Yargıtay 2026: Ticaret Suçlaması Kullanmaya Dönünce Uyuşturucu Davası Zamanaşımından Düştü
Son kontrol: Hazırlayan: Av. Gülşah MutluKaynak: Yargıtay Karar Arama ve mevzuat.gov.tr
Uyuşturucu zamanaşımı yargıtay kararı dendiğinde akla genellikle eski dosyalar gelir; oysa bu konu, suç vasfının değişmesiyle bir anda güncel hâle gelebilir. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 21 Ocak 2026 tarihli kararında tam olarak bu oldu: 2014’te yakalanan bir sanığın ticaret suçlaması, Genel Kurulda kullanmak için bulundurmaya çevrildi ve bu değişiklik davanın zamanaşımından düşmesine yol açtı.
Karar iki soruyu birlikte cevaplıyor. İlki, isimsiz bir ihbar ve sanığın birkaç metre ötesindeki bir binada bulunan büyük miktar uyuşturucu, sanığı o maddelere bağlamaya yeter mi? İkincisi, suç vasfı hafifleyince zamanaşımı nasıl hesaplanır? Aynı yıl verilen ikinci bir Genel Kurul kararı da zamanaşımı konusunda benzer bir hesap yapıyor.
Kararın künyesi
- Mahkeme
- Yargıtay Ceza Genel Kurulu
- Esas / Karar
- 2025/533 E., 2026/51 K.
- Karar tarihi
- 21.01.2026
- Konu
- İsimsiz ihbar, metruk binadaki uyuşturucuyla irtibat, TCK 191 ve dava zamanaşımı
- Sonuç
- Bozma ve davanın zamanaşımı nedeniyle düşmesi
Bu yazıda neler var?
- Olay: devriyeye gelen isimsiz ihbar
- İlk derece mahkemesi ve Özel Daire ne karar verdi?
- Birinci soru: ihbar ve yakındaki zula sanığa bağlanabilir mi?
- Uyuşturucu zamanaşımı yargıtay kararı: dava neden düştü?
- Kararın dayandığı kanun hükümleri
- Kararın okur için anlamı
- Uyuşturucu zamanaşımı yargıtay kararı hakkında sorular
Olay: devriyeye gelen isimsiz ihbar
Olay 10.12.2014 gecesi İstanbul Beyoğlu’nda geçiyor. Devriye ekibine kimliğini vermek istemeyen biri yaklaşıyor ve bir alt sokaktaki yarısı yanmış metruk binanın önünde bekleyen, eşkâlini tarif ettiği bir kişinin geceleri uyuşturucu sattığını, maddeleri binanın içinde sakladığını söylüyor. İhbarcı, zarar görme korkusuyla yazılı beyan vermeyi reddediyor.
Görevliler sokağa gittiğinde tarife uyan sanığı binanın önünde görüyor. Sanık polisleri fark edince kaçıyor, kısa bir kovalamacayla yakalanıyor. Üzerinde 10 parça folyo içinde net 0,5 gram esrar elde edilebilecek bitki çıkıyor. Ardından içinde kimsenin olmadığı binaya giriliyor. Masanın altındaki bir poşette 217 paket esrar ve 95 uyuşturucu tablet bulunuyor.
Sanık kollukta susma hakkını kullandı, savcılıkta üzerinde bir şey çıkmadığını söyledi. Mahkemede ise kullanıcı olduğunu, üzerindeki esrarı metruk binada birinden 110 TL’ye satın aldığını, binadaki maddelerle ilgisi olmadığını savundu.
İlk derece mahkemesi ve Özel Daire ne karar verdi?
İstanbul’daki ilk derece mahkemesi 03.07.2015 tarihinde sanığı uyuşturucu ticaretinden TCK 188/3 uyarınca 8 yıl 4 ay hapis ve adli para cezasına mahkûm etti. Hüküm, sanık ve müdafii tarafından temyiz edildi.
