Yargıtay 2026: Yatırım ve Ticari İlişkide Dolandırıcılık mı, Hukuki İhtilaf mı?

Yargıtay 2026: Yatırım ve Ticari İlişkide Dolandırıcılık mı, Hukuki İhtilaf mı?

Son kontrol: Hazırlayan: Av. Gülşah MutluKaynak: Yargıtay Karar Arama ve mevzuat.gov.tr

Parası geri ödenmeyen herkes dolandırılmış sayılmaz; ama her ödenmeyen borç da “hukuki ihtilaf” diye savcılıktan çevrilemez. Şubat 2026 tarihli dolandırıcılık hukuki ihtilaf yargıtay kararı, bu ikisini ayırmanın ilk adımının araştırma olduğunu söylüyor. Borsada yatırım vaadiyle 810.000 TL toplandığı iddia edilen bir dosyada savcılık “taraflar arasında alacak-borç ilişkisi var” deyip soruşturmayı kapatmış, Yargıtay 11. Ceza Dairesi ise kararı kanun yararına bozmuştu.

Aynı ayrım, Ceza Genel Kurulunun yine Şubat 2026’da verdiği bir kararda ticari bir sipariş ilişkisi üzerinden tartışıldı. Temmuz 2026’da ise Daire, fatura fiyatlarının şişirildiği bir şirketler arası uyuşmazlıkta suçun tamamlanıp tamamlanmadığını inceledi. Bu yazıda üç kararı, ticari ilişki ve yatırım vaadi içeren dolandırıcılık şikâyetleri açısından birlikte değerlendiriyoruz.

Kararın künyesi

Mahkeme
Yargıtay 11. Ceza Dairesi
Esas / Karar
2025/4543 E., 2026/1074 K.
Karar tarihi
02.02.2026
Konu
Borsa yatırımı vaadiyle para toplama iddiasında “hukuki ihtilaf” gerekçeli kovuşturmaya yer olmadığı kararı (TCK 158/1-h)
Sonuç
Kanun yararına bozma (oy birliği)
Bu yazıda neler var?
  1. Olay: aylık yüzde 25 kazanç vaadi ve 810.000 TL
  2. Savcılık ve sulh ceza hâkimliği neden dosyayı kapattı?
  3. Dolandırıcılık hukuki ihtilaf yargıtay kararı: Daire neyi eksik buldu?
  4. Ceza Genel Kurulu ticari ilişkide nasıl baktı?
  5. Kararların dayandığı kanun hükümleri nelerdir?
  6. Suç tamamlanmadıysa ne olur?
  7. Dolandırıcılık hukuki ihtilaf yargıtay kararı okura ne anlatıyor?
  8. Sık sorulan sorular

Olay: aylık yüzde 25 kazanç vaadi ve 810.000 TL

Kararda aktarılan iddiaya göre şüpheliler, işitme ve konuşma engelli olan şikâyetçiye borsada yatırım yaparak para kazandıklarını anlatıyor. Para gönderirse aylık yüzde 25 oranında kazanç elde edeceğini söylüyorlar. Şikâyetçi farklı bankalardaki hesaplarından şüphelilerden birinin hesaplarına toplam 810.000 TL gönderiyor.

Şüpheli iki üç ay boyunca şikâyetçiye bazı ödemeler yapıyor, sonra ödemeler duruyor. Ana para istendiğinde işlerin başka bir kişiye devredildiği, ödemeleri artık onun yapacağı söyleniyor. Bu aşamada taraflar arasında bir “finans yatırım danışmanlığı sözleşmesi” de imzalanıyor. Şikâyetçi, benzer şekilde çok sayıda işitme engelli kişinin aynı yöntemle dolandırıldığını ileri sürüyor.

Dolandırıcılık hukuki ihtilaf yargıtay kararı özet kartı: borsa yatırımı vaadi ve kanun yararına bozma
Kararın özeti: borsa vaadi ve hukuki ihtilaf

Savcılık ve sulh ceza hâkimliği neden dosyayı kapattı?

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı 25.05.2024 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verdi. Gerekçeye göre şikâyetçi parasını kendi iradesiyle, riskli bir yatırım aracı olan borsada değerlendirilmek üzere göndermişti. Şüphelilerin denetim imkânını ortadan kaldıran “ağır, yoğun ve ustaca” bir hile kullandığına dair delil yoktu.

