Yargıtay 2026: Tebliğ Edilmeyen Erteleme Kararı İhlal Edilmiş Sayılır mı? (TCK 191)

Yargıtay 2026: Tebliğ Edilmeyen Erteleme Kararı İhlal Edilmiş Sayılır mı? (TCK 191)

Son kontrol: Hazırlayan: Av. Gülşah MutluKaynak: Yargıtay Karar Arama ve mevzuat.gov.tr

Bu kovuşturmanın ertelenmesi yargıtay kararı, uyuşturucu dosyalarında sık rastlanan bir soruya cevap veriyor: Savcılığın erteleme kararı şüpheliye hiç usulüne uygun tebliğ edilmemişse, yıllar sonra yakalanan kişiye “erteleme süresini ihlal ettin” denilerek dava açılabilir mi? Diyelim ki üzerinde az miktarda esrarla yakalanan bir genç, beş yıllık erteleme kararı alıyor ama karar kendisine okunup anlatılmıyor. Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 7 Nisan 2026 tarihli kararı tam olarak bu durumu ele alıyor.

Daire, kanun yararına bozma yoluyla önüne gelen dosyada bir çocuk mahkemesinin mahkûmiyet hükmünü bozdu. Gerekçenin merkezinde basit ama sonuçları ağır bir kural var: İtiraz yolu gösterilmeden ve usulüne uygun tebliğ edilmeden verilen erteleme kararı kesinleşmez; kesinleşmeyen kararın erteleme süresi de işlemez.

Kararın künyesi

Mahkeme
Yargıtay 10. Ceza Dairesi
Esas / Karar
2025/9427 E., 2026/4368 K.
Karar tarihi
07.04.2026
Konu
TCK 191/2 erteleme kararının tebliği, kesinleşmesi, ihlal ve mükerrer dava
Sonuç
Bozma (kanun yararına, oy birliği)
Bu yazıda neler var?
  1. Olay: erteleme, ihlal iddiası ve ikinci dava
  2. Çocuk mahkemesi ne karar verdi, dosya Yargıtaya nasıl geldi?
  3. Kovuşturmanın ertelenmesi yargıtay kararı: Daire hangi gerekçeyle bozdu?
  4. TCK 191 ve CMK’da kararın dayandığı hükümler
  5. Kararın okur için anlamı: erteleme kararı aldıysanız neyi kontrol etmelisiniz?
  6. Kovuşturmanın ertelenmesi yargıtay kararı hakkında sorular

Olay: erteleme, ihlal iddiası ve ikinci dava

Kararda anlatılanlara göre suça sürüklenen çocuk, 20.01.2017 tarihinde kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmakla suçlandı. Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı 2018’de TCK 191/2 uyarınca kamu davasının açılmasını üç yıl süreyle erteledi ve bir yıl süreyle tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uyguladı. Uygulamada bu karar çoğu zaman “kovuşturmanın ertelenmesi” diye anılıyor.

Kararın iki önemli eksiği vardı. Birincisi, itiraz süresinin tebliğden itibaren başlayacağı açıkça yazılmamıştı. İkincisi, karar o sırada ceza infaz kurumunda bulunan çocuğa yalnızca “okumak ve almak” şeklinde, yani okunup anlatılmadan tebliğ edilmişti. Müdafiye ise tebliğ yapılmıştı.

Savcılık, yükümlülüklerin ihlal edildiği gerekçesiyle 2021’de dava açtı. Çocuk mahkemesi bu davada, kararın çocuğa tebliğ edilmediğini, dolayısıyla kovuşturma şartının oluşmadığını belirterek “durma” kararı verdi. Savcılık ise bu kez, erteleme süresi içinde 20.08.2020’de yeni bir bulundurma eylemi işlendiği iddiasıyla aynı olay için ikinci bir iddianame düzenledi.

Çocuk mahkemesi ne karar verdi, dosya Yargıtaya nasıl geldi?

Ankara Batı 2. Çocuk Mahkemesi 14.03.2023 tarihinde ikinci dava üzerine TCK 191/1, 31/3 ve 62 uyarınca 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası verdi ve CMK 231 uyarınca hükmün açıklanmasını geri bıraktı. Karara itiraz edilmedi, hüküm kesinleşti.

