İş kazası sonrası ceza soruşturması: işçi ve ailesi neleri bilmeli?

İş Kazasında Ceza Soruşturması: İşçi ve Ailesi Şikâyetçi Olurken Neleri Bilmeli?

Son mevzuat kontrolü: Hazırlayan: Av. Gülşah MutluDayanak: TCK 22, 85 ve 89; 6331 ve 5510 sayılı Kanunlar

İş kazası, çalışanın ve ailesinin hayatını bir anda değiştirebilen bir olaydır. Kaza sonrasında akla ilk gelen konular genellikle tedavi, gelir kaybı ve sigorta işlemleridir. Oysa ağır yaralanma veya ölümle sonuçlanan iş kazalarının önemli bir kısmında, kazaya yol açan ihmali ortaya koymak için bir ceza soruşturması da yürütülür. Bu soruşturmada işverenin, işveren vekillerinin ve iş güvenliğinden sorumlu kişilerin kusurları incelenir. İşçinin veya ailesinin bu süreçte doğru adımları atması, hem gerçeğin ortaya çıkması hem de ileride açılacak davalar bakımından önem taşır.

Bu yazıda iş kazasının hangi durumlarda ceza soruşturmasına konu olduğunu, şikâyetin gerekip gerekmediğini ve süresini, kimlerin sorumlu tutulabileceğini, kazadan hemen sonra hangi delillerin korunması gerektiğini ve kusur raporuna nasıl itiraz edilebileceğini anlatıyoruz. Ölümlü iş kazalarında ailenin haklarını, uzlaştırma ve şikâyetten vazgeçme konularında dikkat edilmesi gereken noktaları da mağdur tarafının bakış açısıyla, sade bir dille ele alıyoruz. Tazminat ve sigorta konularına ise yalnızca ceza dosyasıyla bağlantılı oldukları ölçüde değiniyoruz.

Bir bakışta

Dayanak
TCK 22, 85 ve 89; 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu
Kimler başvurur
Yaralanan işçi, ölümlü kazada eş, çocuklar ve diğer yakınlar
Nereye
Olay yeri Cumhuriyet başsavcılığı veya kolluk
Süre
Şikâyete bağlı taksirle yaralamada fail ve fiilin öğrenilmesinden itibaren 6 ay
Bu yazıda neler var?
  1. İş kazası hangi durumlarda ceza soruşturmasına konu olur?
  2. Şikâyet gerekir mi, süre ne kadar?
  3. İş kazasında kimler sorumlu tutulabilir?
  4. Kazadan sonraki ilk günlerde hangi deliller korunmalı?
  5. Kusur raporu nasıl hazırlanır ve nasıl itiraz edilir?
  6. Ölümlü iş kazasında aile hangi haklara sahiptir?
  7. Savcılık takipsizlik kararı verirse ne yapılabilir?
  8. Uzlaştırma ve şikâyetten vazgeçmede nelere dikkat edilmeli?
  9. İş kazası sonrası aile için 6 adımlık yol haritası
  10. İş Kazasında Ceza Soruşturması Hakkında Merak Edilenler

İş kazası hangi durumlarda ceza soruşturmasına konu olur?

6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu, işyerinde veya işin yürütümü nedeniyle meydana gelen ve ölüme yol açan ya da vücut bütünlüğünü bedenen veya ruhen engelli hâle getiren olayı iş kazası olarak tanımlar. Bu tür kazalar çoğu zaman bir dikkatsizlik veya önlem almama sonucunda gerçekleştiği için ceza hukukunda taksirli suç olarak değerlendirilir. Kaza ölümle sonuçlanmışsa taksirle öldürme (TCK 85), yaralanmayla sonuçlanmışsa taksirle yaralama (TCK 89) suçları gündeme gelir.

