Adli Kontrol (CMK 109): Yurt Dışı Çıkış Yasağı, İmza Yükümlülüğü, Konutu Terk Etmeme ve İtiraz
Son mevzuat kontrolü: Hazırlayan: Av. Gülşah MutluDayanak: mevzuat.gov.tr ve Resmî Gazete
Sulh ceza hâkimliğinden “tutuklanmasına yer olmadığına, adli kontrol altına alınmasına” kararıyla çıkan kişi önce rahatlar, sonra elindeki kâğıda bakıp yeni sorular sorar. Her pazartesi karakola gidip imza atmak ne kadar sürecek? Yurt dışındaki iş toplantısına gidebilecek mi? Kurala bir kez uyamazsa ne olacak? Bu yazı, tutuklamanın yerine geçen bu tedbirin kişinin gündelik hayatına nasıl yansıdığını ve kaldırılması için hangi yolların bulunduğunu Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 109 ile 115. maddeleri üzerinden anlatıyor.
Bir bakışta
- Dayanak
- CMK 109–115; süre için 110/A
- Karar veren
- Soruşturmada sulh ceza hâkimi, kovuşturmada mahkeme
- Azami süre
- Asliye işlerinde 2 yıl (+1), ağır ceza işlerinde 3 yıl (+uzatma)
- Kaldırma talebi
- Hâkim veya mahkeme 5 gün içinde karar verebilir
- İtiraz
- Kararı öğrenmeden itibaren 2 hafta
Bu yazıda neler var?
- Adli kontrol nedir, tutuklamadan farkı ne?
- Adli kontrol yükümlülükleri nelerdir?
- Yurt dışı çıkış yasağı nasıl kaldırılır?
- İmza yükümlülüğü ve konutu terk etmeme günlük hayatı nasıl etkiler?
- Adli kontrol ne kadar sürer?
- Adli kontrol yükümlülüğüne uyulmazsa ne olur?
- Adli kontrol kararına itiraz nasıl yapılır?
- Beraat veya takipsizlikten sonra tazminat istenebilir mi?
- Adli Kontrol Hakkında Merak Edilenler
Adli kontrol nedir, tutuklamadan farkı ne?
Kanuna göre bir suç nedeniyle yürütülen soruşturmada CMK 100’deki tutuklama sebepleri varsa, şüphelinin tutuklanması yerine adli kontrol altına alınmasına karar verilebilir (CMK 109/1). Tedbirin mantığı buradan anlaşılır: kaçma şüphesi veya delilleri karartma tehlikesi gibi bir tutuklama sebebi vardır, ama bu tehlike kişiyi cezaevine koymadan da kontrol altında tutulabilir.
Kanun, tutuklama yasağı bulunan hâllerde de bu hükümlerin uygulanabileceğini söyler (CMK 109/2). Ağır bir hastalığı veya engelliliği nedeniyle cezaevinde hayatını yalnız sürdüremeyen şüpheliler ile gebe olan ya da doğumundan itibaren altı ay geçmemiş kadınlar için de tutuklama yerine bu yola gidilebilir (CMK 109/4). Kanuni tutukluluk süresi dolduğu için salıverilen kişiler hakkında da aynı tedbirler uygulanabilir (CMK 109/7).
Dikkat: Tutuklama sebebinin var sayılabileceği katalog suçlar son yıllarda genişledi. 7528 sayılı Kanunla 18.10.2024’ten itibaren eğitim kurumlarında görev yapan öğretmen ve yöneticilere karşı görevleri sırasında veya görevleri sebebiyle işlenen kasten yaralama da CMK 100/3’teki listeye eklendi. Bu suçlardan birinde tutuklama sebebi daha kolay kabul edilebildiğinden, müdafinin tutuklama yerine hangi tedbirin yeterli olacağını somut olarak göstermesi önem kazanır. Tutuklama şartlarının ayrıntısı tutuklama rehberimizde yer alıyor.
Adli kontrol yükümlülükleri nelerdir?
CMK 109/3, hâkimin seçebileceği yükümlülükleri tek tek sayar. Hâkim bunlardan bir veya birkaçını birlikte uygulayabilir. Listenin dışında bir yükümlülük getirilemez; bu sınırlı sayım, kişinin hangi kısıtlamalarla karşılaşabileceğini baştan bilmesini sağlar.