İstinaf veya temyizden geçmeden kesinleşen kararlar, Adalet Bakanlığının istemiyle kanun yararına bozma yoluyla Yargıtaya taşınabilir (CMK 309). Bu dosyada da Bakanlık, erteleme kararının usulüne uygun tebliğ edilmediğini ve kesinleşmediğini ileri sürerek bozma istedi. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tebliğnameyi düzenledi ve dosya 10. Ceza Dairesine gönderildi.

Kovuşturmanın ertelenmesi yargıtay kararı: Daire hangi gerekçeyle bozdu?

Daire önce bir usul hatasını tespit etti. Aynı eylem için daha önce açılmış ve “durma” kararıyla bekleyen bir dava vardı. Durma kararı davayı bitiren bir hüküm değildir. Bu nedenle yeni iddianameyle açılan dava ile eski dava birleştirilmeli, yargılama eski dosya üzerinden sürdürülmeli, mükerrer dava ise CMK 223/7 uyarınca reddedilmeliydi.

Asıl önemli kısım “kabule göre” yapılan değerlendirme. Daire, TCK 191/2’deki uyarı yükümlülüğünden hareketle erteleme kararının itiraz yolu açık olarak verilmesi ve şüpheliye ve varsa müdafiine tebliğ edilmesi gerektiğini belirtti:

“…karara karşı itiraz hakkı tanınmadan ve usûlüne uygun tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı…”

Daireye göre kanun yolunun, merciinin, başvuru şeklinin, süresinin ve sürenin başlangıcının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi gerekir. Bu yapılmadığında erteleme kararı kesinleşmiş sayılamaz. Kesinleşmeyen kararda erteleme süresi başlamadığı için 20.08.2020 tarihli eylem “erteleme süresi içinde işlenmiş” kabul edilemez; yükümlülük ihlalinden de söz edilemez.

Daire, doğru yolun ne olduğunu da açıkça yazdı: Mahkeme CMK 223/8 uyarınca durma kararı vermeli, erteleme kararını CMK 173’teki iki haftalık itiraz süresi hatırlatılarak usulüne uygun tebliğ ettirmeli, karar kesinleştikten sonra tedbirin sonucunu beklemeliydi.

Kararda ayrıca bir tespit daha var. Çocuk hakkında 2016’da başka bir dosyada TCK 191/8 uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmişti. Daire, bu tür bir kararın 191/2’deki ertelemeyle aynı nitelikte olduğunu, ikisinin de yalnızca bir kez verilebileceğini, usulüne uygun kesinleşen ilk karar tespit edilip ondan önceki eylemlerin tek suç olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Bu araştırma yapılmadan mahkûmiyet kurulması da bozma nedeni sayıldı.

Destek almak isterseniz: Dosyanız ceza dosyası ile ilgiliyse ilk iş, sürelerin ve elinizdeki belgelerin doğru okunmasıdır. Tebligatı, tutanakları ve varsa yazışmaları bir araya getirerek görüşmeye gelirseniz, hangi yolların açık olduğunu birlikte değerlendirebiliriz. Ayrıntılar için büronun iletişim bilgileri.

TCK 191 ve CMK’da kararın dayandığı hükümler

Hükümleri Türk Ceza Kanunu ve Ceza Muhakemesi Kanunu’nun güncel metinlerinden kontrol ettik:

