Yargıtay 2026: “Hesabımı Başkası Kullandı” Savunması ve Yargılamanın Yenilenmesi
Son kontrol: Hazırlayan: Av. Gülşah MutluKaynak: Yargıtay Karar Arama ve mevzuat.gov.tr
IBAN dolandırıcılığı yargıtay kararı denince çoğu kişinin aklına hesabını para karşılığı başkasına veren “hesap kiracıları” gelir. Oysa bu dosyaların önemli bir kısmında hesap sahibi başka bir şey söyler: “Hesabımı ben kullanmadım, bilgim dışında ele geçirildi.” Mahkemeler bu savunmayı çoğu zaman “hayatın olağan akışına aykırı” bularak reddeder.
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 9 Mart 2026 tarihli kararında bu reddin sınırını çizdi. Hesap sahibinin savunmasını destekleyen yeni bir delil ortaya çıktığında, kesinleşmiş mahkûmiyet bile yeniden yargılamaya açılabilmeli. Aşağıda bu kararı, aynı yönde verilen Aralık 2025 tarihli bir başka kararla ve Temmuz 2026’da yürürlüğe giren TCK 158/4 ile birlikte ele alıyoruz.
Kararın künyesi
- Mahkeme
- Yargıtay 11. Ceza Dairesi
- Esas / Karar
- 2026/993 E., 2026/2741 K.
- Karar tarihi
- 09.03.2026
- Konu
- Hesabının bilgisi dışında kullanıldığını savunan hesap sahibi hakkında yargılamanın yenilenmesi (TCK 158/1-f, CMK 311/1-e)
- Sonuç
- Kanun yararına bozma (oy birliği)
Bu yazıda neler var?
- Olay: ilan, havale ve hesap sahibinin savunması
- Ağır ceza mahkemesi ve istinaf ne dedi?
- IBAN dolandırıcılığı yargıtay kararı: Daire neden bozdu?
- Aynı yaklaşım başka kararda da var mı?
- Kararın dayandığı kanun hükümleri nelerdir?
- IBAN dolandırıcılığı yargıtay kararı okura ne söylüyor?
- Sık sorulan sorular
Olay: ilan, havale ve hesap sahibinin savunması
Kararda anlatılan olaya göre katılan, internette satılık bir elektrikli araç ilanı görüyor. İlandaki numarayla iletişime geçip pazarlık yapıyor ve iki ayrı havaleyle toplam sekiz bin lirayı biraz aşan bir tutarı hükümlü adına kayıtlı banka hesabına gönderiyor. Araç hiçbir zaman teslim edilmiyor. Hesaba gelen para kısa süre içinde başka bir kişiye ait hesaba aktarılıyor.
Hesap sahibi soruşturmanın başından itibaren aynı şeyi söylüyor: hesabı kendisine ait ama IBAN’ını ve şifrelerini kimseyle paylaşmamış. Telefonunun ve banka hesaplarının kötü niyetli kişilerce ele geçirildiğini, durumu fark edince bütün hesaplarını kapattırdığını, asıl mağdurun kendisi olduğunu savunuyor.
Aynı dosyada ikinci bir sanık daha var. Bu kişi kendi adına çıkardığı çok sayıda telefon hattını internette tanıştığı birine tanesi 50 TL’den sattığını, hatların suçta kullanılacağını bilmediğini söylüyor. Mahkeme bu savunmayı da hayatın olağan akışına aykırı buluyor.

Ağır ceza mahkemesi ve istinaf ne dedi?
Afyonkarahisar 2. Ağır Ceza Mahkemesi iki sanığı da TCK 158/1-f-son ve 43/1 uyarınca 4 yıl 2 ay hapis ve 17.240 TL adli para cezasıyla cezalandırdı. Hesap sahibinin savunmasının reddine ilişkin gerekçe dikkat çekici: hesabının ele geçirildiğini söyleyen kişinin bunu yetkili makamlara bildirmemesi olağan akışa aykırı bulundu, iddiasını destekleyen belge sunamadığı ve hakkında benzer başka dosyalar bulunduğu vurgulandı.
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesi 12.02.2025 tarihinde istinaf başvurularını esastan reddetti ve hüküm kesinleşti. Hikâye burada bitmedi. Hükümlü hakkında Ankara’da görülen benzer bir davada 10.02.2025 tarihinde beraat kararı verilmiş ve bu karar kesinleşmişti.
