Şikâyet süresi 6 ay: ne zaman başlar, kaçırılırsa ne olur? (TCK 73)

Şikâyet Süresi 6 Ay: Ne Zaman Başlar, Kaçırılırsa Ne Olur? (TCK 73)

Son mevzuat kontrolü: Hazırlayan: Av. Gülşah MutluDayanak: TCK 73, TCK 66 ve CMK 158

Bir hakarete, basit bir yaralamaya ya da gece boyunca süren rahatsız edici aramalara maruz kalan kişi çoğu zaman önce sakinleşmek, düşünmek ve çevresine danışmak ister. Bu son derece anlaşılır bir tepkidir. Ancak bazı suçlarda kanun, mağdura belirli bir süre tanır ve bu süre dolduğunda devlet o suç için soruşturma yapamaz. Türk Ceza Kanunu’nun 73. maddesinde düzenlenen altı aylık şikâyet süresi, mağdurun en sık karşılaştığı ve en kolay kaçırılan sürelerden biridir. Bu yüzden sürenin işleyişini bilmek, haklarınızı korumanın ilk adımıdır.

Bu yazıda şikâyete bağlı suçun ne anlama geldiğini, altı aylık sürenin hangi gün başladığını, zamanaşımı ve hakaret suçu için getirilen iki yıllık üst sınırın süreyi nasıl etkilediğini anlatıyoruz. Şikâyetin nereye ve nasıl yapılacağını, süre kaçırıldığında hangi sonuçların doğduğunu ve hâlâ açık kalabilecek yolları da mağdurun bakış açısıyla ele alıyoruz. Genel haklarınızı bir arada görmek isterseniz müşteki ve mağdur haklarını anlatan yazımıza da göz atabilirsiniz.

Bir bakışta

Dayanak
TCK 73, TCK 66 ve CMK 158
Kimler başvurur
Mağdur, kanuni temsilci ve kanunun saydığı yakınlar
Nereye
Cumhuriyet başsavcılığı, polis veya jandarma
Süre
Fiil ve failin öğrenildiği günden itibaren 6 ay
Bu yazıda neler var?
  1. Şikâyete bağlı suç ne demektir, altı aylık süre hangi dosyalarda uygulanır?
  2. Altı aylık süre hangi gün başlar?
  3. Zamanaşımı ve hakaret için getirilen iki yıllık sınır süreyi nasıl etkiler?
  4. Farklı durumlarda süre nasıl hesaplanır?
  5. Şikâyet nereye ve nasıl yapılır?
  6. Süre kaçırılırsa ne olur, hangi yollar açık kalır?
  7. Mağdur çocuksa ya da kendini ifade edemiyorsa süre nasıl işler?
  8. Şikâyetten sonra süreç nasıl ilerler?
  9. Şikâyet süresi takvimi: 5 adımda kendi tarihinizi hesaplayın
  10. Şikâyet Süresi Hakkında Merak Edilenler

Şikâyete bağlı suç ne demektir, altı aylık süre hangi dosyalarda uygulanır?

Ceza hukukunda suçların büyük bölümü kamu adına, savcılık tarafından kendiliğinden, yani resen soruşturulur. Kanun koyucu bazı suçlarda ise soruşturmanın başlamasını mağdurun iradesine bırakmıştır. Bu suçlara takibi şikâyete bağlı suçlar denir. Şikâyet, suçtan etkilenen kişinin yetkili makama başvurarak failin cezalandırılmasını istemesidir. İhbar ise suçu bilen herhangi bir kişinin durumu bildirmesidir. Şikâyete bağlı suçlarda mağdurun ya da kanunun saydığı diğer hak sahiplerinin açık iradesi aranır ve bu irade belirli bir süre içinde ortaya konmalıdır.