  • TCK 191/1: Kullanmak için satın alma, kabul etme, bulundurma ve kullanma iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası gerektirir.
  • TCK 191/2: Bu suçtan başlatılan soruşturmada CMK 171’deki şartlar aranmaksızın beş yıl süreyle kamu davasının açılması ertelenir. Savcı şüpheliyi ihlalin sonuçları konusunda uyarır; karar kolluğa da bildirilir. Olaydaki savcılık kararında süre üç yıl olarak yazılmış; Yargıtay kararında bu farkın nedeni tartışılmıyor.
  • TCK 191/3: Erteleme süresince en az bir yıl denetimli serbestlik uygulanır; süre altışar aylık dönemlerle en fazla iki yıl daha uzatılabilir. Savcı yılda en az iki kez test için sevk kararı verir.
  • TCK 191/4 ve 191/5: Yükümlülüklere uymamakta ısrar, tekrar satın alma, kabul, bulundurma veya kullanma hâlinde dava açılır. Erteleme süresindeki yeni kullanma ayrı soruşturma konusu yapılmaz, ihlal sayılır.
  • TCK 191/6 ve 191/7: Dava açıldıktan sonra tekrar işlenen suçta yeniden erteleme verilemez. Süre ihlalsiz geçerse kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir.
  • TCK 191/8: Ticaret veya kolaylaştırma suçundan yargılanırken eylemin yalnızca 191 kapsamında kaldığı anlaşılırsa bu madde çerçevesinde hükmün açıklanması geri bırakılır.
  • CMK 173/1: İtiraz süresi tebliğden itibaren iki haftadır (7499 sayılı Kanunla on beş günden iki haftaya çevrildi).
  • CMK 223/7 ve 223/8: Aynı fiil için önceden açılmış dava varsa yeni davada ret; kovuşturma şartı henüz gerçekleşmemişse durma kararı verilir.
Kovuşturmanın ertelenmesi yargıtay kararı özet kartı: tebliğ edilmeyen erteleme kararı ve mükerrer dava
Kararın özeti: tebliğ edilmeyen erteleme

Kararın okur için anlamı: erteleme kararı aldıysanız neyi kontrol etmelisiniz?

Karar, TCK 191 dosyalarında “ihlal” iddiasıyla açılan davalarda önce erteleme kararının kendisine bakılması gerektiğini gösteriyor. Tebliğ usulsüzse ya da karar itiraz yolunu ve süresini göstermiyorsa, erteleme süresinin hiç başlamamış olması ihtimali doğar. Bu durumda sonraki eylem ihlal sayılamayabilir.

Aynı yönde bir başka kayıtlı karar da var. Yargıtay 8. Ceza Dairesi, 2025/14145 E., 2026/3494 K. sayılı ve 10.03.2026 tarihli kararında, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz yolu gösterilmeden verilen erteleme kararının usulünce kesinleşmediği görüşünü içeren istemini ele aldı. Daire o dosyada sonuca ulaşmadan önce, farklı bir hukuka aykırılık yönünden Adalet Bakanlığından görüş istenmesine karar verdi. Bu nedenle iki kararı aynı ağırlıkta bir eğilim gibi sunmak doğru olmaz; ancak tebliğ ve itiraz yolu meselesinin uygulamada tekrar eden bir sorun olduğu görülüyor.

Erteleme kararı bir mahkûmiyet değildir, ama sonuçları ciddidir. Denetim süresindeki yükümlülükler için denetimli serbestlik şartları yazısına, benzer bir kurum olan HAGB için hükmün açıklanmasının geri bırakılması rehberine bakabilirsiniz. Suç vasfı ve ceza aralıklarına ilişkin genel çerçeve ise uyuşturucu suçları sayfasında yer alıyor. Olayda şüphelinin çocuk olması nedeniyle suça sürüklenen çocuk yazısı da ilgili olabilir.

  1. Kararın tam metnini isteyin. Erteleme kararında itiraz mercii, iki haftalık süre ve sürenin tebliğden başlayacağı yazıyor mu, bakın.
  2. Tebliğ şeklini kontrol edin. Karar size ve varsa müdafiinize tebliğ edildi mi? Cezaevindeyseniz tebligat okunup anlatılarak mı yapıldı?
  3. Önceki kararları araştırın. Aynı suçtan başka bir erteleme veya 191/8 kapsamında HAGB kararı olup olmadığını ve hangisinin önce kesinleştiğini belirleyin.
  4. İhlal iddiasının tarihini kıyaslayın. Yeni eylem, usulüne uygun kesinleşmiş bir kararın erteleme süresi içinde mi gerçekleşti?
  5. Mükerrer dava olup olmadığına bakın. Aynı olay için bekleyen bir durma dosyası varsa ikinci davanın reddi gündeme gelir.
Durum Sonuç (TCK 191) Bu karardaki önemi
Erteleme usulüne uygun kesinleşti Süre ve denetim başlar İhlal değerlendirmesi mümkün
İtiraz yolu gösterilmedi Karar kesinleşmez Süre işlemeye başlamaz
Süre içinde yeni kullanma Ayrı dava yok, ihlal sayılır Kesinleşme şartına bağlı
Süre ihlalsiz doldu Kovuşturmaya yer olmadığı Dosya kapanır
Aynı olay için ikinci iddianame Davanın reddi (CMK 223/7) Mahkûmiyet bozuldu
TCK 191 erteleme kararı alan kişinin kontrol etmesi gereken beş husus
Erteleme kararında kontrol edilecekler

