Yargıtay CGK: Bir Atışa On Beş Atışla Karşılık Veren Sanığa Neden Ceza Verilmedi? (TCK 27/2)

Yargıtay CGK: Bir Atışa On Beş Atışla Karşılık Veren Sanığa Neden Ceza Verilmedi? (TCK 27/2)

Son kontrol: Hazırlayan: Av. Gülşah MutluKaynak: Yargıtay Karar Arama ve mevzuat.gov.tr

Meşru müdafaa sınırının aşılması yargıtay kararı denince akla gelen soru basittir: kendini savunan biri gereğinden fazla güç kullanırsa ne olur? Ceza Genel Kurulunun 17 Aralık 2025 tarihli kararı, bir kez tüfekle vurulan ve karşılığında on beş el ateş eden sanık için cevabı TCK 27/2’de buldu: savunma orantısızdı ama sanığa ceza verilemez.

Kanunun kullandığı terim “meşru savunma”, gündelik dilde ve aramalarda ise “meşru müdafaa”. İkisi aynı kurumu anlatır. Bu kararı önemli kılan, üç ayrı çözümün (beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, haksız tahrik indirimi) Genel Kurulda neredeyse eşit ağırlıkla savunulmuş olması.

Kararın künyesi

Mahkeme
Yargıtay Ceza Genel Kurulu
Esas / Karar
2023/556 E., 2025/585 K.
Karar tarihi
17.12.2025
Konu
Meşru savunmada orantının aşılması, mazur görülebilecek korku ve telaş (TCK 27/2)
Sonuç
Bozma (itiraz değişik gerekçeyle kabul edildi)
Bu yazıda neler var?
  1. Olay ve suçlama: bağ evinden sokağa uzanan bir gece
  2. Ağır ceza ve istinaf beraat verdi, Yargıtay dairesi onadı
  3. Meşru müdafaa sınırının aşılması yargıtay kararı: Genel Kurul neden ceza verilmesine yer olmadığını söyledi?
  4. Genel Kurul neden bölündü?
  5. Kararın dayandığı kanun hükümleri nelerdir?
  6. Meşru müdafaa sınırının aşılması yargıtay kararı kendini savunan biri için ne ifade ediyor?
  7. Meşru müdafaa ve sınırın aşılması hakkında sık sorulanlar

Olay ve suçlama: bağ evinden sokağa uzanan bir gece

Olay Eylül 2016’da Balıkesir’in Edremit ilçesinde geçiyor. Birbirini tanıyan iki arkadaş, iki ortak arkadaşlarıyla birlikte katılana ait bağ evinde içki içerken tartışıyor. Sanık katılana tokat atıyor ve bıçak doğrultuyor, katılan da sanığın başına şişeyle vuruyor. Tanıklar tarafları ayırıyor ve sanık motosikletiyle oradan ayrılıyor.

Genel Kurulun kabulüne göre katılan, uzaklaşan sanığa evdeki av tüfeğiyle yaklaşık seksen metreden ateş ediyor ve onu başından ve sırtından yaralıyor. Sanık karşılık vermeden ilçe merkezine gidiyor. Bir süre sonra evde kalan eşyasını almak için tanıklardan birini gönderiyor. Katılan, eşyayı bizzat vermek istediğini söyleyip reddedilince bu tanığı gizlice takip ediyor, sanığın bulunduğu yere geliyor ve araç içinden tüfekle bir kez daha ateş ederek sanığı başından, boynundan ve kolundan yaralıyor.

Göz çevresinden yaralanan ve karanlıkta net göremeyen sanık önce tabancasıyla hedef gözetmeden sekiz el, mermisi bitince aracından aldığı av tüfeğiyle yedi el daha ateş ediyor. Katılan bir gözünü kaybediyor, yüzünde sabit iz kalıyor ve yaşamını tehlikeye sokan yaralar alıyor. Sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüsten dava açılıyor.

Ağır ceza ve istinaf beraat verdi, Yargıtay dairesi onadı

Ağır ceza mahkemesi sanığın meşru savunma içinde hareket ettiğini kabul ederek TCK 25/1 ve CMK 223/2-d uyarınca beraat kararı veriyor. Bölge adliye mahkemesi, hükme tazminat hakkına ilişkin bir hatırlatma ekleyerek istinaf başvurusunu esastan reddediyor. Yargıtay 1. Ceza Dairesi de hükmü oy çokluğuyla onuyor.