Uygulamada sık karşılaşılan örnekler arasında basit kasten yaralama, hakaret, kişilerin huzur ve sükûnunu bozma, konut dokunulmazlığının ihlalinin bazı halleri, basit mala zarar verme, güveni kötüye kullanmanın temel hali ve bilinçli taksir dışındaki basit taksirle yaralama sayılabilir. Aynı suçun ağır hali çoğu zaman resen soruşturulur. Örneğin silahla işlenen yaralama ya da kamu görevlisine görevinden dolayı işlenen hakaret için şikâyet aranmaz. Bu nedenle önce olayın hangi madde kapsamında değerlendirileceğini öğrenmek, altı aylık sürenin sizin dosyanız için geçerli olup olmadığını gösterir.

Şikâyete bağlı suç örneklerini gösteren liste
Ağır haller çoğu zaman resen soruşturulur.

Altı aylık süre hangi gün başlar?

TCK 73’e göre altı aylık süre, şikâyet hakkı olan kişinin fiili ve failin kim olduğunu bildiği veya öğrendiği günden başlar. İki koşul birlikte aranır: olayın gerçekleştiğini öğrenmek tek başına yetmez, failin kim olduğunun da belli olması gerekir. Varsayımsal bir örnekle, sahte bir sosyal medya hesabından hakarete uğrayan kişi hesabın arkasındaki kişiyi bilmiyorsa süre henüz işlemeye başlamamış sayılır. Faili bilmeseniz de şikâyette bulunabilirsiniz; bu durumda savcılık failin tespiti için araştırma yapar ve şikâyetiniz dosyada kayıtlı olarak bekler.

Öğrenme tarihi çoğu zaman tartışma konusu olur. Savcılık, olayın ya da mesajın tarihini, ekran görüntülerinin oluşturulma zamanını, tanık beyanlarını ve sizin ifadenizi birlikte değerlendirir. Bu yüzden olayı ve faili ilk ne zaman, nasıl öğrendiğinizi yazılı olarak not almanız yararlı olur. Birden fazla mağdur varsa süre her biri için ayrı işler. Kanun, birden fazla şikâyet hakkı sahibinden birinin süreyi kaçırmasının diğerlerinin hakkını düşürmeyeceğini de açıkça düzenler. Her mağdurun kendi başvurusunu yapması bu nedenle önem taşır. Aynı olayda birden fazla kişi zarar gördüyse, her birinin şikâyetçi olduğunu ayrı ayrı belirtmesi gerekir.

Zamanaşımı ve hakaret için getirilen iki yıllık sınır süreyi nasıl etkiler?

Altı aylık süre, öğrenme tarihi ne kadar geç olursa olsun dava zamanaşımı süresini aşamaz. Zamanaşımı, kanunda belirlenen süre geçtikten sonra devletin o suç için dava açma ve yargılama imkânını kaybetmesidir. TCK 66’ya göre üst sınırı beş yılı aşmayan hapis veya adli para cezası gerektiren suçlarda bu süre sekiz yıldır. Şikâyete bağlı suçların çoğu bu gruptadır. Dolayısıyla olayı yıllar sonra öğrenen mağdur, sekiz yıllık sınır dolmuşsa altı aylık süreden artık yararlanamaz.

Hakaret suçu için 7531 sayılı Kanunla 14 Kasım 2024 tarihinde özel bir sınır getirildi. Buna göre şikâyete bağlı hakaret suçunda şikâyet süresi, her ne suretle olursa olsun fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren iki yılı geçemez. Hakaret içeren bir mesajı geç fark etseniz bile, mesajın gönderildiği günden itibaren iki yıl dolduysa şikâyet hakkı sona erer. Bu kural, yürürlüğe girdiği tarihte soruşturma veya kovuşturma evresine geçmiş dosyalara uygulanmaz. Hakaretin türleri ve cezaları için şerefe karşı suçlar yazımıza bakabilirsiniz.

Şikâyet süresini korumak için beş adım
Erken başvuru delil kaybını da önler.