İşveren, iş kazasını olay yerindeki yetkili kolluk kuvvetlerine derhal, Sosyal Güvenlik Kurumuna ise en geç kazadan sonraki üç iş günü içinde bildirmekle yükümlüdür. Kolluğa yapılan bildirim, olayın Cumhuriyet başsavcılığına intikal etmesinin ilk adımıdır. Savcılık olay yeri incelemesi yaptırabilir, tanıkları dinleyebilir, işyeri kayıtlarını isteyebilir ve kusur durumunu belirlemek için bilirkişi incelemesi yaptırabilir. İşçi veya ailesi, işverenin bildirimini beklemeden doğrudan savcılığa başvurarak da süreci başlatabilir.

İş kazası ceza soruşturmasında korunması gereken deliller listesi
Deliller kısa sürede kaybolabilir, erken talep edin

Şikâyet gerekir mi, süre ne kadar?

Şikâyet gerekip gerekmediği, kazanın sonucuna ve taksirin türüne göre değişir. TCK 89. maddesine göre taksirle yaralama suçunun soruşturulması ve kovuşturulması kural olarak şikâyete bağlıdır. Ancak basit yaralamalar hariç olmak üzere, suçun bilinçli taksirle işlenmesi hâlinde şikâyet aranmaz. Bilinçli taksir, failin sonucun gerçekleşebileceğini öngördüğü hâlde bunun olmayacağına güvenerek hareket etmesidir. Taksirle öldürme ise şikâyete bağlı olmadığından savcılık soruşturmayı kendiliğinden yürütür. Aşağıdaki tablo bu ayrımı özetler.

Sonuç Şikâyet Uzlaştırma
Taksirle basit yaralama Şikâyete bağlı, 6 ay içinde Kapsamda
Taksirle ağır yaralama Şikâyete bağlı; bilinçli taksirde aranmaz Kapsamda
Taksirle öldürme Şikâyet aranmaz, savcılık kendiliğinden yürütür Kapsam dışında

Şikâyete bağlı suçlarda şikâyet hakkı, TCK 73. maddesine göre fiilin ve failin öğrenildiği günden itibaren altı ay içinde kullanılmalıdır. İş kazalarında sorumluların kimler olduğu her zaman ilk gün belli olmayabilir; yine de süreyi riske atmamak için kazadan sonra gecikmeden ifade vermek ve şikâyetçi olunduğunu açıkça tutanağa geçirtmek en güvenli yoldur. Hastanede tedavi gören işçinin ifadesi, kolluk tarafından hastanede de alınabilir. Şikâyet hakkı yaralanan işçiye aittir; işçi küçükse veya ifade veremeyecek durumdaysa yasal temsilcisi bu hakkı kullanabilir.

İş kazasında kimler sorumlu tutulabilir?

İş kazasında ceza sorumluluğu tek bir kişiyle sınırlı kalmayabilir. TCK 22. maddesine göre birden fazla kişinin taksirle işlediği suçta herkes kendi kusurundan dolayı sorumlu olur. Bu nedenle soruşturmada işveren, işveren vekili, şantiye şefi, ustabaşı, iş sağlığı ve güvenliği hizmetini yürüten kişiler, alt işveren ve asıl işveren gibi farklı kişilerin her birinin kusuru ayrı ayrı incelenebilir. Kazaya yol açan ekipmanı üreten, kuran veya bakımını yapan firmaların sorumluluğu da dosyanın özelliğine göre gündeme gelebilir.

Kazada yaralanan işçinin kendi davranışlarının da kazaya katkısı olabilir. Örneğin varsayımsal bir dosyada işçinin kendisine verilen baretini takmadığı ileri sürülebilir. Bu durum, işverenin önlem alma, denetleme ve eğitim verme yükümlülüklerini kendiliğinden ortadan kaldırmaz. 6331 sayılı Kanun işverene risk değerlendirmesi yapma, çalışanları eğitme ve güvenlik önlemlerinin uygulanmasını denetleme ödevleri yükler. Bilirkişi incelemesinde bu yükümlülüklerin yerine getirilip getirilmediği ve kusurun taraflar arasında nasıl dağıldığı değerlendirilir. İşçinin kusuru, işverenin kusur oranını azaltabilir; ancak işverenin sorumluluğunu tümüyle ortadan kaldırması ayrı bir değerlendirme gerektirir.

