Yargıtay 2026: Eşinden Zorla Altın Alan Yağmadan mı, TCK 150/1'den mi Sorumlu?

Yargıtay 2026: Eşinden Zorla Altın Alan Yağmadan mı, TCK 150/1’den mi Sorumlu?

Son kontrol: Hazırlayan: Av. Gülşah MutluKaynak: Yargıtay Karar Arama ve mevzuat.gov.tr

Düğün altını yağma yargıtay kararı, boşanma sürecindeki eşlerin sık karşılaştığı bir soruya dokunuyor: Eşlerden biri zor kullanarak ya da tehditle altınları alırsa bu yağma mıdır, yoksa kendi payını almak isteyen birinin kasten yaralama veya tehdidi mi? Cevap ceza bakımından çok farklı sonuçlar doğurur. Konutta işlenen nitelikli yağma on yıldan on beş yıla kadar hapis cezası gerektirirken, TCK 150/1’e girerse fail yalnızca tehdit veya kasten yaralamadan sorumlu olur.

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 16 Haziran 2026 tarihli kararında, eşine karşı işlenen bir eylemde verilen sekiz yılı aşkın nitelikli yağma cezasını bozdu. Gerekçe, altınların evlilik birliği içinde edinilmiş mal olup olmadığının araştırılmamasıydı. Karar, eşe karşı şiddeti hafifletmiyor; suçun doğru nitelendirilmesi için hangi soruların sorulması gerektiğini gösteriyor. Daire aynı yaklaşımı 2025’te de benimsemişti; iki kararı birlikte ele alıyoruz.

Kararın künyesi

Mahkeme
Yargıtay 6. Ceza Dairesi
Esas / Karar
2024/3969 E., 2026/5093 K.
Karar tarihi
16.06.2026
Konu
Eşler arasında altın alınması: nitelikli yağma mı, TCK 150/1 kapsamında alacağın tahsili mi?
Sonuç
Bozma (oy birliği, tebliğnameye aykırı)
Bu yazıda neler var?
  1. Olay: evli eşler, altınlar ve farklı nitelendirmeler
  2. İlk derece mahkemesi ve bölge adliye mahkemesi ne karar verdi?
  3. Düğün altını yağma yargıtay kararı: Daire neden bozdu?
  4. Eşler arasında yağma ne zaman TCK 150/1’e girer?
  5. Kararın dayandığı kanun hükümleri nelerdir?
  6. Karar mağdurlar ve sanıklar için ne anlama geliyor?
  7. Düğün altını yağma yargıtay kararı hakkında sorular

Olay: evli eşler, altınlar ve farklı nitelendirmeler

Olay tarihinde sanık ile mağdur evliydi. Mağdurun kolluk beyanına göre sanık kendisinden altınları istemiş, mağdur ise altınların düğünde kendisine takıldığını söylemişti. Mahkemedeki beyanında da altınların düğün sırasında takıldığını tekrarladı. Tanık dinlenen mağdurun kardeşi ise sanığa verilen altınların evdeki altınların tamamı olmadığını, yalnızca belirli kişilerin taktığı altınlar olduğunu anlattı.

Karar metni zor kullanmanın ya da tehdidin biçimini ayrıntılı anlatmıyor; biz de o konuda tahmin yürütmüyoruz. Bilinen şu: taraflar arasında devam eden bir boşanma davası vardı. Sanık müdafii temyizde, mağdurun yargılama sırasında ifadesini sanık lehine değiştirdiğini ve şikâyetinden vazgeçtiğini ileri sürdü. Eşe karşı şiddetin söz konusu olduğu dosyalarda bu tür değişiklikler sık tartışılır; ancak suçun niteliği şikâyete bağlı değilse vazgeçme davayı sona erdirmez.

İlk derece mahkemesi ve bölge adliye mahkemesi ne karar verdi?

İlk derece ağır ceza mahkemesi eylemi eşe karşı kasten yaralama olarak nitelendirdi ve sanığa TCK 86/2 ile 86/3-a uyarınca altı ay hapis cezası verdi. Karara sanık müdafii, katılan kurum vekili ve Cumhuriyet savcısı istinaf başvurusunda bulundu.