Savcılığa göre asıl mesele kâr-zarar içeren özel hukuk işlemlerinden doğan bir alacak-borç ilişkisiydi. Şikâyetçi parasını icra dairesinde veya hukuk mahkemesinde isteyebilirdi. İstanbul Anadolu 3. Sulh Ceza Hâkimliği 02.07.2024 tarihinde itirazı reddetti ve karar kesinleşti. Adalet Bakanlığı 01.10.2025 tarihinde kanun yararına bozma istedi.

Dolandırıcılık hukuki ihtilaf yargıtay kararı: Daire neyi eksik buldu?

Daire, “hukuki ihtilaf” sonucuna ulaşılmadan önce yapılması gereken araştırmaları sıralıyor. Şikâyetçi adına gerçekten borsada yatırım yapılıp yapılmadığının anlaşılması için şüphelilerin ve anılan şirketin banka ve kripto para hesap bilgileri getirtilmeliydi. Şikâyetçinin sunduğu flash belleğin çözümü yaptırılmalı, şüpheliler hakkında benzer dosyalar varsa bunlar incelenmeliydi.

“…hatalı gerekçeyle eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.”

Kararın mantığı şu: Bir sözleşme imzalanmış olması ya da ilk aylarda bazı ödemeler yapılması, olayı kendiliğinden hukuk alanına taşımaz. Belirleyici soru, paranın vaat edilen yatırıma gerçekten yönelip yönelmediğidir. Para hiç borsaya girmemişse ve ilk ödemeler güven kazanmak için yapılmışsa, ortada bir sözleşmeye aykırılık değil, baştan kurgulanmış bir aldatma bulunabilir. Bunu anlamanın yolu da hesap hareketlerine bakmaktır.

Bozma oy birliğiyle verildi; CMK 309/4-a gereği sulh ceza hâkimliği, eksik kalan araştırmaları yaptırdıktan sonra itiraz hakkında yeniden karar verecek. Kararda şüphelilerin suçlu olduğuna dair bir tespit yok; yalnızca araştırılmadan verilmiş bir takipsizlik kararının ayakta kalamayacağı söyleniyor.

Ceza Genel Kurulu ticari ilişkide nasıl baktı?

Ceza Genel Kurulunun 2024/277 E., 2026/97 K. sayılı ve 18.02.2026 tarihinde müzakere edilen kararı, benzer bir savunmayı ticari bir sipariş ilişkisinde ele alıyor. İddiaya göre bir giyim şirketi adına hareket eden sanık, katılan tekstil şirketine kamu ihalelerine girdiklerini ve Milli Savunma Bakanlığının nevresim ihalesine katılacaklarını söyleyerek 250.000 takım nevresim siparişi verdi.

Mallar teslim alındı, karşılığında verilen çekler karşılıksız çıktı. Sonradan yapılan araştırmada sanığın şirketinin teklifinin ihalede değerlendirme dışı kaldığı, malların sanıklarla bağlantılı başka şirketlere satıldığı ve bu şirketlerin adreslerinin birbiriyle aynı olduğu anlaşıldı. Ağır ceza mahkemesi ise birkaç kez beraat kararı verdi ve son kararında olayın bir sözleşmeye aykırılık, yani hukuki ihtilaf olduğunu söyleyerek direndi.

Genel Kurul direnmeyi yerinde görmedi. Çekleri keşide eden şirketin ve malların alım satımıyla ilgili diğer şirketlerin gerçek bir ticari faaliyeti ve vergi mükellefiyeti olup olmadığı, çek bedellerini ödeyecek ticari potansiyelleri bulunup bulunmadığı araştırılmalı, ticari defterler getirtilerek uzman bilirkişi heyetinden rapor alınmalıydı. Beraat hükümleri eksik araştırma nedeniyle oy birliğiyle bozuldu.

İki karar birlikte okunduğunda, hem Dairenin hem Genel Kurulun 2026’da “hukuki ihtilaf” nitelendirmesinden önce para ve mal akışının belgelerle izlenmesini istediği görülüyor.

Ticari ilişki veya yatırım vaadiyle parası alınan kişinin izleyebileceği beş adım
Ticari ilişkide dolandırıldıysanız

Karar vermeden önce: Bu tür dosyalarda, özellikle ceza dosyası ile ilgili süreçlerde, atılan tek bir yanlış adım süre kaybına yol açabilir. İfade vermeden, bir teklifi kabul etmeden ya da bir kararı itirazsız bırakmadan önce belgelerinizi bir avukatla gözden geçirmek size uygun seçeneği netleştirir. Bize ulaşmak için büronun iletişim bilgileri yeterlidir.