İş kazası sonrasında işçi ve ailesinin izleyeceği adımlar
Şikâyete bağlı hâllerde süre altı aydır

Kazadan sonraki ilk günlerde hangi deliller korunmalı?

İş kazası dosyalarında delillerin büyük bölümü işverenin kontrolündeki işyerinde bulunur. Kazanın meydana geldiği alanın durumu kısa sürede değiştirilebilir, ekipman onarılabilir veya kamera kayıtlarının üzerine yeni kayıt yazılabilir. Bu nedenle işçinin ya da ailesinin, savcılıktan olay yerinin bir an önce incelenmesini ve kayıtların korunmasını talep etmesi önem taşır. Olay yerinde yapılan inceleme ve çekilen fotoğraflar, ileride hazırlanacak kusur raporunun temelini oluşturur.

  1. Tıbbi kayıtları alın. Acil servis kaydı, epikriz ve adli rapor örneklerini saklayın.
  2. Tanıkları not edin. Kazayı gören çalışanların adlarını ve iletişim bilgilerini yazın.
  3. Kayıtların korunmasını isteyin. Kamera ve giriş çıkış kayıtları için savcılığa dilekçe verin.
  4. Belgeleri sorun. Eğitim, risk değerlendirmesi ve ekipman zimmet kayıtlarının dosyaya getirtilmesini talep edin.
  5. Mesajları saklayın. İş talimatı içeren mesaj ve yazışmaları silmeden yedekleyin.

Pratikte: Kaza günü işçiye verilen görev talimatları sıklıkla telefon mesajlarıyla ya da çalışma gruplarında iletilir. Bu mesajların ekran görüntüleri ve tarihleri, işin hangi koşullarda ve kimin talimatıyla yapıldığını gösterebilir. Varsayımsal bir örnek vermek gerekirse, yüksekte çalışma için emniyet kemeri istenmesine rağmen işe başlanması yönündeki bir mesaj, kusur değerlendirmesinde belirleyici olabilir. Telefonu değiştirmeden veya sıfırlamadan önce bu kayıtları güvenli bir yere yedekleyin ve tarihleriyle birlikte saklayın.

Kusur raporu nasıl hazırlanır ve nasıl itiraz edilir?

İş kazası soruşturmalarının kaderini çoğunlukla bilirkişi raporu belirler. Savcılık veya mahkeme, iş sağlığı ve güvenliği alanında ve kazanın türüne göre makine, inşaat ya da elektrik gibi teknik alanlarda bilgi sahibi bilirkişilerden rapor alır. Raporda kazanın nasıl gerçekleştiği, hangi önlemlerin alınması gerektiği ve her bir kişinin kusur durumu değerlendirilir. Rapor hazırlanırken olay yeri incelemesi, tanık beyanları, işyeri kayıtları ve ekipmanın teknik özellikleri birlikte değerlendirilir. Kusur oranlarının nasıl belirlendiğini kusur oranı yazımızda ayrıntılı olarak anlattık.

Rapor eksik incelemeye dayanıyorsa, olay yeri görülmeden hazırlanmışsa veya dosyadaki tanık beyanlarıyla çelişiyorsa mağdur buna itiraz edebilir. İtirazda raporun hangi noktalarda yetersiz kaldığı somut olarak gösterilmeli ve gerekirse yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınması istenmelidir. Mağdur ayrıca kendi seçtiği bir bilim insanından bilimsel mütalaa alarak dosyaya sunabilir. İtiraz dilekçesinde raporun dayandığı her tespitin dosyadaki hangi belgeyle çeliştiğini tek tek yazmak, incelemeyi yapan makamın işini kolaylaştırır.