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 25.02.2025 tarihinde hükmü bozdu. Daireye göre sanığın üzerindeki madde kullanım sınırındaydı ve binadaki maddelerin sanığa ait olduğuna dair delil yoktu; eylem kullanmak için bulundurmaydı. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, satışa hazır paketler, kaçma ve savunmalardaki çelişki nedeniyle ticaretten mahkûmiyetin onanması gerektiğini ileri sürerek itiraz etti.
Birinci soru: ihbar ve yakındaki zula sanığa bağlanabilir mi?
Genel Kurul, kullanma ile ticaret ayrımında kullandığı ölçütleri hatırlattı: satma veya verme yönünde bir davranış, bulundurma yeri ve biçimi, maddenin çeşidi ve miktarı, kullanıcılığın tıbbi raporla tespiti. Ardından somut olaya geçti.
Sanığın üzerindeki net 0,5 gram esrar kullanım sınırındaydı. Olay tutanağında sanığın birine madde verdiğine ya da sattığına dair bir gözlem yoktu. Binanın içinde kimse bulunmuyordu ve sanık sokakta yakalanmıştı. Genel Kurul bu durumda binadaki maddelerle sanık arasındaki bağın ispatlanamadığını belirtti:
“…mahallinde ikame olunan ve tartışılan delillerin, gerekçeli/muhtemel şüphenin ortadan kaldırılması… için yeterli olmadığı, metruk binada ele geçirilen uyuşturucu maddeler ile irtibatının kurulamadığı…”
Şüpheden sanık yararlanır ilkesi uygulanarak eylem TCK 191 kapsamında kullanmak için bulundurma sayıldı. Bu noktada iki üye karşı oy kullandı; onlara göre eylem ticaretti. Kararın bu kısmı, isimsiz ihbarın tek başına sanığı çevredeki maddelere bağlamaya yetmediğini gösteriyor.
Karar vermeden önce: Bu tür dosyalarda, özellikle ceza dosyası ile ilgili süreçlerde, atılan tek bir yanlış adım süre kaybına yol açabilir. İfade vermeden, bir teklifi kabul etmeden ya da bir kararı itirazsız bırakmadan önce belgelerinizi bir avukatla gözden geçirmek size uygun seçeneği netleştirir. Bize ulaşmak için büronun iletişim bilgileri yeterlidir.
Uyuşturucu zamanaşımı yargıtay kararı: dava neden düştü?
Suç vasfı değişince zamanaşımı hesabı da değişti. TCK 191/1’deki ceza iki yıldan beş yıla kadar hapistir. Beş yılı aşmayan hapis cezası gerektiren suçlarda asli dava zamanaşımı sekiz yıldır (TCK 66/1-e). Zamanaşımı kesilirse süre en fazla yarısı kadar uzar; yani kesintili süre on iki yıldır (TCK 67/4).
Genel Kurul hesabı şöyle yaptı: Zamanaşımını kesen son işlem 03.07.2015 tarihli mahkûmiyet hükmüydü. Sonrasında kesen veya durduran bir neden yoktu. Sekiz yıllık süre 03.07.2023’te dolmuştu. Yani Özel Daire 25.02.2025’te dosyayı incelediğinde dava zaten zamanaşımına uğramıştı.
Böylece Özel Dairenin bozma kararı kaldırıldı, ilk derece hükmü bozuldu ve yeniden yargılama gerekmediği için Genel Kurul doğrudan TCK 66/1-e ve CMK 223/8 uyarınca davanın düşmesine karar verdi. Zamanaşımı konusunda oy birliği sağlandı.
Aynı yaklaşım Genel Kurulun 2024/49 E., 2026/145 K. sayılı ve 11.03.2026 tarihli kararında da görülüyor. O dosyada da kullanmak için bulundurma suçundan verilen mahkûmiyetin ardından zamanaşımını kesen son işlem 23.02.2016 tarihli hükümdü; sekiz yıllık süre 23.02.2024’te dolmuştu. Genel Kurul esasa girmeden, oy birliğiyle davanın düşmesine karar verdi. İki karar birlikte okunduğunda, eski tarihli TCK 191 dosyalarında zamanaşımının resen ve öncelikle incelendiği görülüyor.