Dairenin iki üyesi karşı oy yazıyor: onlara göre meşru savunma koşulları oluşmamıştı ve sanık kasten öldürmeye teşebbüsten cezalandırılmalıydı. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı da itiraz ediyor. İtiraza göre ilk ateşin kimden geldiği kesin değildi; kaldı ki katılanın tek atışına karşı on beş atış yapılmış, karşı tarafın saldırıyı sürdürme ihtimali bulunmamasına rağmen ateş devam etmişti. Daire itirazı yerinde görmeyince dosya Ceza Genel Kuruluna gidiyor.

Meşru müdafaa sınırının aşılması yargıtay kararı özeti: CGK TCK 27/2 uyguladı
Kararın özeti: CGK 2023/556 E., 2025/585 K.

Meşru müdafaa sınırının aşılması yargıtay kararı: Genel Kurul neden ceza verilmesine yer olmadığını söyledi?

Genel Kurul önce meşru savunmanın şartlarını iki grupta topluyor. Saldırıya ilişkin şartlar: bir saldırı bulunmalı, haksız olmalı, korunabilir bir hakka yönelmeli ve savunmayla eş zamanlı olmalı. Savunmaya ilişkin şartlar: savunma zorunlu olmalı, saldırana yönelmeli ve saldırıyla orantılı olmalı. Orantı aşıldığında meşru savunma artık tam olarak kabul edilemiyor; ama sınırın aşılması hükümleri gündeme geliyor.

Karar, iki fıkra arasındaki farkı da açıkça ortaya koyuyor. TCK 27/1’de sınır kast olmaksızın aşılmışsa fail taksirli suç cezasının indirilmiş hâliyle sorumlu tutuluyor. TCK 27/2’de ise meşru savunmaya özgü bir kural var: sınırın aşılması mazur görülebilecek heyecan, korku veya telaştan kaynaklanıyorsa faile ceza verilmiyor. Genel Kurula göre burada sınırın kasten aşılıp aşılmadığı önem taşımıyor; belirleyici olan, saldırının kişiyi soktuğu ruh hâli.

…saldırının etkisinin yanında, saldırıdan kaynaklanmış olsa bile, öfke gibi nedenlerle sınır aşıldığında ise aynı korumadan faydalanılması söz konusu olmayacaktır.

Somut olayda Genel Kurul, saldırı ve savunmaya ilişkin diğer şartların gerçekleştiğini kabul ediyor; ancak bir kez ateş eden katılana iki farklı silahla toplam on beş kez ateş eden sanığın savunmasında orantı bulunmadığını tespit ediyor. Ardından belirleyici değerlendirmeyi yapıyor:

…katılandan korkan ve tekrar saldırıya uğrayacağını düşünen sanığın, meşru savunmaya ilişkin şartlardan ölçülülük ya da orantılılık sınırını, mazur görülebilecek bir heyecan, korku ve telaş ile aştığının kabulü zorunludur.

Hüküm kısmı buna göre şekilleniyor: sanık hakkında CMK 223/3-c uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken beraat verilmesi isabetsiz. Bölge adliye mahkemesinin kararı bu nedenle bozuluyor. Genel Kurul, sanığın öfkeyle hareket ettiğine dair bir tespit bulunmadığı için haksız tahrik hükmünü de uygun görmüyor.

Destek almak isterseniz: Dosyanız ceza dosyası ile ilgiliyse ilk iş, sürelerin ve elinizdeki belgelerin doğru okunmasıdır. Tebligatı, tutanakları ve varsa yazışmaları bir araya getirerek görüşmeye gelirseniz, hangi yolların açık olduğunu birlikte değerlendirebiliriz. Ayrıntılar için büronun iletişim bilgileri.

Genel Kurul neden bölündü?

Karar ilk müzakerede yeterli çoğunluğu bulamadı; 17.12.2025’teki ikinci müzakerede oy çokluğuyla çıktı. Sekiz üye sanığın haksız tahrik altında hareket ettiğini, dolayısıyla itirazın doğrudan kabulü gerektiğini savundu. Diğer oylamada yine sekiz üye, meşru savunma koşullarının tam olarak oluştuğunu ve ilk derece mahkemesinin beraat hükmünün onanması gerektiğini düşündü.