İş kazasının sonucuna göre suç türü ve şikâyet gerekliliği tablosu
Şikâyet süresi fiil ve failin öğrenilmesinden başlar

Ölümlü iş kazasında aile hangi haklara sahiptir?

Ölümlü iş kazalarında soruşturma şikâyete bağlı olmadan yürütülür; ancak ailenin sürece aktif katılması dosyanın eksiksiz incelenmesine katkı sağlar. Ölen işçinin eşi, çocukları, anne ve babası gibi yakınları suçtan zarar gören sıfatıyla savcılığa beyanda bulunabilir, delil sunabilir ve dava açıldığında davaya katılabilir. Ölüm nedeninin ve kazayla bağlantısının belirlenmesi için otopsi yapılır. Ailenin işyerindeki çalışma koşullarını, vardiya düzenini ve işçinin daha önce dile getirdiği güvenlik şikâyetlerini savcılığa aktarması da yararlıdır. Otopsi sürecinde ailenin haklarını otopsi raporu yazımızda ayrıca anlattık.

Dava açıldığında aile davaya katılan sıfatını alarak duruşmalara çağrılır, tanıklara soru yöneltilmesini isteyebilir, bilirkişi raporlarına itiraz edebilir ve karara karşı kanun yollarına başvurabilir. Birden fazla yakının ayrı ayrı katılan olması mümkündür. Aile, ceza davasının yanında Sosyal Güvenlik Kurumundan hak sahibi olarak gelir bağlanması ve işverene karşı destekten yoksun kalma tazminatı gibi haklarını da ayrıca takip edebilir. Bu haklar ayrı usullere ve sürelere tabidir.

Savcılık takipsizlik kararı verirse ne yapılabilir?

Savcılık soruşturma sonunda kamu davası açmak için yeterli şüphe oluşturacak delil bulunmadığı kanaatine varırsa kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verir. Bu karar halk arasında takipsizlik kararı olarak bilinir ve şikâyetçiye tebliğ edilir. İş kazası dosyalarında bu karar çoğunlukla işverene veya diğer sorumlulara kusur yüklemeyen bir bilirkişi raporuna dayanır. Suçtan zarar gören kişi, kararın kendisine tebliğinden itibaren iki hafta içinde sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir.

İtirazda hangi delillerin toplanmadığı, hangi tanığın dinlenmediği ve bilirkişi raporunun neden yetersiz olduğu somut olarak gösterilmelidir. Sulh ceza hâkimliği itirazı yerinde bulursa Cumhuriyet savcısı kamu davası açar. İtiraz reddedilirse, aynı fiil nedeniyle kamu davası açılabilmesi için yeni delil ortaya çıkması gerekir. Bu nedenle soruşturma aşamasında delillerin eksiksiz toplanmasını dilekçeyle istemek ve bu dilekçelerin bir örneğini saklamak büyük önem taşır. Ayrıntılar için takipsizlik kararına itiraz yazımıza bakabilirsiniz.

Uzlaştırma ve şikâyetten vazgeçmede nelere dikkat edilmeli?

Taksirle yaralama suçu uzlaştırma kapsamındadır. Uzlaştırma, tarafların bir uzlaştırmacı aracılığıyla bir araya gelerek zararın giderilmesi konusunda anlaşma aramasıdır. Taraflar uzlaşır ve şüpheli edimini yerine getirirse kamu davası açılmaz veya açılmış dava düşer. Taksirle öldürme ise uzlaştırma kapsamında yer almaz. Uzlaştırma görüşmesine katılmak zorunlu tutulmaz; teklifi değerlendirirken kararınızı yedi gün içinde bildirmeniz gerekir, aksi hâlde teklif reddedilmiş sayılır. Uzlaştırma teklifi yapıldığında mağdurun, yaralanmanın kalıcı sonuçlarını ve gelecekteki tedavi giderlerini netleştirmeden karar vermemesi, kendi haklarını korumak açısından önemlidir.