Farklı durumlarda süre nasıl hesaplanır?

Aynı altı aylık kural, olayın niteliğine ve failin ne zaman belli olduğuna göre farklı sonuçlar doğurur. Aşağıdaki tablo, mağdurların en sık sorduğu durumları özetler. Tablodaki bilgiler genel bir çerçeve sunar; somut dosyada öğrenme tarihinin hangi delille gösterileceği ve suçun hangi madde kapsamında değerlendirileceği sonucu değiştirebilir. Tereddüt ettiğiniz her durumda sürenin en erken başlangıç tarihini esas almanız, hak kaybı riskini azaltır ve sonradan tarih tartışmasına girmenizi önler.

Durum Süre ne zaman başlar? Ek sınır
Fail olay anında biliniyor Olayın öğrenildiği gün Dava zamanaşımı süresi
Fail sonradan tespit ediliyor Failin öğrenildiği gün Dava zamanaşımı süresi
Hakaret mesajı geç fark ediliyor Fiil ve failin öğrenildiği gün Fiilden itibaren en fazla iki yıl
Birden fazla mağdur var Her mağdur için ayrı ayrı Birinin kaybı diğerini etkilemez
Suç resen soruşturuluyor Altı aylık süre uygulanmaz Dava zamanaşımı süresi

Şikâyet nereye ve nasıl yapılır?

CMK 158’e göre şikâyet Cumhuriyet başsavcılığına veya kolluk makamlarına, yani polis ya da jandarmaya yapılabilir. Valilik, kaymakamlık veya mahkemeye yapılan başvurular da ilgili başsavcılığa gönderilir. Yurt dışında işlenip Türkiye’de takibi gereken suçlarda büyükelçilik ve konsolosluklara da başvurulabilir. Şikâyet yazılı dilekçeyle yapılabileceği gibi sözlü olarak da yapılabilir; sözlü başvuru tutanağa geçirilir. Belirleyici olan, şikâyetçi olduğunuzu ve failin cezalandırılmasını istediğinizi açıkça ifade etmenizdir. Dilekçe hazırlarken suç duyurusu adımlarını anlatan yazımızdan yararlanabilirsiniz.

  1. Tarihleri not edin. Olayın gerçekleştiği ve failin kimliğini öğrendiğiniz günü yazın.
  2. Delilleri koruyun. Mesaj, fotoğraf, sağlık raporu ve tanık bilgilerini bir araya getirin.
  3. Başvuruyu yapın. Savcılığa dilekçe verin ya da kolluğa giderek beyanınızı tutanağa geçirtin.
  4. Açık beyan verin. Şikâyetçi olduğunuzun tutanakta yazdığını imzalamadan önce kontrol edin.
  5. Kaydı saklayın. Dilekçenin havale kaydını veya soruşturma numarasını muhafaza edin.
Şikâyet süresinin başlangıcını gösteren tablo
TCK 73 ve TCK 66 esas alınmıştır.

Süre kaçırılırsa ne olur, hangi yollar açık kalır?

Süre geçtikten sonra yapılan şikâyet, şikâyete bağlı suç bakımından soruşturma yapılmasını engeller. Savcılık bu durumda kovuşturmaya yer olmadığı kararı verir; dava açılmışsa mahkeme düşme kararı verir. Uzlaştırma da geçerli bir şikâyete dayandığı için bu yol da kapanır. Şikâyet süresi hak düşürücü niteliktedir: kendiliğinden işler, tarafların anlaşmasıyla uzatılamaz. Savcılık ve mahkeme sürenin geçip geçmediğini kendiliğinden inceler, bu nedenle karşı tarafın itiraz etmesi beklenmez.

