Tercüman Hakkı: Türkçe Bilmeyen Şüpheli, Sanık, Mağdur ve Tanık için Güvenceler
Son mevzuat kontrolü: Hazırlayan: Av. Gülşah MutluDayanak: mevzuat.gov.tr ve Resmî Gazete
Ceza yargılamasında tercüman hakkı, yani Türkçeyi meramını anlatabilecek ölçüde bilmeyen kişinin hem karşısındakini anlama hem de kendisinin anlaşılma güvencesidir. Kolluk ifadesinde, savcılık sorgusunda ya da duruşmada anlamadığınız bir dille yöneltilen soruya cevap vermek, kendi aleyhinize sonuç doğuran bir tutanağı farkında olmadan imzalamak anlamına gelebilir.
Tercüman hakkı tek bir kanun maddesine sıkışmış değildir. Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 202. maddesi ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6. maddesinin üçüncü fıkrası birlikte okunur; Anayasa’nın 90. maddesi de Sözleşme’ye iç hukukta özel bir ağırlık verir. Aşağıda şüpheli, sanık, mağdur ve tanığın bu hakkı hangi aşamada, nasıl kullanabileceği sırasıyla anlatılıyor.
Bir bakışta
- Dayanak
- CMK 202; AİHS m. 6/3-a ve 6/3-e; Anayasa m. 90
- Kapsam
- Şüpheli, sanık, mağdur; soruşturmada tanık da
- Tercümanı atayan
- Soruşturmada hâkim veya savcı, duruşmada mahkeme
- Ücret
- Sözleşme ücretsiz yararlanmayı güvence altına alır
- Kanun yolu
- Savunma hakkının sınırlanması (CMK 289/1-h)
Bu yazıda neler var?
- Tercüman hakkı nedir, hangi kurallara dayanır?
- Tercüman hakkı kimleri kapsar: şüpheli, sanık, mağdur ve tanık?
- Kolluktaki ifade sırasında tercüman hakkı nasıl kullanılır?
- Duruşmada tercüman hakkı nasıl işler, neler tercüme edilir?
- Mağdur ve tanık bakımından tercüman hakkı nasıl uygulanır?
- Tercüman ile müdafi aynı şey midir?
- Tercüman ücretini kim öder?
- Hatalı veya eksik tercüme olursa ne yapılır?
- Tercüman Hakkı Hakkında Merak Edilenler
Tercüman hakkı nedir, hangi kurallara dayanır?
Tercüman hakkının çekirdeği iki ayrı güvenceden oluşur. Sözleşme’nin 6/3-a bendi, suç isnat edilen kişinin suçlamanın niteliğinden ve sebebinden en kısa sürede, anladığı bir dilde ve ayrıntılı olarak haberdar edilmesini ister. 6/3-e bendi ise mahkemede kullanılan dili anlamayan veya konuşamayan kişiye tercümanın yardımından ücretsiz yararlanma imkânı tanır. Birincisi suçlamayı anlamayı, ikincisi yargılamaya katılabilmeyi korur.
İç hukukta tercüman hakkı CMK 202’de somutlaşır. Anayasa’nın 90. maddesinin son fıkrası ise usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası andlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hüküm içermesi hâlinde andlaşma hükümlerinin esas alınacağını söyler. Bu yüzden CMK 202 yorumlanırken Sözleşme’nin bu iki bendi kanundan geri kalan boşlukları doldurur.

Tercüman hakkı kimleri kapsar: şüpheli, sanık, mağdur ve tanık?
CMK 202/1’e göre sanık veya mağdur meramını anlatabilecek ölçüde Türkçe bilmiyorsa mahkemece atanan tercüman aracılığıyla duruşmadaki iddia ve savunmaya ilişkin esaslı noktalar tercüme edilir. Ölçüt “hiç Türkçe bilmemek” değil, kendini ifade edebilecek ölçüde bilmemektir. Günlük işlerini Türkçe yürüten ama hukuki terimleri ve ifade ettiği cümlenin sonucunu kavrayamayan biri de bu ölçüt içinde değerlendirilebilir; takdir mahkemeye aittir.
