi yararlıdır. Otopsi sürecinde ailenin haklarını otopsi raporu yazımızda ayrıca anlattık.
Ölen hastanın eşi, çocukları, anne ve babası gibi yakınları suçtan zarar gören sıfatıyla savcılığa beyanda bulunabilir, belge sunabilir ve izin sürecini takip edebilir. Soruşturma izni verilir ve kamu davası açılırsa yakınlar davaya katılan sıfatını alarak duruşmalara çağrılır, bilirkişi raporlarına itiraz edebilir ve karara karşı kanun yollarına başvurabilir. Birden fazla yakının ayrı ayrı katılan olması da mümkündür. Bu süreçte ailenin bir vekil aracılığıyla temsil edilmesi, sürelerin ve tebligatların takibini kolaylaştırır.
Ceza şikâyeti tazminat ve idari başvurulardan nasıl ayrışır?
Hastanenin hasta hakları veya hasta iletişim birimine yapılan başvuru idari bir başvurudur ve savcılığa yapılan ceza şikâyetinin yerine geçmez. Benzer şekilde tazminat talepleri de ayrı yollarla ileri sürülür. Kamu hastanelerinde yaşanan olaylarda tazminat davası, kural olarak sağlık çalışanına karşı doğrudan açılmaz; idareye karşı idari yargıda açılır. Özel sağlık kuruluşlarında ise tazminat hukuk mahkemesinde talep edilir. Bu yolların her birinin kendine ait süreleri bulunduğu için hepsinin paralel olarak takip edilmesi gerekir.
Dikkat: Ceza şikâyetinde altı aylık şikâyet süresi, soruşturma izni sürecinde on günlük itiraz süresi ve tazminat başvurularındaki süreler birbirinden bağımsız işler. Birinin beklenmesi, diğerinin durduğu anlamına gelmez. Özellikle izin vermeme kararına karşı tanınan on günlük süre çok kısa olduğundan tebligatların düzenli takip edilmesi, adres ve e-Tebligat bilgilerinin güncel tutulması gerekir. Gerekirse sürelerin hesaplanması için hukuki destek alınmalıdır. Her tebligatın tarihini ayrı bir listede tutmak bu takibi kolaylaştırır.
Ceza dosyasında toplanan tıbbi kayıtlar, ifadeler ve bilirkişi raporları, tazminat davalarında da önemli bir dayanak oluşturur. Bu nedenle ceza dosyasındaki belgelerin onaylı örneklerini almak ve düzenli biçimde saklamak, sonraki başvurularda zaman kazandırır. Ceza soruşturmasının sonucu, tazminat davasının sonucunu kendiliğinden belirlemez; her yargı yeri kendi değerlendirmesini yapar. Mağdurun ve yakınlarının bu süreçte haklarını bir bütün olarak görmesi, hangi işlemin hangi sırayla yapılacağını planlamasını ve gereksiz süre kayıplarını önlemesini sağlar.
Doktor hatası şüphesinde 6 adımlık başvuru planı
Bir tıbbi işlemden sonra beklenmeyen bir zarar ortaya çıktığında hasta ve ailesi çoğu zaman nereden başlayacağını bilemez. Bu bölüm, şikâyetten soruşturma izni kararına kadar uzanan süreci altı somut adıma böler. Her adımda hangi belgenin isteneceği, neyin yazılı hâle getirileceği ve hangi tarihin takvime işleneceği gösterilir. Sıralama, şikâyete bağlı hâllerdeki altı aylık süreyi ve izin vermeme kararına karşı tanınan on günlük itiraz süresini kaçırmamanıza yardımcı olacak biçimde düzenlenmiştir. Takibi üstlenecek bir aile üyesi belirlemek ve bütün evrakı tek klasörde toplamak işinizi kolaylaştırır.
- Mevcut durumu belgeleyin. Zararı fark ettiğiniz gün, sağlık durumunuzu başka bir sağlık kuruluşunda yaptıracağınız muayeneyle kayıt altına aldırın ve bu muayenenin raporunu isteyin. Şikâyetlerinizin ne zaman başladığını, kime bildirdiğinizi ve size ne söylendiğini aynı gün yazın. Şüphenin oluştuğu tarihi ayrıca not edin; şikâyete bağlı hâllerde altı aylık sürenin hesabında bu bilgi önem taşır. Görülebilen bir yara, iz veya şişlik varsa tarihli fotoğraflar çekin ve bunları orijinal hâlleriyle saklayın.