Bu dağılım, meşru savunma ile sınırın aşılması ve haksız tahrik arasındaki geçişlerin ne kadar yakın olduğunu gösteriyor. Aynı Genel Kurul, 2024/441 E., 2025/575 K. sayılı ve 10.12.2025 tarihli kararında, bir kahvehane önündeki tartışmada ilk silahlı saldırıyı başlatan kişiye karşı ateş eden sanıkların eylemini saldırıyla orantılı bulmuş ve meşru savunma nedeniyle beraat gerektiğine hükmetmişti. O kararda da karşı oy vardı.

Kararın dayandığı kanun hükümleri nelerdir?

Türk Ceza Kanunu 25/1, kendisine veya başkasına ait bir hakka yönelmiş, gerçekleşen, gerçekleşmesi veya tekrarı muhakkak olan haksız bir saldırıyı o anda hâl ve koşullara göre orantılı biçimde defetme zorunluluğuyla işlenen fiillerde ceza verilmeyeceğini söylüyor. TCK 27 ise sınırın aşılmasını düzenliyor. Muhakeme tarafında Ceza Muhakemesi Kanunu 223 iki farklı hüküm türü öngörüyor.

Durum Kanun hükmü Verilecek karar
Meşru savunma şartları tam TCK 25/1 Beraat (CMK 223/2-d)
Sınır korku veya telaşla aşıldı TCK 27/2 Ceza verilmesine yer olmadığı (223/3-c)
Sınır kast olmaksızın aşıldı TCK 27/1 Taksirli suç cezasından indirimli mahkûmiyet
Saldırı bitmiş, öfkeyle karşılık TCK 29 Haksız tahrik indirimiyle mahkûmiyet

Beraat kararında fiil hukuka uygun sayılır; ceza verilmesine yer olmadığı kararında ise fiil hukuka aykırı kalır ama fail kusurlu görülmez. Genel Kurul da sınırın aşılmasının bir hukuka uygunluk nedeni olmadığını, kusuru azaltan veya kaldıran bir neden olduğunu vurguluyor.

Meşru savunmada sınırın aşılması için Ceza Genel Kurulunun saydığı şartlar
TCK 27/2 için aranan dört şart

Meşru müdafaa sınırının aşılması yargıtay kararı kendini savunan biri için ne ifade ediyor?

İlk ders: savunmanın orantısız kalması tek başına mahkûmiyet demek değil. Saldırı sürüyorsa ve kişi gerçekten korku ve telaş içinde hareket ettiyse, TCK 27/2 ceza sorumluluğunu kaldırabiliyor. İkinci ders: bu koruma öfkeyle hareket edene tanınmıyor. Aynı olayda öfke öne çıkarsa tartışma haksız tahrike kayar ve bu kez indirimli de olsa ceza gündeme gelir.

Mağdur tarafı için ise karar, “ilk kim saldırdı?” sorusunun ne kadar belirleyici olduğunu gösteriyor. Saldırının tekrarı muhakkak mıydı, kişi başka türlü korunabilir miydi, kaç atış yapıldı ve hangi aralıkla? Bu soruların cevabı dosyadaki bilirkişi ve olay yeri raporlarından çıkıyor. Hata hâlinde meşru savunma, yani saldırı yokken varmış gibi algılanması ise ayrı bir kurum; bunun için hata hâlinde suç yazısına bakılabilir.

  1. Saldırının zamanını belirleyin. Saldırı sona ermişse meşru savunma değil, en fazla haksız tahrik tartışılır.
  2. Kaçma veya korunma imkânını tartışın. Savunmanın zorunlu olup olmadığı, başka yolla korunma olanağına bakılarak değerlendirilir.
  3. Orantıyı somutlaştırın. Kullanılan silahlar, atış sayısı ve mesafe bilirkişi raporlarıyla ortaya konmalıdır.
  4. Ruh hâlini delillendirin. Yaralanma, karanlık, önceki saldırı gibi korku ve telaşı açıklayan olgular dosyaya girmelidir.
  5. Hüküm türünü kontrol edin. Beraat ile ceza verilmesine yer olmadığı kararının farkı kanun yolunda ayrıca ileri sürülebilir.