| Bent | Yükümlülük | Günlük hayattaki karşılığı |
|---|---|---|
| a | Yurt dışına çıkamamak | Pasaport olsa da sınırdan çıkış yok |
| b | Belirlenen yere düzenli başvurmak | Karakola veya jandarmaya imza |
| d | Taşıt kullanamamak | Ehliyetin kaleme teslimi |
| e | Tedavi veya muayeneye tabi olmak | Bağımlılık tedavisi, gerekirse yatış |
| f, h | Güvence veya mağdur için teminat | Hâkimin belirlediği tutarın yatırılması |
| j, k, l | Konutu, bölgeyi terk etmemek; yerlere gitmemek | Evden çıkamama, mağdurun semtine gitmeme |
Tabloda yer almayan bentler de vardır: hâkimin belirttiği merci veya kişilerin çağrılarına uymak, silah bulundurmamak ve taşımamak, aile yükümlülüklerini yerine getireceğine ve nafakayı düzenli ödeyeceğine dair güvence vermek (CMK 109/3-c, g, i). Silah yasağında gerektiğinde silahlar makbuz karşılığında adli emanete teslim edilir.

Yurt dışı çıkış yasağı nasıl kaldırılır?
Yurt dışına çıkamama, işi gereği seyahat eden biri için tutuklamaya yakın bir etki doğurabilir. Kaldırılması için kanunun gösterdiği yol, şüpheli veya sanığın istemidir. Cumhuriyet savcısının görüşü alındıktan sonra hâkim veya mahkeme beş gün içinde karar verebilir (CMK 111/1). Hâkim, yükümlülükleri bütünüyle veya kısmen kaldırabilir, değiştirebilir ya da kişiyi geçici olarak bazılarından muaf tutabilir (CMK 110/2).
Geçici muafiyet imkânı pratikte önemlidir. Diyelim ki Ankara’da yaşayan bir mühendis hakkında yurt dışı yasağı var ve şirketi onu iki haftalık bir montaj işi için yurt dışına göndermek istiyor. Yasağın bütünüyle kaldırılması yerine, belirli tarihlerle sınırlı bir muafiyet talebi, hâkimin tehlikeyi değerlendirmesini kolaylaştırır.
- Kararı ve gerekçesini inceleyin. Yasağın hangi tutuklama sebebine dayandığını görün; kaçma şüphesi mi, delil karartma mı?
- Değişen koşulları belgeleyin. İfadelerin alınması, delillerin toplanması veya iddianamenin düzenlenmesi gibi gelişmeler tehlikenin azaldığını gösterebilir.
- Somut ihtiyacı gösterin. İş sözleşmesi, davet yazısı, sağlık raporu veya eğitim kaydı gibi belgeleri ekleyin.
- Yazılı istemde bulunun. Soruşturmada sulh ceza hâkimliğine, kovuşturmada davanın görüldüğü mahkemeye başvurun; tam kaldırma olmazsa geçici muafiyeti ikinci talep olarak yazın.
- Karara itiraz edin. Talep reddedilirse iki hafta içinde itiraz yoluna gidin.
Bunun yanında kanun, tedbirin devamının gerekip gerekmediğinin en geç dört aylık aralıklarla değerlendirilmesini ister. Soruşturma evresinde bu değerlendirmeyi Cumhuriyet savcısının istemi üzerine sulh ceza hâkimi, kovuşturma evresinde ise mahkeme kendiliğinden yapar (CMK 110/4).
İmza yükümlülüğü ve konutu terk etmeme günlük hayatı nasıl etkiler?
İmza yükümlülüğünde hâkim, kişinin hangi yere ve hangi aralıklarla başvuracağını belirler (CMK 109/3-b). Sıklık hâkimin takdirindedir; haftalık olabileceği gibi daha sık da belirlenebilir. İş veya sağlık nedeniyle belirlenen gün ve yer uygun değilse, değişiklik talebi aynı usulle hâkimden istenebilir; kendiliğinden gün değiştirmek ise ihlal sayılabilir.
Konutunu terk etmemek, halk arasında ev hapsi diye anılan yükümlülüktür (CMK 109/3-j). Kanun bu yükümlülük altında geçen süre için özel bir mahsup kuralı koymuştur: konutu terk etmeme altında geçen her iki gün, cezadan mahsupta bir gün sayılır (CMK 109/6). Diğer yükümlülüklerde, tedavi yükümlülüğü hariç, bu süreler cezadan düşülmez. Hâkim ayrıca taşıt kullanma yasağında, meslek gereği araç kullanması gereken kişiye sürekli veya geçici izin verebilir (CMK 109/5).
Pratik bir adım: Elinizdeki evrakı tarih sırasına koyun ve ceza muhakemesi ile ilgili sorularınızı not edin. Büroyla yapacağınız ilk görüşmede bu liste, dosyanın kısa sürede değerlendirilmesini sağlar. Randevu ve adres için büronun iletişim bilgileri sayfasına göz atabilirsiniz.
Adli kontrol ne kadar sürer?
