Sanık Beraat Etti: Mağdur ve Katılan İstinaf veya Temyize Gidebilir mi?
Son mevzuat kontrolü: Hazırlayan: Av. Gülşah MutluDayanak: CMK 260, 272, 273, 286 ve 291
Uzun bir yargılamanın sonunda sanık hakkında beraat kararı verilmesi, mağdur ve yakınları için çoğu zaman zor bir andır. Beraat, mahkemenin sanığın suçu işlediğinin ispatlanamadığı ya da fiilin suç oluşturmadığı sonucuna vardığı karardır. Ancak bu karar, verildiği anda kesinleşmez. Kanun, ilk derece mahkemesinin hükmüne karşı mağdura ve davaya katılan kişiye üst mahkemeye başvurma imkânı tanır. Bu imkânın kullanılabilmesi için sürelerin, kesin sayılan kararların ve dilekçenin içeriğinin doğru bilinmesi gerekir.
Bu yazıda beraat kararına karşı mağdurun ve katılanın hangi kanun yollarına başvurabileceğini, iki haftalık sürenin ne zaman başladığını, hangi beraat kararlarının istinaf veya temyize kapalı olduğunu ve dilekçede nelerin ileri sürülebileceğini anlatıyoruz. Ayrıca bölge adliye mahkemesinin ve Yargıtay’ın dosyada neler yapabileceğini, beraat kararı kesinleşirse mağdurun başka hangi yollara başvurabileceğini de sade bir dille, adım adım ele alıyoruz. Amacımız, kararın tebliğinden sonraki kısa sürede hangi işlemin yapılacağını netleştirmektir.
Bir bakışta
- Dayanak
- CMK 260, 272, 273, 286 ve 291
- Kimler başvurur
- Katılan, katılma talebi reddedilen veya karara bağlanmayan suçtan zarar gören
- Nereye
- Kararı veren mahkeme aracılığıyla bölge adliye mahkemesi, ardından Yargıtay
- Süre
- Gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta
Bu yazıda neler var?
- Beraat kararı verildiğinde mağdurun ilk bilmesi gereken nedir?
- Beraatın sebebi itiraz yolunu nasıl etkiler?
- Beraat kararına karşı kimler kanun yoluna başvurabilir?
- İstinaf ve temyiz süresi ne zaman başlar?
- Hangi beraat kararları istinaf veya temyize kapalıdır?
- İstinaf dilekçesinde mağdur neleri ileri sürebilir?
- Bölge adliye mahkemesi ve Yargıtay dosyada neler yapabilir?
- Beraat kararı kesinleşirse mağdurun başka hangi yolları vardır?
- Beraat kararı sonrası mağdur için 5 adımlık zaman planı
- Beraat Kararına Mağdurun İtirazı Hakkında Merak Edilenler
Beraat kararı verildiğinde mağdurun ilk bilmesi gereken nedir?
Duruşma sonunda mahkeme genellikle önce kısa kararı açıklar, gerekçeli kararı ise daha sonra yazar. Beraat kararı, kanun yoluna başvuru süresi dolmadan kesinleşmez. Bu süre içinde istinaf başvurusu yapılırsa dosya bölge adliye mahkemesine gönderilir ve karar orada yeniden incelenir. Mağdurun ilk yapması gereken, gerekçeli kararın kendisine ya da vekiline ne zaman tebliğ edildiğini takip etmektir. Çünkü iki haftalık süre bu tebliğden başlar ve kaçırıldığında beraat kararı kesinleşir.
Gerekçeli karar, mahkemenin delilleri nasıl değerlendirdiğini ve hangi sonuca neden ulaştığını gösterir. Mağdur bu metni dikkatle okuyarak hangi tanık beyanının, hangi raporun veya hangi kamera kaydının dikkate alındığını ya da tartışılmadan bırakıldığını görebilir. Kanun yolu dilekçesinin gücü büyük ölçüde bu incelemeye dayanır. Beraat kararının hangi sebeple verildiği de önemlidir; fiilin ispatlanamaması ile fiilin suç oluşturmaması farklı itiraz noktaları doğurur. Beraat kararlarının genel çerçevesini beraat sonrası yol haritası yazımızda ayrıca anlattık.

Beraatın sebebi itiraz yolunu nasıl etkiler?