Üçüncü fıkra, birinci ve ikinci fıkranın soruşturma evresinde dinlenen şüpheli, mağdur veya tanıklar hakkında da uygulanacağını söyler. Bu evrede tercümanı hâkim veya Cumhuriyet savcısı atar. Duruşma bakımından kanun metni yalnızca sanık ve mağduru sayar; tanığın duruşmada beyanının anlaşılması ise yargılamanın temel şartı olduğundan uygulamada tanık için de tercüman görevlendirilir.
İkinci fıkra engelli sanık veya mağdur bakımından ayrı bir güvence getirir: Duruşmadaki iddia ve savunmaya ilişkin esaslı noktalar, bu kişilere anlayabilecekleri biçimde anlatılır. İşitme veya konuşma engelli kişi için bu, çoğunlukla işaret dilini bilen bir tercümanın görevlendirilmesi anlamına gelir.
Kolluktaki ifade sırasında tercüman hakkı nasıl kullanılır?
Türkçe bilmeyen bir kişi yakalandığında ilk işlem çoğu zaman karakolda yapılır. CMK 147/1, ifade alan görevlinin kimliği saptamasını, suçu anlatmasını, müdafi seçme ve susma haklarını hatırlatmasını ve ifadeyi tutanağa bağlayıp ifade verene ve müdafie okutmasını ister. Bu işlemlerin hiçbiri kişi anlamıyorsa gerçek anlamda yerine gelmiş sayılmaz. Gözaltı sürecindeki haklar için yakalama ve gözaltı yazısına bakılabilir.
Müdafi hazır bulunmaksızın kolluk tarafından alınan ifade, hâkim veya mahkeme huzurunda şüpheli ya da sanık tarafından doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz (CMK 148/4). Bu hüküm tercümansız alınmış ifadeler için de önemli bir güvencedir; ancak ifadenin ne için verildiğini, ne imzalandığını anlamak yine kişinin kendi sorumluluğundadır.
- Anlamadığınızı açıkça söyleyin. “Türkçe bilmiyorum, tercüman istiyorum” cümlesi tutanağa geçirilmelidir.
- Tercüman gelmeden ifade vermeyin. Soruşturma evresinde tercümanı hâkim veya savcı atar; bu bir bekleme gerektirebilir.
- Müdafi talep edin. İfadede müdafi hakkı ve susma hakkı mutlaka hatırlatılır; anlamadığınız bir soruya cevap vermeyin.
- Tutanağı tercüme ettirerek okuyun. İmzadan önce içeriğin size kendi dilinizde okunmasını isteyin.
- Tercümanın kimliğini not edin. Adı, soyadı ve görevlendirme bilgisi tutanakta yer almalıdır.
- Eksiklik varsa itiraz edin. Tercümenin hatalı olduğunu düşünüyorsanız bunu ifade sırasında söyleyip tutanağa yazdırın.
Tutuklama istemiyle hâkim önüne çıkarıldığınızda da aynı güvence geçerlidir; tutuklama kararına karşı kanun yolları tutuklama hangi hâllerde olur yazısında anlatılıyor.
Duruşmada tercüman hakkı nasıl işler, neler tercüme edilir?
Kanun, duruşmadaki her sözcüğün tercüme edilmesini değil, iddia ve savunmaya ilişkin esaslı noktaların tercümesini ister. Duruşmada tercüman hakkı kullanıldığında mahkeme tercümanı listeden seçer. CMK 202/5’e göre tercümanlar il adlî yargı adalet komisyonlarınca her yıl düzenlenen listede yer alan kişiler arasından seçilir ve hâkim veya savcı yalnız bulundukları ilin listesinden değil, diğer illerin listelerinden de seçim yapabilir. Ankara’daki bir dosyada bu nedenle başka ilin listesinden bir tercüman görevlendirilmesi mümkündür.