O dosyada alınan 05.08.2024 tarihli bilirkişi raporu, hükümlünün hesabına giriş yapılan IP adresi ile paranın aktarıldığı diğer hesaba giriş yapılan IP adreslerinin aynı olduğunu tespit ediyordu. Müdafi bu raporu ve paranın aktarıldığı kişinin farklı dosyalardaki çelişkili ifadelerini dayanak göstererek yargılamanın yenilenmesini istedi.
Afyonkarahisar 2. Ağır Ceza Mahkemesi 17.06.2025 tarihinde talebi reddetti. İtiraz mercii olan Afyonkarahisar 3. Ağır Ceza Mahkemesi de 14.07.2025 tarihinde itirazı reddetti. Bu karar kesin nitelikteydi. Adalet Bakanlığı bunun üzerine kanun yararına bozma yoluna başvurdu.
IBAN dolandırıcılığı yargıtay kararı: Daire neden bozdu?
Daire önce yeni delilin ne olduğunu hatırlatıyor. Ceza Genel Kurulunun yerleşik tanımına göre bir delilin “yeni” sayılması için hükümden sonra doğmuş olması gerekmiyor. Hükmü veren mahkemenin bilgisine sunulmamış, onun tarafından değerlendirilmemiş her olgu yeni kabul ediliyor. Yenilik, tarafa göre değil mahkemeye göre ölçülüyor.
Somut olaya gelince Daire, ilk derece mahkemesinin hesap sahibinin savunması hakkında hiçbir araştırma yapmadığını not ediyor. Sonradan sunulan bilirkişi raporu, beraat kararı ve çelişkili ifadeler ise mahkemenin hüküm verirken gördüğü olgular değildi.
“…yargılamanın yenilenmesi talebinin kabule şayan olduğuna karar verildikten sonra, yapılacak yargılama neticesinde hükümlünün hukukî durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gerekçesiyle yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine dair karara yönelik itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı…”
Daire böylece itiraz merciinin kararını CMK 309/3 uyarınca oy birliğiyle kanun yararına bozdu ve dosyayı 309/4-a gereği yeniden değerlendirme için yerine gönderdi. Kararın ne dediğini doğru okumak gerekiyor: Daire hükümlünün suçsuz olduğunu söylemiyor. Yalnızca yeni delillerin yargılamanın yenilenmesi için yeterli görünmesi karşısında talebin kabul edilmesi ve esasın yeniden incelenmesi gerektiğini söylüyor.
Sürece yeni dahil olduysanız: Taraflardan biri olarak ceza dosyası ile ilgili bir dosyanın içindeyseniz, haklarınızı zamanında kullanmanın yolu erken bilgi almaktır. İlk görüşmede dosyanın hangi aşamada olduğunu ve önünüzdeki süreleri birlikte çıkarabiliriz; büronun iletişim bilgileri sayfada.
Aynı yaklaşım başka kararda da var mı?
Evet. Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 2025/2561 esas sayılı ve 22.12.2025 tarihli kararı neredeyse aynı kalıbı izliyor. Olay 2016 yılının son günlerinde geçiyor. Katılan internette gördüğü bir cep telefonu ilanına 1.600 TL gönderiyor; para aynı gün başka bir hesaba, oradan da hükümlünün hesabına aktarılıyor.
Hükümlü, bankası tarafından arandığını, hesabına bilgisi dışında para girdiğini öğrenince hesabı kapattırdığını ve emniyete şikâyetçi olduğunu söylemişti. Mahkeme, emniyetten gelen “müşteki sıfatıyla ifadesi yok” yazısına dayanarak savunmayı reddetti. Sonradan başka bir dosyada elde edilen HTS kayıtları bankayla görüşmeleri, dosyadaki bir dilekçe hesap kapatma talebini, emniyetten gelen yeni bir yazı da müşteki ifadesinin gerçekten alındığını ortaya koydu. Daire burada da kanun yararına bozma kararı verdi.
İki karar birlikte okunduğunda, 11. Ceza Dairesinin “hesabım bilgim dışında kullanıldı” savunmasını destekleyen yeni belgeler ortaya çıktığında yargılamanın yenilenmesi kapısını açık tuttuğu görülüyor. Her iki kararın da kanun yararına bozma yoluyla verildiğini ve ilk derece hükmünün esasına girmediğini de not etmek gerekiyor.

Kararın dayandığı kanun hükümleri nelerdir?
TCK 157 basit dolandırıcılığı bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasıyla cezalandırıyor. TCK 158/1-f, suçun bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle işlenmesini nitelikli hâl sayıyor. Bu bentte hapis cezasının alt sınırı dört yıl, adli para cezası da elde edilen menfaatin iki katından az olamıyor.