Kararların dayandığı kanun hükümleri nelerdir?

TCK 157, hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp onun veya başkasının zararına yarar sağlamayı suç sayıyor. Temel şekil için öngörülen yaptırım, bir ila beş yıl hapisle birlikte beş bin güne varan adli para cezası. TCK 158/1-h, suçun tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerce ticari faaliyetleri sırasında işlenmesini nitelikli hâl olarak düzenliyor. Bu durumda hapis üç ila on yıl arasında belirleniyor ve adli para cezası da ekleniyor.

Ayrım açısından TCK 159 da önemli: dolandırıcılık, hukuki bir ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla işlenirse, şikâyet üzerine altı aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezası veriliyor. Yani kanun, hukuki ilişki içinde işlenen dolandırıcılığı da tanıyor; hukuki ilişkinin varlığı suçu kendiliğinden ortadan kaldırmıyor.

Usulde CMK 160 savcıya maddi gerçeği araştırma görevi yüklüyor. CMK 173/1’e göre suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığı kararına tebliğden itibaren iki hafta içinde sulh ceza hâkimliğine itiraz edebiliyor; hâkimlik 173/3 uyarınca soruşturmanın genişletilmesini isteyebiliyor. Kesin kararlara karşı CMK 309’daki kanun yararına bozma yolu bulunuyor.

Karar Olay Sonuç
11. CD, 02.02.2026 Borsa yatırımı vaadi, 810.000 TL Takipsizliğe itirazın reddi bozuldu
Ceza Genel Kurulu, 18.02.2026 Nevresim siparişi, karşılıksız çekler Beraat eksik araştırmadan bozuldu
11. CD, 01.07.2026 Fiyat teklifinden yüksek fatura, 17.180 TL Ödeme yapılmadığı için teşebbüs; bozma

Suç tamamlanmadıysa ne olur?

Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 2021/30480 E., 2026/7355 K. sayılı ve 01.07.2026 tarihli kararı madalyonun öbür yüzünü gösteriyor. İki şirket arasında fiyat teklifi üzerinde anlaşılmış, ancak düzenlenen faturalarda birim fiyatlar tekliften yüksek gösterilmişti. Mahkeme sanıkları 17.180 TL haksız menfaat sağladıkları kabulüyle nitelikli dolandırıcılıktan mahkûm etti.

Daire, asliye ticaret mahkemesindeki menfi tespit davasında alınan bilirkişi raporuna dikkat çekti: şirketler arasında cari hesap ilişkisi vardı ve fazladan istenen tutar hiç ödenmemişti. Bu nedenle suç teşebbüs aşamasında kalmıştı ve TCK 35 uygulanmalıydı. Faturalar farklı tarihlerde kayda girdiği için zincirleme suç hükmü de gözetilmeliydi. Zarar doğmadığı hâlde “zarar giderilmedi” gerekçesiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının reddedilmesi de yasal bulunmadı.

Dolandırıcılık hukuki ihtilaf yargıtay kararı okura ne anlatıyor?

Parasını bir yatırım veya ticari ilişki içinde kaybeden kişi açısından ilk ders, şikâyetin “bana borcunu ödemedi” diye değil, “bana şu yalanla para gönderttiler” diye kurulması gerektiğidir. Savcılığın hukuki ihtilafa kaymasını önleyen şey, hileyi gösteren somut olgulardır: sahte ihale iddiası, yapılmayan yatırım, aynı adresteki paravan şirketler gibi.

Şüpheli veya sanık açısından da kararlar tek yönlü değil. Gerçek bir ticari faaliyet yürütüldüğünü, paranın vaat edilen işe yöneldiğini gösteren belgeler, ceza soruşturmasında en güçlü savunma aracıdır. Diyelim ki bir yatırım danışmanı parayı gerçekten borsaya yatırdı ve piyasa düştü; hesap hareketleri bunu gösteriyorsa, ortada dolandırıcılık değil zarara uğramış bir yatırım vardır.

  1. Para akışını belgeleyin. Gönderdiğiniz her tutarın dekontunu ve karşı tarafın hesap bilgilerini bir araya getirin.
  2. Vaadi yazılı hâle getirin. Kazanç oranı, yatırım aracı ve ihale gibi iddiaları içeren mesaj, sunum ve sözleşmeleri saklayın.
  3. Şikâyette hileyi anlatın. Ödenmeyen borcu değil, sizi para göndermeye ikna eden yalanı somut olarak açıklayın.
  4. Araştırma talep edin. Hesap ve kripto kayıtlarının, şirketlerin vergi ve ticaret sicili bilgilerinin istenmesini dilekçede belirtin.
  5. Takipsizliğe süresinde itiraz edin. Karar tebliğinden itibaren iki hafta içinde, yapılmayan araştırmaları sayan bir itiraz verin.