Sürenin kaçması her yolu kapatmaz. Olay aynı zamanda resen soruşturulan başka bir suç oluşturuyorsa, o suç yönünden soruşturma devam eder. Uğradığınız maddi ve manevi zarar için hukuk mahkemesinde tazminat davası açma imkânı da kendi zamanaşımı kuralları içinde ayrıca değerlendirilebilir. Savcılığın kararını hatalı bir tarih hesabına dayandırdığını düşünüyorsanız, kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz yoluna süresi içinde başvurabilirsiniz. İtiraz süresi kısa olduğundan kararın size tebliğ edildiği tarihi mutlaka not alın.

Dikkat: Kollukta beyan verirken “düşüneceğim” ya da “şimdilik yalnızca bilgi veriyorum” gibi belirsiz cümleler kurmak, sürenin şikâyet yapılmadan dolmasına yol açabilir. Kararsızsanız süre bitmeden bir avukata danışın. Şikâyet ettikten sonra kanunun izin verdiği hallerde şikâyetten vazgeçme imkânı bulunduğunu da hatırlayın; belirsiz beyanlar ise sonradan tartışma konusu olur. Beyanınızın tutanağa sizin söylediğiniz biçimde geçtiğini imzadan önce okuyarak kontrol etmeniz bu riski azaltır.

Mağdur çocuksa ya da kendini ifade edemiyorsa süre nasıl işler?

Mağdur on sekiz yaşından küçükse şikâyet hakkını kural olarak kanuni temsilcisi, yani anne, baba ya da vasi kullanır. Uygulamada ayırt etme gücüne sahip çocuğun da kendi başına şikâyette bulunabileceği kabul edilir. Çocuğa karşı işlenen pek çok ağır suç, özellikle cinsel istismar, resen soruşturulduğu için altı aylık süreye tabi olmaz. Çocuğun maruz kaldığı basit bir yaralama ya da hakaret söz konusuysa, ailenin olayı öğrendiği tarihi not alması ve gecikmeden başvurması gerekir.

Yetişkin olup kısıtlanmış ya da kendini ifade edemeyecek durumdaki mağdurlar için de vasi veya kanuni temsilci devreye girer. Bu gibi durumlarda kimin hangi tarihte olayı öğrendiği sorusu önem kazanır. Olayın aile içinde bir süre saklandığı dosyalarda öğrenme tarihi ayrıca tartışılabilir. Tarih hesabıyla vakit kaybetmek yerine, tereddüt hissettiğiniz anda başvuruyu yapmak hakkın korunması bakımından daha güvenli bir yoldur. Eksik belgeler, şikâyet kayda geçtikten sonra da dosyaya sunulabilir.

Şikâyetten sonra süreç nasıl ilerler?

Şikâyetten sonra dosya, suçun türüne göre uzlaştırma bürosuna gönderilebilir. Uzlaştırma, mağdur ile failin bir uzlaştırmacı aracılığıyla anlaşma imkânını değerlendirdiği süreçtir. Hakaret 2025 sonunda yapılan değişiklikle uzlaştırma kapsamından çıkarılmış ve önödeme kurumuna bağlanmıştır; önödeme, failin savcılığın bildirdiği miktarı ödemesiyle dava açılmamasını sağlar. Huzur ve sükûnu bozma, basit yaralama gibi suçlar ise uzlaştırmaya gidebilir. Ayrıntılar için ceza davalarında uzlaşma yazımızı inceleyebilirsiniz. Uzlaştırma teklifinin içeriğini sorabilir ve düşünebilirsiniz; ancak kararınızı teklifin yapılmasından itibaren yedi gün içinde bildirmezseniz teklifi reddetmiş sayılırsınız.

Uzlaştırma kapsamı dışında kalan ya da uzlaşmanın sağlanamadığı dosyalarda savcılık delilleri toplamaya devam eder. Bu aşamada ifadeniz alınabilir, sağlık raporu, kamera kaydı veya tanık beyanı gibi deliller dosyaya eklenir. Savcılık yeterli şüphe oluşursa iddianame düzenler ve dava açılır. Dava açıldıktan sonra duruşmalardan haberdar edilme ve davaya katılma hakkınız bulunur. Katılan sıfatı, kararlara karşı kanun yollarına başvurabilmenizi sağladığı için şikâyetçi mağdurlar açısından ayrıca önem taşır.