CMK 223. maddesi beraat kararının farklı sebeplerle verilebileceğini düzenler: yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması, fiilin sanık tarafından işlenmediğinin sabit olması, fiilin sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması, fiilde hukuka uygunluk nedeninin bulunması ve sanığın kusurunun bulunmaması. Gerekçeli kararda bu sebeplerden hangisine dayanıldığı yazılır. Mağdurun itiraz dilekçesini hazırlarken önce bu sebebi tespit etmesi gerekir, çünkü her sebep farklı türden bir itiraz gerektirir ve dilekçenin odak noktasını belirler.
Örneğin mahkeme fiilin işlendiğinin ispatlanamadığını kabul etmişse, itirazın ağırlığı delillerin eksik toplandığı veya yanlış değerlendirildiği üzerinde yoğunlaşır. Fiilin suç oluşturmadığı ya da meşru savunma gibi bir hukuka uygunluk nedeni bulunduğu kabul edilmişse, tartışma daha çok olayın hukuki nitelendirmesine yönelir. Varsayımsal bir yaralama dosyasında mahkeme meşru savunma kabul etmişse, mağdur olayın başlangıcını gösteren kamera kaydını ve tanık beyanlarını öne çıkarabilir. Bu ayrım, hem istinaf hem temyiz dilekçesinin daha isabetli kurulmasını sağlar.
Beraat kararına karşı kimler kanun yoluna başvurabilir?
CMK 260. maddesine göre hâkim ve mahkeme kararlarına karşı kanun yolları Cumhuriyet savcısı, şüpheli, sanık ve katılan sıfatını almış kişiler için açıktır. Aynı madde, katılma isteği karara bağlanmamış ya da reddedilmiş kişilerle katılan sıfatını alabilecek şekilde suçtan zarar görmüş olanlara da bu hakkı tanır. Bu nedenle mağdur, yargılama sırasında katılan olmasa bile suçtan doğrudan zarar görmüşse beraat kararına karşı başvuru yapabilir. Savcılığın da istinafa başvurması mümkündür; ancak mağdurun kendi başvurusu, kendi itiraz noktalarını dosyaya taşımasını sağlar.
Uygulamada en güvenli yol, yargılama sırasında davaya katılan sıfatını almaktır. Katılma talebi ilk derece mahkemesinde hüküm verilinceye kadar yapılabilir. Katılan; duruşmalara çağrılır, delil sunabilir, tanıklara soru yöneltilmesini isteyebilir ve kararlar kendisine tebliğ edilir. Katılma talebi reddedilmiş veya hiç karara bağlanmamışsa, kanun yolu dilekçesinde bu durumun açıkça belirtilmesi ve suçtan nasıl zarar görüldüğünün kısaca anlatılması gerekir. Suç nedeniyle hayatını kaybeden kişinin yakınları da suçtan zarar gören sıfatıyla bu haklardan yararlanabilir.

İstinaf ve temyiz süresi ne zaman başlar?
1 Haziran 2024 tarihinden itibaren verilen hükümlerde istinaf süresi, hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğ edildiği tarihten itibaren iki haftadır. Bölge adliye mahkemesinin kararına karşı temyiz süresi de aynı şekilde, kararın gerekçesiyle birlikte tebliğinden itibaren iki haftadır. Başvuru, kararı veren mahkemeye dilekçe verilerek ya da zabıt kâtibine beyanda bulunularak yapılır. Vekiller dilekçeyi UYAP üzerinden elektronik olarak da gönderebilir; her durumda başvuruyu sürenin son gününe bırakmamak en sağlıklı yoldur.
- Tebliğ tarihini kaydedin. e-Tebligat veya posta tebligatının tarihini not edin.
- Gerekçeli kararı inceleyin. Hangi delilin nasıl değerlendirildiğini belirleyin.
- İtiraz noktalarını yazın. Her itirazı dosyadaki belgeye dayandırın.
- Süre içinde başvurun. Dilekçeyi kararı veren mahkemeye verin ve alındı alın.