Dikkat: Ceza soruşturması, alacağın icra veya hukuk mahkemesi yoluyla istenmesine engel değildir. Savcılığın “hukuk yoluna gidin” demesini beklemeden bu yolları da değerlendirin; her yolun süresi ayrıca hesaplanmalıdır.

Ticari ilişkilerde sık karıştırılan suçlar için güveni kötüye kullanma ve karşılıksız çek rehberlerimize, suçun genel çerçevesi için dolandırıcılık suçları yazımıza bakılabilir. Teşebbüs ayrımı için suça teşebbüs yazımız, süreç hakkında genel bilgi için dolandırıcılık ve ekonomik suçlar sayfamız incelenebilir.

Ticari ilişki içeren üç dolandırıcılık kararının olay ve sonuç karşılaştırması
Üç karar, üç ayrı ticari görünüm

Sık sorulan sorular

Aramızda sözleşme var, yine de dolandırıcılık şikâyeti yapabilir miyim?

Evet. Sözleşmenin varlığı suçu tek başına ortadan kaldırmaz; önemli olan, karşı tarafın sizi sözleşmeye veya ödemeye hileyle yönlendirip yönlendirmediğidir. Bu kararlarda da imzalanmış sözleşmeye ve ticari ilişkiye rağmen soruşturmanın genişletilmesi istendi.

Hukuki ihtilaf ile dolandırıcılığı ayıran ölçü nedir?

Kararlara göre ölçü, hileli davranışın varlığı ve paranın vaat edilen işe gerçekten yönelip yönelmediğidir. Borç sonradan ödenemediyse hukuki uyuşmazlık, baştan var olmayan bir yatırım veya ihale anlatılarak para alındıysa dolandırıcılık gündeme gelir. Bunu hesap ve defter kayıtları gösterir.

İlk aylarda kâr payı ödendi, bu dolandırıcılığı ortadan kaldırır mı?

Tek başına kaldırmaz. 11. Ceza Dairesinin kararında da şüphelinin iki üç ay ödeme yapması, soruşturmanın kapatılmasına yetmedi. Paranın gerçekten yatırıma yönlendirilip yönlendirilmediğinin hesap kayıtlarıyla araştırılması istendi.

Hiç ödeme yapmadıysam suç yine oluşur mu?

Hileli davranış başlamış ama karşı taraf henüz ödeme yapmamışsa suç teşebbüs aşamasında kalabilir. Yargıtay 11. Ceza Dairesi 01.07.2026 tarihli kararında, şişirilmiş faturalar ödenmediği için TCK 35’in uygulanması gerektiğini belirtti. Teşebbüste ceza, TCK 35’e göre indirilir.

Ticari dolandırıcılıkta uzlaştırma yapılır mı?

Uzlaştırmaya tabi suçları sayan CMK 253/1-b, dolandırıcılıkta yalnız 157. maddeye yer veriyor; ticari faaliyet sırasında işlenen 158/1-h bu listede bulunmuyor. Zararın giderilmesi ise TCK 168 üzerinden cezada indirime yol açabilir.

Av. Gülşah Mutlu

Yazıyı hazırlayan

Av. Gülşah Mutlu

Ankara Barosuna kayıtlı avukat (sicil 16495), Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesi 2002 mezunu. Ceza hukuku ve ceza muhakemesi alanında; soruşturma, kovuşturma ve kanun yolu aşamalarında müdafilik ve vekillik yapmaktadır.

Dosyanızla ilgili bir sorunuz mu var?

Yargıtay kararları somut olaya göre verilir; kendi dosyanızın bu karara benzeyip benzemediği belgeler üzerinden değerlendirilir. Görüşmeye iddianame, karar ve tutanaklarla gelmeniz yeterlidir.

Büro telefonu: 0 312 231 93 93 · Adres ve iletişim formu

Yargıtay kararları somut olayın özelliklerine göre verilir; benzer görünen bir dosyada farklı sonuç çıkabilir. Karar metni Yargıtay Karar Arama sisteminden alınmıştır.

Bu yazı genel bilgi vermek amacıyla hazırlanmıştır; somut bir dosya için suç tarihi, deliller ve yürürlükteki mevzuat birlikte incelenmelidir.