Pratikte: Olayın üzerinden beş ay geçtiyse ve hâlâ karar veremediyseniz, dilekçenizi hazırlayıp başvurunuzu yapmayı düşünün. Delillerin tamamı elinizde olmasa da şikâyetinizi süresi içinde kayda geçirmek, eksik belgeleri sonradan sunmanıza imkân verir. Avukattan destek alıyorsanız vekâletnamenin çıkarılmasını beklerken süreyi kaçırmamaya özen gösterin; şikâyeti kendiniz de yapabilirsiniz. Başvurunuzun tarihini gösteren belgeyi saklamak, ileride süre tartışması çıkarsa güçlü bir dayanak olur. Elden verilen dilekçede havale kaydını, kollukta ise tutanak tarihini sorun.

Şikâyet süresi takvimi: 5 adımda kendi tarihinizi hesaplayın

Altı aylık kuralı bilmek önemlidir; mağdurun asıl ihtiyacı ise bu kuralı kendi dosyasına uygulayabilmektir. Aşağıdaki beş adım, şikâyet süresini kâğıt üzerinde somut bir takvime dönüştürmek için hazırlanmıştır. Her adımda neyi yazmanız, hangi belgeyi saklamanız ve hangi tarihi işaretlemeniz gerektiği yer alır. Bu çalışmayı olaydan sonraki ilk günlerde yapmak, karar vermeniz için zaman tanırken hak kaybı riskini de azaltır. Tereddüt ettiğiniz her noktada en erken başlangıç tarihini esas almak, sonradan tarih tartışmasına girmenizi önler ve kararınızı sakin biçimde vermenize yardımcı olur.

