Okulda akran zorbalığı ne zaman suç olur? Veliler için adım adım yol haritası
Son mevzuat kontrolü: Hazırlayan: Av. Gülşah MutluDayanak: TCK 31, 86, 106, 125 ve 148, 5395 sayılı Kanun, CMK 234 ve 253
Okul çıkışında sürekli itilip kakılan, harçlığı zorla alınan, sınıf grubunda aşağılanan ya da teneffüste fotoğrafı izinsiz çekilip paylaşılan bir çocuk. Akran zorbalığı, bir öğrencinin bir veya birden fazla öğrenci tarafından tekrarlayan biçimde fiziksel, sözlü veya sosyal olarak hedef alınmasıdır. Bu davranışların önemli bir kısmı okulun eğitim ve disiplin süreçleriyle çözülebilir. Ancak bazı davranışlar, failin de bir çocuk olmasına rağmen Türk Ceza Kanunu’nda (TCK) tanımlanan suçları oluşturur ve adli süreci başlatır.
Bu yazıda, okulda yaşanan zorbalığın hangi durumda suç sayıldığını, zorbalık yapan çocuğun yaşının süreci nasıl etkilediğini, velinin okula ve adli makamlara nasıl başvuracağını, uzlaştırmanın bu dosyalarda nasıl işlediğini ve mağdur çocuğun ifade verirken hangi güvencelerden yararlandığını anlatıyoruz. 2026’da yürürlüğe giren 7593 sayılı Kanunla gelen yeni kavram ve tedbirlere de değiniyoruz. Amacımız, çocuğunuzun güvenliğini sağlarken haklarını da korumanıza yardımcı olmaktır. Anlatılanlar ilkokul, ortaokul ve lise düzeyindeki tüm öğrenciler için geçerlidir.
Bir bakışta
- Dayanak
- TCK 31, 86, 106, 125 ve 148; 5395 sayılı Kanun; CMK 234 ve 253
- Kimler başvurur
- Mağdur çocuk adına veli veya vasi; durumu öğrenen okul personeli
- Nereye
- Okul yönetimi, Cumhuriyet başsavcılığı, polis veya jandarma, MEB İletişim Merkezi 147
- Süre
- Şikâyete bağlı suçlarda öğrenmeden itibaren 6 ay
Bu yazıda neler var?
- Akran zorbalığı hukuken ne zaman suç olur?
- Zorbalık yapan çocuğun yaşı süreci nasıl etkiler?
- Veli olarak ilk adımlar nelerdir?
- Okul yönetimine başvuru nasıl yapılır, okulun sorumluluğu nedir?
- Olay okul servisinde veya okul dışında yaşanırsa ne yapılır?
- Şikâyet ve suç duyurusu nasıl yapılır?
- Uzlaştırma bu dosyalarda nasıl işler?
- Mağdur çocuğun ifadesi alınırken hangi güvenceler vardır?
- Akran zorbalığında veliler için 6 adımlık dosya ve takip planı
- Akran Zorbalığı Suçu Hakkında Merak Edilenler
Akran zorbalığı hukuken ne zaman suç olur?
Kanunda “akran zorbalığı” adıyla ayrı bir suç bulunmaz. Zorbalık kapsamındaki davranış, TCK’da tanımlanan bir suçun unsurlarını taşıdığında suç olarak değerlendirilir. Örneğin bir öğrenciye vurulması kasten yaralama, “seni okul çıkışı bekliyorum” gibi sözler tehdit, sınıf grubunda aşağılayıcı mesajlar hakaret, zorla para veya eşya alınması ise yağma suçunu oluşturabilir. Davranışın tekrarlanması ve çocuğun üzerinde yarattığı etki, savcılığın değerlendirmesinde önemli rol oynar. Aşağıdaki tablo sık görülen durumları özetler.