Dördüncü fıkra ayrıca bir seçenek tanır: Sanık, iddianamenin anlatılması ve esas hakkındaki mütalaanın verilmesi üzerine sözlü savunmasını, kendisini daha iyi ifade edebileceğini beyan ettiği başka bir dilde yapabilir. Bu durumda tercümeyi listeden sanığın seçtiği tercüman yapar ve bu tercümanın giderleri Devlet Hazinesince karşılanmaz. Kanun bu imkânın yargılamayı sürüncemede bırakmak amacıyla kötüye kullanılamayacağını da ekler.
| Durum | Tercüman | Dayanak |
|---|---|---|
| Soruşturmada şüpheli, mağdur, tanık | Hâkim veya savcı atar | CMK 202/3 |
| Duruşmada sanık, mağdur | Mahkeme atar | CMK 202/1 |
| Engelli sanık veya mağdur | Anlayabileceği biçimde anlatılır | CMK 202/2 |
| Başka dilde sözlü savunma | Sanığın seçtiği tercüman, gider Hazineden karşılanmaz | CMK 202/4 |
| Cezaevinde disiplin savunması | Tercüman aracılığıyla alınır | 5275 m. 47/4 |
Pratikte: Tercüman talebi, söz konusu aşamada hemen ve mümkünse yazılı yapılmalı; reddedilirse ret kararının duruşma tutanağına geçirilmesi istenmelidir. Böylece sonraki aşamada bu itiraz dosya kapsamından görülebilir.
Pratik bir adım: Elinizdeki evrakı tarih sırasına koyun ve haklar ile ilgili sorularınızı not edin. Büroyla yapacağınız ilk görüşmede bu liste, dosyanın kısa sürede değerlendirilmesini sağlar. Randevu ve adres için büronun iletişim bilgileri sayfasına göz atabilirsiniz.
Mağdur ve tanık bakımından tercüman hakkı nasıl uygulanır?
Yabancı uyruklu veya Türkçeyi yeterince bilmeyen bir mağdur, şikâyetini kolluğa ya da Cumhuriyet başsavcılığına sözlü olarak bildirebilir; ancak beyanının tutanağa doğru geçmesi için tercümana ihtiyaç duyar. CMK 202/3 bu aşamada tercüman hakkı tanır ve atamayı hâkim veya savcıya bırakır. Mağdurun kendi anlatımını anlaşılır kılması, olayın hangi suç olarak nitelendirileceğini ve uzlaştırma gibi sonraki adımların nasıl işleyeceğini de etkiler.
Tanık bakımından da mantık aynıdır. Beyanı yanlış anlaşılan tanık, dosyaya yanlış bilgi taşır ve bu bilgi sanığın veya mağdurun aleyhine sonuç doğurabilir. Bu yüzden tercüman talebi yalnızca sanığın değil, beyanı delil olarak kullanılacak herkesin güvencesidir. Taraflardan biri, tanığın söylediğinin doğru anlaşılmadığını düşünürse bunu duruşmada derhal belirtmeli ve tutanağa yazdırmalıdır.
Tercüman ile müdafi aynı şey midir?
Hayır. Tercüman yalnızca anlatılanı bir dilden diğerine aktarır; hukuki değerlendirme yapmaz ve savunmanın yerini tutmaz. Müdafi ise şüpheliye veya sanığa hukuki yardımı sağlar, ifade ve sorguda hazır bulunur. Türkçe bilmeyen biri için iki güvence birlikte gerekir: Tercüman söylenenin anlaşılmasını, müdafi bu anlatımın hukuki sonuçlarının değerlendirilmesini sağlar. Kolluk ifadesinden önce bir ceza avukatını müdafi olarak talep etmek, tercüman hakkı ile birlikte kullanılabilir.

Tercüman ücretini kim öder?
Sözleşme’nin 6/3-e bendi, suç isnat edilen kişi için tercümanın yardımından “ücretsiz” yararlanmayı güvence altına alır. Bu nedenle mahkemenin atadığı tercümanın giderinin hükümle birlikte sanığa yükletilmemesi gerektiği savunulabilir; yükletilmişse yargılama giderlerine ilişkin bölüm hükmün kanun yolu incelemesinde ayrıca kontrol edilmelidir. Sanığın CMK 202/4’e göre kendi seçtiği tercüman bakımından ise gider Devlet Hazinesince karşılanmaz.
Hatalı veya eksik tercüme olursa ne yapılır?
Gerçeğe aykırı tercüme ağır bir suçtur. TCK 276/2’ye göre yargı mercilerince görevlendirilen tercümanın ifade veya belgeleri gerçeğe aykırı olarak tercüme etmesi hâlinde, gerçeğe aykırı bilirkişilik hükmü uygulanır ve üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezası verilir. Hatalı tercümeden şüphe eden kişi, tercüman hakkının gerçek anlamda kullanılması için durumu hemen ve açıkça belirtmeli, mümkünse tercümanın ne söylediğini ve neyin yanlış olduğunu tutanağa yazdırmalıdır.