  1. Suçun şikâyete bağlı olup olmadığını öğrenin. İlk iş, yaşadığınız olayın hangi suç kapsamında değerlendirilebileceğini belirlemektir. Basit kasten yaralama, hakaret ya da huzur ve sükûnu bozma gibi suçlarda şikâyet süresi işler; silahla işlenen yaralama gibi ağır hallerde ise savcılık resen soruşturma yapar ve altı aylık süre uygulanmaz. Aynı olayın birden fazla suç oluşturabileceğini de göz önünde tutun. Emin olamıyorsanız olayı kısa bir paragrafla yazın ve bir avukata danışın; adliyelerdeki Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlüklerinden de süreç hakkında bilgi alabilirsiniz. Bu değerlendirme, takviminizin hangi kurala göre kurulacağını gösterir.
  2. İki kritik tarihi yazın ve belgeleyin. Bir sayfaya iki tarih yazın: olayın gerçekleştiği gün ve failin kim olduğunu öğrendiğiniz gün. Altı aylık süre, bu iki bilginin birlikte elinizde olduğu günden başlar. Her tarihin yanına onu gösteren belgeyi not edin: mesajın gönderilme zamanı, ekran görüntüsünün oluşturulma tarihi, sağlık raporu ya da olayı size anlatan kişinin adı. Faili nasıl öğrendiğinizi, örneğin bir tanıdığınızın hesabın sahibini size söylemesini, kısa bir cümleyle açıklayın. Aynı olayda birden fazla mağdur varsa süre her biri için ayrı işler; herkes kendi tarihini ayrıca yazmalıdır.
  3. Son günü ve üst sınırları işaretleyin. Failin öğrenildiği günden altı ay sonrasını takvimde işaretleyin; başvurunuzu ise bu tarihi beklemeden, birkaç hafta önce yapmayı hedefleyin. Ardından iki üst sınırı kontrol edin. Şikâyete bağlı suçların çoğunda dava zamanaşımı sekiz yıldır ve öğrenme tarihi ne kadar geç olursa olsun şikâyet süresi bu sınırı aşamaz. Hakarette ise fiilin gerçekleştiği günden itibaren iki yıllık sınır bulunur. Varsayımsal bir örnekle, hakaret mesajını, gönderilmesinden yirmi ay sonra fark eden kişinin önünde altı aylık sürenin tamamı kalmaz; iki yıllık sınıra kadar kalan dört ay içinde başvurması gerekir.
  4. Başvuruyu yapın ve tarihini kanıtlayın. Savcılığa dilekçe verin ya da polis veya jandarmaya giderek beyanınızı tutanağa geçirtin. Dilekçede şikâyetçi olduğunuzu ve failin cezalandırılmasını istediğinizi açıkça yazın; kollukta tutanağı imzalamadan önce bu cümlenin yer aldığını kontrol edin. Fail belli olmasa da faili bilinmeyen olarak başvurabilirsiniz. Elden verilen dilekçede havale kaydını, kollukta tutanak tarihini ve her durumda soruşturma numarasını alın. Bu belge, ileride şikâyet süresi tartışılırsa başvurunuzun ne zaman yapıldığını gösteren temel dayanaktır. Eksik delilleri başvurudan sonra da dosyaya sunabilirsiniz.
  5. Başvurudan sonraki süreleri de izleyin. Altı aylık süre, zamanında yapılan başvuruyla görevini tamamlar; bundan sonra yeni süreler gündeme gelebilir. Dosya uzlaştırmaya gönderilirse, teklifin yapılmasından itibaren yedi gün içinde kararınızı bildirmeniz gerekir; aksi hâlde teklifi reddetmiş sayılırsınız. Savcılık kovuşturmaya yer olmadığı kararı verirse itiraz süresi kısadır ve kararın size tebliğ edilmesiyle işlemeye başlar. Bu tarihleri de aynı sayfaya ekleyin. Adres veya telefon değişikliğinizi dosyaya bildirmeniz, tebligatların size zamanında ulaşmasını sağlar ve yeni sürelerin habersiz geçmesini önler.

Bu takvim, şikâyet süresi kaçırıldığında ortaya çıkan sonuçlarla karşılaşmamanız için hazırlanmıştır. Süre geçtikten sonra yapılan başvuruda savcılık kovuşturmaya yer olmadığı kararı verir, dava açılmışsa mahkeme düşme kararı verir ve uzlaştırma yolu da kapanır. Takvimi geç fark ettiyseniz, olayın resen soruşturulan başka bir suç oluşturup oluşturmadığını ve hukuk mahkemesinde tazminat imkânını ayrıca değerlendirebilirsiniz. Altı ay uzun bir süre gibi görünse de kararsızlıkla geçen haftalar bu süreyi hızla tüketebilir, deliller de zamanla zayıflayabilir. Tarihleri yazıya dökmek, hem hakkınızı korur hem de kararınızı acele etmeden vermenize alan açar.

Şikâyet Süresi Hakkında Merak Edilenler

Failin kim olduğunu bilmiyorum, altı aylık süre işliyor mu?

Süre, fiil ile birlikte failin kim olduğunu öğrendiğiniz gün başlar; fail belli olmadan süre işlemeye başlamaz. Yine de şikâyetinizi faili bilinmeyen olarak hemen yapabilirsiniz. Savcılık kamera kayıtları, telefon ve internet verileri gibi yollarla failin tespitine çalışır. Bu bekleme hali sınırsız sayılmaz: dava zamanaşımı süresi ve hakaret için fiilden itibaren iki yıllık üst sınır her durumda uygulanır. Erken başvuru, delillerin kaybolmasını da önler.

Kolluğa sözlü olarak şikâyetçi olduğumu söylemem yeterli mi?