| Davranış | Olası suç | Not |
|---|---|---|
| Vurma, tekmeleme, itme | Kasten yaralama (TCK 86) | Darp raporu önemli delildir |
| Zarar vereceğini söyleyerek korkutma | Tehdit (TCK 106) | Mesaj ve tanık beyanı delil olur |
| Aşağılayıcı söz ve mesajlar | Hakaret (TCK 125) | Şikâyete bağlıdır |
| Zorla harçlık veya eşya alma | Yağma (TCK 148) | Kendiliğinden soruşturulur |
| İzinsiz fotoğraf çekme ve paylaşma | Özel hayatın gizliliğini ihlal | Dijital kayıtlar saklanmalıdır |
| Cinsel içerikli söz veya dokunma | Cinsel taciz veya istismar | Kendiliğinden soruşturulur |
Bu suçların her birinin unsurlarını ilgili yazılarımızda ayrıntılı olarak anlattık: fiziksel şiddet için kasten yaralama yazımıza, korkutma ve gözdağı için tehdit suçu yazımıza bakabilirsiniz. Tek bir olayın suç oluşturması için zorbalığın uzun süredir devam etmesi gerekmez; ilk olaydan itibaren başvuru yapılabilir. Yine de tekrarlanan olayların tarih sırasıyla kaydedilmesi, savcılığın ve okulun durumu bütün olarak görmesini sağlar. Hangi olayın hangi suç kapsamında değerlendirileceğine savcılık karar verir; velinin görevi, yaşananları eksiksiz aktarmaktır.

Zorbalık yapan çocuğun yaşı süreci nasıl etkiler?
TCK 31’e göre fiili işlediği sırada on iki yaşını doldurmamış çocukların ceza sorumluluğu yoktur ve haklarında ceza kovuşturması yapılamaz; ancak çocuklara özgü güvenlik tedbirleri uygulanabilir. On iki ile on beş yaş arasındaki çocuklarda, işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin gelişip gelişmediği araştırılır. On beş ile on sekiz yaş arasındaki çocuklar ise ceza sorumluluğu taşır, ancak cezaları kanundaki oranlarda indirilir. Bu ayrım, mağdurun başvurusunun sonucunu doğrudan etkiler.
18 Ağustos 2026’da yürürlüğe giren 7593 sayılı Kanun, çocuk adalet mevzuatında kullanılan “suça sürüklenen çocuk” ifadesinin yerine “adli süreçteki çocuk” ifadesini getirdi. Aynı Kanunla 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’na, ceza sorumluluğu bulunmayan adli süreçteki çocuklar için yönlendirme tedbirleri eklendi; bu tedbirler arasında sosyal ve toplumsal hizmet çalışmaları, kütüphane ve okuma çalışmaları ile dijital risklerden korunma gibi uygulamalar yer alır. Çocuk hakkında kamu davası açıldığında durumun Aile ve Sosyal Hizmetler ile Millî Eğitim il veya ilçe müdürlüklerine bildirilmesi de öngörüldü. Bu değişiklikler, mağdur ailelerin başvurusundan sonra yürütülecek sürecin daha çok önleme ve rehabilitasyon odaklı işlemesini amaçlar.
Pratikte: Zorbalık yapan çocuk on iki yaşından küçük olsa bile başvurunuz sonuçsuz kalmaz. Çocuk hakkında ceza kovuşturması yapılamasa da koruyucu ve destekleyici tedbirlerin değerlendirilmesi için süreç işletilir. Bu tedbirler, zorbalığın tekrarlanmasını önlemeye ve çocuğunuzun okulda güvenle bulunmasına katkı sunabilir. Ayrıca zorbalığa katılan daha büyük yaştaki öğrenciler varsa, onlar bakımından ceza soruşturması ayrıca yürütülür. Başvurunuzda olaya karışan tüm öğrencileri, bildiğiniz kadarıyla yaşlarıyla birlikte belirtmeniz yararlı olur.
Veli olarak ilk adımlar nelerdir?
Çocuğunuz zorbalığa uğradığını anlattığında, ilk ve en önemli adım onu sakin bir şekilde dinlemek ve yaşadıklarının kendi suçu olmadığını hissettirmektir. Ardından olayların belgelenmesi ve ilgili kurumlara bildirilmesi gelir. Çocuğu suçlayan, “neden karşılık vermedin” gibi sorular, yaşadıklarını anlatmaktan vazgeçmesine neden olabilir. Aşağıdaki sıra, velinin olayın hemen ardından izleyebileceği temel adımları gösterir ve hem çocuğun korunmasını hem de delillerin kaybolmamasını hedefler. Her adımı tamamladığınız tarihi not etmeyi unutmayın.