Dikkat: Bu dosyada ilk derece, istinaf ve Yargıtay dairesi beraat kararında birleşmişti; hüküm ancak Başsavcılığın itirazıyla değişti. 31.07.2026’da yürürlüğe giren 7589 sayılı Kanunla CMK 308’deki itiraz süresi dosyanın Başsavcılığa tesliminden itibaren üç ay olarak düzenlendi; sanık lehine itirazda süre aranmıyor.

Yaralama suçunun cezaları için kasten yaralama rehberimize, beraat kararının türleri ve tazminat hakkı için beraat kararı yazımıza bakabilirsiniz. Teşebbüsün genel kuralları suça teşebbüs yazısında anlatılıyor. Ağır ceza yargılaması için ağır ceza davaları sayfası da bir başlangıç noktası.

Meşru savunma, sınırın aşılması ve haksız tahrikte verilecek hüküm türleri tablosu
Savunma durumuna göre verilecek hüküm

Meşru müdafaa ve sınırın aşılması hakkında sık sorulanlar

Meşru müdafaada sınırı aşan kişi ceza alır mı?

Duruma göre alır veya almaz. Sınır mazur görülebilecek heyecan, korku veya telaşla aşıldıysa TCK 27/2 gereği ceza verilmez. Bu koşul yoksa ve sınır kast olmaksızın aşıldıysa, fiil taksirle de cezalandırılabiliyorsa TCK 27/1 uyarınca taksirli suç cezası indirilerek uygulanır.

Meşru müdafaa ile haksız tahrik arasındaki fark nedir?

Meşru savunmada hâlen süren bir saldırıya karşı zorunlu olarak karşılık verilir; haksız tahrikte ise sona ermiş bir haksız fiilin yarattığı öfkeyle hareket edilir. Ceza Genel Kurulu bu kararda sanığın korkuyla hareket ettiğini, öfkenin belirleyici olmadığını kabul etti ve haksız tahriki uygulamadı.

Beraat ile ceza verilmesine yer olmadığı kararı aynı şey mi?

Hayır, aynı şey değil. Beraatte fiil hukuka uygun sayılır; CMK 223/2-d meşru savunmada bu kararı öngörür. Ceza verilmesine yer olmadığı kararında fiil hukuka aykırı kalır ama failin kusuru bulunmaz. CMK 223/3-c, meşru savunmada sınırın heyecan, korku ve telaşla aşılmasını bu gruba koyar.

Kaç atış yapılırsa orantı aşılmış olur?

Kanunda sabit bir sayı yok; orantı olayın bütün koşullarına göre değerlendirilir. Bu dosyada tek atışa karşı iki silahla on beş atış yapılması orantısız bulundu. Başka bir Genel Kurul kararında ise silahlı saldırıya ateşle karşılık vermek orantılı sayıldı. Belirleyici olan saldırının ağırlığı ve sürüp sürmediğidir.

Av. Gülşah Mutlu

Yazıyı hazırlayan

Av. Gülşah Mutlu

Ankara Barosuna kayıtlı avukat (sicil 16495), Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesi 2002 mezunu. Ceza hukuku ve ceza muhakemesi alanında; soruşturma, kovuşturma ve kanun yolu aşamalarında müdafilik ve vekillik yapmaktadır.

Dosyanızla ilgili bir sorunuz mu var?

Yargıtay kararları somut olaya göre verilir; kendi dosyanızın bu karara benzeyip benzemediği belgeler üzerinden değerlendirilir. Görüşmeye iddianame, karar ve tutanaklarla gelmeniz yeterlidir.

Büro telefonu: 0 312 231 93 93 · Adres ve iletişim formu

Yargıtay kararları somut olayın özelliklerine göre verilir; benzer görünen bir dosyada farklı sonuç çıkabilir. Karar metni Yargıtay Karar Arama sisteminden alınmıştır.

Bu yazı genel bilgi vermek amacıyla hazırlanmıştır; somut bir dosya için tarihler, belgeler ve yürürlükteki mevzuat birlikte incelenmelidir.