Dikkat: Kaza sonrasında işçiye şikâyetten vazgeçmesi veya bir belgeyi imzalaması için baskı yapılabilir. Şikâyete bağlı suçlarda şikâyetten vazgeçme, kural olarak ceza dosyasının sona ermesine yol açar ve bu sonucu sonradan değiştirmek çoğu zaman mümkün olmaz. Bu nedenle herhangi bir vazgeçme dilekçesi, ibraname veya uzlaşma metnini imzalamadan önce içeriğini dikkatle okumak, hangi zarar kalemlerinin karşılandığının açıkça yazılmasını istemek ve gerekirse hukuki destek almak gerekir. İmzalanan her belgenin bir örneğini de mutlaka saklayın.

Ceza soruşturması, iş kazasından doğan tazminat haklarının yerine geçmez; bu haklar iş mahkemesinde ayrıca talep edilir. Ancak ceza dosyasında toplanan deliller, olay yeri tespitleri ve kusur raporları tazminat davasında da önemli bir dayanak oluşturur. Bu nedenle ceza dosyasının titizlikle takip edilmesi, işçinin ve ailesinin bütün haklarını etkiler. Ödenen tutarlar, sigorta ödemeleri ve tedavi giderleri belgeleriyle saklanmalı, her aşamada dosya numaralarıyla birlikte düzenli bir şekilde kaydedilmelidir.

İş kazası sonrası aile için 6 adımlık yol haritası

Bir iş kazası haberinin ardından aile, hastane koridorunda ve adliyede birçok işi aynı anda yürütmek zorunda kalır. Yukarıdaki bölümlerde şikâyet, sorumluluk, deliller, kusur raporu ve ailenin hakları ayrı ayrı anlatıldı. Bu bölüm aynı bilgileri, kazanın ilk gününden davanın sonuna kadar izlenebilecek tek bir yol haritasında birleştirir. Her adımda ne yazılacağı, hangi belgenin isteneceği ve hangi sürenin izleneceği gösterilir. Aile içinde bu işleri üstlenecek bir kişiyi belirlemek ve bütün evrakı tek klasörde toplamak, sürecin dağılmasını önler.