- Dinleyin ve not edin. Çocuğun anlattıklarını kendi kelimeleriyle, tarih ve yer bilgisiyle yazın.
- Belgeleyin. Yaralanma varsa hastaneye götürüp darp raporu alın; mesajların ekran görüntüsünü kaydedin.
- Okula yazılı başvurun. Okul müdürlüğüne dilekçe verip evrak kayıt numarası alın.
- Adli başvuruyu değerlendirin. Suç niteliğindeki olaylarda savcılığa veya kolluğa başvurun.
- Destek alın. Çocuğunuz için okul rehberlik servisinden ve gerekirse ruh sağlığı meslek mensuplarından yardım isteyin.
Zorbalık yapan çocuğun ailesiyle doğrudan yüzleşmek, gerginliği artırabilir ve çocuğunuz üzerindeki baskıyı ağırlaştırabilir. Bu nedenle iletişimi okul yönetimi ve resmî kanallar aracılığıyla yürütmeniz daha sağlıklıdır. Görüşmelerin ve verilen sözlerin tarihleriyle kaydedilmesi, ilerleyen aşamalarda okulun ne zaman bilgilendirildiğini ve hangi önlemleri aldığını göstermek bakımından önem taşır. Okulla yaptığınız görüşmeleri mümkünse yazılı olarak teyit etmeniz, örneğin görüşme sonrasında kısa bir e-posta göndermeniz, sonradan doğabilecek anlaşmazlıkları önler.

Okul yönetimine başvuru nasıl yapılır, okulun sorumluluğu nedir?
Okul yönetimine sözlü bildirimin yanında yazılı bir dilekçe vermek, başvurunuzun kayda geçmesini sağlar. Dilekçede olayların tarihlerini, yerlerini, varsa tanık öğrencileri ve talep ettiğiniz önlemleri, örneğin teneffüs ve servis saatlerinde gözetimin artırılmasını açıkça yazabilirsiniz. Okul, eğitim mevzuatındaki rehberlik ve disiplin süreçlerini işletmek, öğrencilerin güvenliği için gerekli önlemleri almakla yükümlüdür. Okul yönetiminin başvuruya yeterli ilgiyi göstermediğini düşünüyorsanız, il veya ilçe millî eğitim müdürlüğüne ve MEB İletişim Merkezi’ne (147) başvurabilirsiniz.
Devlet okullarında görev yapan öğretmen ve yöneticiler kamu görevlisidir. Görevleri sırasında suç niteliğindeki bir olayı öğrenen kamu görevlisinin bunu yetkili makamlara bildirmemesi veya geciktirmesi, TCK 279’a göre ayrıca suç oluşturur. Bu nedenle yağma, cinsel taciz veya ciddi yaralama gibi olayları öğrenen okul yönetiminin durumu adli makamlara iletmesi gerekir. Okulun gözetim eksikliği, ayrıca idari veya hukuki sorumluluk sonuçları da doğurabilir; bu konunun somut olaya göre değerlendirilmesi gerekir.
Olay okul servisinde veya okul dışında yaşanırsa ne yapılır?
Zorbalık her zaman okul binası içinde yaşanmaz; okul servisinde, okul çıkışında, spor sahasında veya okulun düzenlediği bir gezide de ortaya çıkabilir. Bu durumlarda da aynı suç tipleri gündeme gelir ve başvuru yolları değişmez: suç niteliğindeki olaylar için savcılığa veya kolluğa başvurulabilir. Okul servisinde yaşanan olaylarda servis şoförünün ve rehber personelin gözetim yükümlülüğü bulunur. Bu kişilerin olaydan haberdar olup olmadığı ve nasıl davrandığı da ayrıca değerlendirilebilir.