Bölge adliye mahkemesi duruşma açarak dosyayı yeniden inceledi, ilk derece hükmünü kaldırdı ve eylemi konutta işlenen nitelikli yağma olarak kabul etti. Sanık TCK 149/1-d ve 62/1 uyarınca sekiz yıl dört ay hapis cezasına çarptırıldı. Aynı olay, iki derece mahkemesinde altı aylık bir cezadan sekiz yılı aşan bir cezaya uzanan iki farklı nitelendirmeye konu oldu.

Temyizde sanık müdafii, mağdurun ifadesini değiştirdiğini, eşinden zorla bir şey alınmadığını ve boşanma davası nedeniyle husumet bulunduğunu ileri sürdü. Katılan kurum ise cezanın üst sınırdan verilmesi gerektiğini ve takdiri indirimin gerekçesiz olduğunu savundu.

Düğün altını yağma yargıtay kararı özet kartı: 6. Ceza Dairesi 2026/5093 K., TCK 150/1 araştırması
Kararın özeti: altınlar kimin, suç ne?

Düğün altını yağma yargıtay kararı: Daire neden bozdu?

Daire önce eylemin sanık tarafından işlendiğinin kabulünde usul ve kanuna aykırılık görmedi. Yani sanığın beraat talebi karşılık bulmadı. Tartışma sübuttan suç vasfına taşındı. Daireye göre mağdur ile tanığın anlatımları, altınların kaynağı konusunda açık olmayan bir tablo çiziyordu ve bu belirsizlik giderilmeden yağma hükmü kurulamazdı.

“…edinilmiş mal ise sanık ile mağdur arasında alacak hakkı doğuran bir hukuki ilişki bulunacağından, bu haliyle sanığın eyleminin … 150/1.maddesi kapsamında kalıp kalmadığı hususunun değerlendirilmesi ve tartışılması…”

Başka bir deyişle Daire, altınların edinilmiş mal niteliği taşıması hâlinde sanığın bunlar üzerinde bir alacak iddiasının bulunabileceğini, bu durumda eylemin alacağı tahsil amacıyla zor kullanma olarak değerlendirilmesi gerekebileceğini belirtti. Daire sonucu kendisi belirlemedi; bu değerlendirmenin yapılmamasını bozma nedeni saydı. Kabule göre de, kendisini vekille temsil ettiren katılan kurum lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesini hukuka aykırı buldu. Hüküm oy birliğiyle bozuldu.

Karar vermeden önce: Bu tür dosyalarda, özellikle ceza dosyası ile ilgili süreçlerde, atılan tek bir yanlış adım süre kaybına yol açabilir. İfade vermeden, bir teklifi kabul etmeden ya da bir kararı itirazsız bırakmadan önce belgelerinizi bir avukatla gözden geçirmek size uygun seçeneği netleştirir. Bize ulaşmak için büronun iletişim bilgileri yeterlidir.

Eşler arasında yağma ne zaman TCK 150/1’e girer?

Daire aynı yaklaşımı 2023/18903 E., 2025/4893 K. sayılı kararında (06.05.2025) daha ayrıntılı kurmuştu. O dosyada da eşler arasında boşanma davası vardı. Sanık, evlilik birliği içinde edinilen mallardan kendi payını istediğini savunmuştu. Mağdurun olaydan hemen sonra verdiği beyanlara göre ise tartışma, sanığın mahkemede mal talep etmemesini istemesiyle başlamış, sanık mağduru darp ederek öldürmekle tehdit etmiş ve para istemişti. İlk derece mahkemesi sanığı nitelikli yağmaya teşebbüsten mahkûm etmişti.

Daire hükmü bozarken araştırılacak konuları tek tek saydı. Önce sanığın kendi payını mı istediği, yoksa mağdurun edinilmiş mallardaki hakkından vazgeçmesini mi sağlamaya çalıştığı belirlenmeliydi. Sanığın kendi payını istediği kabul edilirse, eşlerin mal rejimi sözleşmesi yapıp yapmadığı, hangi rejimi seçtikleri ve suça konu altınların kime ait olduğu araştırılmalıydı. Sözleşme yoksa katılma rejimi uygulanacağından, evlilik sürerken paylaşılan malların boşanma süreciyle birlikte 150/1 anlamında bir alacağa konu olup olamayacağı tartışılmalıydı. Kabule göre de, darbın konutun dışında gerçekleştiği anlaşıldığından yerin konut eklentisi olup olmadığı belirlenmeden 149/1-d uygulanamazdı.