CMK 311/1-e, yeni olay veya delillerin tek başına ya da önceki delillerle birlikte beraati veya daha hafif bir cezayı gerektirecek nitelikte olması hâlinde hükümlü lehine yargılamanın yenilenmesine imkân tanıyor. CMK 309 ise istinaf veya temyizden geçmeden kesinleşen karar ve hükümler için Adalet Bakanlığının talebiyle kanun yararına bozma yolunu düzenliyor.
7589 sayılı Kanunun 13. maddesiyle TCK 158’e eklenen ve 31.07.2026’da yürürlüğe giren dördüncü fıkra ise bu kararların ele aldığı durumdan farklı bir durumu düzenliyor. Kişinin dolandırıcılığa iştiraki, haksız menfaat sağlamak amacıyla banka veya kredi kartı gibi ödeme araçlarını ya da banka, aracı kurum, ödeme hizmeti sağlayıcısı veya kripto varlık hizmet sağlayıcısındaki hesabın kullanımını sağlayan zorunlu bilgi veya araçları başkasına vermekten ibaretse, ceza yarı oranında indiriliyor.
| Hesap sahibinin durumu | Hukuki sonuç | Dayanak |
|---|---|---|
| Hesap bilgisi ve rızası dışında ele geçirilmiş | Kast yoksa suç oluşmaz; savunma araştırılmalı | TCK 157-158, bu kararlar |
| Hesabını bilerek, menfaat için başkasına vermiş | Dolandırıcılığa iştirak; ceza yarı oranında indirilir | TCK 158/4 (31.07.2026) |
| Hesabı veren aynı zamanda mağdurla iletişim kuran | İştirak yalnız hesap vermekle sınırlı değil; 158/4 uygulanmaz | TCK 158/1-f, 158/4 |
| Hüküm kesinleşmiş, yeni delil ortaya çıkmış | Yargılamanın yenilenmesi istenebilir | CMK 311/1-e |
Aynı Kanunun geçici 1. maddesi geçiş dönemini de düzenliyor. Yürürlükten önce hüküm verilmiş ve kanun yolunda bekleyen dosyalardan 158/4’ün uygulanacağı sanıkların bölge adliye mahkemesindeki dosyaları bozularak ilk derece mahkemesine gönderiliyor. İnfaz aşamasındaki ve hakkında TCK 168 uygulanmamış hükümlüler ise mahkemenin ihtarından itibaren altı ay içinde zararı tamamen giderirlerse 168/2’deki etkin pişmanlıktan yararlanabiliyor. Suç tarihine göre lehe kanunun belirlenmesinde TCK 7 esas alınır.
IBAN dolandırıcılığı yargıtay kararı okura ne söylüyor?
Hesabının bilgisi dışında kullanıldığını düşünen kişi için en güçlü koruma, olayı öğrendiği anda iz bırakmaktır. İki kararda da mahkûmiyetin nedeni savunmanın belgelenmemiş olmasıydı; bozmanın nedeni ise sonradan belgelerin ortaya çıkmasıydı. Diyelim ki bir sabah bankanız arayıp hesabınıza tanımadığınız birinden para geldiğini söyledi. O gün yapacaklarınız, yıllar sonraki bir davanın seyrini belirleyebilir.
- Bankaya yazılı bildirim yapın. Telefonla aramanın yanında şubeye veya internet bankacılığına yazılı talep bırakın; hesabı kapattırın ya da bloke ettirin.
- Kolluğa veya savcılığa başvurun. Müşteki olarak ifade verin ve tutanağın bir örneğini alın.
- Cihaz kayıtlarını saklayın. Telefonunuzdaki şüpheli mesajları, uygulama giriş bildirimlerini ve ekran görüntülerini silmeyin.
- IP ve giriş kayıtlarını isteyin. Soruşturmada hesabınıza hangi IP adreslerinden girildiğinin bankadan sorulmasını talep edin.
- Diğer dosyaları takip edin. Aynı hesap birden fazla olayda kullanıldıysa, bir dosyada elde edilen delili diğerlerine sunun.
Dikkat: TCK 158/4 hesabını bilerek başkasına verenin cezasını indirir, sorumluluğunu kaldırmaz. “Birkaç gün hesabını kullandır, komisyon alırsın” teklifini kabul eden kişi yine dolandırıcılığa iştirakten yargılanır. İndirim de ancak kişinin rolü yalnız hesap veya kart bilgisi vermekle sınırlıysa uygulanır.