  1. İlk gün bir iş kazası defteri açın. Kazanın tarihini, saatini ve yerini, işçinin hangi işi yaparken yaralandığını, olay yerine gelen kolluk biriminin adını ve hastaneye kimin götürdüğünü yazın. İşyerinden sizi arayan kişilerin adlarını, görevlerini ve size söylediklerini tarih sırasıyla not edin. Kazayı gören çalışanların adlarını ve telefonlarını da deftere ekleyin. İşveren kazayı kolluğa derhal, Sosyal Güvenlik Kurumuna en geç üç iş günü içinde bildirmekle yükümlüdür; bildirimin yapılıp yapılmadığını sorup cevabı da yazın.
  2. Tıbbi belgeleri ve adli raporu toplayın. Acil servis kaydının, epikriz raporunun ve adli raporun birer örneğini hastaneden yazılı başvuruyla isteyin. Epikriz, yatış ve tedavi boyunca yapılanları özetleyen çıkış belgesidir. Tedavi sürdükçe gelen yeni raporları ve kontrol sonuçlarını tarih sırasıyla klasöre yerleştirin. Bu belgeler yaralanmanın ağırlığını gösterir ve ileride hazırlanacak kusur raporunda kazanın sonuçlarının değerlendirilmesine dayanak olur. İlaç, ulaşım ve tedavi giderlerinin faturalarını da ayrı bir bölümde saklayın.
  3. İfadede şikâyetinizi açıkça kaydettirin. Yaralanan işçinin ifadesi kolluk tarafından hastanede de alınabilir. İfadede kazanın nasıl olduğunu, kimin talimatıyla çalışıldığını ve hangi önlemlerin eksik kaldığını anlatın, şikâyetçi olduğunuzu tutanağa yazdırın. Taksirle yaralamanın şikâyete bağlı hâllerinde şikâyet süresi fiilin ve failin öğrenildiği günden itibaren altı aydır; bu tarihi takvime işleyin. Ölümlü bir iş kazasında savcılık soruşturmayı kendiliğinden yürütür; ailenin beyanda bulunup iletişim bilgilerini dosyaya bırakması, bildirimlerin aksamamasını sağlar.
  4. Delillerin korunmasını dilekçeyle isteyin. Savcılığa vereceğiniz dilekçede olay yerinin gecikmeden incelenmesini, kamera ve giriş çıkış kayıtlarının korunmasını, risk değerlendirmesi, eğitim ve ekipman zimmet belgelerinin işyerinden getirtilmesini isteyin. İş talimatı içeren mesajların ekran görüntülerini tarihleriyle dilekçeye ekleyin. Alındı belgesini saklayın; bu belge, ileride bir takipsizlik kararına itiraz ederken hangi delillerin zamanında istendiğini gösterir. İş kazası dosyalarında işyerindeki izler hızla değişebildiği için bu adımı ilk günlerde atmak önem taşır.
  5. Kusur raporunu satır satır okuyun. Bilirkişi raporu dosyaya girdiğinde bir örneğini alın. Kusur raporu, kazanın nasıl gerçekleştiğini ve kusurun kişiler arasında nasıl dağıldığını değerlendiren teknik belgedir. Olay yerinin görülüp görülmediğini, tanık beyanlarının ve işyeri kayıtlarının dikkate alınıp alınmadığını kontrol edin. Dosyadaki belgelerle uyuşmayan her noktayı not edin. İtirazda bu notlar kullanılır; gerekirse yeni bir heyetten rapor istenebilir ya da bilimsel mütalaa, yani kendi seçtiğiniz bir bilim insanının görüşü dosyaya sunulabilir.
  6. Kararları, teklifleri ve paralel hakları izleyin. Takipsizlik kararı tebliğ edilirse iki haftalık itiraz süresini, yaralanmalı dosyalarda uzlaştırma teklifi gelirse yedi günlük cevap süresini takvime yazın. Vazgeçme dilekçesi, uzlaşma metni veya ibraname, yani karşı tarafı borçtan kurtaran belge imzalamadan önce hangi zararların karşılandığını yazılı olarak görün. Dava açıldığında katılan sıfatı için dilekçe verin. İş kazası nedeniyle doğan Sosyal Güvenlik Kurumu ve tazminat haklarının ayrı usullere tabi olduğunu unutmayın; kusur raporunun onaylı örneğini bunlar için saklayın.

Bu yol haritası, iş kazası sonrasındaki karmaşayı yönetilebilir parçalara ayırır. Defter, belge klasörü ve takvim bir arada tutulduğunda aile, savcılığın ve mahkemenin istediği bilgiye kısa sürede ulaşır, sürelerin kaçmasını önler ve kusur raporu gibi belirleyici belgelere zamanında cevap verir. Dosya numarasını, tebliğ tarihlerini ve dilekçe örneklerini aynı yerde saklamak, ceza dosyasından tazminat davasına kadar bütün süreçleri birbirine bağlar. Ailenin sürece hazırlıklı katılması, kazanın gerçek nedenlerinin eksiksiz incelenmesine de katkı sunar.

İş Kazasında Ceza Soruşturması Hakkında Merak Edilenler

İşveren kazayı bildirmezse ne yapabilirim?

İşveren iş kazasını kolluğa derhal, Sosyal Güvenlik Kurumuna ise en geç üç iş günü içinde bildirmekle yükümlüdür. Bu bildirim yapılmazsa işçi veya ailesi doğrudan Cumhuriyet başsavcılığına ya da kolluğa başvurarak şikâyette bulunabilir. Başvuruda kazanın tarihi, yeri, nasıl gerçekleştiği ve tanıkların isimleri belirtilmelidir. Tıbbi kayıtlar ve varsa fotoğraflar da dilekçeye eklenebilir. Bildirim yükümlülüğüne aykırılık ayrıca idari yaptırım konusu olabilir; ancak bu durum ceza soruşturmasının başlamasını engellemez.