İki karardan çıkan ölçü şudur: Eşler arasında cebir veya tehditle alınan bir mal söz konusu olduğunda, ceza mahkemesi aile hukukunun mal rejimi kurallarını da gözetmek zorundadır. Ancak bu, her dosyada 150/1 uygulanacağı anlamına gelmez. Karardaki anlatımlardan anlaşıldığı üzere, altınlar mağdura takılmış ve onun kişisel malı sayılabilecek nitelikteyse ya da fail mağdurun kendi hakkından vazgeçmesini zorla sağlamaya çalışmışsa, alacağın tahsilinden söz etmek güçleşir.

Kararın dayandığı kanun hükümleri nelerdir?

TCK 148/1 ve 149/1-d: Tehdit veya cebirle bir malı teslime ya da alınmasına karşı koymamaya mecbur bırakan kişi altı yıldan on yıla kadar hapis cezası alır. Yağmanın konutta, işyerinde veya bunların eklentilerinde işlenmesi hâlinde ceza on yıldan on beş yıla kadar hapistir.

TCK 150/1: Kişinin bir hukuki ilişkiye dayanan alacağını tahsil amacıyla tehdit veya cebir kullanması hâlinde yağma hükümleri değil, yalnız tehdit veya kasten yaralama hükümleri uygulanır. Bu hüküm cezasızlık sağlamaz; eşe karşı kasten yaralama TCK 86/3-a uyarınca şikâyet aranmaksızın yarı oranında artırılmış cezayı gerektirir. Kadına karşı hayata veya vücut dokunulmazlığına yönelik tehditte ise TCK 106/1 uyarınca cezanın alt sınırı dokuz aydan az olamaz.

TMK 202, 219, 220 ve 222: Eşler arasında kural olarak edinilmiş mallara katılma rejimi uygulanır; eşler sözleşmeyle başka bir rejim seçebilir. Edinilmiş mal, rejim devam ederken karşılığı verilerek elde edilen değerlerdir. Evlilik başlangıcında bir eşe ait olan ya da ona sonradan karşılıksız kazandırılan değerler ise kişisel maldır. Bir malın eşlerden birine ait olduğunu iddia eden bunu ispatlamakla yükümlüdür.

TMK 225: Boşanma hâlinde mal rejimi, dava tarihinden geçerli olarak sona erer. Mal rejiminin tasfiyesi ise aile mahkemesinde, hukuk yargılamasında yapılır.

Karar mağdurlar ve sanıklar için ne anlama geliyor?

Mağdur açısından kararın uyarısı açıktır: Altınların kaynağını gösteren her bilgi ceza dosyası için önem taşır. Düğün videoları, fotoğraflar, takıyı yapan akrabaların tanıklığı ve altınların nerede saklandığı gibi olgular, eşyanın kime ait olduğunun belirlenmesinde kullanılabilir. Şiddet yaşanmışsa 6284 sayılı Kanun kapsamında koruma tedbirleri ayrıca istenebilir; bu tedbirler ceza yargılamasının sonucunu beklemez. Koruma tedbirlerinin nasıl isteneceği aile içi şiddet ve koruma kararları sayfasında da yer alıyor.

Sanık açısından ise “kendi payımı aldım” savunması, ancak mal rejimine ilişkin somut verilerle desteklenirse anlam taşır. Payını istemek ile karşı tarafı hakkından vazgeçmeye zorlamak arasında bu kararlarda açık bir ayrım yapılıyor. 150/1 uygulansa bile kasten yaralama ve tehdit cezaları gündemde kalır; ayrıntılar için kasten yaralama ve tehdit rehberlerine bakabilirsiniz. Bölge adliye mahkemesinin yeni hüküm kurma yetkisi ve kanun yolu süreleri ceza muhakemesinde istinaf yazısında anlatılıyor.

Dikkat: Mal paylaşımı anlaşmazlığı, zor kullanmayı hukuka uygun hâle getirmez. 150/1 uygulandığında da eşe karşı kasten yaralama şikâyete bağlı değildir. Şiddet anında 155 Polis, 156 Jandarma veya KADES uygulaması kullanılabilir; ALO 183 hattı sosyal destek ve yönlendirme sağlar.