Olay okul dışında yaşanmış olsa bile, taraflar aynı okulun öğrencileriyse okul yönetimini bilgilendirmeniz önemlidir. Zorbalığın etkileri çoğu zaman okul ortamına taşınır ve okulun rehberlik ile gözetim tedbirlerini buna göre düzenlemesi gerekir. Servis firmasıyla yapılan sözleşme ve servis güzergâhındaki kamera kayıtları da delil olarak önem taşıyabilir. Okul çevresindeki işyerlerinin kamera kayıtlarının kısa sürede silinebileceğini düşünerek, bu kayıtların savcılık aracılığıyla gecikmeden istenmesini talep edebilirsiniz.

Şikâyet ve suç duyurusu nasıl yapılır?
Mağdur çocuk adına şikâyet ve suç duyurusu genellikle veli tarafından Cumhuriyet başsavcılığına, polise veya jandarmaya yapılır. Basit kasten yaralama, basit tehdit ve hakaret gibi bazı suçlar şikâyete bağlıdır. Bu suçlarda şikâyetin, fiili ve faili öğrenme tarihinden itibaren altı ay içinde yapılması gerekir; süre geçerse soruşturma yapılamaz. Yağma, cinsel taciz ve istismar gibi suçlarda ise savcılık olayı öğrendiği anda soruşturmayı kendiliğinden başlatır. Suç duyurusunun genel adımlarını suç duyurusu yazımızda anlattık.
Başvurunuza darp raporu, mesaj ekran görüntüleri, okul yönetimine verdiğiniz dilekçenin örneği ve tanıkların bilgilerini eklemeniz, soruşturmanın hızlanmasına yardımcı olur. Olayın okul içinde yaşandığı durumlarda okulun kamera kayıtları da önemli bir delil olabilir; kayıtların belirli bir süre sonra silinebileceğini düşünerek savcılıktan bu kayıtların gecikmeden istenmesini talep edebilirsiniz. Çocuklar arasındaki olaylarda soruşturma, çocuk bürosunda görevli savcılar tarafından ve çocuğun yararı gözetilerek yürütülür. Bu savcılar, çocukların özel durumuna uygun yöntemlerle çalışır ve gerekli sosyal incelemeleri yaptırır.
Uzlaştırma bu dosyalarda nasıl işler?
Uzlaştırma, mağdur ile şüphelinin bir uzlaştırmacı aracılığıyla anlaşma aradığı yoldur ve kanunda sayılan suçlarda dava açılmadan önce denenmesi zorunludur. Akran zorbalığı dosyalarında basit yaralama, tehdit veya hakaret gibi suçlar çoğunlukla bu kapsamdadır. Mağdur çocuk adına uzlaştırma teklifini veli değerlendirir. Uzlaştırma, iki çocuğun da aynı okulda öğrenim görmeye devam edeceği durumlarda, zorbalığın sona ermesini sağlayacak somut taahhütler alınması için bir fırsat sunabilir. Sürecin ayrıntılarını uzlaştırma yazımızda anlattık.
Uzlaştırmada mağdur tarafı, zararın giderilmesi, özür dilenmesi ya da çocuğun bir eğitim veya rehberlik programına katılması gibi edimler talep edebilir. Edim, uzlaşma sonucunda failin yerine getirmeyi üstlendiği yükümlülüktür. Uzlaşmayı kabul edip etmemek tamamen sizin seçiminizdir; teklifi reddederseniz soruşturma kaldığı yerden devam eder. Kararınızı verirken çocuğunuzun görüşünü yaşına uygun biçimde almanız ve güvenliğini öncelemeniz önemlidir. Uzlaşma belgesindeki edimlerin açık ve ölçülebilir biçimde yazılması, örneğin belirli bir tarihe kadar yapılacak ödeme veya katılınacak programın adı, sonradan takibi kolaylaştırır.
Mağdur çocuğun ifadesi alınırken hangi güvenceler vardır?