- Tıbbi kayıtları yazılı olarak isteyin. Tedavinin yapıldığı hastaneye tarihli bir dilekçe vererek hasta dosyasının, epikriz raporunun, ameliyat ve anestezi notlarının, hemşire gözlem formlarının, tahlil ve görüntüleme sonuçlarının ve imzaladığınız onam formlarının örneklerini isteyin. Dilekçenin alındı belgesini saklayın; kayıtlar verilmezse bu belge şikâyet dilekçenize eklenir ve savcılıktan kayıtların hastaneden doğrudan istenmesi talep edilebilir. e-Nabız üzerinden görüntülenebilen sonuçların ekran görüntülerini de tarihleriyle birlikte kaydedin.
- Kronoloji ve kişi listesi hazırlayın. Randevu, yatış, ameliyat, taburcu ve kontrol tarihlerini bir zaman çizelgesinde sıralayın. Görüştüğünüz sağlık çalışanlarının adlarını, unvanlarını ve bölümlerini yazın; refakatçilerin ve tanıkların iletişim bilgilerini ekleyin. Şikâyet edilecek kişinin kamu hastanesinde, özel hastanede, vakıf üniversitesinde ya da devlet üniversitesinde öğretim elemanı olarak çalışıp çalışmadığını belirleyin, çünkü izin makamı ve itiraz yolu bu statüye göre değişir. Hastanenin türü ve hekimin kadro bilgisi bu tespitte yardımcı olur.
- Şikâyet dilekçesini savcılığa verin. Dilekçeyi olayın meydana geldiği yerdeki Cumhuriyet başsavcılığına verin. Tedavinin yapıldığı kurumu, tarihleri, bilinen sağlık çalışanlarının adlarını ve oluşan zararı kısa ve kronolojik biçimde anlatın, topladığınız kayıtları ek olarak sunun. Kaybolma ihtimali bulunan delillerin soruşturma izni beklenmeden tespit edilmesini açıkça isteyin. Hasta hayatını kaybettiyse otopsi talebinizi defin işlemlerinden önce, savcılığa ilk başvurduğunuz anda dile getirin. Alındı belgesini ve dosya numarasını klasörünüze koyun.
- Kurul sürecini ve tebligatları izleyin. Savcılık dosyayı Sağlık Bakanlığı Mesleki Sorumluluk Kuruluna gönderdikten sonra ön incelemede ifadeniz alınabilir; çağrıldığınızda zaman çizelgenizi yanınızda götürün. Kurul ön inceleme dâhil altmış gün içinde karar verir, zorunlu hâllerde bu süre bir kez ve en fazla otuz gün uzatılabilir. Bu dönemde adres ve e-Tebligat bilgilerinizi güncel tutun. İzin vermeme kararı tebliğ edildiği gün tarihi not edin: itiraz, tebliğden itibaren on gün içinde Ankara Bölge İdare Mahkemesine yapılır.
- Bilirkişi raporunu ve paralel yolları takip edin. Soruşturma izni verilirse savcılık çoğunlukla Adli Tıp Kurumundan veya ilgili tıp dalındaki bilirkişilerden rapor ister. Raporun eksik kayıtlara dayanıp dayanmadığını ve olayla ilgili tıp dalından bir hekimin incelemede yer alıp almadığını kontrol edin; gerekirse itiraz edin ya da bilimsel mütalaa, yani kendi seçtiğiniz bir bilim insanının görüşünü sunun. Hasta hakları birimine başvuru ve tazminat talepleri ayrı sürelere tabidir; bunları ceza dosyasıyla paralel yürütün.
Bu altı adım, doktor hatası şüphesini belgelere dayanan ve adım adım izlenebilen bir dosyaya dönüştürür. Zaman çizelgesi, kayıt talebinin alındı belgesi, şikâyet dilekçesi ve tebligat tarihleri aynı klasörde durduğunda hem savcılığın hem de Mesleki Sorumluluk Kurulunun incelemesi kolaylaşır. Ceza dosyasında toplanan tıbbi kayıtlar ve raporlar, ileride açılabilecek tazminat davalarında da dayanak oluşturur; bu nedenle onaylı örneklerini almayı ihmal etmeyin. Her yeni belgeyi geldiği tarihle not etmek ve süreleri ayrı bir listede tutmak, haklarınızı zamanında kullanmanızı sağlar.
Doktor Hatası İçin Ceza Şikâyeti Hakkında Merak Edilenler
Özel hastanede yaşanan doktor hatası için de izin gerekir mi?