Kararın dayandığı kanun hükümleri
Hükümleri Türk Ceza Kanunu ve Ceza Muhakemesi Kanunu’nun güncel metinlerinden kontrol ettik:
- TCK 191/1: Kullanmak için satın alma, kabul, bulundurma ve kullanma iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası gerektirir. Kararda, suç tarihindeki hükmün bir yıldan iki yıla kadar hapis öngördüğü de aktarılıyor; her iki hâlde de sekiz yıllık süre uygulanır.
- TCK 66/1-e: Beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adli para cezası gerektiren suçlarda dava zamanaşımı sekiz yıldır.
- TCK 67/2: Savcı huzurunda ifade veya sorgu, tutuklama kararı, iddianame ve mahkûmiyet kararı zamanaşımını keser.
- TCK 67/3 ve 67/4: Kesilen süre son kesme tarihinden yeniden başlar; kesilme hâlinde süre en fazla yarısı kadar uzar.
- CMK 223/8: Kanunda öngörülen düşme sebeplerinin varlığında davanın düşmesine karar verilir. CMK 223/9’a göre derhâl beraat verilebilecek hâllerde düşme kararı verilemez; Genel Kurul bu şartın da bulunmadığını tespit etti.
- TCK 188/3: Ticaret suçunda ceza on yıldan az olmamak üzere hapistir; bu nedenle ticaret nitelendirmesi korunsaydı sekiz yıllık süre uygulanmayacaktı.

Kararın okur için anlamı
İlk ders, ihbarın niteliğiyle ilgili. İsimsiz bir ihbar kolluğu harekete geçirebilir; ama bu kararda sanığı birkaç metre ötedeki binada bulunan maddelerle ilişkilendirmeye yetmedi. Kolluğun gözlemi, parmak izi, anahtar ya da tanık gibi somut bir bağ aranıyor. Kollukta susma hakkının kullanılması da aleyhe yorumlanmadı. Bu hak için emniyette ifade vermek yazısına bakabilirsiniz.
İkinci ders zamanaşımıyla ilgili. Ticaret suçlamasıyla uzun süren bir dosyada suç vasfı kullanmaya dönerse, zamanaşımının çoktan dolmuş olması mümkündür. Bu durumda beraat değil, davanın düşmesi kararı verilir. Kanun yolu süreçleri için ceza muhakemesinde istinaf ve beraat ile düşme farkı için beraat kararı yazılarına, uyuşturucu dosyalarındaki genel süreç için uyuşturucu suçları sayfasına bakabilirsiniz.
- Suç tarihini ve suç vasfını belirleyin. Zamanaşımı süresi, iddia edilen değil kabul edilen suçun cezasına göre hesaplanır.
- Kesme nedenlerini listeleyin. Savcılık ifadesi, iddianame, tutuklama ve mahkûmiyet tarihlerini sırayla yazın.
- Son kesme tarihinden süreyi sayın. TCK 191 için sekiz yıl; toplamda on iki yılı geçemez.
- Durma nedeni olup olmadığına bakın. İzin veya başka mercideki bir meselenin beklenmesi süreyi durdurabilir (TCK 67/1).
- Kanun yolunda ileri sürün. Zamanaşımı resen gözetilir, ama dilekçede açıkça belirtilmesi incelemeyi kolaylaştırır.
| Kalem | Ticaret (TCK 188/3) | Kullanma (TCK 191/1) |
|---|---|---|
| Ceza | 10 yıldan az olmamak üzere hapis | 2 yıldan 5 yıla kadar hapis |
| Asli zamanaşımı | 8 yıl uygulanmaz | 8 yıl (TCK 66/1-e) |
| Kesintili azami süre | Daha uzun süre | 12 yıl (TCK 67/4) |
| Bu dosyada | İddia buydu | Genel Kurul kabulü; dava düştü |

Dikkat: Bu karar Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının CMK 308 uyarınca yaptığı itiraz üzerine verildi. 7589 sayılı Kanunla CMK 308/1 değiştirildi: Başsavcı, ceza dairelerinin yargı yeri belirleme ve görevsizlik dışındaki tüm kararlarına karşı dosyanın kendisine teslim edildiği tarihten itibaren üç ay içinde Ceza Genel Kuruluna itiraz edebiliyor; sanık lehine itirazda süre aranmıyor. Eklenen 308/4 ile sanık, katılan ve suçtan zarar görenlerin istemde bulunabileceği açıkça yazıldı. Değişiklik 31.07.2026’da yürürlüğe girdi ve bu tarihten sonra teslim edilen dosyalara uygulanıyor.