  1. Güvenliği sağlayın. Şiddet varsa kolluğa başvurun, gerekirse koruma tedbiri isteyin.
  2. Altınların kaynağını belgeleyin. Düğün kaydı, fotoğraflar ve takıyı yapanların bilgilerini toplayın.
  3. Mal rejimini belirleyin. Mal rejimi sözleşmesi olup olmadığını ve hangi rejimin uygulandığını tespit edin.
  4. İlk beyanı eksiksiz verin. Ne istendiğini, hangi sözlerin söylendiğini ve olayın nerede geçtiğini anlatın.
  5. Hukuk ve ceza yollarını ayırın. Mal paylaşımı aile mahkemesinde, şiddet ceza mahkemesinde görülür.
Olgu Yağma yönünde TCK 150/1 yönünde
Altınların niteliği Mağdurun kişisel malı Edinilmiş mal, alacak iddiası mümkün
Failin amacı Mağduru hakkından vazgeçirmek Kendi payını almak
Mal rejimi Mal ayrılığı veya kişisel mal ispatı Katılma rejimi, paylaşıma konu değer
Uygulanacak ceza TCK 148 veya 149 Yalnız tehdit veya kasten yaralama
Eşler arasında altın alınması olayında mağdurun izleyebileceği beş adım
Eşler arası altın uyuşmazlığında adımlar
Eşler arasında zorla altın alınmasında yağma ile TCK 150/1 ayrımını gösteren karşılaştırma tablosu
Yağma mı, TCK 150/1 mi?

Düğün altını yağma yargıtay kararı hakkında sorular

Eşinin altınlarını zorla alan kişi yağmadan ceza alır mı?

Alabilir. Ancak 6. Ceza Dairesinin 2026/5093 sayılı kararına göre önce altınların edinilmiş mal olup olmadığı araştırılmalıdır. Edinilmiş malsa ve fail kendi alacağını tahsil amacıyla hareket etmişse TCK 150/1 gündeme gelir; o zaman yalnız tehdit veya kasten yaralama hükümleri uygulanır.

Düğünde takılan altınlar kime aittir?

Bu soru ceza dairesinin değil, aile hukukunun konusudur ve her dosyada ayrıca belirlenir. TMK 220’ye göre bir eşe karşılıksız kazandırılan değerler onun kişisel malıdır. Kimin kime takı yaptığı, tanık ve kayıtlarla ispat edilir. Ceza mahkemesi bu tespiti yapmadan yağma hükmü kurarsa hüküm bozulabilir.

Mağdur şikâyetini geri alırsa dava düşer mi?

Yağma ve eşe karşı kasten yaralama şikâyete bağlı değildir; vazgeçme bu suçlarda davayı düşürmez. İncelenen dosyada da sanık müdafii mağdurun ifadesini değiştirip vazgeçtiğini ileri sürdü; Daire yine de eylemin sanık tarafından işlendiği kabulünü korudu.

TCK 150/1 cezasızlık anlamına mı gelir?

Hayır. 150/1, yağmanın ağır cezası yerine tehdit veya kasten yaralama hükümlerinin uygulanmasını sağlar. Eşe karşı kasten yaralamada ceza TCK 86/3-a uyarınca yarı oranında artırılır ve soruşturma şikâyet aranmaksızın yürür.

Av. Gülşah Mutlu

Yazıyı hazırlayan

Av. Gülşah Mutlu

Ankara Barosuna kayıtlı avukat (sicil 16495), Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesi 2002 mezunu. Ceza hukuku ve ceza muhakemesi alanında; soruşturma, kovuşturma ve kanun yolu aşamalarında müdafilik ve vekillik yapmaktadır.

Dosyanızla ilgili bir sorunuz mu var?

Yargıtay kararları somut olaya göre verilir; kendi dosyanızın bu karara benzeyip benzemediği belgeler üzerinden değerlendirilir. Görüşmeye iddianame, karar ve tutanaklarla gelmeniz yeterlidir.

Büro telefonu: 0 312 231 93 93 · Adres ve iletişim formu

Yargıtay kararları somut olayın özelliklerine göre verilir; benzer görünen bir dosyada farklı sonuç çıkabilir. Karar metni Yargıtay Karar Arama sisteminden alınmıştır.

Bu yazı genel bilgi vermek amacıyla hazırlanmıştır; somut bir dosya için tarihler, belgeler ve yürürlükteki mevzuat birlikte incelenmelidir.