Dikkat: Kısa kararın duruşmada açıklanması tek başına iki haftalık süreyi başlatmaz; süre gerekçeli kararın tebliğiyle işlemeye başlar. Yine de gerekçeli karar gelmeden önce de kanun yoluna başvurmak mümkündür. Vekille temsil edilen mağdurlarda tebligat çoğunlukla vekile yapılır. Adres değişikliğini mahkemeye bildirmemek, tebligatın eski adrese yapılması ve sürenin fark edilmeden dolması riskini doğurur. Bu nedenle yargılama sürerken adres ve iletişim bilgilerinizi güncel tutmanız yararlıdır.
Hangi beraat kararları istinaf veya temyize kapalıdır?
Kanun, bazı beraat kararlarını üst mahkeme denetimine kapatmıştır. CMK 272. maddesine göre üst sınırı beş yüz günü geçmeyen adli para cezasını gerektiren suçlardan verilen beraat hükümleri kesindir ve istinaf edilemez. CMK 286. maddesine göre ise üst sınırı on yıl veya daha az hapis cezasını ya da adli para cezasını gerektiren suçlarda, ilk derece mahkemesinin beraat kararına yönelik istinaf başvurusunu esastan reddeden bölge adliye mahkemesi kararları temyiz edilemez. Bu sınırlar, suçun kanundaki ceza üst sınırına göre belirlenir.
| Aşama | Kural | Mağdur açısından sonuç |
|---|---|---|
| İlk derece beraati | Yalnızca adli para cezası gerektiren ve üst sınırı 500 günü geçmeyen suçlar | İstinaf yolu kapalı, karar kesin |
| İlk derece beraati | Diğer suçlar | İki hafta içinde istinaf mümkün |
| Bölge adliye esastan ret | Üst sınırı on yıl veya daha az hapis | Temyiz yolu kapalı |
| Bölge adliye esastan ret | Üst sınırı on yılı aşan suçlar | İki hafta içinde temyiz mümkün |
Ceza üst sınırının hesaplanmasında suçun temel hâlinin yanında iddianamede yer alan nitelikli hâller de önem taşıyabilir. Örneğin varsayımsal bir dosyada basit yaralama ile ağır sonuçlu yaralama arasında üst sınırlar farklıdır ve bu fark temyiz imkânını doğrudan etkiler. Mahkemenin karar metninde kanun yolunun, süresinin ve başvurulacak merciin gösterilmesi gerekir. Kararda kanun yolu yanlış gösterilmişse, dilekçede bu durumun belirtilmesi ve başvurunun yine de süresi içinde yapılması yararlı olur.

İstinaf dilekçesinde mağdur neleri ileri sürebilir?
İstinaf, bölge adliye mahkemesinin dosyayı hem olay hem hukuk yönünden yeniden incelediği bir kanun yoludur. Bu nedenle mağdur, delillerin yanlış değerlendirildiğini, önemli bir tanığın dinlenmediğini, kamera kaydı veya iletişim kayıtlarının getirtilmediğini ya da bilirkişi raporundaki çelişkilerin giderilmeden karar verildiğini ileri sürebilir. Dilekçede her itirazın dosyadaki hangi belgeye dayandığının gösterilmesi, incelemeyi yapacak dairenin işini kolaylaştırır. Genel ve soyut ifadeler yerine somut eksiklikler yazmak, başvurunun etkisini artırır.
Bilirkişi raporuna dayanan beraat kararlarında raporun yetersizliği sık karşılaşılan bir itiraz konusudur. Rapordaki tespitlerin dosyadaki diğer delillerle çeliştiği, raporu hazırlayan kişinin konuyla ilgili teknik bilgisinin yetersiz kaldığı veya ek rapor talebinin gerekçesiz reddedildiği ileri sürülebilir. Bu konuda bilirkişi raporuna itiraz yazımız yol gösterici olabilir. Mağdur ayrıca hükümden önce dosyaya sunduğu ve mahkemece tartışılmayan belgeleri dilekçesinde yeniden hatırlatabilir. Ayrıntılı usul bilgisi için istinaf rehberimize bakabilirsiniz.
Pratikte: Dilekçeyi gerekçeli kararın paragraf sırasını izleyerek hazırlamak, itirazların düzenli görünmesini sağlar. Her başlık altında önce mahkemenin vardığı sonucu, ardından bu sonuca neden katılmadığınızı ve dayandığınız belgeyi yazın. Varsayımsal bir örnek vermek gerekirse, “kamera kaydı incelenmemiştir, kayıt dosyanın şu klasöründedir” biçimindeki somut bir cümle, uzun ve genel bir yakınmadan çok daha etkilidir. Dilekçenin sonunda talebinizi, örneğin kararın kaldırılmasını ve duruşma açılmasını, açıkça yazmayı unutmayın.