Uyuşturucu zamanaşımı yargıtay kararı hakkında sorular
Kullanmak için uyuşturucu bulundurma suçunda zamanaşımı kaç yıl?
Sekiz yıldır. TCK 191/1’deki ceza beş yılı aşmadığı için TCK 66/1-e uygulanır. Zamanaşımı kesilirse süre en fazla yarısı kadar uzar ve toplamda on iki yılı geçemez. Bu kararda son kesme işleminden itibaren sekiz yıl dolduğu için dava düştü.
Uyuşturucu ticaretinde zamanaşımı ne kadar?
TCK 188/3’te ceza on yıldan az olmamak üzere hapis olduğundan sekiz yıllık süre uygulanmaz. Süre, cezanın üst sınırına ve varsa nitelikli hâllere göre TCK 66/1’deki daha uzun sürelerden biri olur.
Zamanaşımı dolunca beraat mi verilir?
Hayır, kural olarak davanın düşmesine karar verilir (CMK 223/8). Ancak derhâl beraat verilmesini gerektiren bir durum varsa düşme yerine beraat verilmelidir (CMK 223/9). Genel Kurul bu dosyada böyle bir durum olmadığını tespit etti.
İsimsiz ihbar mahkûmiyet için yeterli mi?
Bu kararda yeterli görülmedi. İhbar kolluğu harekete geçirdi, ancak sanığın metruk binadaki maddelerle bağı kurulamadı. Genel Kurul, somut bir bağ bulunmadığında şüpheden sanık yararlanır ilkesini uyguladı.
Zamanaşımını hangi işlemler keser?
TCK 67/2’ye göre savcı huzurunda ifade alınması veya sorgu, tutuklama kararı, iddianame düzenlenmesi ve mahkûmiyet kararı zamanaşımını keser. Süre son kesme tarihinden yeniden işlemeye başlar.
Dayanak mevzuat ve karar
Okumaya devam edin
- Ceza Davasında Dijital Delil: WhatsApp Mesajı, HTS Kaydı, Ekran Görüntüsü ve İmaj Alma
- Adli Kontrol (CMK 109): Yurt Dışı Çıkış Yasağı, İmza Yükümlülüğü, Konutu Terk Etmeme ve İtiraz
- Uyuşturucu Ticareti Cezası Kaç Yıl? TCK 188 Artırım Hâlleri ve Etkin Pişmanlık
- Uyuşturucu Kullanılmasını Kolaylaştırma (TCK 190): Cezası ve TCK 188–191 Farkı
Yazıyı hazırlayan
Ankara Barosuna kayıtlı avukat (sicil 16495), Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesi 2002 mezunu. Ceza hukuku ve ceza muhakemesi alanında; soruşturma, kovuşturma ve kanun yolu aşamalarında müdafilik ve vekillik yapmaktadır.
Dosyanızla ilgili bir sorunuz mu var?
Yargıtay kararları somut olaya göre verilir; kendi dosyanızın bu karara benzeyip benzemediği belgeler üzerinden değerlendirilir. Görüşmeye iddianame, karar ve tutanaklarla gelmeniz yeterlidir.
Büro telefonu: 0 312 231 93 93 · Adres ve iletişim formu
Yargıtay kararları somut olayın özelliklerine göre verilir; benzer görünen bir dosyada farklı sonuç çıkabilir. Karar metni Yargıtay Karar Arama sisteminden alınmıştır.
Bu yazı genel bilgi vermek amacıyla hazırlanmıştır; somut bir dosya için tarihler, belgeler ve yürürlükteki mevzuat birlikte incelenmelidir.