Ceza Muhakemesi Kanunu’na (CMK) göre mağdur on sekiz yaşını doldurmamışsa ve bir vekili bulunmuyorsa, istem aranmaksızın kendisine baro tarafından avukat görevlendirilir. Bu avukat, çocuğun ifadesinde hazır bulunur ve dosyayı çocuğun yararına takip eder. Çocuğun ifadesi, yaşına ve gelişimine uygun bir ortamda, mümkün olduğunca tek seferde alınır; gerektiğinde bir psikolog, pedagog veya sosyal çalışmacı görüşmeye eşlik eder. Çocukla görüşmenin nasıl yapıldığını çocukla adli görüşme yazımızda ayrıntılı olarak anlattık.
Zorbalık, çocuğun okula gitme isteğini, uykusunu ve özgüvenini etkileyebilir. Hukuki süreç devam ederken çocuğunuzun psikolojik destek alması, yaşadıklarını işlemesine yardımcı olur. Okul rehberlik servisi, Aile ve Sosyal Hizmetler il müdürlükleri ve adliyelerdeki Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlükleri bu konuda yönlendirme yapabilir. Çocuğunuzun güvenliği okulda sağlanamıyorsa, okul değişikliği gibi seçenekler de okul yönetimi ve millî eğitim müdürlüğüyle birlikte değerlendirilebilir. Bu karar verilirken çocuğun görüşü mutlaka alınmalıdır.
Akran zorbalığında veliler için 6 adımlık dosya ve takip planı
Önceki bölümlerde zorbalığın hangi durumda suç olduğunu, okula ve adli makamlara nasıl başvurulacağını ve uzlaştırmanın nasıl işlediğini anlattık. Bu bölüm, bu bilgileri birkaç haftaya yayılabilen bir süreç içinde nasıl düzenli tutacağınızı gösteren altı adımlık bir plan sunuyor. Akran zorbalığı dosyalarında süreç çoğu zaman okul, savcılık, rehberlik servisi ve bazen uzlaştırmacı arasında aynı anda yürür. Hangi belgeyi kime verdiğinizi, hangi tarihi beklediğinizi ve çocuğunuzun nasıl olduğunu tek bir yerde izlemek, haklarınızı korumanızı ve çocuğunuzla daha sakin bir ilişki kurmanızı kolaylaştırır.
- Tek bir olay defteri açın. Çocuğunuzun anlattığı her zorbalık olayını ayrı bir sayfaya, tarih, saat, yer, olaya karışan öğrencilerin adları ve bildiğiniz kadarıyla yaşlarıyla birlikte yazın. Olayı gören öğrenci veya öğretmen varsa onların adlarını da ekleyin. Çocuğun sözlerini kendi ifadeleriyle aktarın ve olaydan sonraki uyku, iştah ya da okula gitme isteğindeki değişiklikleri kısa notlarla kaydedin. Defteri, okula ve savcılığa verdiğiniz belgelerin örnekleriyle birlikte bir klasörde saklamak, tekrarlanan olayların bütün olarak görülmesini sağlar.
- Dijital ve tıbbi kayıtları yedekleyin. Zorbalık sınıf grubunda ya da sosyal medyada yaşandıysa, mesajların ve paylaşımların ekran görüntülerini gönderenin kullanıcı adı ve tarih bilgisi görünecek biçimde alın; görüntüleri ayrı bir cihaza veya güvenli bir hesaba da kopyalayın. Yaralanma olduysa darp raporunun ve tedavi belgelerinin birer örneğini klasöre ekleyin. Tedavi ve destek giderlerine ait fatura ve makbuzları da saklayın; bunlar ileride açılabilecek bir tazminat davasında da dayanak olabilir. Mesajları silmemesi için çocuğunuzla sakin bir dille konuşun.
- Okulla iletişimi yazılı hâle getirin. Okul müdürlüğüne verdiğiniz dilekçenin evrak kayıt numarasını defterinize yazın ve zorbalığın tekrarlanmasını önlemek için istediğiniz önlemleri, örneğin teneffüs ve servis saatlerinde gözetimin artırılmasını, madde madde listeleyin. Her görüşmeden sonra konuşulanları özetleyen kısa bir e-posta göndererek verilen sözleri yazılı hâle getirin. Makul bir süre içinde somut bir adım atılmadığını görürseniz il veya ilçe millî eğitim müdürlüğüne ya da MEB İletişim Merkezi’ne (147) başvurabilirsiniz. Suç niteliğindeki olaylarda okul personelinin bildirim yükümlülüğünü de hatırlatabilirsiniz.