Tercüman talebinin reddi veya yetersiz tercümeyle yürütülen duruşma, kanun yolunda savunma hakkının sınırlanması olarak ileri sürülebilir. CMK 289/1-h, hüküm için önemli hususlarda mahkeme kararıyla savunma hakkının sınırlandırılmış olmasını hukuka kesin aykırılık sayar. Sonucun somut olayda hükme etkisi olup olmadığı incelenir. İstinaf yoluyla ilgili genel çerçeve ceza muhakemesinde istinaf yazısında, ceza dosyalarına ilişkin diğer konular ise ceza hukuku ve ceza muhakemesi sayfasında yer alıyor.

Tercüman Hakkı Hakkında Merak Edilenler
Türkçe biliyorum ama hukuki terimleri anlamıyorsam tercüman isteyebilir miyim?
İsteyebilirsiniz, ancak kanundaki ölçüt meramını anlatabilecek ölçüde Türkçe bilmemektir. Günlük konuşmayı rahat yürütüyor ama ifadenin içeriğini kavrayamıyorsanız bunu gerekçesiyle belirtmelisiniz. Mahkeme veya savcı kişinin dil yeterliliğini somut olarak değerlendirir; talep ve gerekçeniz tutanağa geçirilmelidir.
Tercümansız imzaladığım kolluk ifadesine sonradan itiraz edebilir miyim?
Evet. Müdafi hazır bulunmadan alınan kolluk ifadesi, hâkim veya mahkeme önünde doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz. İfadeyi anlamadan imzaladığınızı mahkemede açıkça söylemeli, ifadenizi tercüman aracılığıyla yeniden vermeyi istemelisiniz. İmzanın varlığı, içeriği anladığınız anlamına tek başına gelmez.
Türkçe dışında bir dilde savunma yapabilir miyim?
Evet, ancak sınırlı biçimde. CMK 202/4’e göre sanık, iddianamenin anlatılması ve esas hakkındaki mütalaanın verilmesi üzerine sözlü savunmasını kendisini daha iyi ifade edebileceği başka bir dilde yapabilir. Tercümeyi sanığın seçtiği tercüman yapar, gideri Hazineden karşılanmaz ve imkân yargılamayı uzatmak için kullanılamaz.
İşitme veya konuşma engelli kişi için ne yapılır?
CMK 202/2 uyarınca engelli sanık veya mağdura, duruşmadaki iddia ve savunmaya ilişkin esaslı noktalar anlayabilecekleri biçimde anlatılır. Uygulamada bu çoğunlukla işaret dili bilen bir tercümanın görevlendirilmesiyle sağlanır. Soruşturma evresinde dinlenen şüpheli, mağdur ve tanıklar için de aynı kural geçerlidir.
Mağdur ve tanık da tercüman talep edebilir mi?
Evet. Soruşturma evresinde şüpheli, mağdur ve tanıklar için tercüman hâkim veya savcı tarafından atanır. Duruşmada kanun metni sanık ve mağduru sayar; tanığın anlaşılmadan dinlenmesi mümkün olmadığından uygulamada tanık için de tercüman görevlendirilir. Mağdurun dinlenme sırasında anlayamadığını bildirmesi yeterlidir.
Dayanak mevzuat
Okumaya devam edin
Yazıyı hazırlayan
Ankara Barosuna kayıtlı avukat (sicil 16495), Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesi 2002 mezunu. Ceza hukuku ve ceza muhakemesi alanında; soruşturma, kovuşturma ve kanun yolu aşamalarında müdafilik ve vekillik yapmaktadır.
Dosyanızla ilgili bir sorunuz mu var?
Ceza soruşturmalarında ifade, itiraz ve kanun yolu süreleri kısadır. Görüşmeye tebligat, ifade tutanağı veya mahkeme kararı gibi elinizdeki belgelerle gelmeniz değerlendirmeyi hızlandırır.
Büro telefonu: 0 532 714 50 45 · Adres ve iletişim formu
Bu yazı genel bilgi vermek amacıyla hazırlanmıştır; somut bir dosya için tarihler, belgeler ve yürürlükteki mevzuat birlikte incelenmelidir.