Bölge adliye mahkemesi ve Yargıtay dosyada neler yapabilir?
Bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu inceledikten sonra farklı kararlar verebilir. İlk derece kararını hukuka uygun bulursa başvuruyu esastan reddeder. Önemli bir usul eksikliği görürse kararı bozarak dosyayı yeniden yargılama için ilk derece mahkemesine gönderebilir. Gerekli gördüğünde duruşma açarak delilleri kendisi toplayabilir ve yeni bir hüküm kurabilir; bu yeni hüküm mahkûmiyet de olabilir. Duruşma açılırsa katılan ve vekili duruşmaya çağrılır ve görüşlerini doğrudan aktarabilir.
Kanun, yalnızca sanık lehine yapılan başvurularda yeni hükmün öncekinden daha ağır olamayacağını düzenler. Katılanın veya savcının sanık aleyhine yaptığı başvuruda bu sınırlama uygulanmaz; bu nedenle mağdurun kendi başvurusu ayrı bir önem taşır. Temyiz aşamasında ise Yargıtay yalnızca hukuka aykırılık denetimi yapar, yani delillerin yeniden takdirinden çok kanunun doğru uygulanıp uygulanmadığını inceler. Temyiz dilekçesinde hükmün hangi hukuka aykırılık nedeniyle bozulmasının istendiği açıkça gösterilmelidir.
Beraat kararı kesinleşirse mağdurun başka hangi yolları vardır?
Kanun yolları tüketildiğinde veya süre geçtiğinde beraat kararı kesinleşir. Bu durumda ceza dosyası kapanır; ancak mağdurun tazminat hakkı tamamen ortadan kalkmaz. Türk Borçlar Kanunu 74. maddesine göre hukuk hâkimi, zarar verenin kusurunu belirlerken ceza hâkiminin beraat kararıyla bağlı tutulmaz ve kendi değerlendirmesini yapar. Bu nedenle mağdur, hukuk mahkemesinde maddi ve manevi tazminat davası açabilir. Ceza dosyasındaki tutanaklar, raporlar ve tanık beyanları bu davada da delil olarak kullanılabilir.
Kanun yolu masrafları veya avukat ücreti konusunda endişe taşıyan mağdurlar için de bazı imkânlar vardır. Belirli suçlarda ve belirli mağdur gruplarında mağdura baro tarafından avukat atanabilir; ekonomik durumu yetersiz olanlar ise baroların adli yardım hizmetlerinden yararlanmak için başvurabilir. Kararın kesinleşmesinden önce dosyanın onaylı örneklerini almak, ileride açılacak tazminat davası ve diğer başvurular için zaman kazandırır. Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlükleri de süreç hakkında bilgi almak isteyen mağdurlara yardımcı olabilir.
Beraat kararı sonrası mağdur için 5 adımlık zaman planı
Beraat kararından sonraki dönemde süreler kısa, yapılacak işler ise birbirine bağlıdır. Bu bölüm, kısa kararın açıklandığı günden üst mahkeme incelemesine kadar geçen süreyi beş adıma ayırır. Her adımda neyi not edeceğinizi, hangi belgeyi isteyeceğinizi ve hangi tarihi takip edeceğinizi bulacaksınız. Adımlar, yazıda anlatılan kanun yolu kurallarını günlük bir takvime dönüştürmek için hazırlandı. Vekille temsil ediliyorsanız listeyi avukatınızla paylaşarak görev dağılımı yapabilir, süreci kendiniz takip ediyorsanız her adımı tamamladıkça işaretleyebilirsiniz.
- Kısa karar günü: kararı ve iletişim bilgilerinizi kaydedin. Duruşmada açıklanan kısa kararın tarihini ve içeriğini not edin, mümkünse duruşma tutanağının bir örneğini isteyin. Kısa kararın açıklanması iki haftalık süreyi tek başına başlatmaz; yine de hazırlığa bu günden başlamak zaman kazandırır. Adresinizin, telefonunuzun ve e-Tebligat bilgilerinizin güncel olduğunu kontrol edin, değişiklik varsa mahkemeye bildirin. Vekiliniz yoksa ve destek almak istiyorsanız, kanunda sayılan durumlarda baro tarafından avukat görevlendirilmesi ya da adli yardım imkânını bu aşamada araştırın.