Pratikte: Erteleme kararı ile birlikte gelen denetimli serbestlik davetiyelerini görmezden gelmek, kararın usulsüzlüğüne güvenmekten daha risklidir. Usulsüz tebliğ bir savunma konusu olabilir, fakat yükümlülüklere uyulması ileride bir ihlal tartışmasını baştan önler.

TCK 191 kapsamında erteleme kararının farklı durumlardaki hukuki sonuçları
TCK 191 ertelemesinde durumlar ve sonuçlar

Kovuşturmanın ertelenmesi yargıtay kararı hakkında sorular

Kovuşturmanın ertelenmesi kararı sabıka kaydına işler mi?

Mahkûmiyet olmadığı için adli sicil kaydına mahkûmiyet olarak geçmez. CMK 171/5 uyarınca bu kararlar kendilerine özgü bir sisteme kaydedilir ve yalnız soruşturma veya kovuşturma ile bağlantılı olarak savcı, hâkim ya da mahkeme tarafından istenebilir.

TCK 191 erteleme kararına itiraz edilebilir mi, süre ne kadar?

Evet. Bu kararda Daire, CMK 173’e göre tebliğden itibaren iki hafta içinde sulh ceza hâkimliğine itiraz edilebileceğinin kararda açıkça gösterilmesi gerektiğini belirtti. Süre ve merci gösterilmezse erteleme kararı usulüne uygun kesinleşmiş sayılmıyor.

Erteleme süresi içinde tekrar kullanırsam yeni dava açılır mı?

TCK 191/5’e göre ayrı bir soruşturma açılmaz; yeni kullanma, önceki ertelemenin ihlali sayılır ve ertelenen dava açılır. Ancak bu karara göre ihlalden söz edebilmek için erteleme kararının usulüne uygun tebliğ edilip kesinleşmiş olması gerekir.

Kovuşturmanın ertelenmesi ikinci kez verilebilir mi?

Kural olarak hayır. TCK 191/6, dava açıldıktan sonra tekrar işlenen suçta yeni erteleme kararını yasaklar. Bu kararda Daire, 191/8 kapsamındaki HAGB ile ertelemenin aynı nitelikte olduğunu ve bunların da yalnızca bir kez verilebileceğini vurguladı.

Denetimli serbestlik süresi ne kadardır?

TCK 191/3’e göre erteleme süresince en az bir yıl denetimli serbestlik uygulanır. Denetimli serbestlik müdürlüğünün teklifiyle veya savcının kararıyla altışar aylık sürelerle en fazla iki yıl daha uzatılabilir. Bu süre içinde gerekirse tedavi de uygulanabilir.

Av. Gülşah Mutlu

Yazıyı hazırlayan

Av. Gülşah Mutlu

Ankara Barosuna kayıtlı avukat (sicil 16495), Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesi 2002 mezunu. Ceza hukuku ve ceza muhakemesi alanında; soruşturma, kovuşturma ve kanun yolu aşamalarında müdafilik ve vekillik yapmaktadır.

Dosyanızla ilgili bir sorunuz mu var?

Yargıtay kararları somut olaya göre verilir; kendi dosyanızın bu karara benzeyip benzemediği belgeler üzerinden değerlendirilir. Görüşmeye iddianame, karar ve tutanaklarla gelmeniz yeterlidir.

Büro telefonu: 0 312 231 93 93 · Adres ve iletişim formu

Yargıtay kararları somut olayın özelliklerine göre verilir; benzer görünen bir dosyada farklı sonuç çıkabilir. Karar metni Yargıtay Karar Arama sisteminden alınmıştır.

Bu yazı genel bilgi vermek amacıyla hazırlanmıştır; somut bir dosya için tarihler, belgeler ve yürürlükteki mevzuat birlikte incelenmelidir.