7331 sayılı Kanunla eklenen 110/A maddesi tedbire üst sınır koydu. Ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen işlerde süre en çok iki yıldır; zorunlu hâllerde gerekçe gösterilerek bir yıl daha uzatılabilir. Ağır ceza mahkemesinin görevine giren işlerde süre en çok üç yıldır; uzatma toplam üç yılı; devletin güvenliğine, anayasal düzene ve millî savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk ile Terörle Mücadele Kanunu kapsamındaki suçlarda dört yılı geçemez (CMK 110/A/1-2).
Suç tarihinde çocuk olanlar için bu süreler yarı oranında uygulanır (CMK 110/A/3). Kanundaki azami süre dolduktan sonra tedbirin sürdürülmesi mümkün değildir; ancak karar mercii tarafından kaldırılmadıkça sınır kapısı veya kolluk kayıtlarında yasak görünmeye devam edebilir. Bu nedenle süre dolduğunda kaldırma kararının yazılı olarak alınması sağlıklı olur.
Adli kontrol yükümlülüğüne uyulmazsa ne olur?
Yükümlülükleri isteyerek yerine getirmeyen şüpheli veya sanık hakkında, verilebilecek hapis cezasının süresi ne olursa olsun, yetkili yargı mercii hemen tutuklama kararı verebilir (CMK 112/1). Buradaki “isteyerek” ibaresi önemlidir: hastaneye kaldırıldığı için imzaya gidemeyen kişinin durumu, kasıtlı bir ihlalden farklı değerlendirilir. Mazeret doğduğunda bunu belgeyle ve gecikmeden karar merciine bildirmek bu yüzden gereklidir.
Azami tutukluluk süresi dolduğu için verilen tedbirin ihlali hâlinde de tutuklama yoluna gidilebilir; ancak bu durumda tutukluluk ağır ceza işlerinde dokuz ayı, diğer işlerde iki ayı geçemez (CMK 112/2). Güvence yatırılmışsa, geçerli mazeret dışında usul işlemlerine gelinmemesi güvencenin Hazineye gelir yazılmasına yol açabilir (CMK 115/2).
Adli kontrol kararına itiraz nasıl yapılır?
Adli kontrole ilişkin kararlara itiraz edilebilir (CMK 111/2). İtiraz, kararı öğrenme tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren merciye dilekçeyle veya zabıt kâtibine beyanla yapılır (CMK 268/1). 7499 sayılı Kanun, eskiden yedi gün olan bu süreyi iki haftaya uzattı; yeni süre 1.6.2024’ten itibaren verilen kararlar için geçerlidir.
Sulh ceza hâkimliğinin adli kontrol kararlarına yapılan itirazı, yargı çevresindeki asliye ceza mahkemesi hâkimi inceler (CMK 268/3-b). Kararı veren hâkim itirazı yerinde görürse kararını kendisi de düzeltebilir. İtiraz, kararın yerine getirilmesini kendiliğinden durdurmaz (CMK 269/1); itiraz sonuçlanana kadar imzaya gitmeye ve yasaklara uymaya devam etmek gerekir. Ankara’da soruşturma aşamasındaki bu kararlar Ankara sulh ceza hâkimliklerince verilir ve itiraz da aynı adliye içindeki merciye yapılır.
Pratikte: İtiraz dilekçesinde yalnız “tedbir ölçüsüzdür” demek yetmez. Hangi yükümlülüğün hangi tehlikeyi gidermek için gereksiz olduğunu, daha hafif bir yükümlülüğün neden yeterli olacağını ve kişinin ailevi, mesleki, sağlık durumunu belgeleriyle göstermek gerekir. Soruşturma evresindeki koruma tedbirleri ve müdafilik konusunda ceza hukuku ve ceza muhakemesi sayfamız da yol gösterir.
Beraat veya takipsizlikten sonra tazminat istenebilir mi?
7499 sayılı Kanun bu konuda yeni bir bent ekledi. Konutunu terk etmeme veya bağımlılık tedavisi için hastaneye yatmak dâhil tedavi yükümlülüğü uygulandıktan sonra hakkında kovuşturmaya yer olmadığına ya da beraatine karar verilen kişi, maddi ve manevi zararını Devletten isteyebilir (CMK 141/1-l). Adli kontrol işlemine karşı kanundaki başvuru imkânlarından yararlandırılmayan kişi de tazminat isteyebilir (CMK 141/1-k). Yurt dışı yasağı veya imza yükümlülüğü, (l) bendinde sayılan yükümlülükler arasında yer almaz.