Evet, şikâyet sözlü olarak da yapılabilir ve kolluk ya da savcılık bunu tutanağa geçirir. Belirleyici olan, tutanakta şikâyetçi olduğunuzun ve failin cezalandırılmasını istediğinizin açıkça yazmasıdır. İmzalamadan önce tutanağı okuyun, eksik ya da yanlış bir ifade varsa düzeltilmesini isteyin. Soruşturma numarasını öğrenip saklamak, ileride sürenin hesabı tartışılırsa başvuru tarihinizi göstermenizi kolaylaştırır ve dosyanızı takip etmenizi sağlar. Şikâyetinizi daha sonra yazılı dilekçeyle ayrıntılandırmanız da mümkündür.

Altı ay geçti, artık hiçbir şey yapamaz mıyım?

Şikâyete bağlı suç yönünden soruşturma yapılamaz; ancak bu durum her yolu kapatmaz. Olay aynı zamanda resen soruşturulan başka bir suç oluşturuyorsa o yönden başvuru yapılabilir. Uğradığınız zarar için hukuk mahkemesinde tazminat davası, kendi zamanaşımı süreleri içinde ayrıca değerlendirilebilir. Hangi yolun açık kaldığını anlamak için olay tarihlerini, belgeleri ve fiilin niteliğini bir avukatla birlikte gözden geçirmeniz yararlı olur. Ayrıca savcılığın verdiği kararın gerekçesini okuyarak tarih hesabının doğru yapılıp yapılmadığını kontrol edebilirsiniz.

Bir yıl önce gönderilen hakaret mesajını yeni gördüm, şikâyet edebilir miyim?

Hakaret suçunda iki sınır birlikte uygulanır. Fiili ve faili öğrendiğiniz günden itibaren altı ay içinde başvurmanız gerekir; ayrıca şikâyet süresi, mesajın gönderildiği tarihten itibaren iki yılı geçemez. Varsayımsal örnekte mesaj bir yıl önce gönderilmiş ve gönderen belliyse, mesajı gördüğünüz günden itibaren altı ay içinde şikâyet edebilirsiniz. Mesajın tarihini gösteren ekran görüntülerini ve cihaz kayıtlarını korumanız, öğrenme tarihini açıklamanızı kolaylaştırır. Mesajı nasıl ve ne zaman fark ettiğinizi şikâyet dilekçenizde açıkça anlatın.

Şikâyet ettikten sonra fikrimi değiştirirsem ne olur?

Kanunda aksi yazılmadıkça şikâyetten vazgeçme, şikâyete bağlı suçlarda davayı düşürür. Hükmün kesinleşmesinden sonra yapılan vazgeçme ise cezanın infazını engellemez. Vazgeçmeyi kabul etmeyen sanık bakımından kural olarak vazgeçme sonuç doğurmaz. Vazgeçerken şahsi haklarınızdan da vazgeçtiğinizi açıklarsanız, ayrıca hukuk davası açma imkânınız sona erebilir. Bu nedenle beyanın içeriğini önceden dikkatle değerlendirmeniz ve gerekirse destek almanız yerinde olur. Vazgeçme beyanının baskı altında verilmemesi de önem taşır.

Av. Gülşah Mutlu

Yazıyı hazırlayan

Av. Gülşah Mutlu

Ankara Barosuna kayıtlı avukat (sicil 16495), Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesi 2002 mezunu. Ceza hukuku ve ceza muhakemesi alanında, özellikle suç mağdurları ve yakınları adına şikâyet, katılma ve kanun yolu süreçlerinde vekillik yapmaktadır.

Mağdur olarak haklarınızı birlikte değerlendirelim

Şikâyet, itiraz ve kanun yolu süreleri kısadır. Görüşmeye elinizdeki rapor, tutanak, mesaj kayıtları ve tebligatlarla gelmeniz değerlendirmeyi hızlandırır.

Büro telefonu: 0 532 714 50 45 · WhatsApp · Adres ve iletişim formu

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır, somut durum için hukuki danışmanlık alınmalıdır.