- Tebliğ günü: süreyi takvime işleyin. Gerekçeli karar size ya da vekilinize tebliğ edildiğinde, tebliğ tarihini e-Tebligat kaydından ya da size teslim edilen tebligattan kontrol ederek yazın. İki haftalık istinaf süresi bu tarihten başlar; son günü takviminize belirgin biçimde işleyin ve başvuruyu birkaç gün öncesine planlayın. Tebligatın gelip gelmediğinden emin olamıyorsanız dosyayı UYAP üzerinden ya da mahkeme kalemine giderek inceleyin. Aynı gün kararın kesin olup olmadığına da bakın: üst sınırı beş yüz günü geçmeyen adli para cezası gerektiren suçlardan verilen beraat hükümleri kesindir.
- İlk hafta: gerekçeyi ve dosyayı inceleyin. Gerekçeli kararı okurken önce beraatın hangi sebebe dayandığını belirleyin: fiilin ispatlanamaması, fiilin suç oluşturmaması ya da bir hukuka uygunluk nedeninin kabul edilmesi farklı itiraz noktaları doğurur. Ardından dosyaya sunduğunuz hâlde kararda tartışılmayan belgeleri, dinlenmeyen tanıkları ve getirtilmeyen kamera ya da iletişim kayıtlarını bir listeye yazın. Karar bir bilirkişi raporuna dayanıyorsa rapordaki tespitlerle diğer deliller arasındaki çelişkileri işaretleyin. Her maddenin yanına belgenin dosyadaki yerini not etmeniz, dilekçeyi yazarken zaman kazandırır.
- İkinci hafta: dilekçeyi verin ve alındı alın. Dilekçeyi gerekçeli kararın paragraf sırasını izleyerek hazırlayın ve her itirazı listenizdeki belgeye bağlayın. Katılan sıfatınız yoksa katılma talebinizin reddedildiğini ya da karara bağlanmadığını ve suçtan nasıl zarar gördüğünüzü kısaca açıklayın. Sonuç bölümünde talebinizi, örneğin kararın kaldırılmasını ve duruşma açılmasını, açıkça yazın. Dilekçeyi kararı veren mahkemeye verin ya da zabıt kâtibine beyanda bulunun; vekiliniz varsa UYAP üzerinden gönderebilir. Alındı belgesini veya gönderim kaydını saklayın ve başvuruyu son güne bırakmayın.
- Başvurudan sonra: üst mahkemeyi ve tazminat yolunu izleyin. Dosyanın bölge adliye mahkemesine gönderildiğini ve hangi daireye ulaştığını UYAP üzerinden ya da mahkeme kaleminden takip edin. Daire duruşma açarsa katılan ve vekili çağrılır; çağrıyı kaçırmamak için iletişim bilgilerinizi güncel tutun. Bölge adliye mahkemesinin kararı gerekçesiyle tebliğ edildiğinde temyiz için yeniden iki haftalık süre başlar. Üst sınırı on yıl veya daha az hapis gerektiren suçlarda beraat kararına yönelik istinafın esastan reddi temyiz edilemez. Bu süreçte dosyanın onaylı örneklerini alarak olası bir tazminat davasına da hazırlıklı olun.
Bu beş adım, beraat kararı sonrasındaki iki haftalık süreyi ve ardından gelen üst mahkeme aşamasını yönetilebilir parçalara ayırır. Kısa karar gününde başlayan hazırlık, tebliğ tarihinin doğru kaydı, gerekçenin dikkatli incelenmesi ve süresinde verilen dilekçe birbirini tamamlar. Her adımda tuttuğunuz notlar, istinaf ve temyiz aşamasında olduğu kadar hukuk mahkemesinde açılabilecek bir tazminat davasında da işinize yarar. Adımları vekilinizle birlikte planlamanız ya da adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlüğünden bilgi almanız, süreci daha sakin yürütmenize yardım eder.
Beraat Kararına Mağdurun İtirazı Hakkında Merak Edilenler
Savcılık istinafa gitmezse mağdur tek başına başvurabilir mi?