Kazada benim de kusurum varsa şikâyet edebilir miyim?

Evet. Taksirli suçlarda birden fazla kişinin kusuru bulunabilir ve TCK 22’ye göre herkes kendi kusurundan sorumlu olur. İşçinin kazaya katkısı bulunsa bile işverenin önlem alma, eğitim verme ve denetleme yükümlülükleri devam eder. Bilirkişi raporunda kusur, işveren, işveren vekilleri ve işçi arasında oranlanarak değerlendirilir. Bu oran hem ceza dosyasının sonucunu hem de tazminat miktarını etkileyebilir. Bu nedenle kendi kusurunuz olduğunu düşünseniz de olayı eksiksiz anlatmanız yararlıdır.

Şikâyet süresi ne zaman başlar?

Şikâyete bağlı taksirle yaralama hâllerinde şikâyet hakkı, TCK 73’e göre fiilin ve failin öğrenildiği günden itibaren altı ay içinde kullanılmalıdır. İş kazalarında sorumlu kişilerin kimler olduğu soruşturma ilerledikçe netleşebilir. Yine de süreyi riske atmamak için kazadan sonra gecikmeden ifade vermek ve şikâyetçi olunduğunu tutanağa açıkça yazdırmak uygundur. Bilinçli taksirle ağır yaralama ve taksirle öldürme hâllerinde şikâyet aranmadığından savcılık soruşturmayı kendiliğinden yürütür.

Bilirkişi raporu işvereni kusursuz bulursa ne olur?

Bilirkişi raporu mahkeme veya savcılık için bağlayıcı olmasa da kararın oluşumunda önemli rol oynar. Rapor eksik incelemeye dayanıyorsa, olay yeri görülmeden hazırlanmışsa ya da dosyadaki diğer delillerle çelişiyorsa mağdur itiraz edebilir. İtirazda raporun hangi noktalarda yetersiz kaldığını somut olarak göstermek ve yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınmasını istemek gerekir. Savcılık bu rapora dayanarak kovuşturmaya yer olmadığına karar verirse, bu karara karşı da itiraz yolu açıktır.

Ölümlü iş kazasında hangi yakınlar davaya katılabilir?

Ölümlü iş kazasında suçtan zarar gören sıfatını taşıyan yakınlar, örneğin eş, çocuklar, anne ve baba, açılan kamu davasına katılabilir. Katılma talebi ilk derece mahkemesinde hüküm verilinceye kadar yapılabilir. Birden fazla yakın ayrı ayrı katılan olabilir. Katılan sıfatı, duruşmalara çağrılma, delil sunma, bilirkişi raporuna itiraz etme ve karara karşı kanun yollarına başvurma imkânı sağlar. Ailenin Sosyal Güvenlik Kurumu ve tazminat hakları ise ayrı usullerle takip edilir.

Av. Gülşah Mutlu

Yazıyı hazırlayan

Av. Gülşah Mutlu

Ankara Barosuna kayıtlı avukat (sicil 16495), Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesi 2002 mezunu. Ceza hukuku ve ceza muhakemesi alanında, özellikle suç mağdurları ve yakınları adına şikâyet, katılma ve kanun yolu süreçlerinde vekillik yapmaktadır.

Mağdur olarak haklarınızı birlikte değerlendirelim

Şikâyet, itiraz ve kanun yolu süreleri kısadır. Görüşmeye elinizdeki rapor, tutanak, mesaj kayıtları ve tebligatlarla gelmeniz değerlendirmeyi hızlandırır.

Büro telefonu: 0 532 714 50 45 · WhatsApp · Adres ve iletişim formu

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır, somut durum için hukuki danışmanlık alınmalıdır.