Evet. 7406 sayılı Kanunla 3359 sayılı Kanuna eklenen ek 18. madde, kamu kurumlarının yanında özel sağlık kurum ve kuruluşları ile vakıf üniversitelerinde çalışan sağlık meslek mensuplarını da kapsar. Muayene, teşhis ve tedaviye ilişkin tıbbi uygulamalardan doğan olaylarda soruşturma için Sağlık Bakanlığı Mesleki Sorumluluk Kurulunun izni gerekir. Şikâyet yine Cumhuriyet başsavcılığına yapılır; savcılık delilleri tespit eder ve izin için dosyayı Kurula gönderir. Bu süreç ön inceleme dâhil kural olarak altmış gün içinde sonuçlanır.
Soruşturma izni verilmezse dosya tamamen kapanır mı?
İzin vermeme kararı kesinleşirse savcılık o sağlık çalışanı hakkında soruşturmayı sürdüremez. Ancak bu karara karşı Cumhuriyet başsavcılığı veya şikâyetçi, kararın tebliğinden itibaren on gün içinde Ankara Bölge İdare Mahkemesine itiraz edebilir. İtiraz kabul edilirse soruşturma devam eder. Bu nedenle tebligatı takip etmek ve itiraz dilekçesinde Kurulun değerlendirmediği kayıtları, tanıkları ve rapordaki eksiklikleri somut olarak göstermek önemlidir. Tazminat yolları ise bu karardan bağımsız olarak ayrıca kullanılabilir.
Komplikasyon ile doktor hatası arasındaki fark nedir?
Komplikasyon, tıbbi standartlara uygun ve gerekli özen gösterilerek yapılan bir işlemde de ortaya çıkabilen, önceden bilinen istenmeyen sonuçtur. Tıbbi uygulama hatası ise sağlık çalışanının tıbbın kabul gören kurallarına veya özen yükümlülüğüne aykırı davranması sonucu oluşan zarardır. Aradaki farkı belirlemek teknik bir değerlendirme gerektirir ve çoğunlukla bilirkişi raporuyla ortaya konur. Komplikasyonun zamanında fark edilmemesi veya gereği gibi tedavi edilmemesi de ayrıca kusur olarak değerlendirilebilir.
Hastane kayıtlarını vermezse ne yapabilirim?
Hasta, sağlık durumuyla ilgili kayıtları inceleme ve örneğini alma hakkına sahiptir. Hastaneye yazılı ve tarihli bir dilekçeyle başvurmak, talebin kayda geçmesini sağlar. Kayıtlar verilmezse bu durum şikâyet dilekçesinde belirtilebilir ve savcılıktan kayıtların hastaneden doğrudan istenmesi talep edilebilir. Savcılık, 4483 sayılı Kanun uyarınca kaybolma ihtimali bulunan delilleri soruşturma izni beklenmeden de tespit edebilir. Tahlil ve bazı raporlar ayrıca e-Nabız sisteminden görüntülenip kaydedilebilir; bu kayıtların ekran görüntülerini tarihleriyle saklamak yararlıdır.
Doktor hatası şikâyetinde süre ne zaman başlar?
Hasta yaralanmış veya sağlığı bozulmuşsa taksirle yaralama suçu kural olarak şikâyete bağlıdır ve şikâyet, fiilin ve failin öğrenildiği günden itibaren altı ay içinde yapılmalıdır. Zararın bir hatadan kaynaklandığı bazen ancak sonraki bir muayenede anlaşılabilir. Yine de süreyi tartışmaya açmamak için şüphe oluştuğunda gecikmeden başvurmak gerekir. Hastanın ölümü hâlinde taksirle öldürme suçu şikâyete bağlı olmadığından savcılık olayı kendiliğinden araştırır; ailenin başvurusu yine de süreci hızlandırır.
Dayanak mevzuat ve kaynaklar
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu
- 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu
- 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun
- Sağlık Meslek Mensuplarının Tıbbî İşlem ve Uygulamaları Nedeniyle Soruşturulmasına ve İdarece Ödenen Tazminatın Rücu Edilmesine Dair Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu
Okumaya devam edin
Yazıyı hazırlayan
Ankara Barosuna kayıtlı avukat (sicil 16495), Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesi 2002 mezunu. Ceza hukuku ve ceza muhakemesi alanında, özellikle suç mağdurları ve yakınları adına şikâyet, katılma ve kanun yolu süreçlerinde vekillik yapmaktadır.
Mağdur olarak haklarınızı birlikte değerlendirelim
Şikâyet, itiraz ve kanun yolu süreleri kısadır. Görüşmeye elinizdeki rapor, tutanak, mesaj kayıtları ve tebligatlarla gelmeniz değerlendirmeyi hızlandırır.
Büro telefonu: 0 532 714 50 45 · WhatsApp · Adres ve iletişim formu
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır, somut durum için hukuki danışmanlık alınmalıdır.