Parası gönderilen kişi açısından da tablo önemli. Parayı gönderdiğiniz hesabın sahibi, parayı fiilen alan kişi olmayabilir; soruşturmada paranın hangi hesaplara aktarıldığının ve bu hesaplara nereden girildiğinin araştırılmasını istemek, asıl faillere ulaşmanın yolu olabilir. Başvuru adımları için dolandırıcılık suçları yazımıza, delil toplama için ceza davasında dijital delil rehberimize bakılabilir.
Hesap verme ile kimlik bilgisi paylaşma arasındaki farklar için kimlik bilgilerinin kullanılması suçu, birlikte hareket edenlerin sorumluluğu için suça iştirak yazılarımız fikir verebilir. Bu dosyalardaki genel süreç hakkında dolandırıcılık ve ekonomik suçlar sayfamızda bilgi yer alıyor.

Sık sorulan sorular
Hesabıma dolandırıcılık parası geldi, suçlu sayılır mıyım?
Hayır, tek başına hesaba para gelmesi mahkûmiyet için yeterli değildir; dolandırıcılık kasıtlı bir suçtur. Ancak mahkemeler savunmanın belgelerle desteklenmesini bekler. Bankaya ve kolluğa hemen başvurmak, hesabın bilginiz dışında kullanıldığını gösteren en önemli kayıtları oluşturur.
158/4 yürürlüğe girmeden önce mahkûm olanlar da indirimden yararlanır mı?
7589 sayılı Kanunun geçici 1. maddesi bunu düzenliyor. Kanun yolundaki dosyalar ilk derece mahkemesine gönderiliyor. İnfazdaki hükümlüler, haklarında TCK 168 uygulanmamışsa, ihtardan itibaren altı ay içinde zararı tamamen giderirlerse 168/2’den yararlanabiliyor.
Hesabımı para karşılığı kiraya verdim, 158/4 beni cezadan kurtarır mı?
Hayır, 158/4 bir indirim hükmüdür; cezayı kaldırmaz, yarı oranında azaltır. Üstelik rolünüz yalnız hesap bilgisini vermekle sınırlı olmalıdır. Mağdurla konuşmak, parayı çekip başkasına götürmek gibi ek davranışlar varsa indirim uygulanmaz.
Kesinleşen mahkûmiyete karşı ne zaman yargılamanın yenilenmesi istenebilir?
CMK 311/1-e’ye göre hükmü veren mahkemenin görmediği yeni bir olay veya delil, beraati ya da daha hafif cezayı gerektirecek nitelikteyse istenebilir. Başka bir dosyadaki bilirkişi raporu veya beraat kararı, bu kararlarda olduğu gibi yeni delil sayılabilir.
Parayı gönderen kişi paramı kimden isteyebilir?
Ceza davasına katılan olarak katılıp zararın giderilmesini talep edebilir, ayrıca hukuk mahkemesinde tazminat davası açabilir. Hesap sahibi beraat ederse sorumluluk paranın aktarıldığı diğer kişilere yönelir. Bu nedenle para akışının bütünüyle araştırılmasını istemek önemlidir.
Dayanak mevzuat ve karar
Okumaya devam edin
- Güveni Kötüye Kullanma Suçu (TCK 155): Cezası, 2025 Değişikliği ve Dolandırıcılık Farkı
- Bedelsiz Senedi Kullanma Suçu (TCK 156): Ödenmiş Senedi Takibe Koymanın Cezası
- Dolandırıcılık Suçları (TCK 157–159): Ceza, Nitelikli Hâller, IBAN Verme, Uzlaştırma
- Bilişim Suçları ve Cezaları (TCK 243–245/A): Hesaba Girme, Kart, Siber Güvenlik, KVKK
Yazıyı hazırlayan
Ankara Barosuna kayıtlı avukat (sicil 16495), Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesi 2002 mezunu. Ceza hukuku ve ceza muhakemesi alanında; soruşturma, kovuşturma ve kanun yolu aşamalarında müdafilik ve vekillik yapmaktadır.
Dosyanızla ilgili bir sorunuz mu var?
Yargıtay kararları somut olaya göre verilir; kendi dosyanızın bu karara benzeyip benzemediği belgeler üzerinden değerlendirilir. Görüşmeye iddianame, karar ve tutanaklarla gelmeniz yeterlidir.
Büro telefonu: 0 312 231 93 93 · Adres ve iletişim formu
Yargıtay kararları somut olayın özelliklerine göre verilir; benzer görünen bir dosyada farklı sonuç çıkabilir. Karar metni Yargıtay Karar Arama sisteminden alınmıştır.
Bu yazı genel bilgi vermek amacıyla hazırlanmıştır; somut bir dosya için suç tarihi, deliller ve yürürlükteki mevzuat birlikte incelenmelidir.