- Şikâyet süresini takvime yazın. Zorbalık kapsamındaki hakaret ve basit kasten yaralama gibi şikâyete bağlı suçlarda süre, fiili ve faili öğrendiğiniz tarihten itibaren altı aydır. Her olayın tarihini takviminize işleyin ve süre dolmadan savcılığa ya da kolluğa başvurma kararınızı verin. Başvurunuza olay defterinin özetini, ekran görüntülerini, darp raporunu, okula verdiğiniz dilekçenin örneğini ve tanıkların bilgilerini ekleyin. Okulun ve çevredeki işyerlerinin kamera kayıtları silinebileceği için, bu kayıtların gecikmeden istenmesini dilekçenizde ayrıca talep edin.
- İfadeye ve uzlaştırmaya hazırlanın. Çocuğunuz on sekiz yaşından küçük olduğu için vekili yoksa baro tarafından avukat görevlendirilir; görevlendirilen avukatın adını ve telefonunu not edin. İfade gününden önce çocuğunuza nerede ve kiminle konuşacağını sakin bir dille anlatın. Akran zorbalığı dosyası uzlaştırma kapsamındaysa, teklif gelmeden önce isteyebileceğiniz edimleri, örneğin özür, zararın giderilmesi ya da bir rehberlik programına katılımı, çocuğunuzun görüşünü de alarak tarihleriyle birlikte yazılı bir listeye dönüştürün. Uzlaşmayı kabul edip etmemek tamamen sizin kararınızdır.
- Çocuğunuzun iyilik hâlini izleyin. Hukuki süreç ilerlerken zorbalığın çocuğunuz üzerindeki etkisini, okula gitme isteğini, uykusunu ve arkadaş ilişkilerini haftalık olarak gözlemleyin ve defterinize kısa notlar düşün. Okul rehberlik servisinden düzenli görüşme isteyin, gerekirse bir ruh sağlığı meslek mensubundan destek alın. Adliyedeki Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlüğü ile Aile ve Sosyal Hizmetler il müdürlüğü de yönlendirme yapabilir. Okulda güvenlik sağlanamıyorsa okul değişikliği gibi seçenekleri, çocuğunuzun görüşünü alarak okul yönetimi ve millî eğitim müdürlüğüyle birlikte değerlendirin.
Bu plan, akran zorbalığı karşısında velinin elindeki bilgileri dağınık bırakmadan tek bir dosyada toplamasını hedefler. Okulun disiplin süreci ile ceza soruşturması birbirinden bağımsız yürüdüğü için, iki tarafta da hangi adımın atıldığını kendi kayıtlarınızdan izleyebilmek size güç verir. Zorbalık yapan çocuğun on iki yaşından küçük olması hâlinde de başvurunuz, koruyucu ve yönlendirme tedbirlerinin değerlendirilmesini sağlar. Hangi olayın hangi suç kapsamında ele alınacağı konusunda tereddüt yaşarsanız, dosyanızı bir avukatla birlikte gözden geçirmeniz sonraki adımları netleştirir.
Akran Zorbalığı Suçu Hakkında Merak Edilenler
Okul olayı kapatmak istiyor, yine de savcılığa başvurabilir miyim?
Evet. Okulun eğitim ve disiplin süreçleri ile ceza soruşturması birbirinden bağımsız yürür. Okul yönetiminin olayı kendi içinde çözmeyi tercih etmesi, velinin savcılığa veya kolluğa başvurma hakkını ortadan kaldırmaz. Suç niteliğindeki olaylarda kamu görevlisi olan okul personelinin de bildirim yükümlülüğü bulunur. Başvurunuzu yaparken okula verdiğiniz dilekçenin örneğini eklemeniz, okulun ne zaman bilgilendirildiğini göstermek bakımından faydalı olur. İki süreç aynı anda yürüyebilir.