İstem, kararın kesinleştiğinin tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde kesinleşmeyi izleyen bir yıl içinde yapılmalıdır (CMK 142/1). (l) bendine dayanan istemler 6384 sayılı Kanunla kurulan Tazminat Komisyonu usulüne tabidir (CMK 142/2). Bu düzenlemeler 1.6.2024’ten sonra kesinleşen kararlar ve bu tarihten sonra yapılan istemler bakımından uygulanır (CMK geçici m.6/3-4). Beraat kararının diğer sonuçları için beraat kararı ve tazminat, gözaltı döneminden kaynaklanan haklar için yakalama ve gözaltı yazılarına bakılabilir.


Adli Kontrol Hakkında Merak Edilenler
Yurt dışı çıkış yasağı olduğunu nasıl öğrenirim?
En güvenilir yol, kararın kendisini ve dosyadaki tedbir kaydını görmektir. Karar kişinin yüzüne karşı verilmişse tebliğ edilen örnekte yazılıdır; sonradan verilmişse müdafi dosyayı inceleyerek öğrenebilir. Sınır kapısında öğrenmek yerine seyahat öncesinde karar merciinden yazılı bilgi almak sürprizi önler. Süre dolmuşsa kaldırma kararının kayıtlara işlendiği de kontrol edilmelidir.
İmzaya bir kez gidemezsem tutuklanır mıyım?
Hemen tutuklama otomatik bir sonuç değildir; kanun, yükümlülüğü isteyerek yerine getirmeyen kişi hakkında tutuklama kararı verilebileceğini söyler. Hastalık veya zorunlu bir engel nedeniyle imzaya gidilemediyse bunu belgeleyip hemen karar merciine bildirmek gerekir. Mazeretsiz ve tekrarlayan ihlaller ise tutuklama talebinin gerekçesi olabilir. Değerlendirme somut olaya göre yapılır.
Adli kontrol cezadan düşülür mü?
Kural olarak hayır; adli kontrol altında geçen süre cezadan mahsup edilmez. İki istisna vardır: tedavi veya muayene yükümlülüğü ve konutu terk etmeme yükümlülüğü. Konutu terk etmeme altında geçen her iki gün, cezanın mahsubunda bir gün olarak hesaba katılır. Yurt dışı yasağı ve imza yükümlülüğü ise mahsup hesabına girmez.
Adli kontrol kararı adli sicil kaydına işlenir mi?
Hayır, adli kontrol bir koruma tedbiridir ve mahkûmiyet değildir; adli sicil kaydına işlenmez. Tedbir, ilgili yasakların uygulanabilmesi için kolluk ve sınır kayıtlarında görünür. Soruşturma kovuşturmaya yer olmadığı kararıyla veya dava beraatle sonuçlandığında tedbir kalkar. Belirli yükümlülükler uygulanmışsa tazminat hakkı da doğabilir.
Adli kontrolün kaldırılması için ne zaman başvurulabilir?
Kanun başvuru için bir bekleme süresi öngörmez; şüpheli veya sanık her zaman kaldırma veya değiştirme isteminde bulunabilir. Hâkim veya mahkeme, savcının görüşünü aldıktan sonra beş gün içinde karar verebilir. Ayrıca tedbirin devamı en geç dört ayda bir kendiliğinden değerlendirilir. Koşullarda somut bir değişiklik olduğunda başvuru yapmak daha anlamlıdır.
Okumaya devam edin
- HAGB Nedir? Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Şartları, Denetim Süresi ve 2026 Değişikliği
- İddianamenin İadesi (CMK 174): İade Sebepleri, 15 Günlük Süre ve 2026 Değişikliği
- Emniyette İfade Vermek: Şüphelinin Hakları, Susma Hakkı, Müdafi ve İfade Tutanağı
- Tutuklama Hangi Hallerde Olur? CMK 100: Şartlar, Katalog Suçlar, Süreler ve İtiraz
Yazıyı hazırlayan
Ankara Barosuna kayıtlı avukat (sicil 16495), Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesi 2002 mezunu. Ceza hukuku ve ceza muhakemesi alanında; soruşturma, kovuşturma ve kanun yolu aşamalarında müdafilik ve vekillik yapmaktadır.
Dosyanızla ilgili bir sorunuz mu var?
Ceza soruşturmalarında ifade, itiraz ve kanun yolu süreleri kısadır. Görüşmeye tebligat, ifade tutanağı veya mahkeme kararı gibi elinizdeki belgelerle gelmeniz değerlendirmeyi hızlandırır.
Büro telefonu: 0 312 231 93 93 · Adres ve iletişim formu
Bu yazı genel bilgi vermek amacıyla hazırlanmıştır; somut bir dosya için tarihler, belgeler ve yürürlükteki mevzuat birlikte incelenmelidir.