Evet. CMK 260 uyarınca katılan ile katılan olabilecek şekilde suçtan zarar gören kişiler, savcılığın başvurusundan bağımsız olarak kanun yoluna başvurabilir. Savcılığın kararı kabul etmesi, mağdurun hakkını ortadan kaldırmaz. Mağdurun kendi dilekçesi, kendi itiraz noktalarının bölge adliye mahkemesince incelenmesini sağlar. Başvurunun gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde ve kararı veren mahkemeye yapılması gerekir. Katılma talebi daha önce reddedilmişse, bu durum dilekçede ayrıca belirtilmelidir.
Gerekçeli karar bana hiç tebliğ edilmediyse süre işler mi?
İstinaf ve temyiz süreleri, hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğ edildiği tarihten başlar. Gerekçeli karar size veya vekilinize usulüne uygun biçimde tebliğ edilmemişse süre kural olarak işlemeye başlamaz. Bununla birlikte tebligatın eski bir adrese ya da e-Tebligat adresinize yapılmış olabileceğini kontrol etmek gerekir. Dosyayı UYAP üzerinden veya mahkeme kalemine giderek incelemek, tebligatın yapılıp yapılmadığını ve hangi tarihte yapıldığını netleştirir. Şüphe varsa başvuruyu erken yapmak en güvenli yoldur.
Bölge adliye mahkemesi beraat kararını kaldırıp ceza verebilir mi?
Bölge adliye mahkemesi, gerekli gördüğünde duruşma açarak delilleri yeniden değerlendirebilir ve yeni bir hüküm kurabilir. Bu yeni hüküm, ilk derece mahkemesinin beraat kararından farklı olarak mahkûmiyet şeklinde de olabilir. Kanundaki daha ağır hüküm kurma yasağı yalnızca sanık lehine yapılan başvurular için geçerlidir. Katılan veya savcı sanık aleyhine başvurduğunda bu sınırlama uygulanmaz. Daire ayrıca kararı bozarak dosyayı yeniden yargılama için ilk derece mahkemesine de gönderebilir.
Beraat kararı kesinleştiyse tazminat isteyebilir miyim?
Türk Borçlar Kanunu 74. maddesine göre hukuk hâkimi, zarar verenin kusuru konusunda ceza hâkiminin beraat kararıyla bağlı tutulmaz. Bu nedenle beraat kesinleşse bile mağdur hukuk mahkemesinde maddi ve manevi tazminat davası açabilir. Ceza dosyasındaki raporlar, tanık beyanları ve tutanaklar bu davada delil olarak kullanılabilir. Tazminat davalarında zamanaşımı süreleri ayrıca önem taşıdığı için kesinleşmeden sonra gecikmeden hukuki destek almak ve dosyanın onaylı örneklerini edinmek yararlıdır.
İstinaf başvurusu için avukat tutmak zorunlu mu?
Mağdurun veya katılanın kanun yoluna kendisinin başvurması mümkündür; dilekçe kararı veren mahkemeye verilebilir veya zabıt kâtibine beyanla tutanağa geçirilebilir. Ancak gerekçeli kararın hukuki değerlendirmesini yapmak ve itiraz noktalarını delillerle bağlamak teknik bilgi gerektirir. Belirli suçlarda mağdura baro tarafından avukat atanabilir, ekonomik durumu yetersiz olanlar da adli yardım için baroya başvurabilir. Süre iki hafta olduğu için destek arayışına kararın tebliğinden hemen sonra başlamak gerekir.
Dayanak mevzuat ve kaynaklar
Okumaya devam edin
Yazıyı hazırlayan
Ankara Barosuna kayıtlı avukat (sicil 16495), Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesi 2002 mezunu. Ceza hukuku ve ceza muhakemesi alanında, özellikle suç mağdurları ve yakınları adına şikâyet, katılma ve kanun yolu süreçlerinde vekillik yapmaktadır.
Mağdur olarak haklarınızı birlikte değerlendirelim
Şikâyet, itiraz ve kanun yolu süreleri kısadır. Görüşmeye elinizdeki rapor, tutanak, mesaj kayıtları ve tebligatlarla gelmeniz değerlendirmeyi hızlandırır.
Büro telefonu: 0 532 714 50 45 · WhatsApp · Adres ve iletişim formu
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır, somut durum için hukuki danışmanlık alınmalıdır.