Zorbalık yapan çocuk 11 yaşında, şikâyet etmenin bir anlamı var mı?
On iki yaşını doldurmamış çocukların ceza sorumluluğu bulunmaz ve haklarında ceza kovuşturması yapılamaz. Ancak başvurunuz üzerine çocuk hakkında koruyucu ve destekleyici tedbirlerin ve 7593 sayılı Kanunla gelen yönlendirme tedbirlerinin değerlendirilmesi gündeme gelebilir. Bu tedbirler zorbalığın tekrarlanmasını önlemeye yöneliktir. Başvurunuz aynı zamanda okulun ve ilgili kurumların durumu ciddiye almasını sağlar ve çocuğunuzun güvenliği için resmî bir kayıt oluşturur. Olaya katılan daha büyük öğrenciler bakımından ise soruşturma ayrıca yürür.
Sınıf grubundaki hakaret mesajları da suç sayılır mı?
Mesajlaşma uygulamalarında veya sosyal medyada yapılan aşağılayıcı paylaşımlar hakaret suçunu oluşturabilir. Mesaj birden fazla kişinin bulunduğu bir grupta gönderildiğinde, olay aleniyet bakımından da değerlendirilir. Mesajların silinme ihtimaline karşı ekran görüntülerini, gönderenin kullanıcı adı ve tarih bilgisiyle birlikte kaydetmeniz önemlidir. Hakaret şikâyete bağlı bir suç olduğu için, öğrenme tarihinden itibaren altı ay içinde başvuru yapılması gerektiğini unutmayın. Gruptaki diğer öğrenciler de tanık olarak gösterilebilir.
Çocuğum ifade verirken yanında olabilir miyim?
Mağdur çocuğun ifadesi alınırken velinin bulunması genellikle mümkündür; ancak bazı durumlarda, özellikle çocuğun rahat konuşabilmesi için, görüşme bir psikolog veya sosyal çalışmacı eşliğinde ayrı bir odada yapılabilir. Bu düzenleme çocuğun yararı gözetilerek belirlenir. Çocuğunuza baro tarafından görevlendirilen avukat da ifadede hazır bulunur. İfade öncesinde çocuğunuza ne olacağını sakin bir dille anlatmanız, kaygısını azaltır ve sürece hazırlıklı girmesini sağlar. Görüşme sonrasında çocuğunuzu övmek de önemlidir.
Zorbalık yapan çocuğun ailesinden tazminat istenebilir mi?
Ceza soruşturması failin cezai sorumluluğuna ilişkindir; çocuğunuzun uğradığı maddi ve manevi zararın karşılanması ise genellikle ayrıca açılacak tazminat davalarıyla gündeme gelir. Küçük yaştaki çocukların eylemlerinden doğan zararlarda, gözetim yükümlülüğü bulunan kişilerin sorumluluğu da hukuk kuralları çerçevesinde değerlendirilebilir. Ceza dosyasında toplanan deliller bu davada da dayanak oluşturur. Somut durumun bir avukatla değerlendirilmesi, izlenecek yolu belirlemenize yardımcı olur. Tedavi ve destek giderlerinin belgelerini saklayın.
Dayanak mevzuat ve kaynaklar
Okumaya devam edin
Yazıyı hazırlayan
Ankara Barosuna kayıtlı avukat (sicil 16495), Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesi 2002 mezunu. Ceza hukuku ve ceza muhakemesi alanında, özellikle suç mağdurları ve yakınları adına şikâyet, katılma ve kanun yolu süreçlerinde vekillik yapmaktadır.
Mağdur olarak haklarınızı birlikte değerlendirelim
Şikâyet, itiraz ve kanun yolu süreleri kısadır. Görüşmeye elinizdeki rapor, tutanak, mesaj kayıtları ve tebligatlarla gelmeniz değerlendirmeyi hızlandırır.
Büro telefonu: 0 532 714 50 45 · WhatsApp · Adres ve iletişim formu
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır, somut durum için hukuki danışmanlık alınmalıdır.


